DHA YURT BÜLTENİ-5

51)DOĞAL SİT ALANINA HES PROJESİNE TEPKİRİZE'nin Fındıklı ilçesinde doğal sit alanı Çağlayan Vadisi'nde hidroelektrik santral (HES) yapımı için başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci tepkilere yol açtı.

17.07.2019 11:33 DHA YURT BÜLTENİ-5

DHA YURT BÜLTENİ-5

1)DOĞAL SİT ALANINA HES PROJESİNE TEPKİ

RİZE'nin Fındıklı ilçesinde doğal sit alanı Çağlayan Vadisi'nde hidroelektrik santral (HES) yapımı için başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci tepkilere yol açtı. Bugüne kadar verdikleri çevre ve hukuk mücadelesi ile vadilerini koruduklarını belirten yöre halkı, HES yapımına karşı mücadele edeceklerini duyurdu. İlçede 'Derelerin anası' lakabıyla tanınan Melahat Alişan, (78) "Bu derelere iyi bakalım, yazıktır" dedi.
Tarihi ahşap evleri, kemer köprüleri ve zengin bitki örtüsüne sahip Fındıklı ilçesi Çağlayan Vadisi, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca 2008 yılında 1'inci derecede doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı. Vadide yapılmak istenen HES projeleri de verilen hukuk ve çevre mücadeleleri ile iptal edildi. Vadide yeni bir HES projesi için ÇED süreci başlatıldı. 14 bin metrekarelik ormanlık alan içerisine yapılması planlanan proje için halkın görüşünü başvurulacak. Bugüne kadar verdikleri çevre ve hukuk mücadelesi ile vadilerini koruduklarını belirten yöre halkı, HES yapımına karşı mücadele edeceklerini duyurdu.
'BU DERELERE İYİ BAKALIM'
7'den 77'ye çevre mücadelesi veren yöre halkı arasında enerji şirketi temsilcilerinin önünü yere yatarak kestiği görüntüleriyle 'Derelerin anası' diye tanınan Melahat Alişan mücadelesini sürdürüyor. Gününü vadide geçiren, dere kenarlarında nöbet tutan Melahat Alişan, vadiden yaz-kış bir an olsun ayrılmıyor. Annesinin sancılandığı dönemde eve yetişemeyince kendisini dere kenarında doğurduğunu anlatan Melahat Alişan, doğduğu gün kendisini derede yıkadıklarını belirtti. Derelere sevdalı olduğunu ifade eden Alişan, "Bu derelere aşırı bir sevdam var. 18 yaşında evlendim. Yukarıdaki mahalleye gelin gittim. Evlendiğimde bu dere ile yattım bu dere ile kalktım. Gençliğim bu derelerde geçti. Evlendiğimin ertesi günü kocamın yanından kalkarak yine bu dereye geldim. Ben deremizi bu kadar çok seviyorum. Bu dereleri korumak için mücadele edeceğim. Bu derelere Almanya'dan, İstanbul'dan, Ankara'dan yazın insanlar gelerek doluşuyorlar, parasız yüzüyorlar. Bu derelere iyi bakalım, yazıktır. Ben bugün varım yarın beklide toprak olacağım. Bana kar olmazö dedi.
'SUYUMUZA DOKUNMASINLAR'
Fındıklı Derelerini Koruma Platformu Sözcüsü Hüseyin Acar da yöre halkının 13 yıldır derelerini HES'lere karşı koruduğunu belirterek "HES projeleri dereleri kurutarak doğal yaşama zarar veriyor. Burası Türkiye'nin en ücra köşesindeki en küçük bir ilçesi ama mücadelesiyle, yaşamıyla, horonuyla, kültürüyle, gelenekleriyle, tarımıyla, kemer köprüleriyle, taş evleriyle burası bir kültür ve zenginlik yeri. Atalarımız buraların değerini bilmiş, bize emanet etmişler. Biz de ihanet etmemek, yaşam alanlarımızı korumak için HES, maden, ıslah, duvar hiçbir şeyin bozulmasını istemiyoruz" dedi.
'BİZİ RAHAT BIRAKSINLAR'
İlçede 13 yılda yapılmak istenen 24 ayrı HES projesine karşı mücadele yürüttüklerini anlatan Acar "Bu su bizim yaşam kaynağımızdır. Bu sudan tarım, hayvancılık, herkes yararlanıyor. Çay üretenler bu suyu kullanıyor, insanlar derede yüzüyor. Suyumuzu bizden almasınlar. Biz kimseden bir şey istemiyoruz, kimsenin malında, servetinde gözümüz yok. Canlılar, doğa, insanlar burada. Bu kadar HES yapıldı, kime ne faydası olmuş? Doğayı talan edince olan felaketleri görüyoruz. Başımıza ne geldiyse bunlar sayesinde gelmiştir. Bu yetkililer, bilim adamları denen insanlar film adamları olmuşlar. Raporlar veriyorlar ama raporların sonucunda olan felaketleri görüyoruz. Doğa, iklim, su, hayat bozuldu. İnsanları çileden çıkarmasınlar, bizi rahat bıraksınlar" diye konuştu.
Seniye Özkaya da "Doğamın bozulmaması için HES istemiyorum. Biz bu doğada yaşıyoruz, tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Benim her şeyden önce nefes alabilmem için bu doğaya, suya ihtiyacım varö ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
---------------------
-Vadide bulunan köyde vatandaşların çay toplaması
-Çağlayan vadisinde bulunan dereden detaylar
-Köyden görüntüler
-Röportajlar
-Genel detaylar

