DHA YURT BÜLTENİ-4

1)GAZİPAŞA OTLUK YANGINIAntalya'nın Gazipaşa ilçesinde otluk alanda çıkan yangın yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü.

23.07.2019 10:37DHA YURT BÜLTENİ-4

1)GAZİPAŞA OTLUK YANGINI

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde otluk alanda çıkan yangın yerleşim yerlerine sıçramadan söndürüldü. Yangın dün saat 23.00 sırlarında Pazarcı Mahallesi'nde meydana geldi. Nedeni henüz tespit edilemeyen yangın yoğun yerleşim yerlerinin bulunduğu cadde üzerindeki boş otluk alanda başladı. Yangın çıkan yerin kuru ot ve çalılıkla kaplı olması rüzgarın da etkisiyle kısa sürede alevlerin yükselmesine neden oldu. Yangını görenlerin ihbarı üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir İtfaiye ekipleri ve polis sevk edildi. İtfaiye erleri yangına kısa sürede müdahale ederek çevredeki binalara ulaşmadan söndürdü.

Görüntü Dökümü
----------------------------
Yanan otluk alandan görüntü
İtfaiye aracının gelişi
İtfaiye erlerinin yangına müdahalesi
Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA,

======================================

2)VAN GÖLÜ ALTINDA BULUNAN RUS ŞİLEBİ TURİZME KAZANDIRILACAK

VAN Gölü'nde bulunan batık Rus şilebinin turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı. Profesyonel dalgıçlarca batık Rus şilebinin kayıt altına alınan fotoğraf ve görüntüleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderilerek batığın dalış turizmine kazandırılması hedefleniyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü altında bulunan Rus şilebi, üç devri görmüş bir gemi. Adeta 100 yıllık bir gemi değil de, sanki geçen yıl yapmışsız gibi sapa sağlam duruyor. İşte bunu bu bölgenin dalış turizmini canlandırma adına korumamız ve değerlendirmemiz lazım" dedi.
800 bin yıllık geçmişe sahip Türkiye'nin en büyük gölü Van Gölü'nde daha önce yapılan araştırmalarda kayalıklara çarptıktan sonra batan ve Ruslar'dan kalan 41 metrelik şilep bulunmuştu. Tatvan ilçesine bağlı Bağmeşe Köyü civarında bulunan 'Akdamar-Tatvan' isimli batığa dalış gerçekleştiren Adilcevaz Kültür ve Sanat Derneği üyeleri, batık Rus şilebinin fotoğraf ve görüntülerini kayıt altına aldı. Profesyonel dalgıçlar tarafından fotoğraflanan, daha sonra da Kültür ve Turizm Bakanlığı'na gönderilecek olan batığın dalış turizmine kazandırılması hedefleniyor.
TURİZME KAZANDIRILACAK
Adilcevaz Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Profesyonel Dalgıç Cumali Birol, Rus batığını ilk olarak 1986 yılında gördüğünü, o dönemlerde batığın mendireğinin bir kısmının suyun üstünde  olduğunu söyledi. Birol, "1986 yılında rahmetli babam tekne ve yat imalatı yapıyordu. O yıllarda Tatvan ilçesine bağlı Bağmeşe köyüne bir tekne getirdik. Tekneyi teslim ettikten sonra Rus batığına gidelim dediler. O dönemlerde öğrendim burada bir batık olduğunu. Batığın mendireği 30 santimetre dışardaydı. 1986 yılında elimi vurmuştum. Bu direği o yıldan bu yana yine bu yıl ilk defa suyun yaklaşık 7 metre altında keşfettik. Gerek Adilcevaz Kalesi, gerekse Adilcevaz peri bacaları mikrobiyalit türlerinden yaptığımız çalışmalar hakikaten çok büyük bir ilgi uyandırdı. Bu ilgi de bizlerde bunları koruma altına almamız hissini uyandırdı. Özellikle mikrobiyalitlerin ve Rus batığının koruma altına alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bugün aldığımız görüntüler gerçekten harika görüntüler. Hava çok güzel bundan dolayı görüş çok iyiydi. Bu aldığımız görüntüleri Kültür Müdürlüğümüz kanalı ile Kültür Bakanlığımıza sunacağız" dedi. Profesyonel dalgıç Birol, "Dolayısıyla 41 metrelik bu şilep hakikaten çok farklı bir şilep. Bizler dalış severler olarak Van Gölü Havzası'nın temiz kalması noktasında çok büyük çabalar sarf ediyoruz. Fakat bizler insan olarak Van Gölü'ne çok zarar veriyoruz. Hele hele batıklara ve mikrobiyalitlere zarar verilmemesi noktasında büyük çaba gösteriyoruz. Bölgede Akdamar, Çarpanak ve Adar Adasında büyük kiliselerin olduğunu bizler biliyoruz. Van Gölü Havzası'nda o yıllarda çok büyük ticaret söz konusuydu. Eskiden karayolu yoktu. Bu nedenle göl çevresinde bulunan Adilcevaz, Ahlat, Tatvan, Gevaş, Edremit, Erciş, Muradiye ve Van olmak üzere gemilerle bu işler yapılıyordu. Dolayısıyla Ruslar 1914 yılında burayı işgal ettikten sonra burada üç tane şilep yapıyorlar. Bu üç şilep de şuanda batık durumdadır. Buradaki batığımız 1958 yılında buruna çarpması sonucu kumsala geliyor ve burada batıyor. Gölün yükselmesi sonucu uç tarafı 7 metre, alt tarafı 23 metre derinlikte kıbleye paralel bir şekilde yatıyor. Bizim su altı turizmimiz canlanacak. Hele hele özellikle Bitlis iline üçte ikisi bağlı olan Van Gölü'nün kıyısını fazla kullanamıyoruz" diye konuştu.

