DHA YURT BÜLTENİ - 4

Flamingoların gölü kuruduTürkiye'de flamingoların en önemli uğrak yerlerinden biri olan Göller Bölgesi'ndeki Akgöl, haziran ayı itibarıyla tamamen kurudu.

13.07.2019 10:25 DHA YURT BÜLTENİ - 4

Flamingoların gölü kurudu

Türkiye'de flamingoların en önemli uğrak yerlerinden biri olan Göller Bölgesi'ndeki Akgöl, haziran ayı itibarıyla tamamen kurudu. Akgöl veya Çorak Göl olarak da adlandırılan karstik göl, suları tamamen çekildikten sonra bembeyaz bir çöle dönüştü.
Göller Bölgesi'nde başta Burdur Gölü olmak üzere Salda, Akgöl, Acıgöl ve Yarışlı gölleri, flamingo kuşlarının en önemli yaşam alanlarından biri. Son yıllarda başta küresel ısınma olmak üzere Göller Bölgesi'ndeki göller, bilinçsiz ve vahşi tarımsal sulama, kaçak sondajlar, kaynaklarını besleyen dağlardaki maden ocakları ve kaynak derelerine su akışını engelleyen gölet projeleri nedeniyle hızla su kaybı yaşıyor.
GÖL SUYU BOŞALTILMIŞ
Burdur Gölü'nde bir zamanlar yer alan flamingolar artık görülmüyor. Bölgedeki Yarışlı Gölü'nde de etrafındaki 50'yi aşkın mermer ocağı nedeniyle ciddi sorunlar yaşanıyor. Flamingoların bölgedeki en önemli uğrak alanlarından biri olan Akgöl veya Bayındır Gölü olarak bilinen göl de tamamıyla kurudu. Bir bölümü Dereköy sınırları içindeki Akgöl'ün uzun yıllar önce Bulgaristan göçmenleri için yerleşim alanı olarak planlandığını belirten köylülerden Serdar Tekin, "Göl bu yüzden bir delik açılarak boşaltılıyor. Ancak kışın yağışlarla yeniden dolması üzerine şu anki taşıma planı iptal ediliyor" dedi.
AKGÖL ÇORAK GÖLE DÖNÜŞTÜ
Gölün boşaltılma işlemi sonrasında bir daha eski su seviyesine ulaşılamadığını aktaran Tekin, Bayındır veya Akgöl olarak da adlandırılan gölün 'Çorak-Kurak göl' olarak da adlandırıldığını söyledi. Son yıllarda her yaz gölün tamamıyla kuruduğunu söyleyen Tekin, "3-5 sene öncesine kadar yağışlar iyiydi. Bu yıl yağış çok az olduğu için haziran ayında kurudu. Göle her yıl binlerce flamingo geliyordu. Bu yıl gölün kuruması nedeniyle flamingolar da ayrıldı. Bu göl, etrafındaki derelerden ve yağışlarla besleniyordu. Yakındaki Alanköy'e gölet yapılması nedeniyle derelerden bazılarından köye verilen su kesildi. Göletlerin de çok etkisi var" diye konuştu.
BEMBEYAZ BİR ÇÖLE DÖNÜŞTÜ
Göle flamingo dışında ördek, meke, çok nadir görülen dik kuyruk gibi çok sayıda yaban kuşunun da geldiğini anlatan Serdar Tekin, kuşların su çekilene kadar gölde konakladıklarını dile getirdi. Aşırı tuzlu olması nedeniyle kuruduktan sonra çölü andıran bembeyaz bir manzaranın ortaya çıktığı göl etrafında Yeşilova ilçesine bağlı Aşağıkırlı, Yukarıkırlı, Dereköy, Orhanlı, Taşpınar ve Bayındır köyleri bulunuyor.

Görüntü Dökümü
------------------
Kuruyan gölün Drone görüntüse
Göl içersindeki çatlakların görüntüsü
Göl etrafındaki köylerden görüntü
Röp: Köylüler
Detaylar

472 MB// 4.14  SN HD

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA-DHA)