Haber: Selay SAYKAL Kamera: SELÇUK BAŞAR/DHA-TRABZON

=====================================================

2) İLK KAZMAYI ATATÜRK'ÜN VURDUĞU YENİLENEN DEMİRYOLU HATTI AÇILIYOR

TÜRKİYE Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün temelini atarak açılışını yaptığı 88 yıllık Samsun-Sivas Kalın Demiryolu Hattı'nda, 4 yıl önce Avrupa Birliği (AB) hibe fonlarının desteği ile başlatılan modernizasyonda sona gelindi. 378 kilometrelik demiryolu alt yapısı yenilenen güzergahta, 38 köprü yıkılarak yeniden inşa edildi, 40 tarihi köprü restora edildi, 12 tünel iyileştirildi, 121 hemzemin geçitin kaplamaları yenilenerek otomatik bariyerli sinyalizasyon sistemine entegre edildi. Test ve devreye alma işlemleri devam eden hat, gelecek ayın sonunda yeniden ulaşıma açılacak. Karadeniz'in Anadolu'ya açılan iki demiryolu hattından biri olan Samsun-Sivas Kalın hattı ile yolcu ve bölgedeki limanlardan yük taşımacılığı yapılacak.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 21 Eylül 1924'te ilk kazmayı vurarak çalışmalarını başlattığı, 378 kilometrelik Samsun-Sivas Kalın Demiryolu Hattı, 30 Eylül 1931'de tamamlandı. O tarihte Atatürk tarafından hizmete açılan hat ile Karadeniz ve Anadolu arasında yolcu ve yük taşımacılığı yapıldı. Demiryolu hattı için 4 yıl önce AB hibe fonları desteği ile modernizasyon projesi hazırlandı. Proje ile demiryolu alt yapısı platform genişliği 6.70 metre olacak şekilde zemin iyileştirmesi yapılarak yenilendi. Güzergahtaki 38 köprü yıkılarak yenilendi, 40 tarihi köprü restore edildi. 2 bin 476 metre uzunluğundaki 12 adet tünelde iyileştirme çalışması yapılan hattın ray, traves, balast, makas üst yapısı değiştirildi. Gar ve istasyonların yolcu platformları engellilerin ulaşımlarını sağlayacak şekilde yenilendi. Avrupa Birliği standartlarında sinyalizasyon ve telekomünikasyon tesisleri kuruldu. 121 adet hemzemin geçidin kaplamaları yenilenerek otomatik bariyerli hale getirildi, sinyalizasyon sistemine entegre edildi. 259 milyon Euro'ya mal olan projenin 148.6 milyon Euro'luk kısmı ise AB hibe fonlarından karşılandı.Test ve devreye alma işlemleri devam eden hat, ağustos ayı sonunda yeniden ulaşıma açılacak.

'AÇILIŞINI GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BİZZAT YAPTI'

