Dha yurt bülteni - 6

Resulayn'daki ABD üssü boşaltıldıŞanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi karşısında bulunan Suriye'nin Haseke iline bağlı terör örgütü PKK/PYD kontrolündeki Resulayn'ın batısında yer alan ABD üssü boşaltıldı.

07.10.2019 11:47Dha yurt bülteni - 6

Resulayn'daki ABD üssü boşaltıldı

Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi karşısında bulunan Suriye'nin Haseke iline bağlı terör örgütü PKK/PYD kontrolündeki Resulayn'ın batısında yer alan ABD üssü boşaltıldı.
Resulayn ilçe merkezinin batısında yer alan Tel Halef köyündeki ABD üssü boşaltıldı. ABD üssündeki malzemelerin kamyonet ikap türü araçlara yüklenerek bölgeden götürüldüğü gözlendi.  ABD askerleri ise zırhlı araçlarla üs bölgesini terk etti.

Görüntü Dökümü
------
-ABD askeri üstünde araç hareketliliği
-ABD üst bölgesinde sivil araç yüklenen malzeme
-Genel detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 95 MB

Haber-Kamera: Şafak SAĞ-ŞANLIURFA-DHA)

==========================

HDP önündeki eylemde 35'inci gün

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 53 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini 35'inci günde de sürdürdü. İstanbul'da çalıştığı sırada, 5 yıl önce, askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp, Suriye'ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer (24) için oturma eylemi yapan Salih Gökçe, "Benim bir oğlum asker, bir oğlum dağda; kandırıp, götürdüler. HDP'den açıklama bekliyorum" dedi.
Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Eylem, 35'inci günde de 53 aile tarafından sürdürüldü.
'ÇOCUĞUMU ALMADAN GİTMEYECEĞİM'
İstanbul'da çalışırken, 2014 yılında, askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılarak, Suriye'ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer için 17 Eylül'den beri oturma eyleminde olan Salih Gökçe, bir oğlunun da asker olduğunu söyledi. Oğlunu bulmak için Suriye'ye gittiğini, teröristlerin kendisinden 15 bin TL aldığını anlatan Gökçe, "Ben Ağrı'dan geldim; oğlumu İstanbul'dan alıp, Suriye'ye götürdüler. Kobani'ye gitmişler. Kobani'de PYD'li teröristler, önünü kesip, bırakmıyor. Onunla birlikte 30 genç daha var. Ben 2 kez Suriye'ye gidip, geldim. Orada 15 bin TL verdim, param da gitti, elimden aldılar. Meğerse kampın etrafından beni döndürüyorlarmış. Ben oradayken bomba patladı sonra içeri girmeme izin vermediler. HDP evlatlarımızı versin. Benim bir oğlum asker İstanbul'da, bir oğlum da dağa; kandırıp, götürdüler. Kapımızı kilitleyip, gelmişiz. Yine de gitmeyeceğim, bekleyeceğim; çocuğumu almadan gitmeyeceğim" diye konuştu.
OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER
1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri haber alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.
2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını ileri sürerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.
3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.
4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.
5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.
7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.
8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.
10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ederek 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.
12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan- Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.
14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.
15- Ayten- Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.
17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.
19- Mardinli olan ancak Diyarbakır'da oturan Salih- Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metine bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.
20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Kuzey Irak'a kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü ileri sürdüğü oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.
22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.
24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.
26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını iddia eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine katıldı.
29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemine katıldı.
30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.
34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemine başladı.
35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.
37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını iddia ettiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.
40- Siirtli Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine döndüğü sırada Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu iddia ettiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken, kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemine başladı.
44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.
46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce Batman'da kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.
47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.
48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda terör örgütü PKK tarafından asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemine başladı.
49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan ve terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.
50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken bir yıl önce ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemine başladı.
51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3. sınıf öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.
52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü'nde okurken ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.
53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.