=====================

Kayseri merkezli 6 ilde FETÖ operasyonu: 27 gözaltı

Kayseri'de yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, İç Anadolu Bölgesi'nde örgüt faaliyetlerini sürdürdükleri, cezaevindeki örgüt üyelerinin ailelerine para yardımı topladıkları, firar edenlere sahte kimlik temin ettikleri, örgüte yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları iddiasıyla 6 ilde yapılan operasyonda 27 kişi gözaltına alındı.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, özellikle İç Anadolu Bölgesi'nde FETÖ/PDY üyelerinin yeni yapılanma girişimi ve faaliyetleri içinde oldukları, haklarında herhangi bir işlem yapılmayan kişilere ulaşarak Kayseri ve çevre illerde yeni bir yapılanma çalışması yürüttükleri, bu kapsamda örgüte yeni eleman temin etmeye çalıştıkları belirlendi. Bu kapsamda, K.G., İ.U., M.A.Ç., S.Y., H.G. ve R.A'nın, Kayseri'de FETÖ/PDY ile irtibatı olan şahıs, şirket ve esnafla irtibat kurarak bu kişilerden çeşitli yardım, bağış, zekat adı altında para topladıkları, örgüt soruşturmaları kapsamında hala cezaevinde bulunan örgüt üyelerinin ailelerini, eş ve çocuklarını ziyaret ederek onların morallerini yüksek tutmaya çalıştıkları saptandı.
Ayrıca adli soruşturmaları devam eden kişilerin dava süreçlerini takip ettikleri, tahliye olanlara iş imkanı sağladıkları, firar edenlere sahte kimlikler temin ettikleri, cezaevinde bulunan örgüt üyelerinin ailelerine yüksek miktarda her ay düzenli maddi yardım toplayıp, teslim ettikleri öğrenildi. Yaklaşan Kurban Bayramı'nda örgüt üyelerine ücretsiz kurban dağıtımı yapacakları da tespit edildi.
TİCARİ AMAÇLI SEYEHAT İLE DÖVİZ TESLİMİ
3 ay süren teknik ve fiziki takip sırasında örgüt üyelerinin, Kayseri'den diğer illere gittiklerinde çalışmakta oldukları iş yerlerini paravan olarak kullanarak ticari amaçlı seyahat etme görüntüsü verdikleri, terör örgütünün üst kademelerinden almış oldukları talimatlar doğrultusunda İstanbul'daki örgüt üyelerince temini yapılmış yüksek miktarda nakdi döviz cinsindeki paraları da bu yöntemle Kayseri'ye getirerek Sivas, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat ve Ankara'daki örgüt üyelerine ve yakınlarına dağıttıkları saptandı. Yine yurt dışında bulunan ve aktif bir şekilde örgüt adına faaliyetleri olan örgüt üyeleri tarafından 'Money Gram' isimli bankacılık sistemi üzerinden gönderilen paraları tahsil ederek, bu paraların da örgüt üyelerine dağıtılmasını sağladıkları, hem örgüte yeni eleman kazandırma, hem de örgüt içindeyken haklarında işlem yapılan kişilerin örgütten kopmamalarını sağlama adına faaliyet sürdürdükleri bildirildi.
SOHBET TOPLANTILARINA DEVAM
Örgüt üyelerinin gizli sohbet toplantılarına da devam ettikleri, kendi aralarında yine polis takiplerinden kaçmak ve yakalanmamak amaçlı sürekli WhatsApp ve ByLock benzeri programlar üzerinden irtibat kurdukları, saklandıkları kamuya açık alanlarda polise yakalanmamak amaçlı mobese ve güvenlik kameralarının olmadığı bölgeleri seçerek buluşma sağladıkları anlaşıldı.
Yine haklarında FETÖ soruşturmalarından işlem kaydı olup, firar durumda bulunan, cezası kesinleşen ya da örgüt açısından kritik isimleri ülke dışına yasa dışı yollardan çıkarmak üzere Ege ve Marmara bölgelerinde keşif faaliyeti yaptıkları, Yunan adalarına kıyısı bulunan yakın ıssız yerlerden yaklaşık 6 bin Euro karşılığı botlarla FETÖ/PDY firarilerini Yunan adalarına kaçırmaya çalıştıkları, kaçış noktalarını keşif sırasında jandarma güçlerine yakalanma riskine karşı doğa yürüyüşçüleri veya yanlarında getirdikleri mangal malzemeleriyle jandarmanın şüphelenmemesi amaçlı piknikçi, tatilci süsü vermeye çalıştıkları tespit edildi.
6 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Kapsamlı yapılan çalışmalar sonucunda K.G., İ.U., M.A.Ç., S.Y., H.G. ve R.A'nın yanı sıra örgüte yüksek miktarda maddi destek sağladıkları anlaşılan H.H.Ü., S.Ç., M.K., A.B., Z.Ş., A.A., M.E., S.U., M.Y.T., İ.C. ve M.Ö. ile bu isimlerle irtibatları olan ve haklarında yakalama kararı bulunan firariler B.U., A.C., A.E.B., D.A., S.P., F.Ü., R.S., H.H.E., S.E. ve Z.C. polisin Kayseri merkezli Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Afyon ve Erzurum'da düzenlediği operasyonlarda yakalandı. Şüphelilerin evinde yapılan aramalarda örgüte himmet parası olarak toplanan 18 bin 500 lira, 2 bin dolar, 805 Euro, örgütsel yazışmalar için tutulan yardım kayıtları ve dijital materyaller ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirilerek, Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü:
---------------
-Polis ekiplerinin evlerde arama yapması
-Aramalarda bulunan Dolar ve TL'den detay
-Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilişi
-Diğer detaylar