Samsun'dan başlayan Sivas'ın Yıldızeli ilçesi Kalın Köyü'ne kadar ulaşan 378 kilometrelik demir yolu hattında yapılan çalışmaların yolcu ve yük taşımacılığı açısından çok önemli olduğunu söyleyen AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz, "900 kilometrelik Karadeniz sahilinde iki yerden demiryolu bağlantısı ile Anadolu'nun içerisine girilmiş. Osmanlı'nın son dönemlerinde demiryolu hattının iyileştirilmesi, demiryolu ulaşımının o günün şartlarında inşa edilmesiyle ilgili çabalar sürerken Samsun'dan Sivas'a, Sivas'tan da Anadolu'nun içlerine demiryolu sistemine entegre olacak hatlardan bir tanesinin yapımı Samsun'dan planlanıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de bizzat açılışını yaptığı, bu demiryolu Türkiye'deki demiryolu ağının önemli bir parçası. Karadeniz'den içeriye iki tane önemli demiryolu hattı var, biri Zonguldak diğeri Samsun hattı. Genç Cumhuriyet, Osmanlı'nın bu projelerini o fakir millet elinden geldiği oranda ekonomik gücünü kullanarak bunları inşa ediyor. Bu hatlar bitirilip aktif hale geldikten sonra bu hatlardan Türkiye'nin Karadeniz'e açılan iki tane kapısını inşa edelim diye Samsun ve Zonguldak limanları inşaatı başlatılıyor. Demiryolu hattı limanı da gerekli hale getiriyorö dedi.

'148.6 MİLYON EURO'SU AB HİBESİ'

Samsun-Kalın tren yolu hattının iyileştirilmesi, günün şartlarında hattın taşıma kabiliyetinin artırılması, yıpranmış olan sanat yapılarının iyileştirilmesi, ray ve traveslerinin yenilenmesine dönük olan bir ihalenin son 10 yılda planlandığını anlatan Yılmaz, "259 milyon Euro'luk ihale bedelinin 148.6 milyon Euro'su Avrupa Birliği'nden hibe olarak alındı. Samsun-Kalın hattı ülke ekonomisinin hatta dünya ekonomisine de katkı sağlayacağı varsayılan Samsun Limanı'nı efektif bir şekilde içeriye bağlayabilecek bir taşıma kabiliyeti olan bir hat haline getirilmesi Avrupa Birliği'nin de işine geliyor. Bu hattın iyileştirilmesiyle ilgili projede çok büyük bir hibe ile birlikte bu hatta çalışmalar yapılıyor. Çalışmalarda yüzde 96 fiziki gerçekleşme sağlanmış durumda. Ağustos ayında da tamamlandıktan sonra hat komple Samsun Limanı'ndan Anadolu'nun içlerine kadar hem ray teknolojisi, hem sanat yapılarıyla günün teknolojisine uygun bir alt yapıya sahip halde açılacakö şeklinde konuştu.

SAMSUN-SİVAS KALIN DEMİRYOLU HATTI

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, 21 Eylül 1924'te ilk kazmayı vurarak çalışmalarını başlattığı, 378 kilometrelik Samsun-Sivas Kalın demiryolu hattı, 30 Eylül 1931'de tamamlandı. Demiryolu hattı Cumhuriyet Dönemi'nde devlet eliyle inşa edilmeye başlanan ikinci demiryolu hattıdır. Karadeniz'in Anadolu'ya açılan iki demiryolu hattından biri olan ve Samsun Limanı'nı İç Anadolu Bölgesi'ne bağlamak amacıyla inşa edilen Samsun-Sivas Kalın hattı 39 istasyondan oluşuyor. Samsun'dan başlayan hat Amasya ve Tokat illerinden geçerek Sivas'ın Yıldızeli ilçesine bağlı Kalın Mahallesi'nde Ankara-Kars Demiryolu hattı ile birleşmektedir. Samsun-Sivas Kalın Demiryolu yenileme projesiyle; yük taşımacılık potansiyeli yüksek olan hat kesiminde tren hızları, hat kapasitesi ve kabiliyeti arttırılarak daha konforlu, güvenli ve hızlı bir işletmecilik yapılması, bakım maliyetlerinin azaltılması amaçlandı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Atatürk'ün temel attığı dönemdeki fotolar
-Demir yolu hattından detaylar
-Drone ile detaylar
-Muhabir anonsu
-Röportaj

