DHA YURT BÜLTENİ - 4

Siirt'te uyuşturucu tacirleri polise saldırdı: 1 polis yaralı, saldırgan öldürüldüSiirt'te, uyuşturucu ticareti yapan 2 grup arasında çıkan kavgaya müdahaleye giden polis ekibine silahlı saldırı düzenlendi.

20.08.2019 11:42DHA YURT BÜLTENİ - 4

Siirt'te uyuşturucu tacirleri polise saldırdı: 1 polis yaralı, saldırgan öldürüldü

Siirt'te, uyuşturucu ticareti yapan 2 grup arasında çıkan kavgaya müdahaleye giden polis ekibine silahlı saldırı düzenlendi. Çıkan çatışmada bir polis memuru hafif yaralanırken, saldırgan ölü ele geçirildi.
Olay, dün gece yarısı kent merkezinde yaşandı. Algül Mahallesi'ndeki Molla Halil Medresesi önünde uyuşturucu ticareti yapan 2 grup arasında henüz bilinmeyen nedenle kavga çıktı. Mahalle sakinleri kavgayı polise ihbar etti. Hemen verilen adrese gelen polis ekipleri, kavgaya müdahale etmek istedi. Ancak bu sırada kavga eden gruptan polise ateş açıldı. Polisler de karşılık verince silahlı çatışma çıktı. Çatışmada bir polis memuru hafif yaralandı. Polisi yaralayan tabancayı ateşleyen saldırgan ise ölü ele geçirildi.
Yaralı polis memuru kaldırıldığı Siirt Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis, kavgaya karışanları yakalamak için arama başlattı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Ambulansın gelişi
-Yaralı Polis Ambulanstan inişi
-Emniyet Müdürünün hastaneye gelişi
-Olay yerinden görüntü
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Turan KOYUNCU-Mehmet Yücel DURAK/SİİRT,

===================

Nusaybin'de HDP'li belediyeye çöp toplamama tepkisi

Mardin'in Nusaybin ilçesinde, HDP'li belediyenin biriken çöpleri toplamaması ilçe halkının tepkilerine neden oldu.
Terör örgütü PKK'nın 2015-2016 yıllarında hendek ve barikat eylemleri sırasında evleri yıkılanlar için TOKİ'nin inşa ettiği konutlarda yaşayanlar, HDP'li Nusaybin belediyesinin çöp toplamamasına tepkili. 1 ay önce TOKİ'ye yerleştiklerini anlatan mahalle sakinlerinden Abdulaziz Adıyeke, belediyenin uzun zamandan beri mahallelerinde çöpleri toplamadığını söyledi. Sokak temizliğinin de yapılmadığını anlatan Adıyeke, "Yaklaşık bir ay önce buraya taşındım. Çöplerimizi belediye bir aydır toplamıyor ve sokaklar temizlenmiyor. Sokaklarda çöp konteynırları olmadığından dolayı çöpleri binanın önüne atmak zorunda kalıyoruz. Çoğu zaman çöpleri kendimiz toplayıp traktörlerle atıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
---------
Cadde üzerindeki ve sokaklardaki bina önlerinde çöp yığını
Bina ve park alanları kurumuş
Abdulaziz Adıteke ile röportaj
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 311 MB