VAN GÖLÜ'NDE 12 BİN BALIKÇI, YILDA 12 MİLYON DOLARLIK CİRO SAĞLIYOR
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş ise geçmiş yıllarda Van Gölü'nün gerek yolcu taşımacılığında, gerekse ticaret anlamında çok yoğun kullanıldığını belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Akkuş şöyle konuştu: "Van Gölü 800 bin yıllık büyük bir tarihe sahip. Geçmiş yıllara gittiğimiz zaman Van Gölü'ndeki taşımacılık ve ulaşım göl üzerindeki gemilerden sağlanıyordu. Yani bundan 100 yıl geriye gittiğimiz zaman burada yüzlerce yelkenli teknenin olduğunu görüyoruz. Van Gölü 3 bin 712 kilometre karelik yüzey alanıyla adeta bir deniz gibi. Geçmiş uygarlıklar hep yukarı deniz olarak adlandırmışlar. Fakat Van Gölü'nün ekonomiye tek katkısı balıkçılık. Gölde 12 bin balıkçı ve yılda 12 milyon dolarlık bir ciro söz konusu. Elimizde böylesine bir göl var. Bunu dalış turizmi açısından kullanamıyoruz. Van Gölü çevresine yılda kaç dalgıç geliyor diye sorduğumuz zaman, 100-200 kişi ancak diyebiliriz. Ancak Van Gölü içerisinde birçok gizemi ve sırrı barındırıyor. Bu sırlardan birisi de bugün dalış yapmış olduğumuz Van Gölü'nün altındaki 41 metrelik devasa Rus gemisi. Rus gemisini Adilcevaz'da bulunan ve aynı zamanda baston ustası Cumali Birol'dan öğrendik. Çünkü Cumali Birol Van Gölü'nün altındaki hemen hemen birçok gizemi biliyor. Elimizde devasa bir Rus batığı var ve adeta dün yapılmış gibi. Bugün ülkemizin diğer yerlerine gittiğimiz zaman dalış turizmini canlandırmak için tank batırıyoruz gemiler batırıyoruz. Ama burada elimizde devasa bir tarih yatıyor. Yani üç devri görmüş bir gemi. Rusları görmüş, Osmanlıları görmüş ve Türkiye Cumhuriyetini görmüş. Adeta 100 yıllık bir gemi değil de, sanki geçen yıl yapmışsız gibi her şeyi ile sapa sağlam duruyor. İşte bunu bu bölgenin dalış turizmini canlandırma adına korumamız ve değerlendirmemiz lazım. Eğer bu değerleri kullanabilirsek çok yakın bir zamanda şunu göreceğiz Bitlis'te Van'da, Adilcevaz'da onlarca dalış okulu açıldığını göreceğiz. Bu bölgede yeniden bir sektör doğacak. Dışarıdan binlerce insan buraya gelecek buradan bönlerce insan ekmeğini yiyecek ve istihdam olacak. Bu elimizdeki güzellikleri ilk önce koruyarak sonra da dalış turizmine kazandırmamız lazım. Bugün burada bu geminin bütün fotoğraflarını görüntülerini kayıt altına aldık. Resmi kurumlarla paylaşacağız ve bununla ilgili faaliyetlerimizi devam ettireceğiz."

