DHA YURT BÜLTENİ - 4

Karadeniz'de ani ısınan deniz suyu tehlikesi sürüyorKaradeniz'de son 40 yıldır haziran ayı ortalaması 19 derece civarında olan deniz suyu sıcaklığının bu yıl aniden 26 dereceye yükselmesi sonucu ısınan suyun atmosferin dengesini bozduğu ve oluşan lokal şiddetli yağışların sel ve...

03.07.2019 10:07DHA YURT BÜLTENİ - 4

Karadeniz'de ani ısınan deniz suyu tehlikesi sürüyor

Karadeniz'de son 40 yıldır haziran ayı ortalaması 19 derece civarında olan deniz suyu sıcaklığının bu yıl aniden 26 dereceye yükselmesi sonucu ısınan suyun atmosferin dengesini bozduğu ve oluşan lokal şiddetli yağışların sel ve heyelanları tetiklemesi endişeye yol açıyor. Bölgede mevsim normallerinin üzerinde seyreden deniz suyu sıcaklığı nedeniyle ani yağışların süreceğini belirten uzmanlar, bölgeye yeni uyarılar yapıyor.
Trabzon'un Araklı ilçesinde 8 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin de sel sularına kapılarak kaybolduğu sel felaketi sonrası gündeme gelen Karadeniz'deki ani deniz suyu ısı artışı tedirgin ediyor. Karadeniz'de son 40 yıldır haziran ayı ortalaması 19 derece civarında olan deniz suyu sıcaklığının bu yıl aniden 26 dereceye yükseldiği tespit edildi. Uzmanlar, mevsim normallerinin üzerinde seyreden deniz suyu sıcaklığı ile ısınan suyun yükselerek atmosferin dengesini bozduğu ve oluşan lokal şiddetli yağışlarla birlikte can ve mal kayıplarına neden olan sel ve heyelanları tetiklediğini belirtiyor. Bölgede mevsim normallerinin üzerinde seyreden deniz suyu sıcaklığı nedeniyle ani yağışların süreceğini belirten uzmanlar, bölgeye yeni uyarılar yapıyor.
'KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİMİ SÖZ KONUSU'
Samsun On Dokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Demir, son yıllarda maalesef dünyayı ve ülkeyi etkileyen küresel iklim değişiminin söz konusu olduğunu belirterek bunun etkilerini belli bölgelerde, belli zamanlarda gözlemlediklerini söyledi. Demir, "Bizim bölgemiz için etkilediğimiz parametreler var. Bunlarda bizim bölgemizde oluşacak olan hem küresel iklim değişimini tetikleyen hem bölgemizdeki yağış rejimini ve buna bağlı olarak iklimi etkileyen parametreler var. Bunların başında bölgemizde yapılan hidroelektrik santrallerin (HES) kontrolsüz ve düzensiz olmasından tutun da, bölgemizdeki su kaynaklarının doğru kullanılamamasına kadar pek çok parametre varö dedi.
'YAZ DÖNEMİ KOLAY GEÇMEYECEK'
Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda maalesef özellikle Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığında artışlar gözlemlediklerini dile getiren Demir, "Bu artışların zaman içerisinde artarak devam etmesi elbette bölgemiz için çok ciddi bir tehdittir. Deniz suyu sıcaklığının artması hem bölgedeki ortalama sıcaklığın hem de buharlaşma etkisine, hem de buna bağlı olarak hidrolojik çevrim dediğimiz dönüşüme etki ediyor. Yani suyun ani buharlaşması ve buna bağlı olarak tekrar yağış olarak Karadeniz'in dağlarından geri dönmesi demek. Ayrıca deniz suyu sıcaklığı Karadeniz'in dağlarının tepesinde oluşturulan yüzey su gölleriyle birleşince oralarda da ani buharlaşmalar oluyor, bunların sonucu olarak ani sellerin yaşanması doğal bir süreç. Buna bağlı olarak da önümüzdeki, yine beklemediğimiz yüksek kuraklık tehlikesine de dikkat çekmek lazım. Son zamanlarda alınan veriler bizi fazlasıyla tedirgin ediyor. Elimizdeki veriler yaz döneminin çok kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Elimizdeki veriler, ani sellerin ve bunun beraberinde de ani kuraklıkların yaşanacağını gösteriyor. Biz eğer bir damla suyun döngüsünü değiştirirsek, bir damla suyun yaşam olduğu bilincini kaybedersek o zaman o suyun getireceği felaketleri ve susuzluğun getireceği felaketleri hep birlikte yaşarızö şeklinde konuştu.
'KARADENİZ'İ YEŞİL TUTAN PINARLAR KURUMAYA BAŞLADI'
Karadeniz Bölgesi'ne 400'ün üzerinde HES yapıldığını ve yapılmaya da devam edildiğini söyleyen Demir, "Bu HES'lerin hepsi için olumsuz görüş bildirmek doğru değil. Faydalı olanları var, zararlı olanları var. Şunu net olarak ortaya koymalıyız ki eğer bir HES doğasına, çevresine, doğal ekosisteme zarar veriyorsa bunu savunmak mümkün değil. Karadeniz Bölgesi'nde yapılan HES'lerinde maalesef yüzde 70-80'i bu şekilde plansız veya yanlış planla yapılan HES'ler. HES'leri asıl problemi bulundukları bölgelerde oluşturdukları yüzey suları. Her yapılan HES, o bölgede yeni bir yüzey göleti oluşturuyor. Dağların tepesinde oluşturulan bu göletler güneşlenme ile buharlaşma oluşturacaktır. Buharlaşmada bölgedeki hidrolojik döngüyü etkileyip değiştirecektir. Başından beri ihmal edilen bu. Siz Karadeniz'in dağlarının tepesine 400 tane yeni su göleti yaparsanız, bu göletlerin oluşturacağı buharlaşma bu bölgede ani selleri ve ani kuraklıkları tetikleyebilir. Şu anda Karadeniz'in yaşadığı en büyük problemlerde birisi Karadeniz'i yeşil tutan pınarlar kurumaya başladı. Bu pınarların kurumasındaki ana sebeplerden birisi HES'lerin yapıldığı yerdeki suların farklı yerlerde toplanması. Ekosisteme verilen zarar, pınarları da etkiliyor. Karadeniz dağlarında akan pınarları yavaş yavaş kaybetmekteyiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------
-Karadenizden detaylar
-Göletlerden detaylar
-Drone detayları
-Röportaj

