DHA YURT BÜLTENİ - 6

Müteahhitlik yapıyorum diyerek 2 milyon TL aldıİzmit'te, T.K.'ye müteahhitlik yaptığını ve parasını bir süre sonra geri vereceğini söyleyen A.A.(35), farklı zamanlarda toplam 2 milyon TL para aldı.

04.07.2019 10:39 DHA YURT BÜLTENİ - 6

Müteahhitlik yapıyorum diyerek 2 milyon TL aldı

İzmit'te, T.K.'ye müteahhitlik yaptığını ve parasını bir süre sonra geri vereceğini söyleyen A.A.(35), farklı zamanlarda toplam 2 milyon TL para aldı. Paranın 650 bin TL'sini geri ödeyen A.A., T.K.'nin şikayeti üzerine gözaltına alındı.
İzmit'te yaşayan T.K. isimli galerici, 2018 yılının başlarında kendisinden borç isteyen müteahhit olarak tanıdığı A.A.'ya bir miktar borç para verdi. Daha sonra 2018 yılı içerisinde ve 2019'da İSU'dan ihale aldığını söyleyerek kendisinden birkaç kez daha para isteyen A.A.'ya güvenen T.K., farklı zamanlarda toplam 2 milyon TL borç verdi. Daha sonra paranın yaklaşık 650 bin TL'sini ödeyen A.A., 1 milyon 350 bin TL'yi ise ödemedi. Bunun üzerine T.K.'yi İSU yetkilisi olduğunu söylediği 2 kişiyle görüştüren A.A., bu kişilerin paranın ödeneceği yönünde garanti vermesini sağladı.
Bir süre daha bekleyen T.K., söylenen sürede paranın gelmemesi üzerine polise giderek dolandırıldığını söyledi. T.K.'nin başvurusu üzerine Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekipleri, A.A. ile birlikte kendilerini İSU yetkilisi olarak tanıtan B.A.(34) ve Ü.F.'yi (34) gözaltına aldı. Daha önce hakkında dolandırıcılık suçundan çok sayıda suç kaydı bulunan A.A.'nın Güney Afrika doğumlu Türk vatandaşı olduğu öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
---------
-Zanlıların adliyeden çıkışı
-Detay

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),

================

(ÖZEL) - Altın bozduran kadına, yanlış hesaplamayla 15 bin 235 lira fazla ödeme yaptı

GAZİANTEP'te, kuyumcuda çalışan Huriye Yapar, altın bozdurmaya gelen kadına, yanlış hesaplama yapınca 15 bin 235 lira fazla ödeme yaptı. Yapar, kadının aldığı fazla parayı iade etmesini istedi.
Olay, Pazartesi, öğle saatlerinde Karagöz Caddesi'ndeki bir kuyumcuda meydana geldi. Kadın müşteri, veznedar olarak çalışan Huriye Yapar'a bozdurmak amacıyla 57 gram ağırlığındaki altın küpe, yüzük, kolye ve bir bileklik verdi. Yapar, altınları koyduğu terazinin darasını almayı unutunca altını 126 gram olarak hesaplayarak 12 bin 500 lira yerine 27 bin 735 lira verdi. Kadın, parayı saydıktan sonra 15 bin 235 lira fazla para ile iş yerinden ayrıldı.
Akşam yapılan hesaplama sırasında eksiklik fark edilince güvenlik kamerasını inceleyen görevliler, kadına fazla ödeme yapıldığını saptadı. 6 yıldır kuyumcuda çalışan Huriye Yapar, "İki kadın, altın bozdurmak için geldi. Birisi otururken, diğeri 12 bin 500 lira değerindeki altınlarını bozdurmak istedi. Gramajını yanlış hesapladığımız için 15 bin 235 lira fazla ödeme yaptık. Kendilerinden fazla verdiğimiz kısmı getirmelerini istiyoruz. Getirdikleri zaman kendilerini ödüllendireceğiz" dedi.
Kuyumcunun şikayetçi olduğu olayla ilgili polis ekipleri de soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
-Güvenlik Kamerası
-Olayın olduğu iş yeri
-İş yeri sorumlusu Huriye Yapar ile röp
-Altınların tartılması
-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 452 MB

Haber: Mustafa KANLI - Kamera: Kadir GÜNEŞ-GAZİANTEP-DHA)