Görüntü Dökümü
---------------------
-Batık bölgesinden detaylar
-Dalgıçların hazırlanmaları
-Dalgıçların dalmalarından detay
-Su üstünden görüntüler
-Batıktan görüntüler
-Dalgıçların görüntüleri
-Profesyonel Dalgıç Cumali Birol ile röportaj
-Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş ile röportaj
-Detay görüntüler
Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS,
======================================

3)BİLGİSAYAR MÜHENDİSİNDEN 3 ÜLKEYE SARIMSAK İHRACATI

Aksaray'da yüksek bilgisayar mühendisi Uğur Öngün, 5 dekarlık arazide ürettiği sarımsağı başta Rusya olmak üzeri Almanya ve İran'a ihracat ediyor. Öngün, bu yıl yaklaşık 160 ton sarımsak ürettiklerini ve tamamını bu üç ülkeye ihracat edeceklerini söyledi.
İngiltere'de büyüyüp eğitimini orada tamamlayan ve South Wales Üniversitesi'nde görev yapan Uğur Öngün, Aksaray'daki çiftçi olan babası Aydın ile Annesi Eşe Öngün'ün,  yetiştirdikleri sarımsakların ihracatını gerçekleştiriyor. 5 dekarlık arazide 10 yıldır sarımsak ürettiklerini ifade eden Öngün, ailesinin yetiştirdiği sarımsakları satmakta güçlük çekmesi üzerine ihracat için araştırma yaptığını belirtti. Bunun üzerine 2017 yılında ilk ihracatlarını Rusya'ya gerçekleştirdiklerini belirten Öngün, şu an Rusya, Almanya ve İran'a satış yaptıklarını söyledi.
Kendi tarlası dışında başka çiftçilerden de sarımsak alıp ihracat yaptığını ifade eden Öngün,  şöyle konuştu:
"Bu konuda pazar sıkıntısı yaşandığını gördüm. Bunun için yurt dışında bir pazar araştırması yaptık. Bu pazarı da Rusya'da buldum. İlk olarak 2017 yılında Türkiye'den bir ilki yaparak Rusya'ya sarımsak ihracatı yaptık. Şu an da Rusya'dan sonra İran ve Almanya'dan da talepler gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 160 ton sarımsak ürettik. Ürettiğimiz ürünün büyük bir kısmını yurt dışına gönderdik. İhracata uymayan sarımsakları da iç pazarda sattık. Rusya 2017 yılında talepte bulunduğunda sarımsakla alakalı bize çok şey öğrettiler. Volkanik bir bölgede olduğumuzdan dolayı bölgemizin sarımsağının aroması daha yüksek"
Rusya'ya ihraç ettiği sarımsağın ilaç fabrikasında antibiyotikte kullanıldığını hatırlatan Öngün, "3 yılda Rusya'ya 300 tonun üzerinde sarımsak gönderdik. Bu sarımsağı hiçbir yerden destek almadan gönderdik. Bu rakamı bin tona çıkarmayı hedefliyoruz.ö dedi.
3 yılda yaklaşık 700 bin dolar katma değer sağladıklarını ifade eden Öngün, "Kendi köyümde ve çıvar köylerde üretilen sarımsaklardan kaliteye uygun olanlarını,  alıp yurt dışına gönderiyoruz. Biz aracı kurum olmadan direk gönderiyoruz. Bu sebeple kar oranımızda yüksek oluyor. Bizde bu şekilde diğer üreticilere biraz yüksek seviyede ödeme yapıyoruz. Sarımsak eylül ve ekim aylarında ekimi yapılıp, haziran ayında hasadı yapıyoruz.  Bir veya iki sulamayla kendini kurtarıyor. Bir pancar gibi veya ay çekirdeği gibi fazla su istemiyor. Düzenli bakıldığında çitçileri mağdur etmiyor. Birde ektiğimiz arazilerde ikinci ürün olarak karpuz ve mısırda yetiştirebiliyoruz. Sarımsak kaldırıldıktan sonra toprakta bıraktığı azot miktarı yüksek olduğu için ikinci ekilen ürünü de çok güzel şekilde besliyor." diye konuştu.

