08 Eylül 2018, 10:58

Dha Yurt Bülteni 3

Dha Yurt Bülteni 3

Fethiye'de yerleşik yabancılar kendisini Türk gibi hissediyorMUĞLA'nın Fethiye ilçesinde 5 bin 200'ü İngiliz olmak üzere yaklaşık 7 bin 600 yerleşik yabancı yaşıyor, kendilerini Türk gibi hissettiklerini, ilçenin doğasına aşık olduklarını söylüyorlar.

Fethiye'de yerleşik yabancılar kendisini Türk gibi hissediyor

MUĞLA'nın Fethiye ilçesinde 5 bin 200'ü İngiliz olmak üzere yaklaşık 7 bin 600 yerleşik yabancı yaşıyor, kendilerini Türk gibi hissettiklerini, ilçenin doğasına aşık olduklarını söylüyorlar. Sosyal sorumluluk projelerinde de yer alan yabancılar, ihtiyaç sahibi aile ve öğrencilere yapılan yardımların yanı sıra hayvanların barınma ve bakımları konusunda da çeşitli kampanyalar düzenliyor.

Fethiye'de 2004 yılında yabancıların kurduğu Fethiye İnternational Grup (FİG), yardımlara öncülük ediyor. Yine birçok kesime yardım için Fethiye Kaymakamlığı'nın öncülüğünde kurulan Fethiye Turizm Tanıtım Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı (FETAV) da FİG ile birçok ortak çalışma yürütüyor. FETAV Koordinatörü Dilek Dinçer, vakfı kurduklarından bugüne kadar yabancıların çok duyarlı davrandığını belirterek, "Yabancılarla beraber birçok projeye imza attık. Onların sosyal projelerde yer alması bizlere de örnek oldu" dedi.

"TÜRK- İNGİLİZ AYRIMI YOK"

FİG üyesi İngiliz Hayley Karagöz, eşinin Türk olduğunu ve 17 yıldır Türkiye'de yaşadığını belirterek, "Çok güzel bir memleket. Türkçeyi öğrendik. 3 çocuğum var. Türkiye'de asla yabancılık çekmiyoruz. İngiltere'de, Londra'da büyüdüm. 4 yaşında orada sosyal sorumluluk projelerini öğrenmeye başladık. Her türlü sağlık, yaşlılık, eğitim konusunda yardımlar yaptık. Türkiye'de de örnek olmaya çalışıyoruz. İnsanlarla bilgi paylaşmak çok güzel. Fethiye'ye epey destek verdik. Türk arkadaşlarımıza anlattığımızda onlar da çok destek veriyor. Türk- İngiliz yok. Hep beraber bunları gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.

"ARKADAŞLARIMLA İLETİŞİMİ SAĞLADIM"

Hayley Karagöz'ün kızı 15 yaşındaki Melia Karagöz, Türkiye'de ilk önceleri arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlandığını, fakat artık hiçbir probleminin kalmadığını belirterek, "Arkadaşlarım beni İngiliz olarak kabullendiler. Hiçbir sorun olmadan onlarla iletişimi yakaladım" dedi.

"FETHİYE'Yİ ÇOK SEVİYORUM"

Fethiye'de 8 yıldır yaşayan ve birde yerleşik yabancılara yönelik İngiliz Gazetesi çıkaran 43 yaşındaki Lynn Ward ise, "Fethiye'yi çok seviyorum. Temizlik, çocuklara yardım kampanyalarında yer almaktan çok mutlu oluyorum. Fethiye'de hiçbir yabancılık çekmiyorum. Biz Türkiye'de yaşıyorsak, burada sosyal sorumluluk projeleri üreterek topluma entegre oluyoruz. Bu da Türk toplumuyla aramızdaki bağları güçlendiriyor" diye konuştu.

"BAKIŞ AÇIMIZI DEĞİŞTİRDİLER"

FETAV bünyesinde görev alan ve yerleşik yabancılarla iletişimi sağlayan Gülşen Yegen, "Bizim de bakış açımızı değiştiriyorlar. Yaptıkları katkılarla sürekli projelerimizde yer alıyorlar. Bunlar da bize fikir veriyor. Ortak projelerde çalışıyoruz" dedi.

