DHA YURT BÜLTENİ - 6

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 48'İNCİ GÜNDiyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 55 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini 48'inci günde de sürdürdü.

20.10.2019 12:00 | Son Güncelleme: 20.10.2019 12:00DHA YURT BÜLTENİ - 6

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 48'İNCİ GÜN

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 55 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini 48'inci günde de sürdürdü. PKK'lı teröristlerce 2014'te, lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken, kaçırıldığını iddia ettiği kızı Hayal için 3 Ekim'den beri eylemde olan Süheyla Demir, Hacire Akar'ın, oğlu Mehmet'i evlendirilmesine sevindiğindi söyledi. Demir, "İnşallah darısı bizim çocukların başına; biz de çocuklarımıza kavuşuruz, onların o mutlu gününü biz de görürüz" dedi.

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Eylem, 48'inci günde de 55 aile tarafından sürdürüldü.

'DARISI BİZİM ÇOCUKLARIN BAŞINA'

Ağrı'nın Hamur ilçesinden Diyarbakır'daki HDP il binası önüne gelen ve 2014 yılında lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken, PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başlayan Süheyla Demir, eylemin sembol ismi Hacire Akar'ın, oğlu Mehmet'i evlendirmesine sevindiğini söyledi. Demir, "Ben kızım için buradayım. Tek dileğim, çocuklarımıza kavuşmak. İnşallah çocuklarımızı buradan alıp, öyle döneceğiz. Çocuklarımızın beynini yıkayıp, dağa kaçıran HDP'dir. Burada o yüzden eylem yapıyoruz ve çocuklarımızı da onlardan istiyoruz. Hacire ana, çocuğunu evlendirmiş. Allah mutlu etsin. İnşallah darısı bizim çocukların başına; biz de çocuklarımıza kavuşuruz, onların o mutlu gününü biz de görürüz" diye konuştu.

OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER

1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını ileri sürerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep'te oturan Şevket-Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ederek 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü ileri sürdüğü oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını iddia eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.

29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.

30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.

34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.

36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.

37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını iddia ettiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.

40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu iddia ettiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken, kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.

46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.

47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.

48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda terör örgütü PKK tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.

50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.

51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.

52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.

53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.

54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

55- Ağrı'nın Taşlıçay ilçesine bağlı Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem'in (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2'nci sınıf öğrencisiyken, dağa kaçırıldığını söyleyerek, 15 Ekim'de oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü

------------

-HDP il binası

-Ailelerin bekleyişi

-Süheyla Demir'in röportajı

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Elif FİLİZ/DİYARBAKIR,

========================

KOLLARININ EKSİKLİĞİNİ AYAKLARIYLA GİDERDİ, AZMİYLE ÖRNEK OLDU

Antalya'da, doğuştan kolları olmadığı için ayaklarıyla otomobil süren, tıraş olan, yazı yazıp, cep telefonu kullanabilen Mehmet Temel (64), mücadelesiyle örnek oluyor. Temel, 2 yıldır kesilen engelli maaşı nedeniyle zor günler geçirdiğini söyledi.

Antalya'da 25 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri olmayan 2 çocuk babası Mehmet Temel'in yaşam azmi örnek olacak cinsten. Temel, doğuştan itibaren kollarının eksikliğini ayaklarıyla gidermeye çalışarak ayaklarıyla her işini yapacak hale geldi. Sabahları erkenden uyanan Temel, sakal tıraşını küçük aynası karşısında ustalıkla yapıyor. Ayak parmaklarının arasına sıkıştırdığı fırçayla yüzünü köpükleyen Temel, yine ayak parmakları arasına sıkıştırdığı bıçakla tıraş oluyor. Kıyafetlerini kendi giyen Mehmet Temel, ardından kahvaltı masasına oturuyor.