(Görüntü Dökümü
---------------------
Sarımsaklardan detay
Uğur Öngün röp.
Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY DHA))

======================================

4)EVLERİNİN BAHÇESİNE SERA KURUP UYUŞTURUCU YETİŞTİRDİLER

Adana'da evlerinin bahçesine sera kurup 242 kök hint keneviri yetiştiren Ahmet İ. (52) ve Ahmet T. (41) yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Yüreğir ilçesi Solaklı Mahallesi'nde bulunan bir evde uyuşturucu yetiştirildiği ihbarını aldı. Adrese baskın polisler, evin bahçesinde sera kurulup hint keneviri yetiştirildiğini saptadı. 242 kök hint kenevirini söken polis, uyuşturucuları imha etti. Ayrıca yapılan arama 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirdi. Olayla ilgili Ahmet İ. ve Ahmet T. gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki sorgularının ardından mahkemeye sevk edildi. Ahmet İ. ve Ahmet T. çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü
-------------------------
Zanlıların adli tıp burumune getirilmesi
Adli tıp biriminden çıkarılması
Polis aracına bindirilmeleri
Bahçelerindeki kenevirlerden görüntüler
Bahçedeki sera

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,

======================================

5)AKDENİZ FOKUNUN KEKOVA'DA BALIK KEYFİ

Antalya'nın Demre ilçesinde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Akdeniz foku görüntülendi. Yakaladığı vatoz balığını yerken görülen Akdeniz foku daha sonra gözden kayboldu. Dünyada nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan, koruma altındaki Akdeniz foku, Kekova bölgesindeki tarihi adıyla Simena Antik Kenti, bugünkü adıyla Kaleköy önlerinde görüldü. İş insanı ve turizmci Ergun Dündar kendisine ait 'Evita' adlı teknesiyle turdayken, bir anda karşılarına Akdeniz foku çıktı. Akdeniz foku yakaladığı vatoz balığını çırparak öldürdükten sonra parçalara ayırıp yediği anlar görüntülendi.
Ergun Dündar, "Bir anda sudan ses geldi. Sesin geldiği tarafa baktığım zaman yaklaşık 1.70 ile 1.80 metre arasında 300 kilo civarında bir Akdeniz foku gördüm. Ağzında kocaman bir vatoz balığı vardı. Vatoz balığını suyun üstünde dalıp çıkarak, çırparak öldürdü. Balığı afiyetle yedi. Ardından kayboldu. Ancak tek başınaydı. Müthiş bir görüntüydü. Normalde Akdeniz fokları, denizde ahtapot yakalar ve yer. Vatoz balığı yakalaması, parçalayarak yemesi çok ilginç. Pek bilinmeyen bir olay. Bu, büyük ihtimalle 31 Mayıs günü Üçağız Mahallesi'nde görülen Akdeniz foku" dedi.
Akdeniz'de sadece Türkiye ve Yunanistan kıyılarında görülen Akdeniz foklarının sayısının 100 civarında olduğu biliniyor. Dünyada ise toplam 750 civarında Akdeniz fokunun olduğu bilim insanlarınca tahmin ediliyor. Nesli tükenmekte olan Akdeniz fokları koruma altında.

Görüntü Dökümü
----------------------
Kekova tabelası detay
Kekova'dan detay (Drone)
Akdeniz fokundan görüntüler

Haber- Kamera: Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya),

====================================================
6)BABA MESLEĞİ ARICILIĞA EL ATTI, PROJESİYLE DERECEYE YAPTI

RİZE'nin Güneysu ilçesinde arıcı olan babasının mesleği ile yakından ilgilenen Yiyecek İçecek İşletmeleri Lisans mezunu Sümeyye Çelik (24), hazırladığı 'Genç Kanatlar' projesiyle, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca yürütülen programda dereceye girdi. Proje kapsamında kimyasallardan uzak bal şekerlemesi ve krem balmumları üreten Çelik, "Arıcılığı modernize edip balı tek ürün olmaktan çıkarıp farklılaştırmaya çalıştım. Bu olayın henüz başındayım" dedi.