HER SORUNDA YANLARINDA OLUNUYOR

Yerleşik yabancılar ve gezmek için gelen turistlerin kamu kurum ve kuruluşlarındaki hizmetlerini hızlandırmak, her konuda yardımcı olmak adına hizmet veren İngiltere Fethiye Fahri Konsolosluğu temsilcisi Mustafa Şıkman, kurumlar arasındaki işbirliği ile yabancıların rahatlıkla tüm hizmetlere ulaşabildiğini söyledi. Şıkman, "Yabancılara, polis ve jandarma son derece yardımcı oluyor. Fethiye Kaymakamlığı olağanüstü çalışıyor. Tüm sorunlarında, yanlarında olunuyor. Yerleşik yabancıların sorunları daha çok belediye ilgileniyor. Fethiye'de yerleşik yabancılardan bugüne kadar bizimle ilgilenen yok diye hiçbir şey duymadım" dedi.

VERİLER MEMNUNİYETİN ADETA GÖSTERGESİ OLDU

Öte yandan FETAV'ın araştırmasına göre ilçede yerleşik olarak yaşayan yabancı sayısının, son 15 yılda büyük artış gösterdiği belirtildi. Buna göre 2003 yılında 1500 olan ilçedeki yerleşik yabancı sayısının bu sene 7 bin 600 seviyelerine çıktığı kaydedildi. Yaşamak için Fethiye'yi seçen yabancıların uyruklarında ise ilk sırayı İngilizler alıyor. İlçede yaşayan yabancıların 5 bin 200'ünü oluşturan İngilizleri sırasıyla 1050 kişi ile Almanlar takip ediyor. Geriye kalan yabancıları ise Hollanda ve Rus vatandaşları oluşturuyor. Yabancılar, ağırlıklı olarak belde ve köylerde yaşamayı tercih ederken; ilçe merkezinde yaşamını sürdüren yabancı sayısının ise 3 bin civarında olduğu ifade edildi. Yabancıların Fethiye'de en yoğun olarak yaşadığı bölgeler Ölüdeniz, Çalış, Göcek, Çiftlik, Yeşil Üzümlü mahalleleri olarak dikkat çekiyor. Yerleşik yabancıların Türk toplumuyla kaynaşmak için ilk yaptıkları etkinliklerin başında, Türkçe kurslarına gitmek geliyor. Fethiye Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu'nda açılan kurslarda her dönem 20 kursiyer Türkçe öğreniyor.

Fethiye'de 2017 yılında 320 yabancı uyruklu nikah töreni gerçekleşti. Değişik ülkelerden 72 yabancı uyruklu kadın, Türk erkekleri ile Fethiye'de nikah kıyarken; sadece İngiltere'den gelen 220 çiftin nikahı ise Fethiye'de kıyıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Yabancıların yardım etkinlikleri görüntüleri (yemek-kermes)

Yabancıların türkçe kursu genel görüntüleri

FETAV koordinatörü Dilek Dinçer röp.

Yerleşik yabancılar röp.

İngiliz fahri konsolosu röp.

(KJ Haber- Kamera: Sedat ÜNAL/ FETHİYE (Muğla),

====================

Didim'deki İngilizler artık 'yabancı' değil

TÜRKİYE'de yerleşik yaşayan yabancıların, özellikle de İngilizlerin en çok tercih ettiği yerler arasında bulunan Aydın'ın Didim ilçesi, farklı kültürlere ev sahipliği yapıyor. Didim ve çevresinde mülk satın alarak bölgeye yerleşen İngilizler, sosyal yaşam içinde de aktif rol alıyor.

Didim'in doğal güzelliklerinden etkilenerek bölgeye yerleşen İngilizler, giderek Türkiye'deki yaşantıya uyum sağladı. İngilizlerin bazıları 11, bazıları 7 yıldır Didim'de yaşıyor. Didim'de 'Help İn Hands' isimli bir grup kuran İngilizler, Didim Kent Konseyi ile iş birliği halinde çeşitli yardım kampanyaları ve sosyal etkinlikler düzenleyerek, hastanelere, okullara ve tedavi gören hastalara yardım ediyor. 'Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar iyi anlaşabilirler' anlayışıyla ortak bir hedefe doğru yol aldıklarını belirten Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız, "Burada tatil yapan İngilizler mülk sahibi olarak yerleşmeye karar verdi. Kent Konseyi olarak Didim'e yerleşen kişilerin adaptasyonunu sağlamak için devreye girdik. 'Yabancılar masası' diye bir gönüllü masa oluşturduk. İngilizler de, Didim ile ilgili neler yapabiliriz üzerine düşünüp yardım organizasyonları yapmaya başladı, çünkü kendilerini buraya ait hissediyorlar. Böylelikle ortak bir yaşam alanı oluştu. Yardım kampanyaları ve sosyal etkinlikler düzenliyorlar, ihtiyaç sahibi kişilere yardım ediyorlar. Bu süreç sonunda 'Yabancılar masası' ismini değiştirerek 'Gönüllüler masası' ismini verdik. Çünkü İngilizlerin samimi yaklaşımı, yabancılık söylemiyle aykırılık teşkil etmeye başladı" dedi.