Süre: 6,10 Boyut: 685MB

Haber: Olcay DÜZGÜN Kamera: Muhammed KISIR/KAYSERİ,

==================

POYD Başkanı: Turist için dışarda cazip bir şey yok

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ülkay Atmaca, 'her şey dahil' sistemine yönelik eleştirilere tepki göstererek, "Otelden çarşıya çıkan misafir benim için en iyi misafir. Ama misafirin sokağa çıkmasını sağlayacak aktiviteye, güvenliğe, fiyat etiketine ihtiyacımız var. Turist için dışarda cazip bir şey yok" dedi.
POYD Başkanı Ülkay Atmaca, turizm sezonunun başlamasıyla esnaf odaları başta olmak üzere çeşitli kesimlerden turizm sektöründe uygulanan 'her şey dahil' sistemine tepkiler geldiğini söyledi. Otel işletmecilerinin turistlerin otelden dışarı çıkmasına engel olduğu yönünde bir algı olduğunu belirten Atmaca, "Otelimden çıkan, çarşıda, pazarda gezen her misafir; benim suyumu, elektriğimi kullanmayacak. Dolayısıyla çarşıya çıkan misafir benim için en iyi misafirdir. Ama misafirin sokağa çıkmasını sağlayacak aktiviteye, güvenliğe, fiyat etiketine de ihtiyacımız var. Sokağı insanlara cazibe merkezi haline getirmeye ihtiyacımız var. Belek'te, Kadriye'de, Kemer'de, Alanya'da, Manavgat'ta Türkiye'nin dört bir tarafında çarşılarda cazibe merkezleri oluşturmamız lazım. Turist için dışarda cazip bir şey yok. İnsanlarda çarşıya çıkmaları için istek uyandırmamız lazım" dedi.
SOKAKLARDAKİ ALTERNATİFLER ARTTIRILMALI
Türkiye'ye gelen turistlerin çoğunluğunun ülkesinde yılın büyük bölümünü güneşe hasret geçirdiğini anlatan Ülkay Atmaca, şunları söyledi:
"Türkiye sahillerine gelen misafirler, ülkesinde 300 gün karla, ayazla, soğukla boğuşuyor. Bu insanların önceliği güneşlenmek, denize girmek. Akşamları da sokağa çıktığında keyifli yerler bulmak istiyorlar. Sokaktaki alternatifleri arttırmamız lazım, yeni cazibe merkezleri oluşturmalıyız. Sokak festivallerini çoğaltmamız lazım. Bu konuda kamuya, yerel yönetimlere çok ciddi iş düşüyor. Sokakların tertemiz olması, ışıklandırmanın olması gerekli. Esnafın kılık kıyafetine, fiyatına ve etiketine dikkat etmesi lazım. Aslında bunu komple bir turizm hareketi olarak değerlendirmek gerekiyor. Sektörde olan herkesin, yerel yönetimler, esnaf, otelciler yani bütün sektör paydaşlarının bir araya gelip çözmesi gereken bir sorun."
YABANCI PERSONEL MECBURİYETTEN
POYD Başkanı Ülkay Atmaca, turizm sektöründe artan yabancı personel sayısının da mecburiyetten kaynaklandığını söyledi. Yatırımcılar ve işletmecilerin aslında yabancı personeli tercih etmediğini vurgulayan Atmaca, "Çalıştırmak zorunda kalıyor. Çünkü yabancı personel mayıs ayı sonunda gelip, ekim sonunda gidiyor. Bu durum özellikle yazın çalışan işletmelerin çok işine geliyor. Türk personel ise 12 ay çalışmak istiyor. Biz de 12 ay iş vermek istiyoruz ama Antalya'nın genelinde tesislerin yarıdan fazlası kışın kapalı. Kışın kapalı olduğu için de istihdam minimuma iniyor. Maaşlarda biraz daha düzeltme yapabilirsek, istihdam süresini uzatabilirsek, özellikle konaklama sektöründeki personel istihdamının yabancılardan arınacağını düşünüyorum" dedi.
TURİZM OKUYAN ÖĞRENCİLER SEKTÖRE DEVAM ETMİYOR
Ülkay Atmaca, turizm okullarındaki öğrencilerin ise sektörde çalışmaya sıcak bakmadığını, başka sektörlere yöneldiğini söyledi. Başkan Atmaca, "Örneğin Akdeniz Üniversitesi'nde turizm okuyan öğrencilerin yüzde doksanı sektörde devam etmiyor. Sektörden kaynaklanan, okuldan kaynaklanan sıkıntıları var. Okulu bitiren öğrencilerden kaynaklanan sıkıntıları var. Bunları çözmek için özellikle üniversitemizle işbirliği yapıyoruz. Mezun olan öğrencilerin mesleğe devam etmeleriyle ilgili sorunları ortadan kaldırmak amacıyla çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.
TURİZME YÖNELİK MESLEK LİSELERİ AÇILACAK
POYD Başkanı Ülkay Atmaca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokolle Türkiye genelinde turizm sektörüne yönelik 11 meslek lisesinin açıldığını, projenin başarılı olması durumunda istihdama pozitif katkı sağlanacağını da kaydetti.