ÖZEL OTOMOBİLİ BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLIYOR

Ayak parmaklarıyla tuttuğu çatalla kahvaltısını yapan Temel, ellerinin eksikliğini hissetmiyor. Temel, kahvaltıdan sonra keyif çayını da yine yardım almadan içiyor. Kahvaltıdan sonra Muratpaşa ilçesinde tarihi Kaleiçi semtinde 25 yıldır işlettiği hediyelik eşya dükkanına gitmek üzere evden ayrılan Mehmet Temel, ulaşımını da kendisi için özel tasarlanan otomobiliyle sağlıyor. Sağ ayağıyla gaz ve fren pedallarını kullanabilen Temel, kısa olan sol ayağı için özel tasarlanan aparatla debriyaj pedalına ulaşıyor. Sol kolu omzundan olmayan, sağ kolu ise yaklaşık 30 santimetreden oluşan Mehmet Temel, direksiyonu ve vitesi bu kolu yardımıyla kullanıyor.

AYAKLARIYLA YAZIYOR

Dükkanına yakın bir noktada park ettiği otomobilinden inip ayaklarıyla dükkanını açan ve hediyelik eşyaları rafa yerleştiren Temel, gün içerisinde cep telefonuyla sevdiklerini arayıp konuşabiliyor. Ayak parmaklarıyla yazı da yazabilen Temel, saat tamir edip tespih çekiyor. Yabancı tatilcilerin şaşkın bakışları altında işini özenle yapan Temel, yaklaşık 2 yıldır büyük bir sıkıntı yaşıyor.

ENGELLİ MAAŞI KESİLDİ

Mehmet Temel, 3 ayda bir aldığı 1400 TL engelli maaşının eve gelen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) memurlarının denetimi sonrasında kesildiğini söyledi. Hem sağlık güvencesinin kalmadığını hem de haksız yere maaşının kesildiğini anlatan Mehmet Temel, "Bir insanın elleriyle yapabileceği her şeyi ayaklarımla yapabiliyorum. Kimseye yük olmuyor, kendi ihtiyacımı kendim karşılıyorum. Engel insanın zihnindedir, bedeninde değil. Bu halimle kendi kendime yeterli olmaya çalışıyorum ancak üzüldüğüm bir nokta var. Engelli maaşım kesildi. 2 yıl önce eve gelen memurlar, eşime ne kadar gelirimizin olduğunu sormuş. Eşim de benim dükkanımın olduğunu, asgari ücret kadar kazandığımızı söylemiş. Sonra maaşım kesildi. Ama ben çoğunlukla siftah yapmadan dükkanımı kapatıyorum. Maaşımın kesilmesi ve sağlık güvencemizin olmaması bizi mağdur etti" dedi.

Temel, dükkanın belediye tarafından kendisine tahsis edildiğini, kira alınmadığını da ifade ederek kesilen maaşının bağlanmasını istedi.

Görüntü Dökümü

-------------

Mehmet Temel ayakları ile kahvaltı yaparken görüntüsü

Çay içerken ve zeytin yerken görüntüsü

DHA Muhabiri Alparslan ÇINAR anons

Mehmet Temel tıraş olurken görüntüsü

Torunu Mehmet Temel' e sarılması

Mehmet Temel evden çıkıp aracına binmesi

Aracını sürmesi

Mehmet Temel iş yerinde görüntüsü

Turistlerin alış veriş yapması

Mehmet Temel para üstü verirken görüntüsü

Tespih çekerken görüntüsü

İş yerinde görüntüler

Detaylar

HABER: Alparslan ÇINAR- KAMERA: Mehmet KILIAÇASLAN/ANTALYA,

====================

ANTALYA KÖRFEZİ'NDE 'ŞEYTAN VATOZU' İLK KEZ GÖRÜLDÜ

Antalya'da, amatör balıkçının ağına, Antalya Körfezi'nde ilk kez görülen şeytan vatozu (devil fish) takıldı.

