DHA YURT BÜLTENİ - 4

Şehit Atakan Arslan'ın faili, ağzında jiletle polislere saldırmış DİYARBAKIR'da kimlik kontrolü sırasında açılan ateşle şehit olan polis memuru Atakan Arslan'ın (31) faili M.E.C.'nin (25), gözaltına alındığında ağzında jiletle polislere saldırdığı ortaya çıktı.

DHA YURT BÜLTENİ - 4
01.06.2020 11:02 | Son Güncelleme: 01.06.2020 11:02

Şehit Atakan Arslan'ın faili, ağzında jiletle polislere saldırmış

 

DİYARBAKIR'da kimlik kontrolü sırasında açılan ateşle şehit olan polis memuru Atakan Arslan'ın (31) faili M.E.C.'nin (25), gözaltına alındığında ağzında jiletle polislere saldırdığı ortaya çıktı. Kıyafetleri çıkarılıp aranan M.E.C.'nin iç çamaşırında da bir jilet bulunduğu bildirildi.

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Cumartesi günü 'dur' ihtarında bulunan polis memuru Atakan Arslan'a tabancayla ateş açıp, şehit eden M.E.C.'nin, dün gözaltına alındığı hatırlatıldı. M.E.C.'nin, elleri önden kelepçeli halde ekip otosuyla götürüldüğü sırada ağzından çıkardığı jiletle polislere saldırıp, tehdit ettiği ve iç çamaşırının lastik bölümünde ikinci jilet ele geçirildiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Bazı sosyal medya hesaplarında ve internet haberlerinde, 30 Mayıs 2020 günü şehit olan meslektaşımız polis memuru Atakan Arslan'ı şehit eden M.E.C. isimli şahsın yakalanması sonrasına ait olduğu bildirilerek çeşitli görüntülerin paylaşıldığının görülmesi üzerine konu hakkında açıklama yapılması gereği duyulmuştur. Olayın faili M.E.C. isimli şahıs, yakalandıktan sonra ilgili adli birime intikal ettirmek üzere elleri önden kelepçelenmek suretiyle ekip otosuna bindirilmiş, şüpheli şahsın araç hareket halinde iken ağzından çıkardığı jilet ile görevli personelimize saldırması ve tehdit etmesi üzerine görevlilerimizce artan oranda maddi kuvvet uygulanmak suretiyle bahse konu jilet muhafaza altına alınmıştır. İlgili adli birime intikal ettirilen M.E.C. isimli şüpheli şahsın, ekip otosunda ağzından jilet çıkarmasıyla oluşan makul şüphe nedeniyle, kendisinin ve görevlilerimizin güvenliği sağlamak adına daha detaylı arama yapılacağı esnada direnmesi üzerine orantılı güç kullanılarak kıyafetleri çıkartılmış ve iç çamaşırının bel bölümündeki lastik kısmında bir adet jilet daha bulunmuştur. Gerçekleştirilen tüm işlemler ve adli inceleme yapmak üzere muhafaza altına alınan kesici aletler, yakalama, arama tutanağında yer almaktadır. Bazı sosyal medyada hesaplarında paylaşılan görüntü üst arama işlemi esnasında çekilmiş olup, konu ile ilgili idari tahkikat, tespit edildikten hemen sonra başlatılmıştır."  

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE 

DİYARBAKIR,

=======================

Ablasını şiddetten korumak isterken öldürülen üniversiteli Mehmet Ali, ailesine de bakıyormuş

 

KONYA'da, eniştesi tarafından şiddet gören ablasının durumunu konuşmak için eniştesinin ailesinin evine giden ve demir çubuklarla dövülerek öldürülen üniversite öğrencisi Mehmet Ali Demirel'in (23) kız kardeşi Emine Demirel (17), "Biz bu insanların gaddar olduğunu bildiğimiz için konuşmak için de olsa ağabeyimi durdurmak istedik. Gitme, etme dedik. Ağabeyim gece hazırlandı ve bize 'korkmayın' dedi. Ağabeyim evimizin reisiydi. Babam kanserden ölünce çalışmak zorunda kaldı" dedi. Mehmet Ali Demirel'in eniştesinin ailesi tarafından dövüldüğü gün ise kanserden ölen babası Kadir Demirel'in birinci ölüm yıl dönümü olduğu öğrenildi.