Görüntü Dökümü
---------
Röp. Ülkay Atmaca

03: 21 - 372 MB

Haber-Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya), -

=================

ABD Donanması'na ait 'USNS Yuma', Çanakkale Boğazı'ndan geçti

ÇANAKKALE Boğazı'ndan geçen ABD Donanması'na ait 8 borda numaralı 'USNS Yuma' isimli gemi, Marmara Denizi'ne doğru yol aldı.
Ege Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na saat 07.00'de giriş yapan ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait ait 103 metre uzunluğundaki transfer gemisi 'USNS Yuma', saat 08.00'de Çanakkale önlerine ulaştı. Kilitbahir Kalesi ve Kilitbahir köyü dağında bulunan 'Dur Yolcu' yazısı önünden geçen ABD gemisine, güvenlik nedeniyle Türk Sahil Güvenlik Botu eşlik etti.
ABD gemisi 'USNS Yuma', Boğazda manevra yapılması en güç nokta olan Nara Burnu'nu döndükten sonra, Marmara Denizi'ne yol aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

ABD savaş gemisinin geçişinden görüntüler.

Haber-Kamera: Cemhan ŞEN/ÇANAKKALE,

====================

Öfke kontrolü yaşayan kişiye ehliyeti geri verilmedi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları öğretim üyesi Prof. Dr. Nuray Atasoy, öfke kontrolü nedeniyle ehliyetine daha önce el konulan bir kişi hakkında olumsuz rapor vererek bir daha ehliyetini geri almasına izin vermediklerini söyledi. Prof. Dr. Atasoy, "Baktık ki ciddi öfke sorunu var. Zaten trafikte birkaç problem yaşamış. Biz ehliyetini geri versek elinde sonunda bir soruna sebep olacak ve ötekinin zarar görmesine ehliyetini kullanarak yol açacak." dedi.
Prof. Dr. Nuray Atasoy, İstanbul Pendik'te D-100 Karayolunda 7 aylık hamile Ayfer Bahçıvan ve eşi Yunus Emre Bahçıvan'ın içinde bulunduğu otomobilin önünü keserek saldırıya uğramalarının psikolojik yönünü değerlendirdi. Şiddetin insanların karşısındaki insanı bastırmak amaçlı ya da kendi bakış açısını ötekine dayatma amaçlı kullandığı davranışlar olarak tanımlayan Prof. Dr. Atasoy, bunun zaman zaman fiziksel saldırıya dönüştüğünü söyledi. Saldırıya dönüşmesinin ardından da önüne geçilemeyen kötü olaylarla karşılaşıla bilindiğini ve bu kişilerin mutlaka psikolojik destek alması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Atasoy, "İnsanlar öfke çok yaşıyorlarsa öfkesini kontrol edemiyorlarsa mutlaka yardım istesinler. Öfkelenmek normaldir ama öfkenizi kontrol etmeniz gerekiyor. Sağlıklı olan budur. Orada araç içinde olan kapatmış aracın içinde eşini korumaya çalışıyor. Oda çok öfkelenmiştir eminim. Oda çok öfkelenip diğerleri gibi kontrolü bıraksa kim bilir neler olurdu? Belki bir cinayet olacaktı orada. Öfke kontrolü bozuluyorsa ve kişi diğerlerine bu tür saldırılara geçiyorsa dışarıda ne oluyorsa olsun kendimizi tutma kapasitemiz var. Bunu kullanmıyorsa bunu için psikolojik yardım veya destek istemek gerekiyor. Bu tür insanlar kendilerine de zarar veriyorlar etrafına da zarar veriyorlar. Bir hastamızı eşi getirdi. Oda kabul etti öfke kontrolünü yapamadığını. Bunu kabullenmek güzel bir şey." dedi.
'EHLİYETİNE EL KONULAN BİR KİŞİYE OLUMSUZ RAPOR VERDİK'
Prof. Dr. Nuray Atasoy, bir sürücünün trafikte öfke kontrolü sağlayamadığı için yaşadığı bir problem nedeniyle ehliyetine el konulduğunu söyledi. Kişinin yasal süre dolduktan sonra ehliyetini geri almak için kendilerinden rapor almaya geldiğini anlatan Prof. Dr. Atasoy, şöyle dedi:
"Ehliyet işlemi yaparken ehliyet yönetmeliğinde bunlara bakıyoruz biz. Ayrıntılı testler istiyoruz. Mesela yakın zaman bir hastaya ehliyetini vermemeye karar verdik ve ciddi tehdit aldık. Sizi şikayet edeceğim, mahkemeye vereceğim dedi ki kişi verebilir. Baktık ki ciddi öfke sorunu var. Zaten trafikte birkaç problem yaşamış. Biz ehliyetini geri versek elinde sonunda bir soruna sebep olacak ve ötekinin zarar görmesine ehliyetini kullanarak yol açacak. Bu nedenle ehliyet yönetmeliğinde mesela bu en son yaşanan olayda bu kişilerin ehliyetinin alınması lazım. Trafiğe çıkma becerilerinin olmadığını kanıtlamış durumdalar. Öfke normal bir duygu ama dozu nasıl çıktığı ve kişinin aklını ne kadar zorladığı yardım istemesi açısından çok önemli bir kriter. Böyle sorunlar yaşayan kişiler sık öfkeleniyorsa öfkelenince davranışlarını öngöremiyorsa yardım almalı. Vücut direk aklı devre dışı bırakıp harekete geçiyorsa bu problem. Bu tür insanların mutlaka yardım alması lazım. Zaten trafiğe de çıkmaması lazım."

Görüntü Dökümü
-Prof. Dr. Nuray Atasoy'un çalışması
-Prof. Dr. Nuray Atasoy ile röp.
-Hastaneden detay

Süre: (6: 11) Boyut: (693 MB)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

