DHA YURT BÜLTENİ - 6

Türkiye'nin en yüksek köprüsünde sona gelindi Bitlis'in Hizan ilçesi ile Siirt'in Pervari ilçelerini birbirine bağlayan Botan Köprüsü'nde sona gelindi.

06.11.2019 11:16 | Son Güncelleme: 06.11.2019 11:16DHA YURT BÜLTENİ - 6

'nin en yüksek köprüsünde sona gelindi

Bitlis'in ilçesi ile 'in ilçelerini birbirine bağlayan Botan Köprüsü'nde sona gelindi. 49 yıl önce projesi hazırlanmasına rağmen 2015 yılında yapımına başlanan Batan Köprüsü'nün 210 metre bacak açıklığı ve 165 metre de yüksekliği bulunuyor. Şantiye Şefi Cezmi Avcı, Türkiye'nin en yüksek köprülerinden biri olan Botan Köprüsü'nü yıl sonuna kadar bitirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bitlis kent merkezine yaklaşık 140 kilometre uzaklıkta bulunan Hizan ilçesine bağlı Hacımehmet Köyü ile Siirt'in Pervari ilçesinin Beğendik Beldesi arasında bulunan Botan köprüsü'nün projesi, 1970 yılında hazırlandı. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı yapımına, 45 yıl sonra başlanabildi. Art germeli dengeli konsol tekniği ile yapılan köprünün bacak aralığı 210, dereden yüksekliği 165, uzunluğu ise 450 metre. Sahip olduğu bu özellikler nedeniyle Türkiye'nin en yüksek köprülerinden biri olan Botan Köprüsü'nün yıl sonuna kadar da bitirilmesi hedefleniyor.

Botan Köprüsü'nün yapımını üstlenen firmanın şantiye şefi Cezmi Avcı, köprüyü bir an önce bitirmek için bölge ve iklim şartlarını sonuna kadar zorlayarak 4 yıldır yoğun bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Bölgede ayrıca 65 kilometre yol yaptıklarını ve bu yolu bitirdiklerini kaydeden Avcı, "Şantiye olarak 450 kişi ile çalışıyoruz. Yoğun geçen kış aylarından dolayı zaman zaman duraksama yaşadık. Özellikle de kış aylarında fazla çalışmadık. Türkiye'de bacak açıklığı olarak en büyük açıklığa sahip olduğu için Botan Köprüsü Türkiye'de bir ilk. İnşallah sıkıntısız bir şekilde bir ay sonra burayı trafiğe açmayı hedefliyoruz" dedi.

Köprü ile ilgili çeşitli teknik bilgiler de veren Avcı, "Bacak kalınlıkları 10 metreye 10 metredir. Topraktaki uzunluğu da hesaba katarsak, 165 metrelik yüksekliğe sahip. Yol platformu 14 metre, korkulukları ve yürüyüş yolları ile dizayn ediliyor. Buradaki çalışmalara firma olarak bizler 2015 yılında başladık. Ancak projeleri 50 yıl önceye dayanıyor. Ama imalatına 2015 yılında başlandı. Temellerin açılması, temellerin güçlendirilmesi ve bu aşamaya gelmesi 2015 ile 2019 yılları arasında gerçekleştirildi. Hedefimiz 2018 yılıydı. Bir aksaklıktan dolayı 2019 yılına yansıdı. İnşallah 2019 sezon sonu açmayı hedefliyoruz. Bunun dışında şu an yaya korkulukları, genleşme derzleri, aydınlatma imalatları devam ediyor. Tamamen betonarme imalat bittikten sonra üst yapı imalatlarımızı da bu ay sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Daha önce patika bir yol kullanarak Bitlis'in Hacımehmet köyünden 2 kilometre uzaklıkta bulunan Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Beğendik Beldesi'ne giden vatandaşlar da köprünün bir an önce bitirilmesini bekliyor.