Olay, 27 Mayıs Çarşamba günü saat 01.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Mehmet Akif Mahallesi İsmet Bey Sokak'ta meydana geldi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 2'nci sınıf öğrencisi Mehmet Ali Demirel, Avusturya'nın Viyana kentinde yaşayan ve iddiaya göre eşi Mehmet Koç'tan sürekli şiddet gören ablası 3 çocuk annesi Gülsen Koç'un durumunu öğrenince, konuşmak için aynı yaştaki arkadaşı Oğuzhan Ü. ile birlikte eniştesinin ailesinin evine gitti. Demirel, eniştesinin ailesini konuşmak üzere dışarıya çağırdı. Dışarıya çıkan eniştesinin babası Hüseyin Koç (71) ile çocukları Adil Koç (48) ve İsa Koç (46) ellerindeki demir çubuk ve sopalarla Mehmet Ali Demirel'e saldırdı. Aldığı darbeler sonucu ağır yaralanan Demirel, ambulansla Konya Numune Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Baş kısmında ve vücudunun çeşitli yerlerinde aldığı darbelere bağlı olarak kesik ve darp izleri oluşan Mehmet Ali Demirel, yapılan müdahalelere rağmen iki gün önce kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili gözaltına alınan Hüseyin Koç, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, Adil ve İsa Koç ise tutuklandı.

'OLAY GECESİ SÜREKLİ TEHDİT EDİLDİK'

Olay gecesi eniştesinin babası Hüseyin Koç tarafından hem kendisinin hem de yakınlarının defalarca aranarak tehdit edildiğini ileri süren Emine Demirel, ablasının da eniştesi tarafından sürekli şiddete uğradığını iddia etti. Yaşananları anlatan Demirel, şunları söyledi:

"Avusturya'nın Viyana kentinde yaşayan ablam, eniştem tarafından şiddet görmüş. Yeğenim de polisi aramış. Poliste ablamı sığınma evine götürmüş. Olay günü gece saatlerinde yurt dışındaki eniştemin babası, bizim buradaki ailemizi, kuzenlerimi, akrabalarımı aramış. Annemin telefonunu bulmaya çalıştılar. 'Herkesi aradan çekin, aradan çekmezseniz çok kötü sonuçları olur' deyip, bana da küfretmeye başladı. Polisi ve herkesi aradan çekin diyerek, tehdit edildik. Olay gecesi tekrar tekrar aranarak bizlere küfürler ettiler. 70 yaşındaki dedem yaşında bir insan beni arayarak, 'Ben senin gibilerin kafasını çok ezdim. Seninkini ezmek çok zor olmaz. Zaten babanız da yok' gibi konuşmalarda bulundu. Bunlar olurken ağabeyim çalıştığı dondurma fabrikasında gece vardiyasındaydı. Bu olaylardan haberi yoktu. Ağabeyim gece işten eve geldi. Ağabeyim geldikten sonra telefon tekrar çalınca, 'Bu saatte arayan kim?' diyerek telefonu açtı. Ağabeyime de telefonda küfredip, kapattılar. Ben de ağabeyime niye küfredip kapattıkları için bir açıklama yapmak zorunda kaldım."   

'GİTMEMESİNİ İSTEDİK AMA AĞABEYİM KORKMAYIN DEDİ'