===================

(ÖZEL) - Gaziantep'teki eski adliye binası sanat merkezi oldu

GAZİANTEP'te 1950'li yıllarda yapılan, bir dönem valilik olarak da kullanılan, daha sonra binlerce insanın işlediği suçlardan dolayı yargılandığı eski adliye binası, yapılan restorasyonun ardından 'Yaşayan Kültür ve Sanat Merkezi' olarak hizmete açıldı.
3 bloktan oluşan 4 katlı binada, sanat galerisi, sergi salonları, çocuk sanat merkezi, kütüphane, tiyatro, el işi, yetenek geliştirme, ebru sanatı gibi güzel sanatlar kursları yer alıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür Turizm Daire Başkanı Oya Alpay, ilk olarak hükümet binası olarak yapılan binanın 2010 yılına kadar adliye binası olarak hizmet verdiğini hatırlatarak, "2010 yılında adliye binası taşınınca bu bina işlevsiz hale geldi. 2014 yılında ise, burayı değerlendirmek adına çalışmalar yaptık ve buranın sanat merkezi olmasına karar verildi. Bu binada çok fazla mahkemeler oldu. Burada kötü olaylar da oldu ama şu anda burası o kötü günleri geride bırakmış son derece güzel bir sanat merkezi olarak hizmet veriyor" dedi.
2016 yılında faaliyete geçen binada Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma salonu olarak kullanılan büyük salon ise, seminer, sempozyum ve söyleşilere ev sahipliği yapıyor. Oya Alpay, "Ağır cezaların verildiği salonda şu anda seminerler veriliyor, toplantılar yapılıyor ve çok amaçlı olarak kullanılıyor. Dışarıdan gelen misafirlerimiz. Bu salonun geçmişini öğrendikleri zaman genelde şaşırıyorlar" diye konuştu.
Öte yandan sanat merkezi olmasının ardından binada 302 bin öğrencinin eğitim gördüğü belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
Sanat Merkezi Drone Görüntüsü
Sanat Merkezi
Çocuk kurslarından görüntü
Oya Alpay iye röp.
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 492 MB

Haber-Kamera: Kadir GÜNEŞ-GAZİANTEP-DHA)