Görüntü Dökümü

-----------

-Köprüden genel görüntü

-Köprüdeki çalışmalardan detay

-Köprünün yüksekliği ve dereden detay

-Köprünün drone görüntüleri

-Muhabir Anonsu

-Köprünün genel görüntüleri ve Şantiye Şefi Cezmi Avcı ile röportaj

-Köprüdeki bayraktan detay

-Özel ve genel detaylar

Haber-Kamera: Özcan ÇİRİŞ- Ceren KURTYE/BİTLİS,

===================

FETÖ şüphelileri, örgütü ayakta tutmak için 10 bin dolar vermiş

Adana'da, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından dağılma sürecine giren FETÖ/PDY'yi ayakta tutmak için toplanan paraları, tutuklu örgüt üyelerinin ailelerine ulaştırdığı öne sürülen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden 9'u tutuklandı, 2'si ev hapsine çarptırıldı. Şüphelilerden bazılarının örgüte 10'ar bin dolar para verdikleri ortaya çıktı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından dağılma sürecine giren örgütün yurt içinde ve dışında toparlanması için paralel bir yapı kurulduğunu saptadı. Teknik ve fiziki takip başlatan ekipler, örgütün finansal hareketlerini adım adım izledi. Şüphelilerin, FETÖ operasyonunda yakalanıp tutuklanan sanıkların ailelerine yüklü miktarda para yardımı yaptığı saptadı. Ekipler, örgütün ABD'deki üst düzey yöneticilerinin Türkiye'de ve yurt dışında iş adamlarından yüklü miktarda para topladığını ortaya çıkarttı. Paraların, A.K. tarafından yönetildiği ve tutuklu örgüt üyelerinin ailelerine ulaştırıldığı öğrenildi. Elde edilen bilgiler doğrultusunda 14 Ekim'de düğmeye basan polis, A.K. ve ona yardım ettiği öne sürülen A.O.Ö., N.K., M.Y. ve Ş.K.'yi gözaltına aldı. Şüphelilerin sorgusunda elde edilen bilgilerle polis, ikinci operasyonu 24 Ekim'de gerçekleştirdi. 33 kişi daha gözaltına alındı.

Şüphelilerden N.G.'nin evinde yapılan aramalarda, terörist başı Fetullah Gülen'in 1965 yılında Kırıklareli'de bir camide vaiz olarak görev yaparken, Türkiye Ermenileri Patriği Şinork Kalustyan'a yazdığı, 1915 olaylarını soykırım olarak niteleyen mektup ortaya çıktı.

MERKEZ BANKASI'NDA İŞE BAŞLAYACAK

Şüpheliler arasında bulunan, ABD'de eğitim gören elektrik elektronik bölümü mezunu Ö.M.A.'nın dünyaca ünlü bir bilgisayar şirketinden ödül aldığı ve Merkez Bankası'nda işe girmek üzere olduğu ortaya çıktı. Gözaltındakilerden Tekirdağ MÜSİAD üyesi F.S.K., iş insanı A.Ç, emlakçı A.Y.'nin örgüte 10'ar bin dolar yardım yaptığı tespit edildi. Şüphelilerden Zaman Gazetesi'nin eski muhabirlerinden A.Ö.'ye örgüt tarafından 3 milyon lira para verildiği, A.Ö.'nün de bu paraları diğer örgüt üyelerine dağıttığı ortaya çıktı.

Şüpheliler, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 9'u tutuklandı, 2'si ev hapsine çarptırıldı, diğerleri ise serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

---------

Zanlıların adli tıp birimine getirilmesi

Zanlıların adli tıp biriminden çıkışı

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

==================

Kayseri'de çeşitli suçlardan aranan 38 kişi yakalandı

Kayseri'de çeşitli suçlardan aranan 38 kişi, polis ekiplerinin düzenlediği operasyonla yakalandı.

Kayseri'de, 'Silahla yağma, çocuğun cinsel istismarı, hırsızlık, uyuşturucu madde bulundurma, yaralama ve borç taahhüdü' gibi çeşitli suçlardan aranan 38 kişinin yakalanması için Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri tarafından operasyon başlatıldı. Şafak vakti düzenlenen operasyona, 138 polis katıldı. Operasyonda yakalanan 38 şüpheli, gözaltına alınarak Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Şüphelilerden 23'ünün kesinleşmiş hapis cezası, 15'inin ise borcu olduğu öğrenildi. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

--------------

Şüphelilerin emniyetten çıkarılışı

Şüphelilerin polis minibüsüne bindirilmesi

Asayiş Şube Müdürlüğünden genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Olcay DÜZGÜN-Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, -

===================

Salepli baklava yaptılar

Samsun'un Ondokuzmayıs ilçesinde tarımı yapılan orkide bitkisinin toprak altındaki yumrularının kurutularak toz haline getirilmesiyle elde edilen dondurmanın hammaddesi salepten baklava yapımına başlandı. Farklı bir aroma kattığı ve şeker oranında da hafiflik verdiği salepli baklava ilgi gördü.