"BURASI HAYALLERİ SÜSLEYEN BİR YER"

10 yıldır Didim'de yaşadığını dile getiren 65 yaşındaki İngiliz Lynn Cole, "Didim'i gerçekten çok seviyorum ve buradan başka bir yerde yaşayamam. Burası hayalleri süsleyen bir yer. Burada emekli olmaktan dolayı çok mutluyum. Şuraya bakın, istediğiniz her şeyi burada bulabilirsiniz. Güneş, nazik insanlar, huzurlu bir yerleşim yeri, gürültüden uzak. Rahat ve huzurlu bir ortam var. Biz burada kurduğumuz toplulukla ihtiyaç sahibi insanlara yardım ediyoruz. Burada elde edilen gelirler gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Help İn Hands olarak spor alanları, çocuk oyun alanları oluşturduk. Engelliler derneğine akülü araç temin ettik" diye konuştu. Didim havasının tek kelimeyle mükemmel olduğunu söyleyen bir başka İngiliz 65 yaşındaki Philipp Cole ise, "Burası çok sessiz ve sakin bir yer. Didim'de yaşayan insanları seviyorum. Oldukça yardımseverler. Burada çok keyifli vakit geçiriyoruz. Türkiye'yi sevmek için çok sebep var. Didim çok ferah bir yerleşim bölgesi. İngiltere'de her şey birbirine çok yakın ve gerçekten çok gürültülü. İngiltere'den gelen birçok kişi bu yüzden buraya yerleşmek istiyor" dedi.

"BURADAKİ İNSANLARIN ÇOĞU OLDUKÇA KİBAR"

11 yıldır Didim'de yaşadığını belirten 70 yaşındaki İngiliz Zilpha Griffiths de, "Didim'i seviyorum. Burada çok güzel bir evim var. Buradaki insanların çoğu oldukça kibar. Yaklaşık 25 yıl önce, buraya yerleşmeden önce Türkiye'ye tatil için gelirdim. Emekli olmak istediğimde ise Didim'e yerleşmeye karar verdim ve burada emekli oldum. Help İn Hands olarak gelir toplayarak yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım ediyoruz. 7 senedir her yıl, bir yaz balosu düzenliyoruz. Yaklaşık 200 kişi balomuza katılıyor. Baloda katılan kişilere yemek servis ediyor ve ürün satışı yapıyoruz, elde edilen gelirle yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım ediyoruz ve bundan dolayı çok mutluyuz" diye konuştu.

Didim'de yaşayan İngilizlerin yaş ortalamasının 50 ve üzeri olduğunu belirten Didim Turizm Derneği Başkanı Tayyar Cengiz, "Didim'in havası özellikle astım hastalığı gibi birçok sağlık sorununa iyi geliyor. Didim'i bu yüzden de çok tercih ettiler. Sayılarında bir azalma olsa da şu anda Didim'de yaşayanlar var. Didim'de İngilizlerin işlettiği ve ortak olduğu işletmeler var. İngilizlerin yoğun olduğu bölgeler var" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Didim'den genel ve detay görüntüler

Etkinlik alanında yapılan çalışmalardan detay görüntüler

11 yıldır Didim'de yaşayan İngiliz Zilpha Griffiths ile röportaj

10 yıldır Didim'de yaşayan İngiliz Lynn Cole ile röp.

Lynn Cole'in eşi Philipp Cole ile röp.

Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız ile röp.

Didim Turizm Derneği Başkanı Tayyar Cengiz ile röp.