Görüntü Dökümü
------------
-HDP il binası
-Ailelerin bekleyişi
-Salih Gökçe'nin röportajı
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Selim KAYA/DİYARBAKIR,

========================================

Göle düşüp boğulan Sultan'ın annesinin feryadı yürek yaktı

Adana'da, Seyhan Baraj Gölü'ne düşüp boğulan Sultan Nur Mantaş'ın (21) cenazesi, Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. Canaze sırasında anne Fatma Mantaş, "Kızım gelinlik giyecektin, kefen giydin. Soğuk odalarda ne işin var. Saçların uzun seni ısıtır" diyerek gözyaşı döktü.
Olay, dün öğleden sonra, Çukurova ilçesine bağlı Topalak Mahallesi'nde meydana geldi. Çatalan Köprüsü'nde arkadaşı Sefa İ. ile dolaşan Sultan Nur Mantaş, henüz bilinmeyen bir nedenle 8 metre derinlikteki suya düştü. Sefa İ. arkadaşını kurtarmak için suya atladı, ancak Sultan Nur Mantaş'ı bulamadı. Durumu fark eden çevredekiler, Sefa İ.'nin de suda çırpındığını gördü. Sefa İ., iple çekilerek sudan çıkarıldı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sefa İ., sağlık ekiplerince yapılan müdahalenin ardından hastaneye kaldırılırken, su altı polisleri de gölde Sultan Nur Mantaş'ı arama çalışması başlattı. Çalışmalarda kısa sürede Mantaş'ın cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerce sudan çıkarılan genç kızın cesedi, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.
'SAÇLARIN UZUN SENİ ISITIR'
Olayın ardından Mantaş'ın cenazesi, otopsisi yapıldıktan sonra yakınlarına teslim edildi. Kızının cenazesini bekleyen anne Fatma Mantaş gözyaşı dökerek, "Kızım gelinlik giyecektin, kefen giydin. Soğuk odalarda ne işin var. Saçların uzun seni ısıtır" dedi. Cenaze aracına binen anneyi yakınları sakinleştirdi. Genç kızın cenazesi, götürüldüğü Buruk Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü
------------
Sultan'ın annesinin ağıtları
Cenazenin morgtan çıkarılması
Cenaze aracına konulması
Cenaze aracının gidişi
Cesedin sudan çıkarılmasından arşiv
Olay yerinden genel ve detaylar

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK-Eser PAZARBAŞI/ADANA,

================================

Çanakkale'de lastik bot içinde 42'si çocuk, 87 kaçak göçmen yakalandı - (GÖRÜNTÜ EKİYLE YENİDEN)

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinden, lastik botla Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçiş yapmak isteyen 42'si çocuk 87 Afgan yakalandı.
Kuzey Ege Denizi'nde yasadışı geçişlere karşı devriye görevinde bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı ekipler, 2 ayrı operasyonda Afganistan uyruklu 87 kaçak göçmen yakaladı. İlk operasyonda, Ayvacık ilçesi Kadırga Burnu açıklarında lastik bot içinde Midilli Adası'na hareket halinde olan 16'sı çocuk, 4'ü kadın, 4'ü erkek 24 kaçak göçmen yakalandı. İkinci operasyonda ise ekipler, aynı bölgede 2 ayrı lastik bot içinde Midilli Adası'na hareket halinde olan 26'sı çocuk, 16'sı kadın, 21'i erkek olmak üzere 63 kaçak göçmen yakaladı.
Sahil Güvenlik botları ile Küçükkuyu beldesindeki Sahil Güvenlik Karakolu'na getirilen kaçak göçmenler, işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Yabancıları Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.

Görüntü Dökümü
------------
-Kaçak göçmenlerin getirilişinden görüntü.
-Kaçaklardan görüntü.