Samsun'un Ondokuzmayıs ilçesinde doğada yabani yetişen ve toplanması yasak olan orkide, 2 yıl önce Tarım ve Orman Bakanlığı'nca izinle sökülüp tarlalarda yetiştirilmeye başlandı. 19 Mayıs Ekolojik Üreticiler Eğitim ve Yardımlaşma Derneği tarafından hazırlanan proje kapsamında yapılan ilk hasatta 12 ton ürün elde edildi. Orkide bitkisinin ekim alanları da genişletildi. 33 çiftçi tarafından 30 dönüm alanda yapılan üretimde bu yıl 25 ton ürün elde edildi. Hasadı yapılan orkidelerin toprak altından toplanan yumruları önce kurutuluyor, ardından toz haline getirilerek salep üretiliyor. Toz haldeki salebin ise kilogramı 750 ile 1000 TL arasında alıcı buluyor. Dondurma hammaddesi olarak kullanılan salepten şimdi de baklava üretildi. Salep bulunan krema ortasına konularak şerbetsiz halde hazırlanan ve tepsisi 120 TL'den satışa sunulan salepli baklava beğenildi. Salebin baklavaya farklı bir aroma kattığı ve şeker oranında da hafiflik verdiği belirtildi.

Salebi baklava yapımında kullanmayı başladıklarını ve güzel sonuç aldıklarını söyleyen işletmeci Yasemin Gündoğdu, "Salep, şeker ve limon kabuğu kullanarak sütle bir krema hazırlıyoruz. Ardından baklavalık yufkalarımızı açıyoruz. Baklavanını ortasına çeviz ya da fındık yerine saleple hazırladığımız bu kıremayı koyuyoruz. Üzerine yine baklava yufkalarını örtüp, kesip, yağ döküp fırında pişiriyoruz. Fınrından çıkardıktan sonra üzerine şerbet koymuyoruz zaten şekeri kremada oluyor. Salepte çok farklı bir aroma verdiği için şerbete gerek kalmıyor. Salepli baklavayı her tadan çok beğendi. Siparişler almaya başladık. Özel olarak vatandaşlar bu baklavayı bize yaptırım satın alıyorlar" dedi.

19 Mayıs Ekolojik Üreticiler Eğitim ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hakkı Karaman da orkidenin yumrularının kurutulup toz haline getirilmesiyle elde edilen salebin dondurmanın ham maddesi olarak kullanıldığını belirterek, "Samsun bölgesinde yaklaşık 34 çeşit orkide var. Yaptığımız çalışma ile en verimli olanlar belirledi ve tarımını yapmaya başladık. 1 metrekare alandan 1 kilo yaş haldeki yumru çıkıyor. Bu yumruları kurutulup toz haline getirilerek salep oluşturuluyor. Salebi nasıl farklı şekillerde kullanabiliriz diye düşündük, lezzetlerin içine katmak istedik. Denemeler sonunda salepli baklavayı yaptık. Çok güzel bir sonuç aldık. Her yiyen beğeniyor. Tepsisini 120 TL'den satışa sunduk. Gayet güzel bir ilgi var. Baklava hem aroma olarak çok farklı ve şeker oranı olarak da çok hafif oldu" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Aşama aşama baklava yapımı

-Vatandaşların salepli baklavayı tatması

-Orkide bitkisinden detay

-Hasattan ve toplanan yumrulardan arşiv detay

-Detaylar

-Röportajlar

Haber-Kamera: Hüseyin KALAY/ONDOKUZMAYIS(Samsun),

=====================

Van Müzesi'nin en kıymetlisi 'Urartu aslanı'

Van'da 2011 yılında meydana gelen iki büyük depremde hasar gören Van Müzesi'nin yapılan yeni binası, 2 ay önce hizmete açıldı. Birbirinden değerli parçaların sergilendiği müzenin en önemli eseri ise bir şamdanın üç ayağından birini oluşturan Urartu aslanı. 1960 yılında defineciler tarafından İsrail'e kaçırılan, burada Jerusalem Müzesi'nde sergilenen şamdanın diğer parçalarının geri getirilmesi için çalışmalar sürüyor.