Haber-Kamera: Ahmet AKKUŞ NUSAYBİN (Mardin),

===================

Su kuyusuna düşen yaşlı adam öldü

İzmir'in Narlıdere ilçesinde, yaklaşık 15 metre derinliğindeki su kuyusunun pompasını tamir etmek isterken içine düşen 74 yaşındaki Hüseyin Kalıntaş, hayatını kaybetti.
Olay, bugün saat 08.30 sıralarında, Sahilevleri Mahallesi Demirdağ Sokak'ta meydana geldi. Süt satarak geçimini sağlayan Hüseyin Kalıntaş, evinin bahçesinde bulunan ve birkaç gündür az su vermeye başlayan kuyudaki pompayı tamir etmek istedi. Kalıntaş, pompayı tamir etmeye çalışırken dengesini kaybedip, yaklaşık 15 metrelik su kuyusuna düştü. Kalıntaş'ın kuyuya düştüğünü fark eden komşuları, durumu itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri, yaklaşık 1 saatlik çalışma sonrası Kalıntaş'ı düştüğü yerden çıkardı. Evin önünde hazır bekleyen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Kalıntaş'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz adamın cenazesi, savcının incelemelerinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
Evin önünden görüntü
Ekiplerden görüntü

Haber-Kamera: Davut CAN/ İZMİR,

====================

Fındık üretecisine 'aflatoksin' uyarısı

Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk, 26 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) fındık satacak olan çiftçilere bazı uyarılarda bulundu. Öztürk, çiftçilerin fındıkta aflatoksinleşmeye dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Çiftçilerimizin mutlaka fındıklarını iyi kurutmaları, aflatoksin olayından dolayı naylon çuvala fındık koymamaları gerekiyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından fındık fiyatını açıklamasının ardından TMO hazırlıklarını tamamladı ve fındık alım sürecini başlattı. Çiftçiler 19 Ağustos itibarıyla internet üzerinden randevu alarak 26 Ağustos tarihinde ise fındıklarını TMO'ya teslim edebilecekler.
Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk de alımlardan önce çiftçilere uyarılarda bulundu. Öztürk, "Öncelikle sayın Cumhurbaşkanımız 2019 yılı ürünü fındığa çok iyi fiyat verdiler kendilerine teşekkür etmek istiyoruz. Çiftçilerimizin tamamı bu fiyattan memnundur. TMO fındık alımına başlamadan önce Giresun kalite fındığı 17 liradan, levent kalite fındığı 16.5 liradan alıma başlayacak. TMO sağlam iç fındık oranı yüzde 40 ve üzeri olan fındıklar ile rutubet oranı yüzde 6'ya kadar olanları, buruşuk iç fındık oranı yüzde 10'a kadar olanları, çürük ve bozuk iç fındık oranı yüzde 3 ve altı olanları, çatlak, kırık ve kabuklu fındık içerisinde bulunan iç fındık oranı yüzde 5 ve 6 olanlar, yabancı madde oranı yüzde 0,5 ve 0,6 oranında olan fındıklar alınacak. Ayrıca TMO 2019 yılından önceki yani 2018 yılı ürününü almayacak. Bu ürünlerini kimse kesinlikle TMO'ya götürmesin, eski fındıklar alınmayacak yeni fındıklar alınacaktır" dedi.
'TMO DÖNÜM BAŞINA 123 KİLOGRAM FINDIK ALACAK'
Öztürk, TMO'nun çiftçilerin tüm fındığını almayacağına dikkat çekerek, "Çiftçi Kayıt Sistemi'ne dahil olan çiftçilerimizin fındıkları alınacak. Dönümde 123 kilogram fındık alınacak. Yani 10 dönüm fındığı olan bir çiftçimizin bin 230 kilogram fındığı alınacak. Bunun üzerindeki fındıklarını TMO'ya getirmesinler" ifadelerini kullandı.
'ALIMLAR 26 AĞUSTOS TARİHİNDE BAŞLAYACAK'
Başkan Ramazan Öztürk, TMO'nun 26 Ağustos tarihi itibarıyla fındık alımına başlayacağını hatırlatarak, "19 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla internet üzerinden randevu alınarak fındıklarını getirmek zorundalar. 26 Ağustos 2019 tarihinde de TMO fındık alımına başlayacak. Çiftçilerimiz internetten sıra alamazlarsa ziraat odasındaki çalışanlarımız kendilerine yardımcı olacaklar. Odamıza gelerek randevu alabilirler" dedi.
'FINDIKTA AFLATOKSİNLENMEYE DİKKAT'
Öztürk, çiftçilerin fındıkta aflatoksinleşmeye dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu yıl yağışların bol olması nedeniyle fındıkta görülen aflatoksin olayının önüne geçilmesi için çiftçilerimizin mutlaka fındıklarını iyi kurutmaları, yaş fındıkları kesinlikle getirmemeleri, aflatoksin olayından dolayı naylon çuvala fındık koymamaları gerekiyor" diye konuştu.
'EMANETE FINDIK VERMESİNLER'
Düzce Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk son olarak çiftçilerin kesinlikle emanete fındık vermemesi gerektiğini söyleyerek, "Fındığın fiyatının daha yükseklere çıkması için çiftçilerimizin yıllarca mücadele ettiğimiz emanete kesinlikle fındık vermemesini tavsiye ediyoruz. Emanete verilmediği zaman tüccar fındığı şuanda 15 buçuk liradan alıyor. Eğer emanete fındık verilirse bu 14 ya da 13 liraya kadar düşer. Eğer emanete fındık verilmezse fiyatın TMO fiyatları ile eşit olacağını hatta  üzerine çıkacağı beklentimiz var" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------
Harmanda fındık görüntüsü
Harmanda bulunan fındıkların havalandırılırken görüntüsü
Ziraat Odası Başkanı Ramazan Öztürk'ün açıklamaları ve detaylar