===================

134 yıllık aile mesleğinin son temsilcisi

TOKAT'ta 1885 yılında dedesinin dedesi Hacı Mustafa Bey'in başlattığı ve 5 kuşaktır devam eden bıçakçılık mesleğini şimdilerde Alper Uzel (38) sürdürüyor. 134 yıllık aile mesleğinin son temsilcisi olan Uzel, bıçak üretimi için üniversite eğitimini yarıda bıraktı.
Tokat'ta evli ve iki kız çocuk babası Alper Uzel 15 yıldır el işçiliğiyle kişiye özel bıçaklar üretiyor. Osmanlı Devleti zamanında Tokat'ta Hacı Mustafa Bey'in başladığı mesleği 5 kuşaktır sürdüren Uzel ailesinin son ustası Alper Uzel, ilkokul, ortaokul ve lise yıllarında babası Mustafa Uzel'in yanında çalıştı. Liseden sonra üniversiteye giden Alper Uzel aile geleneği olan mesleğin devam ettirilmesi gerektiğine karar vererek 2002 yılında Selçuk Üniversitesi Endüstriyel Elektronik bölümünü bırakıp memleketine döndü. Daha sonra askere giden Uzel, 2004 yılında Tokat'ta ata mesleğini yapmaya başladı. 15 yıldır el emeğiyle bıçaklar üreten Uzel, son yıllarda sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla ürettiği bıçakları burada sergilemeye başladı. Müşterilerinin taleplerine göre özel bıçaklar üretip yurt dışına ve ülkenin birçok yerine satan Uzel, halen Tokat'ta ayrı bir dükkanda bıçak tamiriyle ilgilenen babası Mustafa Uzel'den (63) sonra mesleğin ailedeki son temsilcisi oldu.
Kardeşi İhsan Uzel'in de bu mesleği bildiğini ancak konservatuvarda opera eğitimi aldığı için yapmadığını belirten Alper Uzel, "Bu dedemin dedesinin mesleği. En büyük dedemiz Hacı Mustafa bey bıçak, bıçkı, çakı üreterek bu mesleğe başladı. Daha sonra her kuşaktan bir evlat mesleği devam ettirdi. Ben 5'inci kuşak olarak mesleği devam ettiriyorum"  dedi.
Aile mesleğini sürdürmek için eğitimini bıraktığını ifade eden Uzel, "2004 yılında aktif olarak mesleğe başladım. Bütün malzemelerimiz yurt dışı bazlı. Yani Türkiye'de bulunmayan çok özel malzemeleri kullanıyoruz. Birinci sınıf işçilikle son kullanıcıya teslim ediyoruz. Müşterilerimiz bıçaktan iyi anlayan özel tercihleri olan kimseler. Bunlar gerek yurt dışından, İstanbul Tokat içi ve dışı birçok müşterimiz var. Herhangi bir şikayetleri de yok. Aldıkları ürünleri gerçekten beğeniyorlar ve tavsiye ediyorlar. Bizim de zaten işimizde idealimiz en iyiyi yakalamaktı. Bunu da çok şükür aile geleneği olarak yakaladık" diye konuştu.
'BIÇAKLAR 350 LİRADAN BAŞLIYOR'
Bıçakları sosyal medya hesapları üzerinden sergileyerek birçok müşteriye ulaştığını ve bu sayede siparişler aldığını anlatan Uzel, "Model seçeneği, çelik seçeneği çelik türleri var birbirinden farklı. İşte kabza, ağaç seçenekleri çok fazla. Hazırda ürün tutmuyoruz. Bireyler beğendiği model üzerinden bizlere sipariş veriyorlar. 'Şu model olsun, sapı şu ağaçtan olsun, kılıfı şu deriden olsun' şeklinde seçtikten sonra ona göre kendisine göre bir fiyat alıyor. Teslim süremiz 3 hafta civarında çünkü kişiye özel üretiyoruz. Tamamen elimizde yaptığımız için bir süre beklemek zorunda kalıyor insanlar. 2,5 gün kadar uğraşıyoruz bir bıçağa el işçiliğiyle. Fiyatları da bıçağın boyutlarına ve malzemesine göre 350 liradan başlıyor. Hepsini fiyatıyla alakasız olarak birinci sınıf teslim ediyoruz. Fakat tercih edilen malzemeler fiyatı arttırıyor. Daha da yukarıya taşıya biliyor. El işçiliği olduğu için net bir üst limit yok bu işte" dedi.
Alper Uzel'in babası Mustafa Uzel ise mesleği kendisinden sonra devam ettirmeleri için oğullarına öğrettiğini belirterek, kendisinin de oyalanmak için bıçak tamir işleriyle uğraştığını söyledi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Dükkandan görüntüler
-Uzel'in bıçak üretim aşamalarındaki çalışmaları
-Açıklamaları
-Babasının dükkanından görnütü ve konuşması

(431 mb)

Haber-Kamera:  İbrahim UĞUR - Halil İbrahim YEL/TOKAT,

===================

(ÖZEL) - Altın madalya ödüllü Derik zeytinine rağbet

Mardin'in Derik ilçesinde yetişen, İngiltere'de düzenlenen 'Uluslararası Zeytinyağı Kalite Yarışması'nda altın madalya ödülü alan Derik zeytinine rağbet arttı. İlçede yaşayan ziraat teknikeri Davut Ufak (32), zeytin
fidanlarını, zeytinyağının yoğun olarak üretildiği Ege ve Marmara bölgelerinin yanısıra yurtdışına da gönderdiğini söyledi.
Derik ilçesinde yaşayan Davut Ufak, Hatay'daki Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Meslek Yüksekokulu Bahçe Bitkileri Bölümü'nden 2013 yılında mezun olduktan sonra iş bulamayınca 6 bin lira sermayeyle 3 dönümlük alanda başladığı zeytin fidan üretimini bugün 20 dönümlük alana çıkarmayı başardı. Ufak'ın kurduğu tesisi ziyaret eden Derik Kaymakamı Hakan Kafkas, Derik zeytinin üretimini artırmak için gerekli çalışmaları sürdürdüklerini belirterek, üreticilere destek olduklarını söyledi. Derik'te yetişen zeytinin çok kaliteli olduğunu aktaran Kafkas, geçen Nisan ayında Londra'da düzenlenen yarışmada Derik zeytinyağının altın madalyayla ödüllendirildiği ifade ederek, şunları söyledi: "Kimyasal gübre ve ilaç kullanılmayan Derik zeytinini dünyaya tanıtılması yönündeki çalışmalarımız devam ediyor. 13 Nisan'da, Londra yapılan Uluslararası Zeytinyağı Kalite Yarışması'na dünyanın zeytin yetişen birçok ülkesinden 430 zeytinyağı üreticisi katıldı. Yarışmaya katılan Türkiye'den 18 markadan bir tanesi de Derik zeytinlerinden yapılan zeytinyağı oldu. Zeytinyağımız yarışmada altın madalyayla ile ödüllendirilerek, dünya markası seçildi."
'5 BİN FİDANLA BAŞLADIM ŞU AN 65 BİN FİDANIM VAR'
Ziraat teknikeri Davut Ufak ise, Derik Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü'nden aldığı destekle 5 bin fidanla işe başladığını ifade ederek, bugün 65 bin fidanının olduğunu söyledi. Ufak, Derik zeytini fidanına yoğun ilginin olduğunu belirterek, "İlk başta 5 bin fidanım vardı. Şimdi 65 bin fidanım var. Bu sayıyı 300 bine çıkarmayı hedefliyorum. Yurtdışından Moldova'dan, yurtiçinden de Çanakkale, Edirne gibi bir çok ilden zeytin fidanlarımıza talep var. Talebin artmasından en önemli etki ise Londra'da aldığımız altın madalya ödülü oldu" dedi.