Balo alanından detay ve genel görüntü

Haber-Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ DİDİM (Aydın),

======================================

Adana Eczacı Odası: İlaçta fiyat artışı beklemiyoruz

ADANA Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan, son dönemde yaşanan döviz artışının ilaç fiyatlarına ve stoklarına etkisinin yıl başına kadar olmayacağını açıkladı.

Döviz artışının şu an için ilaç fiyatlarına etki yapmayacağını çünkü fiyatların her sene sonunda Sağlık Bakanlığı'nın ilaç fiyat kararnamesine göre belirlendiğini dile getiren Oda Başkanı Ersun Özkan, "Türkiye'de fiyatlar öncelikle ilaç fiyat kararnamesi ve döviz kurunun artışına göre diğer taraftan da Avrupa'da ülke olarak fiyatlarını baz aldığımız 5 ülkedeki artış durumuna göre değişiyor. Sağlık Bakanlığı yıl sonunda değerlendirme yapacak ve döviz kurundaki artışa göre belli oranda zam yapılacak. Dolayısıyla bugünlerde ilaç fiyatlarında bir artış beklemiyoruz" dedi.

BAKANLIK TEDBİR ALMALI

Sağlık Bakanlığı'nın ileride yaşanabilecek problemler için önlem alması gerektiğini belirten Özkan şöyle konuştu:

"Sağlık Bakanlığı'nın hastanın ilaca erişiminde herhangi bir sıkıntı olmaması adına mutlaka sektörün tüm bileşenleriyle birlikte bir araya gelip tedbir alması gerekiyor. Türkiye'de istesek de istemesek de maalesef birçok üründe olduğu gibi ilaç dışa bağımlı durumda. Şöyle söyleyeyim yerli ilaç sanayi dediğimiz alanda dahi etken madde olarak yabancı ürünleri kullanıyoruz. Yani öncelikle ilaç alanında dışa bağımlılığı azaltmamız gerekiyor. Yerli ilaç sanayinin mutlaka desteklenmesi gerekiyor. Biz eczacılar olarak her zaman vatandaşlarımızın ilaca kolay ve ucuz ulaşmasını istiyoruz ve sürekli bunu yüksek sesle dile getiriyoruz.  Örneğin reçetelerimizde ticari isimler kullanılıyor. Bunları kullanmamalıyız. Eczaneleri yerli ilacı tercih etmesi konusunda teşvik etmeliyiz. Yerli ilaç kullanan eczacıları desteklemeliyiz."

ONKOLOJİ İLAÇLARINDA SORUN OLABİLİR

27 yıldır eczacılık yapan Filiz Ercan (48) ise şu an için gözle görülür bir problem yaşanmadığını ama ileriki süreçte özellikle onkoloji ve göz hastalıkları alanındaki ilaçlarda temin problemi yaşanabileceğini anlattı. Ercan, yerli ilaç üretiminin desteklenip ithalatın azaltılmasıyla bu problemin önüne geçilebileceğini vurguladı.

Görüntü Dökümü

------------------------

Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan ile röp.

Ersun Özkan 

İlaçlardan detay görüntüler

Eczacı Filiz Ercan ile röp.

Eczaneden genel ve detay görüntüler

SÜRE: 03'46" BOYUT: 418 mb

Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,

======================================

Bulduğu cep telefonu için teşekkür beklerken, ifadeye çağrıldı

KARABÜK, - KARABÜK'te, yolda bulduğu cep telefonunu sahibi olan şirket müdürüne teslim eden esnaf İlkay Acar (43), "Ben teşekkür beklerken, emniyetten beni ifadeye çağırdılar. Şüpheli olarak gözüktüğümü söylediler. Telefonu kaybeden arkadaş 'telefonu kötü niyetle kullanmıştır' düşüncesiyle benden şikayetçi olmuş. İnsanın zoruna gidiyor, üzüldüm. Bulduğuma bin pişmanım" dedi.