Haber-Kamera: Dilara ERDİNÇ/AYVACIK(Çanakkale),

==============================

Damadının kardeşi tarafından bıçaklandı

Aksaray'da Hidayet Kutlu (61), torunlarını bırakmaya gelen kızıyla boşanma aşamasında olan damadı Uğur A.'nın  (36) yanındaki kardeşi Fatih A. (34) tarafından aralarında çıkan tartışma sonucu bıçaklandı. Torunlarının gözü önünde bıçaklanan Kutlu hastaneye kaldırılırken, damadı da kardeşiyle birlikte olay yerinden kaçtı.
Olay, saat 07.30 sıralarında Ağaçören ilçesi Hüsrev köyündeki yaylada meydana geldi. Emine A., iddiaya göre şiddetli geçimsizlik sonucu 12 yaşındaki oğlu ve 10 yaşındaki kızını alıp Hüsrev köyündeki ailesinin yanına bıraktı ve başka bir şehire yerleşip boşanma davası açtı. Uğur A. da geçen cumartesi kayınpederi Hidayet Kutlu'nun evine gitti ve hafta sonunu çocuklarıyla birlikte geçirmek istediğini belirtip çocuklarını yanına getirdi. Uğur A., bugün kardeşi Fatih A. ile birlikte çocuklarını kayınpederi Kutlu'nun evine götürüp teslim etti. Bu sırada damat ile kayınpeder arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyüyüp kavgaya dönüşmesi üzerine Fatih A., Hidayet Kutlu'ya bıçakla saldırdı.
TORUNLARININ GÖZÜNÜN ÖNÜNDE BIÇAKLANDI
Torunlarının gözü önünde vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Kutlu, kanlar içinde yere yığıldı. Damadı da kardeşiyle birlikte hızla olay yerinden ayrıldı. Kutlu, çağrılan ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Tedavisi süren Kutlu'nun durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Jandarma ekipleri, kaçan Uğur A. ve kardeşi Fatih A.'yı yakalamak için çalışma başlattı.
"ÇOCUKLAR ARADA KALMASIN DİYE YANIMIZA ALDIK"
Gözleri önünde eşi bıçaklanan Hatice Kutlu da gözyaşları içinde yaşananları anlattı. Kutlu, "Damadım cumartesi günü gelip, çocukları götüreyim, dedi. Çocuklar okula gideceği için sabah geri eve getirdi. Tam o esnada eşimle tartıştılar. Kardeşi Fatih'in yanında bıçak varmış. Eşime bıçağı sapladı" dedi.
Kızının 12 yıllık evli olduğu ve bir süredir ayrı yaşayıp, boşanma davalarının sürdüğünü belirten Hatice Kutlu, "Damadımız bizi sürekli çocuklarıyla tehdit ediyor. 'Çocukları alırım, size vermem' diyor. Biz de damadım ile kızıma, düzeninizi kurun, çocuklar sizin zaten diyoruz. Biz çocuklar arada kalmasın diye yanımıza aldık. Yan tarafımızda bulunan köyde okuyorlardı. Kızım 12 yıllık evli, büyük torunum 7'nci sınıfa gidiyor, küçük kız ise 4'üncü sınıfa gidiyor. Çocuklar gayet mutluydu bizim yanımızda" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------
Yaralı Kutlu'nun hastaneye getirilmesi
Acil servise alınması
Hatice Kutlu röp.

Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY-DHA

=======================

Karaman'da kırmızı ışık ihlali kazası: 7 yaralı

Karaman'da kavşakta ışık ihlali yapan otomobilin, başka bir araçla çarpışması onucu meydana gelen kazada 7 kişi yaralandı.
Kaza, bugün saat   09.50 sıralarında Şeyh Şamil Mahallesi otogar kavşağında meydana geldi. Mustafa Gün, yönetimindeki 70 AAL 212 plakalı otomobille iddiaya göre kavşakta ışık ihlali yapması sonucu Ramazan Küçükyavuz idaresindeki 70 FA743 plakalı otomobille çarpıştı.
Kazada sürücülerden Mustafa Gün ile yanında bulunan Zeki Gün, Fadime Gün, Fatma Gün ile diğer araçta bulunan Cemile Küçükyavuz, Hatice Hakan ve Sevda Hakan yaralandı. Yaralılar, ihbar üzerine çağrılan ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı. Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü
-----------
-Sağlık ekiplerinin yaralılara müdahale etmesi
-Polis ambulans ve itfaiye ekiplerinden detaylar
-Kaza yapan araçlardan detay
-Sürücü Ramazan Küçükyavuz'un kaza anını anlatması

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN DHA))

======================

Bitlis'te 'nar' üreticisinin yüzünü güldürdü

Bitlis'te merkeze bağlı köylerde nar üretimi yapanlar, verimden memnun olduklarını belirtti.
Bitlis merkeze bağlı Alaniçi ve çevresindeki 7 köyde nar üretimi yaparak geçimlerini sağlayan çiftçiler, bu yıl ki verimin iyi olduğunu söyledi. Geçen yıl istedikleri verimi alamayan köylüler, bu yıl beklentilerinin üzerinde verim aldıklarını belirtti. Çiftçi Ecevit Erken, bahçelerinde 4 çeşit nar üretimi yaptıklarını, bu yıl 700 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Bekledikleri gelirin yaklaşık 2 milyon lira olduğunu anlatan Erken, "Köyümüzde 35 hane var. Tamamına yakını nar üretimi yapıyor. Nar 4 liradan alıcı buluyor. Genellikle yol kenarlarında kurduğumuz tezgahlar ile çevre illere satıyoruz. Nar, köye yıllık 2 milyon TL getiri sağlıyor" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
-Dallardaki narlardan detay
-Nar bahçesinden detay
-Nar toplayan köylülerden görüntü
-Kasaya konulan Narlardan görüntü
-Nar Üreticisi Ecevit Erken ile röportaj
-Özel ve genel detaylar