Görüntü Dökümü
---------
Zeytin fidan yetiştiriciliği tesisi
Kaymakam Kafkas'ın tesis ziyareti
Kaymakam Kafkas'ın açıklamaları
Davut Ufak'ın açıklamaları
Zeytin fidanlarından görüntü
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 461 MB

Haber-Kamera: Emrullah KARAKAŞ/DERİK(Mardin),

======================

1,7 ton ağırlığındaki 'Soro' kesildi

Mersin'in Erdemli ilçesinde, 1,7 ton ağırlığa ulaşan 2,5 yaşındaki 'Soro' isimli dananın kesilmesine karar verildi. 'Soro'nun sahibi Emrah Değer, danasının etini satarak, 25 bin lira kazandı.
Erdemli'de yaşayan ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Emrah Değer, sahibi olduğu 'Soro' isimli dananın, doğumundan beri hızlı kilo artışını durduramadı. Gün içinde otlamasına rağmen kilolarca yem karışımlı saman tüketen 2,5 yaşındaki 'Soro', 1,7 ton ağırlığa ulaşıp, bölgenin en kilolu danası haline geldi. Ağırlığını taşıyamayan ve tırnakları kırılmaya başlayan 'Soro'nun kesilmesine karar veren Değer, hayvanı kamyonetle ilçedeki mezbahaya getirdi. Güçlükle indirilip, içeri alınan 'Soro'nun kesimi, profesyonel ekip tarafından gerçekleştirildi. Değer de danasının etini satarak, 25 bin lira kazandı.
'Soro'yu Kurban Bayramı için yetiştirdiklerini dile getiren Emrah Değer, "Özel bakım uyguladık. Kurbanlık zamanına daha süre var ama danamızın kiloları fazla olduğu için tırnakları kırılmaya ve acı çekmeye başladı. Kendisini taşıyamaz oldu. Acı çekmesin, diye kurban zamanına kadar beklemek istemedik. Bizler de üzülüyoruz ama yapacak bir şey yok. Bölgemizin en büyük danasını kesmek zorunda kaldık" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------
-Soro isimli dananın kamyonda görüntüsü
-Soro kamyondan indirilirken
-Sahibi Emrah Değer'in Soro'yu sevmesi
-Emrah Değer ile röportaj