Kent merkezinde mobilya satışı yapan İlkay Acar, Yenişehir Mahallesi'nde yeğenleriyle gezdiği sırada yolda kenarı kırık cep telefonu buldu. Yakındaki özel bir güvenlik görevlisine durumu anlattıktan sonra kendisine ulaşılabilmesi için kartvizitini bırakan İlkay Acar, mobilya mağazasına gitti. Burada çalışanlarıyla oturduğu sırada rastgele girdiği şifre ile tuş kilidi açılan telefonda 2 cevapsız arama gören İlkay Acar şöyle dedi: "Cevapsız aramayı aradığımda açan kişi, telefonun ve hattının özel bir şirkette çalışan eniştesine ait olduğunu söyledi. Şirket müdürünü tanıdığım için şirkete ait telefonu gidip ona teslim ettim. Bana 'Böyle arkadaşlar kaldı mı? Yarın arkadaşları teşekkür için sizi arattıracağım' dedi. Bende 'Aile terbiyesi aldığımız için böyle şeylere önem gösteririz' tamam müdürüm dedim ve çıktım. Ertesi gün telefonla arandım. Ben teşekkür beklerken, emniyetten beni ifadeye çağırdılar. Şüpheli olarak gözüktüğümü söylediler. Telefonu kaybeden arkadaş 'telefonu kötü niyetle kullanmıştır' düşüncesiyle benden şikayetçi olmuş. İnsanın zoruna gidiyor, üzüldüm. İyilik yap çöpe at diyeceksin. Öyle bir şey yapmak lazım. Bulduğuma bin pişmanım. Teşekkür için aranmayı beklerken ifade vermek için emniyete çağrılıyorsun. Kötü amaçlı düşünen bir insan o telefonu gidip teslim etmez. O zaman zarfında telefonun bende olduğu belli."

Acar, yine de ne olursa olsun telefon ya da başka bir şey bulduğunda aynı şekilde gidip sahibine teslim edeceğini sözlerine ekledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-İlkay Acar'ın açıklaması

Dosya adı: krbtelefon Süre: (03.13) Boyutu: (357 MB.)

HABER-KAMERA: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,

======================================

Fındıkta ihracat hedefi 6 milyar dolar 

KARADENİZ Bölgesi'nin en önemli gelir kaynağı fındıkta ihracat gelirlerinin artırılması hedefleniyor. Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Arslantürk, geçen yıl, 286 bin 777 ton iç fındık ihraç edildiğini ve 1.8 milyar dolar döviz girdisi sağlandığını belirterek bu rakamın 6 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.

Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Arslantürk, Karadeniz Bölgesi'nde hasadı tamamlanan fındıkta ihracat gelirlerinin arttırılması gerektiğini belirterek ihracat hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Bölgenin en önemli gelir kaynağı olan fındıkta ihracat gelirlerinin artırılabileceğini ifade eden Arslantürk, "Geçen yıl, 286 bin 777 ton iç fındık ihraç edildi. İhraç edilen fındıktan 1.8 milyar dolar döviz girdisi sağlandı. İhracat gelir rakamlarını 6 milyar dolara çıkarılmasını hedefliyoruz" dedi.

'FINDIK TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ ÜRÜNÜ OLACAK'

Fındığın hedeflenen düzeyde üretildiği zaman Türkiye'nin en önemli tarımsal ürünü olacağını kaydeden Arslantürk, "Ulusal Fındık Konseyi olarak ciddi çalışmalarımız var. Toplam üretim alanımızda verimliliğimiz oldukça düşük. Özellikle bu yıl iyice düştü. Ülkemizde 720 bin hektarlık bir alanda fındık üretimi yapılıyor fakat üretilen miktar 600 bin tonlara kadar indi. Verimlilik artışıyla aynı alanda üretilen fındık miktarını 3 katına çıkarmamız mümkün. 3 katına çıkardığımız zaman ise bugün 2 milyar dolar olan işlem hacmini 6 milyar dolarlara taşımak mümkün olacak. Böylece fındık tarımsal üründen elde edilen gelir bakımından Türkiye'nin en önemli ürünü noktasına gelecek" diye konuştu.