Ağabeyinin 'Madem böyle bir problem var. Aile büyükleri olarak oturup konuşalım' düşüncesiyle oraya gittiğini belirten Emine Demirel, "Ağabeyim, 'kız çocuğunu arayıp küfredeceğine, madem bir problem var erkek erkeğe oturup konuşalım' dedi. Biz bu insanların gaddar olduğunu bildiğimiz için konuşmak içinde olsa biz ağabeyimi durdurmak istedik. Gitme, etme, dedik. Ağabeyim gece hazırlandı ve bize 'korkmayın' dedi. Annem o esnada ağlıyordu. 'Oğlum, bu insanlar böyle, gitme' dedi. Ağabeyim bir arkadaşını da alıp, beraber gitmiş. Bizim babamız öldüğü için evimizin reisi ağabeyim. Ağabeyim maden bir problem var aile büyükleri olanak oturup konuşalım diye konuya baktı. Arkadaşına sen arabada bekle ben konuşup geleyim demiş. Baba ve iki oğlu ağabeyimi eve çekmeye çalışmışlar. Arkadaşının dediğine göre ağabeyim konuşmaya çalışırken birden sesler yükselmiş. Demir çubuğu ağabeyimin göğsüne saplamışlar. Kafasına sayısız darbeler vurmuşlar. Orada yere yığılmış. Ağabeyimin arkadaşına yönelik de onu da tutup, öldürün gibi söylemlerde bulununca arkadaşı olay yerinden kaçmış. Polisi arayarak yardım istemiş. Oğulları biz yaptık dese de olayın içerisinde babaları da var. Beni arayıp defalarca tehditlerde bulundu. Babanın kesinlikle tutuklanması gerekiyor. Bütün iş onlardan başlıyor" diye konuştu.

'BABAM KANSER OLUNCA AĞABEYİM ÇALIŞMAK ZORUNDA KALDI'

Ağabeyinin tek isteğinin okuyup babasını gururlandırmak olduğunu belirten Emine Demirel, ağabeyinin babasının kansere yakalanmasının ardından çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Demirel, "Babamın kanser hastalığı süreci vardı. Bir anda kanser çıktı. Babamın çok büyük bir isteğiydi ağabeyimin kamu yönetimine girmesi. Ağabeyim de babamın isteğini yerine getirmek istedi. Biraz geç oldu ama yaptı, çalıştı ve başardı. Necmettin Erbakan Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü 4 yıllık olarak kazandı. Babamın kanser hastalığı ilerlemişti. Babam ondan sonra çalışamamaya ve tedavi görmeye başlamıştı. Ağabeyim evin tek erkeği olarak çalışmak zorunda kaldı. Ağabeyim her zaman güçlü davrandı. Her zaman bize güç verdi. Ağabeyim okulunu dondurmak zorunda kaldı. Ağabeyimin niyeti okumaktı ancak; mecburiyetten çalıştı. Ben kazanıp gireceğim ve babamı gururlandıracağım diyen bir insandı. Bizi de hep böyle teşvik etti. Bize de hep okumamızı söyledi. Benim çalışmama izin vermedi. Bana, 'Yeter ki oku, dersine çalış gerekirse ben evlenmem, askerliği de tecil ettiririm sen okuduktan sonra askere giderim sen yeter ki oku' dedi. Hayali hep okumaktı. Nereden, nasıl okurum diye hep araştırırdı. Babam öldükten sonra bize baba olmaya çalıştı. Bu insanlar önce ablamı korkutuyor, yetmiyor yeğenlerimi korkutuyor ve sonunda ağabeyimi katlediyor. Ben adalete güveniyorum ve sesimi duyurmak istiyorum. Başımda ne babam var ne ağabeyim. Babam bunu görseydi kahrından ölürdü. Benim ikinci babam da elimden alındı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

-----------------------

Emine Demirel röp.

Ailesinden detay

Hastane dışından detay

Haber- Kamera: Tolga YANIK- Dilan DUMANOĞLU KONYA

=========================

Ehliyetsiz sürücünün traktörüne kamyonet çarptı: 3 yaralı

 

ELAZIĞ'da, ehliyetsiz sürücünün arka farları yanmayan traktörüne kamyonet, arkadan çarptı. Kazada 3 kişi, hafif yaralandı.

Kaza, dün gece, Elazığ- Malatya yolunun 25'inci kilometresindeki Yolçatı kavşağında meydana geldi. Ehliyeti olmayan D.K. yönetimindeki 23 EB 687 plakalı ve arka aydınlatma farları yanmayan traktöre, M.S.G.'nin kullandığı 23 HV 766 plakalı kamyonet arkadan çarptı. İhbarla kaza yerine, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Hafif yaralanan 3 kişiye, sağlık ekibi tarafından kaza yerinde müdahale edildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

----------

Olay yeri

Araçlardan detay

Genel ve detay

Haber-Kamera: Ahmet ÇÖTELİ/ELAZIĞ,

========================

Kimliği kamera görüntüsünden belirlenen hırsızlık şüphelisi tutuklandı

GAZİANTEP'te, okul kantininden hırsızlık yapan ve kimliği güvenlik kamerası görüntüsünden belirlenerek, yakalanan E.B., mahkemece tutuklandı.