HABER: Özcan ÇİRİŞ-Ceren KURTYE/BİTLİS,

===================================

'Doğayla dost yaşamayı öğrenmeliyiz'

Erzurum İklim Eylem Planı Çalıştayı'na katılan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, "Gelecek nesli iyi şeyler beklemiyor. En sevdiklerimiz çocuklarımız, daha da sevdiklerimiz torunlarımız. Onun için eskiden olduğu gibi yine doğayla dost yaşamayı öğrenmeliyiz" dedi
Erzurum'da Valilik, Belediye, Üniversite ve Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) liderliğinde İklim Eylem Planı Çalıştayı düzenlendi. Palandöken'deki bir otelde düzenlenen toplantıya katılanlar konuyla ilgili görüşlerini açıkladı.
KIŞIN SICAKLIKLARIN YÜZDE 4, YAZIN YÜZDE 6'YA KADAR ARTMASI BEKLENİYOR
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Erzurum İklim Eylem Planı Çalıştayı'nın Türkiye'ye örnek olduğunu ve bu planının rafta kalmayacağına inandığını söyledi. Önce iyi bir plan, arkasından da uygulamanın gelmesi gerektiğini ifade eden Ataç, "İklim değişikliği aslında artık her gün hayatımızın ortasında. Her gün başka bir etkisini yaşıyoruz. Burada karbon salınımlarımız ne kadar ne kadarını yutaklara yollayabiliyoruz. Bunun ne kadarını emebiliyoruz. Bunlar çok önemli. Bütün bunlara geçmeden aslında en kolayı bizim azaltım dediğimiz şu anda karbon emisyonu yaratmaktaki miktarımızı nasıl azaltırız. Buna hem birey hem kurumlar hem de devlet olarak bakmamız lazım. Çok basit şeylerle başlayabiliriz. O adımları attıkça da çok daha önemli adımlara gidebiliyoruz. Çünkü iklim değişikliğini en çok etkileneceği ülkelerden bir tanesi ne yazık ki Akdeniz çanağının içinde Türkiye" dedi. Ataç, şöyle devam etti:
"Bizim kışın sıcaklıkların yüzde 4, yazın yüzde 6'ya kadar belirli bölgelerde artması bekleniyor. Bunun içinde karbon salınımı içinde en önemli şey enerji. Ne yazık ki dünya enerjinin büyük bir kısmını fosil yakıtlardan elde ediyor. Türkiye de öyle. Bu da bizim iklim değişikliğini hızlandırmamıza neden oluyor. Ne yapabiliriz peki. En ucuz enerji tüketilmeyen enerji. Aynı zamanda en temiz enerji. Çünkü hiçbir zararı yok. Ama bugün evlere girelim herkes lütfen bütün alışkanlıklarını gözden geçirsin. Evde kaç tane ampul gerçekten gerekli olduğu için yanıyor. Kaç tanesi de yanmasa da olur. Buradan bile başlayabiliriz. Su tüketimimizden başlayabiliriz. Gideceğimiz bir yere yürüyebiliyorsak neden yürümeyelim. Zaten bir taraftan kilo sorunlarından bahsediyoruz. Bu sadece kilo estetik değil. Sağlık olarak bunun dönüp devlete bir de sağlık sorunu olarak masraf yaratmakta etkisi var. Bütün bunlar bizim çok eskiden 50-60 yıl önce yaptığımız şeyler. Biz bunların hepsine zaten Anadolu kültüründe dikkat ederdik. Böyle bir başımız döndü. Başka bir tüketim çarkının içine girdik. Giysilerimizden, su kullanımımızdan her şeyimizi etkiledi. Tekrar bu kültürü hatırlamamız gerekiyor. Bu bir tercihte değil. İnsanoğlu gezegen üzerinde varlığını sürdürmek istiyorsa artık o ülke bu ülke onları da bırakıp hep birlikte bu çalışmaya bu harekete başlamamız lazım. Artık atıklarımızı önce çıkaralım sonra istifleyelim değil. Tabi ki onu da yapalım çünkü gizli su dediğimiz gizli enerji dediğimiz pek çok faktör var. Önce atık çıkarmayalım. Artık bütün olaylara artık nasıl atık çıkartmayız diye bakmamız lazım."
ARTIK GEZEGEN BUNU KALDIRMIYOR
Eskiden paketli çok fazla eşya alınmadığını bisküvinin, deterjanın, kolonyanın bile bakkalda açık satıldığını hatırlatan Ataç, "Bunu eminim herkes hatırlayacaktır. Bir tane kolonya şişemiz olurdu biz onu sürekli doldururduk. Bütün bunlar unutuldu. Başka bir tüketim hızına girdik. Düşünmeden devam ediyoruz. Artık gezegen bunu kaldırmıyor. Doğayla dost yaşamayı tekrar hatırlamamız gerekiyor. Maalesef gelecek nesli çok iyi şeyler beklemiyor. Onun için sorumluluğumuz daha da artıyor. En sevdiklerimiz çocuklarımız daha da sevdiklerimiz torunlarımız. Ama böyle gidersek, değiştirmez isek çok fazla vaktimiz de yok. Çünkü iklim değişikliği başladı. Her bir birimiz sorumluyuz bundan. Bir tane pipetten, 'Ne olur' demeyin. Herkes bir tane kullandığında 7 milyar tane ediyor. Bütün bunlar bizim çoluğumuzun, çocuğumuzun geleceğini yok ediyor. Gezegende sadece insanlar yaşamıyor. Bizim yaptığımız hatalardan dolayı bütün canlıların da sonunu getiriyoruz. Burada çok büyük bir sorumluluğumuz var" dedi
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, konuşması sırasında tasarrufa dikkat çekmek için toplantının yapıldığı salondaki ışıkların yarısını söndürttü. Işıklar toplantı boyunca yakılmadı.