'ÜRETMEKTEN KORKMAYALIM'

Fındık üretiminin arttırılması için sürdürülebilir fındık politikasının ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Arslantürk, şunları dedi:

"Hedefimiz çok üretip çok satmak. Çünkü bu ülkenin dövize, kendi özelindeki bu ürünün iyi şart ve koşullarda değerlendirilmesine ihtiyacı var. Önümüzdeki süreçte bunlarında gerçekleşeceğine inanıyoruz. Dünya nüfusu her geçen gün artıyor. Türkiye dışında fındık üretim alanlarında gelişme var fakat tüketim de artıyor. Bizim korkumuz yok. Üretmekten korkmamalıyız. Üretelim ki pazarlayabilelim. Bugün bizim ana sorunumuz üretimin ne olacağını bilememek. Sürdürülebilir bir fındık politikası ortaya koymak lazım. Bununda alt yapısı plan ve projeden geçiyor. Burada devlete, özel sektöre, sivil toplum örgütlerine ve üreticiye de önemli görevler düşüyor. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Fındık üretim detayları

UFK Başkanı Sebahattin Aslantürk'ün açıklaması

KJ: Haber: Emre KOLTUK - Kamera: Aleyna BAYRAM TRABZON-DHA

======================================

İncir ve deve sütünden afrodizyak etkili karışım

AYDIN'ın İncirliova ilçesinde bu yıl 15'nci kez düzenlenen Geleneksel İncir ve Kültür Festivali'ne katılan Uzman Diyetisyen Dr. Ender Saraç, incir ve deve sütünden erkeklerde afrodizyak etkisi yarattığını belirttiği karışım yaptı.

İncirliova Belediyesi tarafından ilçenin düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü olan 7 Eylül'de düzenlenen İncir ve Kültür Festivali'nin 15'incisi, renkli görüntülere sahne oldu. Festivale katılan Uzman Diyetisyen Dr. Enver Saraç, yerel kıyafet giyerken; deve kervanıyla tur attı, incir ve deve sütü karışımı formüller yaparak faydalarını anlattı. Festival, mehteran gösterisiyle başladı. Halkoyunları gösterisinin ardından 11 yarışmacının katıldığı en güzel incir tatlısı yarışması yapıldı. Ender Saraç'ın başkanlığı yaptığı jüri üyeleri, yapılan incir tatlılarını tek tek tattı. Emine Kayaköylü'nün yaptığı Osmanlı usulü deve sütlü incir tatlısı birinci seçildi. Hüsniye Özer'in yaptığı deve sütlü lorlu incir tatlısı ikinci, Zayit Öztür'ün yaptığı incir tatlısı ise üçüncü oldu. Dereceye girenlerden birinciye yarım altın, ikinci ve üçüncüye çeyrek altın hediye edildi. Hediyeleri Kaymakam Ediz Sürücü, Belediye Başkanı MHP'li Gürşat Kale ve Ender Saraç verdi.

"EŞEK SÜTÜ VE DEVE SÜTÜ ANNE SÜTÜNE EN YAKIN SÜT"

Yerel kıyafetlerle sahneye çıkarak konuşma yapan Ender Saraç, "İncirliova'yı çok inceledim. Sadece incirin meyvesini değil, incir çekirdeği yağı, taze incirin sütü, incir yaprağı ve incir olduğu gibi bir şifa kaynağıdır. İncirliova sadece meyvesini öylesine satan bir yer değil. İddia ediyorum, 5 yıl sonra incirin çekirdeğinden bile çok büyük para kazanacaksınız. Benim için incir önemli. Ama İncirliova'nın genel yerel korunmuş değerleri daha da önelidir. Deve sütü tekrar canlanacak, büyük şifa kaynaklarından biridir. Anne sütüne en yakın olan iki süt eşek sütü ve deve sütüdür. Sürekli tüketilen inek sütü hele sanayi tipi inek sütünün şifa özelliği tartışılır hale geldi" dedi.

ERKEKLER İÇİN FORMÜL

Uygulamalı olarak formülleri gösteren Saraç, "İncir yaprağı çayı annelerin sütünü artıracak. İncirle deve sütü karışımı formül ise erkeklerin performansını artıracak" dedi. Saraç formülleri yaparken, "İncir omega 3 içerdiği için erkeklerin genital organlarının damarlarının dolaşımıyla, damar tıkanıklığı için de birçok açıdan çok faydası var. Bunlar E vitamini içerdiği için, sperm artırıyor ve destekliyor. Bu formülde incir haricinde yaptığımız karışımda en önemlisi yine deve sütüdür. İhtiyacınız olmadığını biliyorum ama yaptığım bu formülü benim elimden mutlaka tatmanızı istiyorum. Bu formülden sabah akşam birer kaşık aldığınız zaman, başkanı sabah 06.00'da sokaklar temizlenmiş mi, veya gece restoranlar temizlenmiş mi diye dolaşırken görürüz" diyerek, Belediye Başkanı Gürşat Kale'ye yaptığı karışımı ikram etti.