Haber-Kamera: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

==============

Tarihin yamacındaki köy: Akçakale

Sivas'ın Kangal ilçesine bağlı Akçakale köyü, birçok uygarlığın izlerini taşımasıyla ve kaya mezarının bulunduğu konumuyla dikkat çekiyor.  Yörede, bölgeyle ilgili birçok rivayet bulunuyor.
Kangal ilçesine bağlı 150 haneli Akçakale köyü, tarihi özellikleri ile dikkat çekiyor. Geçmişte birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış bir bölgede konumlandırılan köyün üst tarafındaki kayalıklarda tarihi tam olarak bilinmeyen, ancak Hitit'lere kadar uzandığı söylenen kral mezarı bulunuyor. Antik yerleşim izleri taşıyan bölgede bulunan ve bir kısmı günümüzde tahrip olan kaya mezarı ilgi çekiyor. Kale Tepe olarak nitelendirilen alanda farklı dönemlere ait izler görülebiliyor. Mezarının bulunduğu yerden yaklaşık 200 metre ileride ise yine kaya yüzeyine kazınmış halde Grekçe bir kitabe yer alıyor. Köyde sonraki dönemlerde ise Ermenilerin yaşadığı biliniyor. Birinci derece arkeolojik sit alanı konumundaki bölge tarih meraklılarının ilgisini çekiyor.
Kangal Kaymakamlığı'nın resmi sitesindeki bilgilerde bölge ile ilgili ilginç rivayetler bulunuyor. Kaya Mezarı'nın geçmişinin Hitit'lere dayandığı iddia edilirken, mezarın Battal Gazi'nin silah arkadaşı Şemmaz Pir adıyla da anıldığı belirtiliyor. Daha önce kaya mezarının içindeki duvarlarda Hz. İsa ve Hz. Meryem'i tasvir eden resimler bulunduğu ama zamanla tahrip olduğu rivayet ediliyor. Çevre halkının ise burayı aynı zamanda Hz.İsa'nın doğduğu yer olarak değerlendirdiğine de dikkat çekiliyor.
Akçakale köyü muhtarı Adıgüzel Karabay, bölgenin kesin tarihi ile ilgili bilgi sahibi olmadıklarını belirterek, "Bizim bildiğimiz, burasının kral mezarlığı olduğu. Daha önce burada Ermeniler de yaşamış. Burada herhangi bir inceleme yapılmadı. Zaman zaman turistler geliyor, fotoğraf çekip gidiyorlar. Çok fazla bilinmiyor. Köylüler de zaman zaman ziyaret ediyorlar. Düğünler için dışarıdan gelenler merak edip çıkıyorlar. Köyümüzün ismi de buradan geliyor. Buranın turizme açılmasını, köye daha fazla turist gelmesini çok isteriz" dedi.