Görüntü Dökümü
------------
-Toplantıya katılan protokolden detay
-Toplantıdan detay
-Deniz Ataç ile röp
-Deniz Ataçın sunumu sırasında salonun ışıklarının kapatılması

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,

=================================

Eskişehir'de çoban festivali: 'Artık çobanların oyları da herkesin oyuyla eşit olacak'

Eskişehir'de Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Küçükbaş Çoban Festivali'ne çobanların yanı sıra farklı illerden 55 üretici 712 küçükbaş hayvanla katıldı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, eski model Aysu Kayacı'nın katıldığı bir televizyon programındaki 'dağdaki çobanla benim oyum eşit mesela. Niye?' sözlerine atıfta bulunarak, "Çobanlarında kız almaya hakkı var arkadaşlar. Artık çobanların oyları da herkesin oyuyla eşit olacak" dedi.
Tepebaşı Belediyesi, bu yıl Küçükbaş Çoban Festivali'nin 4'ncüsünü düzenledi. Uluönder Kapalı Pazar Yeri'ndeki festivale Türkiye'nin farklı şehirlerden gelen çobanların yanı sıra 55 üretici 712 küçükbaş hayvanla katılırken, festivalde çoban köpekleri ve küçükbaş hayvanlar sergilendi. Ayrıca festivalde farklı ırk koyunların güzellik yarışması yapıldı.
'ARTIK ÇOBANLARA KIZDA VERİLİR'
Festivalde çobanların giysisi olan kepeneği giyen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, eski model Aysu Kayacı'nın 'dağdaki çobanla benim oyum eşit mesela. Niye?' sözlerine atıfta bulunarak şunları söyledi:
"Bu çalışmaların en büyük amacı çobanları desteklemektir. Bugüne kadar hangi şehirden çobanlarla ilgili bir mesaj aldınız? Herkes arkasını dönmüş çobanları yalnız bırakmışlardır. Bakın 4'ncü festivalimiz büyüyerek devam ediyor. İlk toplantımızda 500 kişi vardı, geçen sene 8 bin kişi olmuştu. Bu sene 10 binin üzerinde olacak. Çobanların değerini bilelim, çobanlar olmazsa et yiyemezsiniz. Çobanlarımız çok önemli, onlar istedi mi kız da verilir.  Çobanlarında kız almaya hakkı var arkadaşlar. Artık çobanların oyları da herkesin oyuyla eşit olacak. Herkesin oyuyla eşit olacak. Onun için sevgili çobanlarımızla bir arada olmaktan çok mutluyum, iyi ki varsınızö
'ÇOBAN OLMAZSA ET, SÜT OLMAZ'
Festivalin baş çobanı Emre Tınaz ise çobanların Türkiye'nin bel kemiği olduğunu belirterek, "Eskişehir'de küçükbaşın başkentidir. Çoban olmadan et olmaz, süt olmaz haliyle de kent olmazö şeklinde konuştu.
KOYUN VE KÖPEKLERE GÜZELLİK YARIŞMASI