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/SAMSUN,

=====================================================

3)VAN VE ÇEVRESİ İÇİN MİDE KANSERİ UYARISI

Van Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Dr. İhsan Gündüz, bölgede yaygın olarak görülen mide kanseri riskine dikkat çekti. Aşırı tuzun mide kanseri için önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Dr. Gündüz, "Bölgede tuzlu balık ve tuzlu otlu peynir aşırı şekilde tüketiliyor. Yemeklerde de aşrı tuz kullanılıyor. Mide kanseri için bunlar önemli faktörler. Bölge halkının ve hastalarımızın kesinlikle tuzu azaltmaları lazım" dedi.
Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Dr. İhsan Gündüz, Van ve çevre illerden yoğun bir şekilde hasta kabul ettiklerini ve tedavilerini yaptıklarını belirtirken, özellikle mide kanserinin bölgede yaygın olduğunu ifade etti. Her kanserin bazı belli başlı risk faktörleri olduğunu belirten Dr. Gündüz, Van ve çevre illerde aşırı tuz tüketimi nedeniyle ayrı bir önem arz ettiğini belirterek şunları söyledi:
"Bu bölgede benim gözüme çarpan özellikle tuz tüketiminin aşırı yüksek olması. Yani gerek balık olsun, gerek otlu peynir, hatta yemeklerde de aşırı tuz tüketiliyor. Mide kanseri için tuz bir risk faktörüdür ve bu bölgede gerçekten tuz çok yüksek miktarda tüketiliyor. Hastalarımızın kesinlikle tuzu azaltmaları lazım. Son olarak Ağrı-Patnos ilçesinden bize gelen hastamızın kalın bağırsağın tamamını almamız icap etti. Hastamız şu an gayet iyi" dedi.
Ağrı'nın Patnos ilçesine bağlı Alataşı köyünde yaşayan ve kalın bağırsakta polip nedeniyle ameliyat olan 3 çocuk annesi Nejla Duman ise Dr. Gündüz'e teşekkür etti.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Van Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi
-Sıra bekleyen hastalar
-Kontrol için gelen Nejla Duman
-Duman'ı muayene eden Dr. İhsan Gündüz
-Dr. Gündüz ile röportaj
-Dr. Gündüz, ameliyatını yaptığı Nejla Duman ile ilgilenirken
-Dr. Gündüz ile röportaj
-Nejla Duman ile röportaj
-Masasında çalışan Dr. Gündüz, çok özlediği kızlarının fotoğraflarına bakarken
-Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Nejla Duman'ı polikliniğin kapısına kadar uğurlayan Dr. Gündüz
-Hastane binası

HABER: Behçet DALMAZ/VAN,

=====================================================

4)UYUŞTURUCU SATICILARI YÜZLERİNİ TİŞÖRTLERİYLE GİZLEDİ

Adana'da uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 13 şüpheli, adliyeye sevk edildikleri sırada yüzlerini tişörtleriyle gizledi. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi. Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapılan operasyonda 1'i kadın 13 şüpheli yakalandı.
Baskın yapılan adreslerde 2 kilo 53 gram esrar, 124 gram sentetik uyuşturucu ve 337 uyuşturucu hap ele geçirildi.
Polisteki sorgularınan ardından sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, adliyeye sevk edildi. Adliyeye getirilişleri sırasında yüzlerini tişörtleriyle gizleyen 13 şüpheliden 7'si tutuklandı. 6'sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
Zanlıların Polis aracından inişi
Zanlıların yüzlerini kapatmaları ve Adli Tıp birimine girişi
Zanlıların  Adli Tıp biriminden çıkışı

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

===================================================

5)YABAN HAYVANLARI FOTOKAPANA TAKILDI

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne'de kurduğu fotokapanlar ile av koruma ve kontrol çalışmaları ile biyolojik çeşitlilik takibini yapıyor. Kurulan fotokapanlara ise çeşitli yaban hayvanları takılıyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü teknik ekipleri, yaban hayatını izleme çalışmaları kapsamında ilçelerin tamamında karaca, kurt, tilki, porsuk, çakal, sansar, şah kartal, siyah leylek gibi yaban hayvanlarının varlığını ve üremelerini tespit ederek, söz konusu yaban hayvanlarının popülasyonlarında bir artış olup olmadığı gözlemliyor. Fotokapana takılan bölgeye has hayvan çeşitleri ise görsel şölen sunuyor.
Tekirdağ Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Yaban hayvanlarının kaçak avcılığı, yırtıcı baskısı ve kırsal yaşamın yaban hayatı üzerindeki etkilerinin minimuma indirilmesi ve önlenmesi ile ilgili yapılan çalışmaların olumlu etkilerinin gözlenmesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün koruma faaliyetlerinin özverili çalışmalarının neticesi ve ödülüdür" denildi.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Foto kapana takılan yaban domuzu
-Fotokapana takılan geyikler
-Detaylar