KIRLANGIÇLARA YUVA OLDU
Günümüzde sütunları yıkılmış halde olan kaya mezarının tavan kısımlarını kırlangıç kuşlarının sahiplenmesi dikkat çekti. Onlarca kırlangıcın kaya mezarının tavanına yuva yaptığı ve buraya yavrularını yetiştirdikleri görüldü.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Köyden drone görüntüleri
-Kaya mezarının görüntüleri
-Greekçe kitabenin görnütüsü
-Muhtarın konuşmaları
-Detaylar

Haber-Kamera: Eraydın AYTEKİN-Hüsnü Ümit AVCI/KANGAL(Sivas),

=====================

Aylık 6 bin lira maaşı bırakıp, çocukluk aşkı olan hayvancılığa başladı

Antalya'da bir yedek parça firmasının Akdeniz bölge sorumlusu olan Ömer Mırçık (32), çok sevdiği hayvancılık uğruna işinden istifa edip, kurduğu çiftliğinde çobanlık yapmaya başladı. 6 bin TL maaşı bırakıp, kızı Duru'nun adını taşıyan çiftlikte 32 koyun ve keçi besleyen Mırçık, "Bazen huzur ve rahatlık, emin olun sizi 5-6 bin liradan daha iyi yerlere getiriyor" dedi.
Antalya merkezli Akdeniz Bölgesi'ne hizmet veren bir yedek parça firmasının bölge sorumlusu olan evli ve 1 çocuk babası Ömer Mırçık, 'çocukluk aşkım' dediği hayvancılıkla uğraşmaya karar verdi. Yaklaşık 7 ay önce de 6 bin TL maaş aldığı işinden istifa edip, Isparta'nın Eğirdir ilçesine bağlı Konyabucağı mevkiindeki dağlık alanda çiftlik kurdu. Mırçık, kızı Duru'nun adını verdiği çiftliğinde 'Ildo France' koyunu ve 'Alpine keçisi' yetiştiriciliğine başladı.
ŞEHRİN STRESİNDEN KAÇIP DAĞA YERLEŞTİ
Ömer Mırçık, çocukluk hayalini nasıl gerçeğe dönüştürdüğünü şöyle anlattı:
"Antalya'da yedek parça firmasında Antalya, Burdur ve Isparta illerinde bölge sorumlusu olarak çalışıyordum. Otomasyon sistemi ve yoğun tempodan dolayı, bir de insanlarla uğraşmanın daha fazla zor geldiğini anladığımdan dolayı çocukluk hayalim ve çocukluk aşkım olan ve bu aşkı bana aşılayan babamın sayesinde hayvancılık yapmaya karar verdim. Zaten hayvancılık hayatımın bir yerinde olacaktı. Ama bunun ne zaman olacağı konusunda fikrim yoktu. Yaklaşık bir yıl önce ırk araştırmalarına başladım. Yer araştırmaları sonrasında geçen ocak ayı itibariyle şirketimden istifa edip, kiraladığımız bu bölgeye yatırım yaptık. 21 dönüm boş tarla üzerine 3 tane ısı yalıtımlı çadır sistemi kurduk. Maliyeti 150 bin TL'yi buldu. Koyun ve keçi olmak üzere küçükbaş hayvancılık yapıyorum. Dünyanın her yerinde hızlı kilo artışı olan bir ırk yetiştiriyorum."