Yerli koyun ırk sergisi, açık arttırma, çoban formu, yerli ırklar ve ıslah formu, koyun güzellik yarışması, köpek güzellik yarışması ve kültür ırkları sergilerinden oluşan festival yoğun ilgi gördü. Stantları gezenler köpekler ve koyunlar hakkında bilgi alarak cep telefonlarıyla fotoğraflarını çekti. Akademisyenlerin değerlendirmelerini yaptığı güzellik yarışmasında yetiştiriciler koyunlarıyla yarıştı.
160 KİLOLUK KOÇ, 6 BİN LİRAYA SATILDI
Festivalde çok ilgiyi Bursa'dan gelen besici Ahmet Eser'in 160 kiloluk koçu gördü. Tanıtım standında koçunu sergileyen Eser, "Koçum 3 yaşında 160 kilo ağırlığında kıvırcık melezidir. Koçumu burada sergilemekten mutlu oldum. Herkesin çok dikkatini çekiyor. Koçum yarışmaya da çıkacak ve ihaleyle satacağımö dedi. Festivale gelenler ise 160 kiloluk koçu cep telefonlarıyla fotoğraf çekerek dişlerini kontrol etti. Daha sonra açık arttırmayla 3 bin liradan satışa çıkarılan 160 kiloluk koç, 6 bin 200 liraya alıcı buldu.
ÇOBAN KÖPEĞİ BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
Eskişehirli Ümit Örs de yetiştirdiği 19 aylık çoban köpeğiyle festivale katıldı. Çoban köpeğini iki ayağının üzerine kaldırarak sarılan Örs, festivalde ilgi odağı oldu. Görenlerin cep telefonlarıyla fotoğrafladığı köpeğin çok kuvvetli olduğunu anlatan Ümit Örs, "Eskişehirli olarak kendi köpeklerimle festivale katıldı. Köpeğim 19 aylık Aksaray köpeği. Annesi babası Aksaray'dan getirildi. Eskişehir'de köpeğimin birinciliği var. Bende 7 tane köpek var, hobi olarak besliyorum satış yok. Benim köpeğimin özelliği alan koruma köpeği. Yavruluğundan beri bende büyüdükleri için koyun görmediler. Festival yoğun herkesin de ilgisini çekiyor. Köpeğim küçüklere bir şey yapmaz ama büyüklere saldırabilir. İki çocuk üzerine otursun onları böyle gezdirir o kadar kuvvetlidirö dedi.

Görüntü Dökümü
------------
-Festivalin yapıldığı alan
-Çoban köpekleri
-Yetiştiricisinin köpeği iki ayağı üzerine kaldırlması
-Köpeğe sarılması ve çevredeki kalabalık
-Çoban köpeği bakan Ümit Örs ile röp.
-Çocukları köpeğin üzerine oturtması
-Köpek çevresindeki kalabalık
-Çoban köpekleri
-160 kiloluk koç
-Koçu fotoğraf çekenler
-Koçun yetiştiricisi Ahmet Eser ile röp.
-Koçtan detaylar
-Koyun stantları ve gezenler
-Başkan Ataç'ın kepenek giymesi
-Ataç'ın konuşması
-Baş çoban Emre Tınaz konuşması
-Koyun ırk güzellik yarışması
-Yarışmayı izleyenler
-Cep telefonuyla çekenler
-Akademisyenlerin koyunları puanlaması
-Çoban köpekleri
-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN/ESKİŞEHİR,-



Eylül, PKK, Güncel

Kaynak: DHA

15.10.2019 19:00:01