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN,

====================

Sanal bahis oynatmakla suçlanan 13 kişi adliyede

Denizli merkezli 5 ilde polis ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, sanal bahis oynattıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 13 kişi adliyeye sevk edildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, internetten sanal bahis oynatan şebekeye yönelik teknik ve fiziki takip başlattı. Hazırlıklarını tamamlayan ekipler, geçen cuma günü, Denizli merkezli İstanbul, Diyarbakır, Muğla ve Sinop'ta eş zamanlı baskın yaptı. Haklarında gözaltı kararı çıkarılan 19 kişiden 13'ü, yakalanıp gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda bulunan dijital materyallere el koyuldu. Emniyetteki işlemleri sona eren 13 şüpheli, bu sabah adliyeye sevk edildi. Öte yandan soruşturma kapsamında 6 kişinin daha arandığı belirtildi.

Görüntü Dökümü
----------
-Şüphelilerin emniyetten çıkarılması
-Şüphelilerin araca bindirilmesi
-Adliyeye götürülmeleri

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

==================

Yayla köyündeki eski okulu sinema salonuna çevirdiler

Amasya'nın Taşova ilçesinde, 100 haneli yayla köyü Kırkharman köyünde 22 yıldır atıl olan ilkokul binası için köylüler harekete geçti, aralarında para toplayarak tadilatını yaptıkları eski okul binasını sinema salonu ile kütüphaneye dönüştürdü. Haftanın 4 günü toplanan kadın-erkek, genç yaşlı köylüler, birlikte sinema filmi izliyor.
Amasya'nın Taşova ilçesine 17 kilometre uzaklıktaki 100 haneli yayla köyü Kırkharman köyünde 22 yıldır atıl olan ilkokul binası için köylüler harekete geçti. Kırkharman Köyü Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Naci Özkan'ın öncülüğünde aralarında para toplayan köylüler, tadilatını yaptıkları eski okul binasını 30 kişilik bir sinema salonu ile kütüphaneye dönüştürdü. Atatürk köşesi ile etkinlik salonuda oluşturulan okulda haftanın 4 günü toplanan kadın-erkek, genç yaşlı köylüler, birlikte sinema filmi izliyor. Köylülerin sinema eğlencesi renkli görüntüler oluşturuyor. Köyde ilk kez beyaz perde ile tanışanlar ise ayrı bir heyecan yaşıyor. Köylüler internet üzerinden komedi ve macera filmlerini izlemeyi tercih ediyor.
'HERKES BU ÇALIŞMAMIZI KONUŞUYOR'
Kırkharman Köyü Muhtarı Ömer Durmuş, okulun kapanmasının ardından binanın harabeye döndüğünü söyleyerek "Çatısı yıkıktı, camları kırıktı, içi dökük haldeydi. Derneğimizin girişimiyle köylülerimizle imece halinde buraya bu hale getirdik. İçine sinema salonu yapıldı. Bu bir ilk diyebiliriz. İlçemizde bile herkes bu yaptığımız çalışmayı konuşuyor. Koltukları, kademe kademe yüksekliği, perdeleri ile gerçek bir sinema salonundan farksız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.
"BİR AYDA TADİLATI YAPILDI"
Yaklaşık bir ay içinde okul tadilatını yaptıklarını söyleyen Zehra Ercan da "Çocuklarımız için kütüphane var ve kitap okuyorlar. Bizde sinemamızda film izliyoruz. Ramazan Ayı'nda burada hep birlikte iftar yaptık. Taşova ilçemizde sinema salonu yok. Ama bizim köyümüzde var. Hayatında ilk defa burada sinemada film izleyen arkadaşlarımız var. Çok güzel imece usulüyle herkesin yardımıyla burayı bu hale getirdik. İlçe merkezine 17 kilometre uzaklıkta bir yayla köyü burası. Bu yaptığımız çalışmanın bütün köylere de örnek olmasını dilerizö diye konuştu.
"İLK DEFA SİNAMAYA GİTTİM"
Köy sakinlerinden 3 çocuk annesi Safiye Duman (46) ise "Ben hayatımda ilk defa sinemaya gittim. Hayatımız köyümüzde geçti. Sinemada film izlemek çok güzelmiş. Çok beğendim. Televizyondan film izlemek gibi değil. Burada hep birlikte arkadaşlarla birlikte film izledik. Büyükşehirlerdeki gibi bizde artık sinemaya gidebiliyoruzö şeklinde konuştu.
"TELEVİZYONDA İZLEMEKDEN DAHA GÜZEL"
Emine Günel de (54), "Arkadaşlarla burada buluşuyoruz. Sohbet ediyoruz ardından hep birlikte film izliyoruz. Burada iki defa film izledim. Televizyonda izlemek gibi değil sinema salonunda izlemek çok daha güzel. Harika bir etkinlik oldu bizim için. Taşova'da bile sinema salonu yok ama bizim köyümüzde varö şeklinde konuştu. 4 çocuk annesi Yetgül Yalçın da (60), köylerinde artık bir sinema salonu olduğunu belirterek "Er de olsa geç te olsa gelip burada film izliyoruz. Evdeki gibi olmuyor burada daha zevkli oluyor. Ben ilk defa 7 yaşındayken sinemaya gitmiştim ondan sonra hiç nasip olmamıştı. Şimdi köyümüzde sinema salonu var. İki defa burada film izledim. Çok mutlu oldum. Hem evde tarlada işlerimizi yapıyoruz hem de gelip burada film izleyebiliyoruzö dedi.