Van Müzesi, kentte 23 Ekim 2011'de meydana gelen 7.2 ve 9 Kasım 2011'de olan 5.6 büyüklüklerindeki depremlerde hasar gördü. Bunun üzerine Van Kalesi'nin kuzeyinde yeni müzenin inşasına başlandı. 13 bin metrekaresi kapalı, 54 bin metrekare alan üzerine inşa edilen müze, Ağustos ayında hizmete açıldı. Gerçeği aratmayan canlandırmaların dikkat çektiği müzede, 23 sergi holü, çocuklar için arkeopark eğitim alanları, kafeterya, kütüphane ve dinlenme alanları bulunuyor. Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede başta Urartular olmak üzere Sasani, Akamenid, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu, İlhanlı, Safavi, Ahlatşahları, Eyyübi ve Osmanlı dönemine ait 2 bin 542 eser sergileniyor.

EN KIYMETLİSİ 'URARTU ASLANI'

Birbirinden değerli eserlerin sergilendiği müzenin, en kıymetlisi ise dökme tekniği ile yapılmış olan kükreyen Urartu aslanı. Ağrı'nın Patnos İlçesi'ndeki Aznavur Tepe'de Urartu Kralı Menua tarafından, 810-780 tarihleri arasında inşa edilen kalede Tanrı Haldi adına yapılan tapınak bulunuyor. Tapınağın girişinde ise 3 ayaklı şamdan bulunuyor. 3 ayağını aslan heykelciklerinin oluşturduğu 1 metre 78 santimetre boyundaki bu şamdan, 1960 yılında defineciler tarafından İsrail'e kaçırılıyor. Fakat şamdanın bir ayağını oluşturan aslan heykelciği Patnos'ta jandarma tarafından ele geçirilip, Van Müzesi'ne teslim ediliyor.

27 BİN KİŞİ ZİYARET ETTİ

Van Müze Müdürü Erol Uslu, müzenin kent turizmine önemli katkı sunduğunu belirtti. 2 ay önce açılan yeni binada müzeyi, yerli ve yabancı yaklaşık 27 bin kişinin gezdiğini belirten Uslu, "11'inci ayda olmamıza rağmen ziyaretçi sayımızda çok ciddi artış var. Müzemizin koleksiyonu oldukça zengin, milattan önce 321 bin yılından başlayarak günümüze kadar kentte yaşamış bütün medeniyetleri Van Müzesi'nde görmek mümkün" dedi.

Van'da yaşayan bütün medeniyetlerin izlerini sergilemek için teşhir tanzim düzenlemesi yapıldığını da anlatan Uslu, "Van, kadim bir şehirdir. Bu kadim şehrin içinde yaşamış olan hiçbir medeniyetin izini yok etmeyecek şekilde teşhir tanzim düzenlemesi gerçekleştirdik. Bunu yaparken sadece vitrin içine eserlerin yerleştirilmesi değil de o dönemlerde kullanılan malzemelerin, eşyaların, eserlerin hangi amaçla ne şekilde kullanıldığını, 2 bin, 3 bin yıl öncenin eserini günümüz hayatına uyarlayarak gelen ziyaretçilerin görseline sunuyoruz. Toplam 45 bin envanterli eserimiz var. Bunlardan sadece 2 bin 542 eserimizi sergiye aldık. Bundaki gerekçemiz de bizdeki müzecilik anlayışı, çağdaş müzecilik anlayışı kapsamındaki sunum şekli. Birçok eseri vitrin içinde gelen ziyaretçileri boğacak şekilde değil de her döneme, yaşantıya ilişkin birer eser olsun ama o eserinde hangi şartlarda, nasıl kullanıldığını, bunu canlandırmalarla ziyaretçilere sunmak. Gelenler Urartu teşhirini dolaşacaksa bundan 3 bin yıl öncenin yaşantısına onu akıp götürmenin hedefini taşıdığımız için eser sayısını az tuttuk" diye konuştu.