Haber: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ,

====================================================

6)HALK OTOBÜSÜNDE DÜŞÜRÜLEN PARALARI YERDEN TOPLAYIP ŞOFÖRE VERDİ

KOCAELİ'nin Darıca ilçesinde, bir kadın yolcu, yaşlı kadının halk otobüsünde düşürdüğü 2 bin TL parayı yerden alıp şoföre verdi. Şoför parayı bağlı bulunduğu kooperatife vererek kadına ulaştırılmasını sağladı.
Dün öğle saatlerinde, Darıca'da halk otobüsüne binen yaşlı bir kadın bankadan çektiği 2 bin TL parayı araçta düşürdü. Otobüste bulunan bir kadın yere düşen paraları fark etti. Kadın yolcu yerden paraları toplayarak şoföre verdi. Halk otobüsü şoförü Kadir Alaybaşı, kendisine teslim edilen parayı bağlı olduğu Darıca Minibüsçüler ve Özel Halk Otobüsçüleri Kooperatifi'ne verdi. Kooperatif başkanı İsa Elkatmış parayı isminin açıklanmasını istemeyen yaşlı kadına teslim etti. Otobüste bulunan kadın yolcunun düşen parayı yerden toplayarak şoföre teslim etmesi ise aracın güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü
---------------------
Güvenlik kamerası görüntüleri, kadının paraları yerden toplaması ve şoföre vermesi
Kooperatif yöneticilerin görüntüleri


HABER-KAMERA: Erol POLAT/DARICA(Kocaeli),

==================================================

7)49 YILDIR AYNI MAKASLA TERZİLİK YAPIYOR

TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde 49 yıldır terzilik yapan İlhan Okkam(63), hala mesleğe başladığı gün kullandığı 49 yıllık makasını kullanıyor. Okkam, "49 yıldır bu mesleği yapıyorum. Küçük yaşta evdeki makasla bu mesleğe meraklandım. Daha sonra terzi olmaya karar verdim. Çıraklık, kalfalık derken kendi yerimi kurdum. Eskiden işlerimiz çok hareketliydi. O eski günleri özlüyorum" dedi. Çorlu'nun 49 yıllık en eski terzilerinden olan İlham Okkam, bitme noktasına gelen mesleğini ayakta tutmak için çabalıyor. Mesleğe evde bulunan bir makasla kumaş keserken terziliğe özendiğini söyleyen Okkan, daha sonra da mesleğe başlattığını anlattı. Kendi işyerini kurup, işinin başına geçen Okkan, 49 yıllık o eski makası hala kullanmayı sürdürüyor. Mesleğinin eski hareketli günlerini özlediğini belirten Okkam, "49 yıldır bu mesleği yapıyorum. Küçük yaşta evdeki makasla bu mesleğe meraklandım. Daha sonra terzi olmaya karar verdim. Çıraklık, kalfalık derken kendi yerimi kurdum. Eskiden işlerimiz çok hareketliydi, o eski günleri özlüyorum.  Özel takım elbiseler yapıyordum. Bayanlarda yoğun oluyordu, şimdi kalmadı. Hazır giyim bizi bitirdi. Artık tamirat işleriyle uğraşıyoruz. Çırak yok, kendimiz yapabildiğimiz kadar yapmaya çalışıyoruz. Artık mesleğin son demleri. Hazır giyim bizi öldürdü, maliyetler yükseldi. Hazır giyim maliyetleri daha düşük olduğu için vatandaşlar hazırı tercih etti. Bizim diktiğimiz takım elbiseyle hazır takım elbise arasında farklar var. Biz yün tela kullanıyoruz. Onlar yapışkan tela kullanıyorlar. Ceket çok hafif oluyor ve yağmur yediği zaman kabarık oluyor. Bizimkilerde kumaşla telanın arasında boşluk var. Kenarları tutturuluyor, onun için yıkansa da bir şey olmuyor. Çabuk deforme olmuyor. Kilo almadığı sürece bir elbiseyi en az 10 yıl giyer" dedi. Hazır giyimin çok yaygın olmadığı dönemlerde saba erken saatlerde dükkana gelip akşama kadar özel takım elbiseler diktiğini ifade eden Okkam, "Eski günleri özlüyoruz, dükkan dolup taşıyordu. Sabah erkenden geliyorduk akşama kadar çalışıyorduk. Her şeyi elde yapıyorduk, dikişlerini, ütüsünü. Makineler çıktı, işler bitti. Artık çırak da yok. Çırak olmadığı için bu mesleği yaşatacak kimse kalmadı. Eskiden her ailenin özel bir terzisi vardı. Bütün ailenin ve yakınlarının tüm dikimi o terzi tarafından yapılırdı" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------------
-Terzinin çalışması
-Makasla kesim yapması
-Terzi İlhan Okkam ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),



Çağlayan, Fındıklı, Samsun, HES, Güncel

Kaynak: DHA