ÇADIRINA KENDİ ÇAPINDA KİTAPLIK KURDU
Antalya'da çalışırken çok yorulduğunu, stresli ve sıkıntılı bir yaşam sürdüğünü, kitap okumaya bile fırsat bulamadığını kaydeden Ömer Mırçık, "Eşimle konuşacak halim dahi olmuyordu. Şimdi ise boş vakitlerimi kitap okuyarak değerlendiriyorum. Misafirlerime kitap veriyorum"dedi.
'ÇOĞU KADIN KABULLENMEZ'
Çiftlikte tek başına yaşayan, ailesinin ise Eğirdir kent merkezinde olduğunu anlatan Ömer Mırçık, şöyle devam etti:
"Haftanın 7 günü, 24 saat buradayım. Eşimin hakkını ödeyemem. Bu işe girerken maddi manevi desteğini esirgemedi. Sabrı konusunda desteğini esirgemedi. Şehir hayatında her gün saat 08.30'da arabalarımızın kontağına basmamız lazımdı. Ama burada canlı yetiştiriciliği yaptığım için saat 04.00-05.00'te hayata başlıyorum. Günün ilk saatinde ufak çaplı gezdirme ve hava aldırma yapıyorum. Koyun ırkı zaten 09.30'da yatışa geçiyor. Gündüz keçilerle ilgileniyorum. Hastalıkları ve ters gördüğümüz durumlar varsa bakımlarını yapıyorum. Saat 16.00'ya kadar yemleri hazırlıyorum. Hayvanların bakımlarıyla ilgili olarak buraya veteriner girmesini istemedim. Kendim yapmak istedim."
KİMSEDEN DESTEK ALMADI, HER ŞEYİ KENDİSİ YAPTI
Bu hayalini gerçekleştirirken kimseden destek almadığını, kredi ve devlet hibesi kullanmadığını da ifade eden Ömer Mırçık, "18 tane 'Ildo France' ve 13 tane 'Alpine' keçisiyle başladık. Süt verimiyle meşhur bir ırk. Amacım süt keçiciliği. Bütün hayvanlarımızı kuzu olarak aldık. 31 hayvanımız var" dedi.
'STRES VE SIKINTILI HAYAT KAZANDIĞINIZ PARAYA EŞ DEĞER DEĞİL'
Ömer Mırçık, "Primlerle beraber 6-7 bin TL civarında maaşım vardı. Şehirdeki insanların stresi ve sıkıntısı kazandığınız paraya eş değer değil. Bana '6-7 bin TL maaşı alıyorsun, niye geldin' diyorlar. Ama huzur ve rahatlık 5-6 bin TL'lerden daha iyi yerlere getiriyor. 1 yıl gelir beklemiyorum. Hayvan satışı olması halinde de parayı sermaye olarak kullanacağım" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
----------
Ömer Mırçık hayvanlarla ilgilenirken
Ömer Mırçık'tan ve hayvanlardan detay
Ömer Mırçık röportaj
Hayvanlardan ve Ömer Mırçık'tan detay
Ömer Mırçık röportaj
Detayla