Atlas Okyanusu'nun doğu kesimlerinde, özellikle İrlanda'nın güneybatısı ile Portekiz'in güneyinde ve kuzeybatısında bulunan, görüntüsü nedeniyle şeytan vatozu (devil fish) olarak adlandırılan balık, Antalya Körfezi'nde ilk kez kayıtlara geçti. Nesli tükenme tehlikesi altında olan ve bu nedenle 2004 yılında Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin (IUCN) 'kırmızı listesi'ne alınan şeytan vatozu, 2006'daki yeniden sınıflandırılmasında, düşük popülasyon ve yüksek kaçak av oranları da göz önüne alınarak, tehlikedeki türler kapsamına alındı. Söz konusu tür, geçen hafta ilk kez Antalya'da kayıt altına alındı. Yat Limanı'ndan balık avına çıkan amatör balıkçı, ağına takılan farklı türdeki balığı görünce yetkililere haber verdi.

NESLİ TEHLİKE ALTINDA

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, şeytan vatozunu fakülteye getirerek, incelemeye aldı. Daha önce körfezde kayıtlara geçmemiş balık türüne rast geldiklerini belirten Prof. Dr. Gökoğlu, şeytan vatozunun Akdeniz ekosisteminde var olduğunu; ancak uzun süredir görülmediği için 'kırmızı liste'de yer aldığını söyledi. Gökoğlu, "Akdeniz ekosisteminde artık yok olma aşamasına gelen türlerden biri bölgemizde görüldü" dedi.

Fakültenin müzesinde balığı sergileyeceklerini dile getiren Prof. Dr. Gökoğlu, "Baştan kuyruğa kadar 235 santimetre uzunluğunda, kanat boyu 135 santimetre olan balığımız 19 kilo. Suyu süzerek besleniyor, çok güzel rengi var. Yarasaya benzer tür, kulakları var sanki. Körfezimizde ilk defa tespit ediyorum. Tür çeşitliliğimiz açısından sevindirici bir tespit" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------

Şeytan vatozu fotusu

Su altından çeşitli balık görüntüleri

Röp: Prof. Dr. Mehmet GÖKOĞLU

Balık fotosu

HABER: Hasan DEMİRBAŞ- KAMERA: ANTALYA,

=======================

ANTALYA TARİHİNDE BİR İLK: 14 MİLYON TURİST

Türkiye'nin turizm başkenti Antalya, tarihinde ilk defa 14 milyon turist sayısına ulaşmayı başardı. 15 Ekim itibarıyla Antalya ve Gazipaşa havalimanlarına inen turist sayısı 14 milyon 54 bin 887'ye ulaştı.

Antalya turizmi 2019 yılında tüm yılların rekorlarını kırmaya devam ediyor. Sektörün birçok ilke imza attığı 2019'da 15 Ekim tarihi itibarıyla tarihi bir rakama daha ulaşıldı. Gazipaşa'dan Kaş'a kadar 640 kilometrelik sahillerinde dünyaca ünlü birçok plaja sahip kent, tarihinde ilk defa bir yıl içinde 14 milyon turist rakamını da görmeye başardı.

16 MİLYON HEDEFİNE DOĞRU

Antalya, Vali Münir Karaloğlu, Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Acar ile turizm sektörü temsilcilerinin bu yıl hedef koyduğu 16 milyon turist rakamına hızla yaklaşıyor. Henüz yılın tamamlanmasına 2.5 ay gibi süre olmasına rağmen Antalya, 15 Ekim itibarıyla 14 milyon 54 bin turist ağırladı. Geçen yıl aynı dönemde 12 milyon 58 bin turist gelmişti. Bu yılki artış oranı ise yüzde 17 oldu. Antalya, 2018 yılının tamamında ise 13 milyon 642 bin turist ağırlamıştı.

ÖLÜ SEZONLAR CANLANDI

Kent turizminin en önemli sorunlarından biri de olan turizmin mayıs-eylül arasındaki yaz aylarına endeksli olması, bahar ve kış döneminin ise 'ölü sezon' olarak görüldüğü, hatta birçok otelin kapandığı kentte bu yıl tarihi rakamlarla yüksek sezon uzandı. Mayıs-eylül yüksek sezon dönemi, bu yıl nisan-ekim olarak değişirken, kasım-mart ayları arasındaki dönemde de geçen yıllara göre ciddi artış gözleniyor.