"İNCİRİN HERŞEYİ FAYDALIDIR"

İncirin yağı, çekirdeği sütü gibi her şeyin faydalı olduğunu anlatan Saraç, "İncir yaprağı ile ilgili bazı tarifler vereceğim. İncir yaprağı bugün sıkça sorun olan varis ve hemoroid yani basur için çok büyük bir şifa kaynağıdır. Çünkü incir yaprağının damarları büzüştürücü etkisi vardır. Yaprağında çayını yaparak daha faydalı hale getirebilirsiniz" dedi.

ADINI ATATÜRK KOYMUŞ

Belediye Başkanı Gürşat Kale ise, "Biz adımızla anılan ve incirle hayatını sürdüren bir ilçeyiz. İncir ve diğer nimetleri tanıtmak ve daha ileriye taşımak adına hizmetkarlık görevi görüyoruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz" dedi.

Kaymakam Ediz Sürücü ise, "Deve sütü ve deve çiftlikleriyle meşhur olan bir ilçedeyiz. İsmini incirden alan İncirliova, daha önce ismi Karapınar'ken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'Burası ne kadar güzel, ismi İncirliova olsun' demiş. Bizde bu ismi sürdürüyoruz" dedi.

Festival gece çeşitli etkinliklerle sona erdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Festivalden görüntü

İncir yarışmasından görüntü

Ender Saraç konuşması

İncir ve deve sütüyle yaptığı formüller

Deve turu

(KJ Haber- Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,

======================================

Derik'te 2 bin 80 öğrencinin katıldığı yaz spor kursları sona erdi

MARDİN'in Derrik ilçesinde yaz ayları boyunca öğrencilerin tatilerini iyi bir şekilde değerlendirebilmeleri için kaymakamlık, belediye ve Derik Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü işbirliğiyle 8 dalda açılan ve 2 bin 80 öğrencinin katıldığı yaz spor kursları düzenlenen törenle sona erdi.

Derik ilçesinde okulların kapanması ile başlayan yaz spor kursları; futbol, badminton, voleybol, basketbol, wushu, kick boks, muhay thai ve yüzme olmak üzere toplam 8 branşta açılan ve 2 bin 80 sporcunun 3 ay boyunca katıldığı yaz spor kursları, okulların açılmasına az bir süre kala sona erdi. İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü kapalı spor salonunda düzenlenen kapanış seromonisine, Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Hakan Kafkas, Mardin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hadi Çomakteki, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kahraman, İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Mustafa Dursun, İlçe Emniyet Müdür Vekili Mustafa Çakmak ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından, Kaymakam Kafkas, kursları konu alan kısa bir konuşma yaptı. 

Konuşmanın ardından yaz spor kurslarında başarılı olan 4 kursiyere bisiklet hediye edilirken, 40 kursiyere de kırtasiye malzemeleri ve çeşitli hediyeler verildi. Yaz kurslarına katılan 2 bin 80 kursiyere de katılım belgesi ve çeşitli hediyeler verildi.

İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Mustafa Dursun, burada yaptığı konuşmada, kursların 3 ay devam ettiğini belirterek, "3 aydır sürdürdüğümüz yaz spor okullarının kapanış seromonisini yaptık. Kapanış seromonisi sonucunda 3 aylık sürede 2 bin 80 sporcuyla 8 branşta faaliyet gösterdik. Faaliyetlerimizin sonucunda dereceye giren sporcularımıza ödüllerimizi takdim ettik. Başarılı sporcularımıza bisiklet hediye ettik, diğer procularımıza kırtasiye malzemeleri ve ayakabı hediye ettik sporcularımıza. Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü olarak görevimiz olan sporun alt yapısını oluşturmak için her zaman hazırız" dedi. 

Görüntü Dökümü

-Ellerinde bayrak bulunan sporcuların geçişi

-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması

-Kaymakam Kafkas'ın konuşması

-Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kahraman'ın mikrofona konuşması

-Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Mustafa Dursu'nun mikrofona konuşması

-Bisiklet ve plaket ile hediyelerine dağıtılması

-Kursiyerlerin konuşması

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ/DERİK (Mardin),

======================================
08 Eylül 2018 Cumartesi 10:58