Haber-Kamera: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA,

========================


Çizgi Film Değirmeni'nde öğretmen ve öğrencilere kamp

Antalya'nın Kaş ilçesindeki Çizgi Film Değirmeni'nde- The Cartoon Mill çizgi film kampı düzenleniyor. Kampa katılan öğretmen ve öğrencilerin yanı sıra diğer katılımcılara çizgi film yapımı öğretiliyor. Öğretmenler öğrendiklerini eğitimlerde kullanıp, öğrencilerine aktarıyor.
Kaş'a bağlı Sahil Kılınçlı Mahallesi'ndeki eski köy ilkokulunda 3 yıl önce Fatih Küçük tarafından Kaş Kaymakamlığı, Kaş Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün destekleriyle yaşama geçirilen Çizgi Film Değirmeni, 2 yıl önce de Sahil Kılınçlı Mahallesi- Kaş karayolu üzerindeki 4 bin metrekarelik alana taşındı. 20 kişilik yatakhane, kütüphane, çizgi film müzesi, mutfak, sinema salonu, oyun alanı gibi bölümlerle hizmet vermeye başlayan Çizgi Filim Değirmeni'nde, öğretim yılı içinde Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Kemer ve Elmalı ilçelerinden hafta sonu yatılı veya günübirlik gelen 1000 öğrenciye ücretsiz olarak çizgi film eğitimi veriliyor. Yatılı olarak 20 öğrencinin kabul edildiği Çizgi Film Değirmeni'nde yaz döneminde 3 günlük veya haftalık olarak çizgi film kampı düzenleniyor. Bu kamplarda 3 günlük yemek karşılığı olarak 100 lira ödeniyor. Üç yıldır düzenlenen çizgi film kampına katılan ulusal ve yabancı sanatçılar, eğitim veriyor.
Tablet bilgisayar ve cep telefonunun kullanıldığı eğitimlerde temel çizgi film yapımı öğretiliyor. Kampa katılan öğretmenler aldıkları bilgileri öğrencilerine aktarıyor. Çizgi film öğretmenler tarafından eğitimin bir parçası olarak kullanıyor ve eğitim ortamları zenginleştiriliyor. Etkinlik kapsamında kitap okuma, kamp düzenlemesi çalışmaları, taş toplama ve çiçek sulama gibi aktivitelerin yanı sıra eğlenceli oyunlar da oynanıyor.
'ÇİZGİ FİLM YAPMAYI ÖĞRENİYORUZ'
Kampa İzmir'den katılan öğrenci Güven Yalçın, "Burada doğanın içinde çizgi film yapmayı öğreniyoruz. Bazen kolay teknikleri, bazen zor teknikleri öğreniyoruz. Ama en güzeli doğanın içinde olmak. Doğanın içinde farklı farklı etkinlikler de yapıyoruz" dedi.
'DOĞANIN İÇİNDE OLMAKTA KEYİFLİ'
Kampa İzmir'den atılan ilkokul öğretmeni Uğur Ergenç, "Bir ilkokul öğretmeni olarak teknoloji farkındalığımı geliştirmeye çalışıyorum. Bunun en önemli araçlarından birinin çizgi film olduğunu düşünüyorum. Bunun için burayı tercih ettim. Aynı zamanda doğanın içinde olmakta keyifli" diye konuştu.
'ÇİZGİ FİLMİN İNSANLARIN UFKUNU GELİŞTİRİYOR'
Kampa İzmir'den katılan Nazlı Özbağ, "Çizgi filmin insanların ufkunu geliştirdiğini düşünüyorum. Bu nedenle buraya çizgi film tekniklerini öğrenmeye geldim. Burada doğanın içinde yeni arkadaşlar edindim. Çok eğlenceli bir yer burası" dedi.
'TÜRKİYE DÜNYA ÇİZGİ FİLM SEKTÖRÜNDE GERİLERDE'
Çizgi Film Değirmeni'nin kurucusu ve sanatçı Fatih Küçük de şöyle dedi:
"Ne yazık ki Türkiye dünya çizgi film sektöründe gerilerde. Dolayısıyla bizim de Türkiye çizgi film piyasasını ve Türkiye çizgi filmini desteklememiz gerekiyor. Çizgi film yapmak isteyen insanları burada destekliyoruz. Çizgi filmin ülkemizde de gelişip, dünyaya yayılması için mücadele ediyoruz. Yılda 1000 öğrenciye çizgi film eğitimi veriyoruz. Özellikle tablet bilgisayar ve telefonun faydalı kullanımı açısından, üretime dahil olması açısından çocuklara burada eğitimi, tablet ve telefonlarla veriyoruz. Dolayısıyla tablet ve telefonu da faydalı şekilde eve gittiklerinde kendileri için de çizgi film üreterek kullanabiliyorlar."