TARİHİ REKOR 15 EKİM'DE GELDİ

Bu yıl 1 Ocak-15 Ekim tarihleri arasında 14 milyon 54 bin 887 turist sayısıyla tarihi bir rekora imza atan ve ilk defa 14 milyon turist sayısına ulaşan Antalya'da, 1 Ocak-18 Ekim tarihleri arasındaki toplam turist sayısı ise 14 milyon 160 bin 904 oldu. Tarihi rekorun geldiği 15 Ekim itibarıyla Antalya Havalimanı'na 13 milyon 764 bin 271, Gazipaşa Havalimanı'na ise 290 bin 616 turist iniş yaptı.

GÜNLÜK ORTALAMA 65 BİN TURİST

Antalya Havalimanı ve Gazipaşa Havalimanı verilerine göre, 1-18 Ekim tarihleri arasında ise kente 1 milyon 200 bin 995 turist geldi. Bu rakamın 1 milyon 179 bin 239'u Antalya Havalimanı'na, 21 bin 776'sı Gazipaşa Havalimanı'na indi. Tarihinin en iyi ekim rakamlarına da ulaşılan bu ayda, 18 günlük verilere göre kente gelen günlük turist sayısı ortalaması 65 bini aşıyor. Geçen yılın ekim ayının aynı dönemine göre yüzde 21'lik artış yaşandı.

15 EKİM'DE RUSLAR DA REKOR KIRDI

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü'nün milliyetlere göre yapılan analize göre 15 Ekim itibarıyla 193 ülkeden turist geldi. İlk sırada ise Rusya yer alıyor. Rusya'dan 1 Ocak-15 Ekim tarihleri arasında gelen turist sayısı 5 milyon 171 bine ulaştı. Ruslar geçen yıla göre 662 bin kişi, yüzde 15 artış oranı kaydetti. Toplam turist sayısındaki payları ise yüzde 38'i aştı.

ALMANYA İKİNCİ

En çok turist ağırlanan ikinci ülke Almanya'dan ise geçen seneye göre yüzde 16'lık oran ve 333 bin kişilik artışla toplam ziyaretçi sayısı 2 milyon 347 bin kişi oldu. Almanların toplam ziyaretçi rakamındaki payı ise yüzde 17'yi geçti.

UKRAYNA VE İNGİLTERE

Üçüncü sıradaki Ukrayna'dan yüzde 12'lik oran ve 84 binlik artışla toplam 776 bin turist geldi. Ukrayna'nın toplam rakamdaki payı da yüzde 5.8 oldu. Dördüncü İngiltere'den yüzde 14'lük oran ve 80 binlik artışla toplam 656 bin turist ağırlanırken, İngilizlerin payı da yüzde 4.8 oldu.

100 BİNİ AŞAN ÜLKELER

Sıralamada en çok turistin geldiği ve 100 bini aşan ve yaklaşan diğer ülkeler ise şöyle:

"Polonya yüzde 39 artış, 516 bin kişi. Hollanda yüzde 10 artış, 397 bin kişi. Romanya yüzde 30 artış, 247 bin kişi. Kazakistan yüzde 5 düşüş, 229 bin kişi. Çek Cumhuriyeti yüzde 38 artış, 222 bin kişi. İsveç yüzde 32 artış, 192 bin kişi. Danimarka yüzde 4 artış, 184 bin kişi. Belçika yüzde 7 artış, 180 bin kişi. İsrail yüzde 10 artış, 168 bin kişi. Slovakya yüzde 40 artış, 167 bin kişi. Beyaz Rusya yüzde 2 artış, 163 bin kişi. Litvanya yüzde 15 artış, 159 bin kişi. Norveç yüzde 64 artış, 137 bin kişi. İsviçre yüzde 20 artış, 119 bin kişi. Fransa yüzde 44 artış, 118 bin kişi. Avusturya yüzde 42 artış, 109 bin kişi."