Güneysu ilçesi Yüksekköy köyünde arıcı olan babasının mesleği ile ilgilenmeye başlayan Yiyecek İçecek İşletmeleri Lisans mezunu Sümeyye Çelik, organik, kimyasallardan uzak bal şekerlemesi, krem balmumları üretip pazara sunmak için kolları sıvadı, çalışma başlattı. Çelik, verimli geçen çalışmalar ve hazırladığı 'Genç Kanatlar' projesiyle, coğrafi koşulların ve bitki florasının uygun olmasına rağmen, 'polen', 'propolis', 'bal şekerlemesi', 'krem bal', 'balmumu' ve 'mum' gibi organik ürünleri kimyasaldan uzak bir şekilde üretip pazara dahil etmeyi başardı. Çelik, projesiyle, Tarım ve Orman Bakanlığı'nca yürütülen 'Tarımda Kadın Girişimciliğin Güçlendirilmesi' programında de başarı elde ederek dereceye girdi. Çelik, kazanana 40 bin lira hibe desteği sağlanacağı 15 Ekim Dünya Kadın Çiftiler Günü'nde düzenlenecek olan Türkiye finaline de katılmaya hak kazdı.

'ARICILIĞI FARKLILAŞTIRMAYA ÇALIŞTIM'

Baba mesleğini daha ileri boyutlara taşımayı hedeflediğini dile getiren Sümeyye Çelik, "Projem için yerli yabancı birçok kaynağa başvurdum. Arıcılığı daha modernize etmeye çalıştım, çünkü Rize'de arıcılık çok geleneksel yapılıyor. İnsan artık gösterişe daha fazla önem veriyor. Bu anlamda arıcılığı modernize edip, balı tek ürün olmaktan çıkarıp, farklılaştırmaya çalıştım. Bu olayın henüz başındayım. Gelecekte uzman olduğum gıda üzerinde diğer yerlerde de balı taşımayı düşüyorum. Şu an standart olan bal ürünleri üretiyorum. İnsanların güvenini kazanmak için önceliğim organik tescili almak. Sonrasında polen, propolis, balın yan ürünleri olan süs mumları üretmeyi düşünüyorum. Yöremizde bulunan çay ile ürünümüzü birleştirip, çaylı şerbetler yapmayı, bal mumda çay çiçeğini kullanmayı hedefliyorum" dedi.

HEDEF BİLİNÇLİ YETİŞTİRİCİ ARTIRILMASI

Güneysu İlçe Tarım Müdürü Serdal Karanfil de yürütülen çalışmalar ve düzenlenen projelerde temel amacın bilinçli ve her konuya hakim yetiştiricilerin artması olduğunu söyledi. Karanfil, "Biz, ataerkil yapılan tarımdan ziyade, verimliliğe dayalı, tarladan sofraya, üretimden tüketime her aşamasına hakim bilinçli yetiştiricinin artmasını istiyoruz, bakanlığımız da bu konuda gerekli desteklemeleri ve bilgilendirmeleri yapıyor. İŞKUR, KOSGEB ve bakanlığımız bünyesinde Karadeniz Bölgesi'nde 5 ili kapsayan her ilin kendi içerisinde projelerini yazıyor. KOSGEB'ten sertifikalı girişimcilik eğitimden sonra her il kendi içerisinde yarışıyor. İl içerisinde ilk 3'e girenler 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler gününe yarışacaklar. Yarışma sonucunda ise 40 bin lira hibe desteği alacaklar" diye konuştu.

Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen 'Tarımda Kadın Girişimciliğin Güçlendirilmesi' programı kapsamında Trabzon, Bayburt, Rize, Gümüşhane, Ordu illerinden belirlenen en az 75 kadın çiftçiye İŞKUR, KOSGEB işbirliği ile istihdama yönelik sertifikalı girişimcilik eğitimleri veriliyor.

Görüntü Dökümü
-----------------------------
-  Bal dan yaptığı hediyelik eşyaların sunumu
-  Petekten detaylar
Bal mumumdan detaylar
Sümeyye Çelik'in  röp
Serdal Karanfil(Güneysu ilçe tarım müdürü konuşması)

Haber- Kamera: Aytekin Kalender- Mehmet Can PEÇE RİZE-

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 509 MB



Van Gölü, Akdeniz, Van, Güncel

Kaynak: DHA