Eydibaba Mahallesi'ndeki ilkokulun kantinini işleten kişiler, televizyon ve çeşitli malzemelerin çalındığını fark edince durumu polise bildirdi. Kantindeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, pencereden içeri giren ve hırsızlık yapan kişinin, çok sayıda suç kaydı bulunan E.B. olduğunu belirledi. Adresine düzenlenen baskınla yakalanan E.B. gözaltına alındı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen E.B., 'hırsızlık' suçundan tutuklanarak, cezaevine konuldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Şüphelinin pencereden kantine girişi

Şüphelinin televizyonu sökmesi

Şüphelinin çekmeceleri karıştırması

Genel ve detay görüntüler

Haber: Hasan KIRMIZITAŞ - Kamera: GAZİANTEP- DHA)

========================

Elazığ'da konteyner kentlerde hayat normale dönmeye başladı

ELAZIĞ'da, 24 Ocak'ta meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremde evlerinin yıkılmasıyla yerleştirildikleri konteyner kentlerde hayata devam eden vatandaşlar, koronavirüs sonrası normalleşme sürecine girdi.

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de etkisini gösteren koronavirüs salgınına karşı ülke çapında önlemler alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Mayıs'ta kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, koronavirüs salgını nedeniyle yaklaşık iki buçuk aydır devam eden bazı kısıtlamaların 1 Haziran itibarıyla son bulacağını açıkladı. Normalleşme süreci kapsamında alınan bir dizi önlem kaldırılırken, Elazığ'da 24 Ocak'ta meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından il merkezinde 3, Sivrice ilçesinde 1 olmak üzere 4 konteyner kentte de yaşam normale dönmeye başladı.

'KURALLARA UYMAMIZ GEREKİYOR'

422 aileden oluşan ve 1355 kişinin kaldığı Aşağı Demirtaş Geçici Konaklama Merkezi'nde yaşayan Necdet Kaymaz (65), depremde evinin yıkılması nedeniyle konteyner kente geldiğini dile getirerek, "Önemli olan önlemlerimizi almamız, sosyal mesafeyi korumamız, maske kullanmamız, temizliğimize dikkat etmemiz. Böyle olursa Allah'ın izniyle bu hastalıktan ülkemiz inşallah kurtulacak. Bizlerin de vatandaş olarak kurallara uymamız gerekiyor" dedi. 

Necdet Kaymaz'ın eşi Semra Kaymaz da, deprem nedeniyle evlerini kaybettiklerini ifade ederek, "Cumhurbaşkanımız sağ olsun, konteyner kentlere yerleştik. Covid-19'dan dolayı da ister istemez mağdur olduk. Kısıtlamalar bugünden itibaren sona erdi. Bundan sonra kapılarımızın önünde güvenle oturabileceğiz. Tabii tedbirimizi alarak çıkacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız" diye konuştu. 

'NORMAL HAYATA YAVAŞ YAVAŞ DÖNÜLECEK'

AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ da, normal hayata yavaş yavaş dönüleceğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Genelgeler doğrultusunda belli kısıtlamalarla birlikte normal hayata döneceğiz. İnşallah maskeye, hijyene, sosyal mesafeye ve bütün bunlara dikkat etmek kaydıyla geçmişte olduğu gibi serbest bir yaşam tarzına döneceğiz. Dikkat etmeye devam etmemiz gerekiyor, aksi takdirde 10-20 gün sonra Allah korusun önemli bir vaka artışı olduğunda tekrar kısıtlama olacak. Bu kısıtlamaların devam etmemesi için bu kurallara riayet edilmesi gerekiyor. İnşallah dikkat etmek suretiyle de her geçen gün veya hafta bilim kurulu, Cumhurbaşkanımızın nezdinde yapılan toplantılardan daha normal hayata dönecek şekilde tedbirleri yavaş yavaş kaldırılır. Söylediğim gibi bu kurallara milletçe riayet edersek daha rahat ederiz."

Kaynak: DHA