50 BİNİ GEÇEN ÜLKELER

50 bin turist sınırını geçen ülkeler ise Macaristan yüzde 24 artış, 84 bin kişi, Finlandiya yüzde 10 artış, 80 bin kişi, Moldova yüzde 2 artış, 77 bin kişi, Ürdün yüzde 1 artış 69 bin kişi, Sırbistan yüzde 23 artış, 67 bin kişi, İran yüzde 1 düşüş, 64 bin kişi, Azerbaycan yüzde 31 artış, 64 bin kişi, Kosova yüzde 10 artış, 63 bin kişi, Letonya yüzde 41 artış, 57 bin kişi, Estonya yüzde 32 artış, 53 bin kişi oldu.

Görüntü Dökümü

-------------

Havalimanı turist görüntüsü

Sahillerden görüntü

Çeşitli detaylar

HABER: Mehmet ÇINAR- KAMERA: ANTALYA,

=======================

CANAN KARATAY: DOĞAL PASTIRMAYI PARANIZ VARSA BOL BOL YİYEBİLİRSİNİZ

Kayseri'de bu yıl 3'üncüsü düzenlenen Kitap Fuarı'na katılan İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, "Doğal, işlem görmemiş, içine katkı maddesi koyulmamış pastırma dünyanın en sağlıklı etidir. Paranız varsa bol bol yiyebilirsiniz. Pastırma vücuttaki alevlenmeyi ve hastalıkları önler" dedi.

Prof. Dr. Canan Karatay, Merkez Kocasinan ilçesi Zümrüt Mahallesi Dünya Ticaret Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen kitap fuarı kapsamında düzenlenen, 'sağlıklı beslenme' konulu programda konuştu. Çok sayıda vatandaşın katıldığı programda Karatay, slayt eşliğinde sunum yaptı.

Karatay, geleneksel pastırmanın zararsız olduğunu belirterek, "Doğal, işlem görmemiş, içine katkı maddesi koyulmamış pastırma dünyanın en sağlıklı etidir. Kırmızı et doğal olduğu zaman sağlıklıdır. Kırmızı etin içinde bulunan yağ da doğal olduğu zaman sağlıklıdır. Yağ ile beraber kırmızı etle birlikte yendiği zaman proteinin vücuda maksimum düzeyde faydası vardır. Pastırmada da hem kırmızı et hem de yağ vardır. İşte bu da doğanın dengesidir. O şekilde insan vücuduna girmesi lazım. Ama içinde katkı maddesi olmayacak. Şimdi üretildiği gibi fabrikalarda üretilmeyecek. Eski ve doğal pastırmadan bahsediyorum. Paranız varsa bol bol yiyebilirsiniz. Pastırma vücuttaki alevlenmeyi ve hastalıkları önler. Yine aynı şekilde pastırma, alzeimer,  şeker ve kalp krizini de önler" dedi.

'ENERJİ İÇECEKLERİ YASAKLANMALIDIR'

Enerji içeceklerinin zararlı olduğuna dikkati çeken Karatay, "Enerji içecekleri gençlerimizin zehridir. Onların ölümüne sebep olur. Sporcularımızın ölümüne sebep oluyor. Bir kutu enerji içeceğinin içindeki yapay şekerler kalp krizi sebebidir. Gençlerimizin ve sporcularımızın erken ölümlerinin sebebi enerji içecekleridir. Tüm bu sebeplerden dolayı enerji içecekleri  yasaklanmalıdır. Gençlerimize ve çocuklarımıza yazık olmasın" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------

-Prof. Dr. Canan Karatay'ın söyleşisinden görüntü

-Dinleyicilerden genel ve detay görüntü

-Prof. Dr. Canan Karatay ile röportaj

-Diğer genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Samed Aydın SUN/KAYSERİ



turist, Eylül, PKK, Güncel

Kaynak: DHA

18.11.2019 14:19:41