GERİ GETİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Müze Müdürü Uslu, bir parçası Urartu aslanı olan şamdanın diğer parçalarının da geri getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "En önemli eserimiz hiç şüphesiz Urartu aslanı. Bu şamdanın diğer parçaları defineciler tarafından İsrail'e kaçırılıyor. ve şu anda İsrail Jerusalem Müzesi'nde sergilenmektedir. Bu eserle ilgili ciddi çalışmalarımız ve raporlarımız var. Bunun talebini en kısa sürede gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

-Van Müzesini ziyaret eden vatandaşlar

-Müzedeki eserleri inceleyen vatandaşlar

-Müzedeki eserlerden detaylar

-Müzedeki canlandırmalardan detaylar

-Muhabir anonsu

-Vatandaşlar ile röportaj

-Müze Müdürü Erol Uslu ile röportaj

-Müzedeki en değerli eser olan aslandan detaylar

-Müze Müdürü Erol Uslu'nun aslan ile ilgili açıklaması

-Müzedeki eserlerden detaylar

HABER: Gülay KUYUCU- Orhan AŞAN/VAN,

==========================

Çırak olarak başladığı bakırcılıkta 70 yılını geride bıraktı -

Diyarbakır'da yaşayan Nezir Yalçın (80), 10 yaşında çırak olarak başladığı bakırcılıkta 70 yılını geride bıraktı. Geçmiş yıllara oranla çok az iş yaptığını anlatan Yalçın, mesleğini bırakmak istemediğini söyledi.

Adını bakırdan alan kentte kalan 2 bakır ustasından biri olan Nezir Yalçın, çırak olarak başladığı bakırcılıkta 70 yılını geride bıraktı. Yalçın, Diyarbakır'da bir dönem sayıları 200'ü bulan bakırcı ustasının olduğunu hatırlatarak mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti ve işini bırakmak istemediğini söyledi. 10 yaşındayken babası tarafından bakırcı ustasının yanında çalıştırmak için götürüldüğünü anlatan Yalçın, o günden beri bu mesleği yaptığını belirtti.

Aslen Mardinli olup, 3 kuşaktır Diyarbakır'da yaşadıklarını ifade eden Yalçın, "Bu çarşıda eskilerden kalan tek bakır ustasıyım. Eskisi gibi iş yapamıyoruz. Eskiden mutfak eşyalarının tamamı bakırdı. Bugünlerde bakır mutfak eşyası göremiyoruz. Bakır insan sağlığı açısından da faydası var. Bütün insanların bedeni bakıra muhtaçtır. Mesleğimi severek yapıyorum. Bu işi ömrüm yettikçe yapacağım. Babam beni 10 yaşında bu mesleğe yerleştirdi. Bugün Diyarbakır'da 2 bakır ustası kaldı" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Bakırcılar çarşısından görüntü

-Nezir Yalçın tencere döverken

-Muhabir anonsu

-Nezir yalçın çalışırken portresi

-Ahşap tokmak ile bakır dövülmesi

-Dükkandan görüntü

-Röportaj

-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Selim KAYA/DİYARBAKIR,

============================

Zonguldak'ta sonbahar güzelliği

Zonguldak ormanlarında, sonbahar ile birlikte ağaç yapraklarının sararıp dökülmesiyle oluşan renk cümbüşü güzel görüntüler oluşturdu. Zonguldak-Ereğli Karayolu'nda oluşan doğal güzellik, drone ile havadan görüntülendi.

Batı Karadeniz'in sahil kenti Zonguldak'ta, sonbaharla birlikte ormanlarda seyirlik görüntüler oluştu. Ağaçlarda ortaya çıkan farklı renk tonları, doğa severlerin ilgisini çekiyor. Vatandaşlar, kentin yüksek kesimlerine çıkarak ağaç yapraklarının oluşturduğu renk cümbüşünü izliyor. Yeşille birlikte sarı ve kırmızının tonlarına bürünen orman, fotoğraf sanatçılarının da uğrak yeri haline geldi. Zonguldak-İstanbul Karayolu'nun Ereğli kesiminde gün batımı sırasında drone ile havadan çekilen görüntüler, eşsiz manzarayı daha da güzelleştirdi.

Karayolunda manzarayı izleyenlere çay satışı yapan Hüseyin Salcan, "Burası Sücüllü rampası. Doğal güzelliğiyle insanların ilgisini çekiyor. İnsanlar geliyor çayını içiyor, doğayı seyrediyor. Her sonbahar güzelleşiyor burası. Yazıda kışı da ayrı güzel buranın" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

-Ormandan drone ile görüntüler

-Ağaçlardan detaylar

-Karayolu

-Çay satan Hüseyin Salcan ile röp.

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

====================



Türkiye, Pervari, Hizan, Siirt, Güncel

Kaynak: DHA

12.11.2019 17:33:55