====================

Anadolu'nun 'El Hamrası', restorasyona rağmen ziyaretçi çekiyor

SİVAS'ın Divriği ilçesinde, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nda restorasyon çalışmaları devam ediyor. Tarihinin en kapsamlı çalışmasının yürütüldüğü eseri, dışında oluşturulan platform sayesinde isteyenler ziyaret edebiliyor. Restorasyona rağmen eseri görmek isteyenler ilçenin yolunu tutuyor. Çalışmaların en geç 2023 yılında bitirilmesi hedefleniyor.
Türkiye'den Dünya Miras Listesi'ne alınan ilk üç alandan biri olan ve Mengücekoğlu Ahmet Şah ile eşi Melike Turan tarafından 1228-1229 yıllarında yaptırılan ve 'Anadolu'nun El Hamrası' olarak nitelendirilen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nda 2017 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce başlatılan restorasyon çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Yaklaşık 800 yıllık tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarının yürütüldüğü eserin üzerine, bu süreçte yağmur, çamur ve kardan zarar görmemesi için çelik konstrüksiyondan membran örtü ile kaplanmış geçici çatı yapıldı. Titiz bir çalışma gerçekleştirilen eserde, her ayrıntı özenle değerlendiriliyor. İç kısmı ibadet ve ziyarete kapatılan Ulu Cami ve Darüşşifa, dış kısmında oluşturulan platform sayesinde ziyaret edilebiliyor. Yurt içi ve yurt dışından gelen tarih meraklıları, eserin en önemli bölümleri olan cennet kapısı, taç kapı ve batı kapısındaki muhteşem Selçuklu motiflerini görme imkanı buluyor.
Restorasyon çalışmaları hakkında bilgi veren Sivas Valisi Salih Ayhan, hem ilçede kaymakamlık yapmış olması hem da önceki dönem İl Özel İdare Genel Sekreterliği görevleri nedeniyle Divriği Ulu Camiyle ilgili süreci çok iyi bildiğini belirterek, "Rabbim bana Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'na hizmet etmeyi nasip eyledi. Divriği ilçesine ilk tayinim çıktığı zaman kendimi çok şanslı hissetmiştim. Ecdadımız bize bu eserleri miras bıraktı. Bizim sorumluluğumuz çok fazla" dedi.
Restorasyon çalışmalarının çok hassas bir şekilde devam ettiğini anlatan Vali Ayhan, "Şu an iş planlanana uygun şekilde devam ediyor. Buna rağmen çok fazla ziyaretçi gidiyor. Biliyorsunuz Doğu Ekspresi hem Sivas'ta hem de Divriği'de mola veriyor. İnsanlar oraya giderek geziyor ve ziyaret ediyor. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası benim özel olarak takip ettiğim bir eserdir. Çok hassas ve incelikli bir iş olduğundan dolayı bilim kurullarının da yol haritasına ve yönlendirmesiyle belki biraz yavaş gibi görünse de çok güzel bir iş çıkıyor. Restorasyonu yapan firma da nitelikli bir firma. Maalesef geçmişte restorasyonlar konusunda Sivas'ta iyi bir sınav verilemedi. Ama Divriği'de bir şekilde bu süreç yürümektedir. Divriği'de kısa bir süre içerisinde, 2 veya 3 yıl içerisinde eserimiz bütün ihtişamıyla ortaya çıkacaktır" dedi.
'EN GEÇ 2023'TE TAMAMLANACAK'
Bu tür eserlerin restorasyonunun hassasiyet gerektirdiğini ifade eden Vali Ayhan, "Arzu edilen takvimde bazen gecikme olabiliyor. Bazen bir malzeme alıyorsun dayanıklılık testi yapıyorsun belki 'buna gerek yok, muhafaza edelim' diyorsun bazen de 'değişsin' diyorsun. Dolayısıyla böyle bir tarihi eser de hassas olmak lazım. Öngörülemeyen işler ve teknik uygulamalar çıkabiliyor. Restorasyonun çok uzayacağını düşünmüyorum. Ben restorasyonun 2023 yılını geçmeyeceğini düşünüyorum. Divriği geleceğin en gözde en muhteşem ilçelerinden birisi olacak. Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası restorasyonunda mevsimsel yönden deforme olan yerler giderilmeye çalışılıyor. Böyle bir tarihi mekanda kopan bir parçanın yerine aynısını yapmak mümkün değil. Aslolan mevcut yapıyı muhafaza etmektir. Eser eski orijinal haline getirmeye çalışılmaktadır. Bir de binanın mukavemeti artırılıyor. Orada bir parçanın kopması ve yerine aynısını yapıp monte edilmesi çok ucube olur. Çatıdaki tüm yük kaldırıldı. Arkada galeriler oluşturulmuştu, onların hepsi temizlendi ve açıldı. İşin içerisinde çok iyi uzmanlar çalışıyor. Bu çalışmayı en dikkatli,en düzenli ve en iyi işlerden biri olarak da değerlendirebilirim" diye konuştu.
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nın çevre projesi ile ilçe meydanına entegre edileceğini aktaran Vali Ayhan, "Cami, kale ile de bütünleştirilecek. Doğal bir yürüyüş alanı olacak. Sosyal donatılarla şehirle bütünleşmiş bir yapı olacak. Allah'ın izniyle 800 yıldan bu zamana kadar gelen eser, daha nice 800 yıllar ayakta kalacak" dedi.

Görüntü Dökümü:
-Camiden görüntüler
-Sürdürülen çalışmalar ve cami üzerindeki platform
-Ziyaretçilerden görüntü ve konuşmalar
-Vali Salih Ayhan'ın açıklaması

(534 mb)

Haber-Kamera:  Eraydın AYTEKİN-Hüsnü Ümit AVCI/DİVRİĞİ(Sivas),



Divriği, Türkiye, DHA, Güncel

Kaynak: DHA