Süre: 2 dakika Boyut: 160 MB

Haber-Kamera: Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ (Mersin),

====================

Yazın hamsi tavada, buzlu balık ise ızgarada pişirilir

Bursa'nın Yenişehir ilçesindeki balıkçılar, pişirme yöntemleri konusunda uyarılarda bulundu. Birçok balığın yanlış yöntemlerle pişirildiğini belirten Serdar Bozkurt, av yasağına rağmen taze ve çok çeşitli ürünler getirdiklerini ifade etti. Bozkurt, yazın hamsinin tavada, buzlu balığın ise ızgarada pişirilmesi gerektiğini söyledi.
Salı günleri tezgah açan balıkçılar, vatandaşların balık tüketimiyle ilgili bilgilerinin yanlış olduğuna dikkat çekti. Balığın kış aylarında olduğu gibi yaz aylarında da tüketilebileceğini belirten balıkçılar, pişirme yönteminin önemine dikkat çekti. Gölyazı'da tuttuğu balıkları Bursa'nın ilçelerinde sattığını belirten Serdar Bozkurt, yaz aylarında sıcakların bastırmasıyla balık yemekten kaçınıldığını söyledi. Yazın av yasağı nedeniyle balık çeşidinin azalmasına rağmen pazarlara çeşidi bol, taze ürünler getirdiklerini anlatan Bozkurt, "Hamsi, istavrit, sardalya, mezgit, çupra, levrek ve somonun yanı sıra tatlı su balıklarından yayın ve sazanlarla tezgahlarımızı süslüyoruz. Ancak, sıcak günlerde sindiriminin ağır olduğu yanılgısıyla balık yemekten çekiniyorlar. Ayrıca fiyatların yüksekliğini gerekçe gösteriyorlar. Yarım kilo, olsa olsa 1 kilo ancak alabiliyorlar" dedi.
Mevsimi olmasına rağmen sardalyanın sahillerdeki yazlıklara götürüldüğünü ifade eden Bozkurt, ilçe pazarlarında ise kilosunu 5 liradan sattıkları İsrail Sazanı'nın rağbet gördüğünü vurguladı. İsrail Sazanı'nın yanı sıra yayın, sazan, sardalya ve buzlu balık olarak adlandırılan Norveç ithal uskumrusunun da alıcı bulduğunu ifade eden Bozkurt, "Vatandaşımız çupra ve levrekten uzak duruyor. Bu balıkları satmakta biraz zorluk çekiyoruz" diye konuştu.
'PİŞİRME YÖNTEMİ MEVSİMİNE UYGUN OLMALI'
Balıkların dönemine uygun pişirilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt, tüketicilere bu yöntemleri anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Yaz döneminde hangi tür balıkların tüketilmesi gerektiği hakkında tavsiyelerde bulunan Bozkurt, "Bugünlerde sardalya ve çupranın mangalı, ızgarası çok güzel olur. Taze hamsi, mısır unuyla tavada çok güzel pişer, afiyetle yenir. Buzlu balığın ızgarası, sazanın fırınlaması şahane olur. Yayın tava ya da buğulama harika olur. Sardalyayı ızgara yapmalı. Alabalık en güzel güveçte ve tereyağıyla güzel olur. Sazanı kılçıksız biçimde tavaya atıp pişirmek en doğrusudur. İstenirse sazanların kılçıklarını temizliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yerli somon, çupra ve levreğin kilosunun 30, yayın ve hamsinin 20, sazan ve sardalyanın 15-20, mezgitin kilosunun ise 10 liradan satışa sunulduğunu söyleyen Bozkurt, balığın günlük gıda olması nedeniyle satış fiyatlarının doğal olarak değiştiğini de sözlerine ekledi.

Görüntü dökümü
--------
-Balık tezgahından detaylar
-Balıklardan detaylar
-Röportajlar

-Boyut: 163 MB

Haber-Kamera: Gürhan ADANA/YENİŞEHİR,(Bursa),

===================

Dikili ve Foça'da 153 kaçak göçmen yakalandı

İzmir'in Dikili ve Foça ilçelerinde, yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçmeye çalışan toplam 153 kaçak göçmen, Sahil Güvenlik tarafından yakalandı.
Dikili ilçesinin kırsal Kabakum Mahallesi açıklarında görevli Sahil Güvenlik botu, geçen salı ve çarşamba günü 3 ayrı lastik bot belirledi. Durdurulan lastik botlardaki 42'si Afganistan, 12'si Irak, 19'u Suriye, 20'si Kongo, 10'u Orta Afrika Cumhuriyeti, 8'i Filistin, 6'sı Cezayir, 2'si Yemen, 1'i Kenya ve 1'i Tanzanya uyruklu olmak üzere toplam 121 kaçak göçmen yakalandı. 46'sı erkek, 29'u kadın ve 46'sı çocuk olan kaçak göçmenler, kıyıya getirildi.
Foça ilçesinde ise dün sabah, Sahil Güvenlik mobil radarı, lastik botla ilerleyen bir kaçak grubunu belirledi. Görevlendirilen Sahil Güvenlik botu, lastik botu durdurdu. 19'u Suriye, 8'i Kongo, 2'i Eritre, 2'i Orta Afrika Cumhuriyeti ve 1'i Filistin uyruklu olmak üzere toplam 32 kaçak göçmen yakalandı. 9'u erkek, 12'si kadın ve 11'i çocuk olan kaçak grubu kıyıya getirildi.
Her iki ilçede yakalanan toplam 153 kaçak göçmen, kimlik tespit işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Haber: Kadir ÖZEN/İZMİR, -



Derik, DHA, Güncel

Kaynak: DHA