Görüntü Dökümü
-------
-Eski okul binasından drone ile detaylar
-Binadan genel iç ve dış detaylar
-Köylülerden detaylar
-Sinema sayonundan detay
-Köylülelerin salonda film izlemesi
-Köyden detaylar
-Röportajlar

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/TAŞOVA(Amasya),

===============

Adana'nın Nusret'i Meral abla

Adana'da 5 yıldır kebapçı ustalığı yapan Meral Çalışkan (48), insanların ilk zamanlar kadın kebapçı gördüklerinde şaşırdıklarını ama zamanla kadın eli değmiş Adana kebabını çok beğendiklerini belirterek, "İstanbul'un Nusret abisi varsa Adana'nın da Meral ablası var" dedi.
Merkez Seyhan ilçesi Gazipaşa Bulvarı'nda eşiyle birlikte çalıştırdığı lokantada kebapçı ustalığı yapan Meral Çalışkan, iş yerini açtıkları ilk zamanlarda erkek bir ustayla yola çıktıklarını ve bir süre sonra ustanın işten ayrıldığını söyledi. Erkek usta işten çıkınca eşi İsmail Çalışkan'ın kendisini kebap tezgahının başına geçmesi için cesaretlendirdiğini belirten Çalışkan, "Eşim başka bir usta almamıza gerek yok senin elinin lezzeti yeter daha iyisini yaparsın diye destek verdi. İlk etapta biraz çekinsem de kısa süre sonra bu işi yapabileceğime inandım ve mangalın başına geçtim" diye konuştu. İnsanlara hizmet etmeyi çok sevdiğini ve kebapçı ustalığı yapmaktan çok mutlu olduğunu  anlatan Çalışkan, uzun yıllar daha mesleğine severek devam edeceğini kaydetti.
'ANNE SEN HER ŞEYİ BAŞARABİLİRSİN
2 kızı olduğunu ve üniversitede okuduklarını dile getiren Meral Çalışkan, ailesinin ve dostlarının bu mesleği yapması konusunda her daim destek olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:
"Çocuklarım bu işi yapmamdan dolayı çok mutlular. Büyük kızım Denizli'de üniversite okuyor. Buraya geldiğinde beni kebap pişirirken gördü ve bana 'Anne sen her şeyi başarabilirsin' dedi.  Bu durum beni çok mutlu etti. İnsanlar da ilk gördüklerin de bir şaşkınlık yaşıyorlar. Ama zamanla kadın eli değmiş kebabın tadını çok beğendiler. Hayatta başaramayacağımız bir şey yok. Kadınlarımız her işin üstesinden gelebilir. Beni görüp 'ben de bu işi yapacağım' diyen çok kişi oldu. Kadınlarımız, hedeflerini belirledikten sonra azimle o yolda yürürlerse her işi yapabilir. Kendime inandım ve işimi severek yapıyorum. Kentteki insanlarda sağ olsunlar beni seviyorlar. İstanbul'un Nusret abisi varsa Adana'nın da Meral ablası var. Elimin lezzetine, kalitemize çok güveniyorum."

Görüntü Dökümü
----------
- Meral Çalışkan'ın kebap yapımından görüntüler
- Meral Çalışkan ile röp.

SÜRE: 02'55" BOYUT: 322 mb

Haber-Kamera:  Can ÇELİK/ADANA,

====================

Hurda parçalarından 80 kilo ağırlığında kartal heykeli yaptı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, mozaik ve heykel sanatçısı Mervan Altınorak, 1000 adet oto yedek parçası ile 80 kilo ağırlığında kartal heykeli yaptı.
Topladığı oto yedek parça ve hurdaları bir araya getiren Mervan Altınorak, kanat genişliği 180, yüksekliği ise 130 santimetre olan 80 kilo ağırlığındaki kartalı Hatay Beşiktaşlılar Derneği başkanının isteği üzerine yaptığını söyledi. Daha öncede binlerce hurda parçası kullanarak at, geyik ve flamingo heykelleri yaptığını hatırlatan Altınorak, kullandığı parçaları hurdacılardan topladığını, kartalın ayaklarının altına yay takarak rüzgarlı havada sallanmasını sağladığı heykeli bir ayda tamamladığını söyledi. Altınorak, bir amacının da mozaik ve heykel sanatının yaygınlaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Görüntü Dökümü
------------
-Hurda parçalarından yapılı kartal heykelinden genel ve detaylar
-Mervan Altınork'un konuşması

SÜRE: 02'24", BOYUT: 269 MB

Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI(Hatay),



Güncel

Kaynak: DHA

21.10.2019 07:41:59