Görüntü Dökümü
-----------
-Çizgi film kamp alanından değişik bölümler
-Çalışmalardan bölümler
-Sosyal etkinliklerden bölümler
Röportajlar

199 MB/// 06.15"

Haber-Kamera: Ahmet ACAR/KAŞ (Antalya),

==============

Karadeniz'in yeni gözdesi Badara Yaylası

RİZE'de yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra tatilcilerin akınına uğrayan Badara Yaylası, yeşil doğası ve muhteşem manzarasıyla ilgi görüyor. Çam ağaçlarının arasından çıkılan yolla ulaşılan yayla, doğal güzelliği ile ziyaretçilerini büyülüyor.
Karadeniz'de yaz sıcaklarından bunalanların adresi yaylalar oluyor. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde Kaçkar Dağları'nın eteğindeki minik gölü, doğal güzelliği ve eski tip evleriyle ünlü Badara Yaylası da, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oluyor. Yaylaya gelenler, doğa yürüyüşü yapıyor, temiz havanın ve bol oksijenin keyfini sürüyor. Yaylacılar da, doğal güzelliği ile öne çıkan yaylayı gözü gibi korumaya çalışıyor. Minik gölü ve vadilerine çöken sisi, yemyeşil bitki örtüsü gibi birçok güzelliği doğasında barındıran Badara Yaylası son yıllarda çok sayıda ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor. Badara Yaylası'nı ziyaret etmek isteyen turistler, öncelikle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye'nin en ihtişamlı kalesi olarak belirlenen Zilkale'yi görüp buradan yaklaşık yarım saatlik yolcuğun ardından Badara Yaylası'na ulaşıyor. Ziyaretçiler, yaylanın ortasında yer alan gölün etrafında sıkça anı fotoğrafı çektirip salıncakla da sallanıyor. Yaylada yer alan az sayıda evlerin eski dokusunu koruyan yaylacılar ise, yörede hayvancılık yapıyor.
'İNSANIN GÖNLÜ AÇILIYOR'
İstanbul'dan tatile geldiği Karadeniz'de yaylayı ziyaret eden İlhan Parçalı, muhteşem doğaya hayran kaldığını söyleyerek, "Buraya geldiğimde sabah kuş cıvıltıları, cırcır böcekleri var tertemiz hava var. Ama maalesef buralarda da plansız yapılaşmalar oluyor buna da üzülüyorum. Buralar harika yerler. Adeta oksijen dolu. İnsanın yüreği ve gönlü açılıyorö dedi.
'BURALAR CENNET GİBİ'
Adana'dan tatil için geldiği Karadeniz'de Badara Yaylası'nı ziyaret eden Taner Erdem, "Buralar cennet gibi. Huzur temiz hava yeşillik hepsi bir arada. Daha önce buraları görmedik. İlk defa geldim inşallah tekrar geleceğimö diye konuştu. Sıcaklardan bunalıp Rize'ye geldiklerini belirten Dilan Kızıltaş, "Sıcaklarda yaylalar serin oluyor. Uzungöl Ayder'e uğramadık. Oralarda çok kalabalık yoğunluk olduğunu duyduk. Burası daha güzelö ifadelerini kullandı.
FİLM ÇEKİLEN YAYLAYA İLGİ
Badara Yaylası'nda işletmeci Fatma Keskin ise, "Burada film çekilmişti, tanıtım oldu ve birçok kişi geldi. Ardından bir salıncak ve işletme yaptık. Bu yıl çok sayıda kişi buraya geldi. Çay kahve veriyorduk. Şimdi yemek yiyebiliyor piknik yapılabiliyor. Süt peynir yağ ihtiyaçlarını karşılıyorlar" diyerek herkesi yaylaya davet etti.

Görüntü Dökümü
------------
-Yayladan görüntüler
-Ziyaretçiler detaylar
-Vatandaşların salıncakta sallanması
-Turistlerin gezi ve yürüyüşleri
-Röp ve genel detaylar

BOYUT: 511 MB

Haber-Kamera: Aytekin KALENDER/RİZE, -

======================



Polis, Güncel

Kaynak: DHA

21.10.2019 06:00:31