DHA YURT BÜLTENİ-6

Balık tutan dalgıçtan denizde Ata'ya saygıSamsun'da saatler 09.05'i gösterdiğinde balık tutan bir dalgıç, denizin içinde Mustafa Kemal Atatürk'e saygı duruşunda bulundu.

10.11.2019 11:04 | Son Güncelleme: 10.11.2019 11:04DHA YURT BÜLTENİ-6

Balık tutan dalgıçtan denizde Ata'ya saygı

Samsun'da saatler 09.05'i gösterdiğinde balık tutan bir dalgıç, denizin içinde Mustafa Kemal Atatürk'e saygı duruşunda bulundu. O anlar ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.

Atakum ilçesi Kurupelit Yat Limanı'nda, Atatürk'ün ölüm yıl dönümü nedeniyle sahilde seyir halinde bulunan otomobiller klakson çalmaya başladı. 2 dakika süren saygı duruşunda, sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar saygı duruşuna geçti. Bu sırada balık tutan bir dalgıç, denizin içinde saygı duruşuna katıldı. O anlar da, çevredeki vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü:

----------------

Dalgıçın suda balık tutması

Dalgıçın saygı duruşuna katılması

Haber: Tayfur KARA/SAMSUN,

==========================

Manisa Atası'nı törenle andı

Manisa'da Mustafa Kemal Atatürk ölümünün 81. yılında düzenlenen törenle anıldı.

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene Manisa Valisi Ahmet Deniz, Manisa 1. Komanda Er Eğitim Tugay Komutanı Albay Sebahattin Kalkan, MHP'li Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ataç, Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çiçekli, Manisa İl Emniyet Müdürü Ömer Uslusoy, Manisa İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Selçuk Yıldırım, Manisa Baro Başkanı Ali Arslan, ilçe belediye başkanları, daire amirleri, askeri erkan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile vatandaş katıldı. Törende ilk olarak Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu. Çelenklerin sunulmasının ardından saatler 09.05'i gösterdiğinde siren sesi ile birlikte iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Sirenler çalarken tüm Manisa'da hayat dururken ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Tören sonrası Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne ait kreşlerdeki çocuklar Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtına karanfil bıraktı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Törende çelenklerin sunulması

-Gazilerden, askerlerden, vatandaşlardan detaylar

-Çocukların Milli Egemenlik Atatürk Anıtına karanfil bırakması

-Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera. Cemil SEVAL/ MANİSA, DHA)

==========================

Bakan Çavuşoğlu, Atatürk'ü anma etkinliğinde

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 81'inci yıl dönümü dolayısıyla Antalya'da düzenlenen anma törenine katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81'inci yıl dönümünde, tüm Türkiye'de olduğu gibi Antalya'da da saygıyla anıldı. Kalabalığın ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle toplandığı Cumhuriyet Meydanı'nda, saat 09.00'u gösterdiğinde Atatürk anıtına çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katıldığı anma töreninde, Çavuşoğlu, Vali Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 3. Piyade Eğitim ve Tugay Komutanı P. Alb. Tuncay Polat anıta çelenk sundu. Ayrıca törene CHP Antalya milletvekilleri Rafet Zeybek, Aydın Özer, Çetin Osman Budak, İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, CHP Antalya il ve ilçe teşkilatları ile CHP ve AK Partili ilçe belediye başkanları da katıldı.

Saatlerin 09.05'i göstermesiyle birlikte sirenler çalarak Türk bayrağı yarıya indirildi ve İstiklal Marşı okundu.

Diğer yandan, sirenlerin çalmasıyla birlikte bazı vatandaşlar evlerinin balkonlarına çıkarak saygı duruşunda bulunurken, araçlarını yol kenarına park eden sürücüler ve yanlarındakiler de inerek saygı duruşunda bulundu.

Tören kentteki anma etkinlikleriyle devam etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Cumhuriyet meydanında kalabalıktan görüntü

Törene katılanlardan görüntü

Dışişleri Bakan Mevlüt çavuşolu'nun alana gelmesi

Protokolün Atatürk anıtına çelenk sunması

Kalabalık garnizon ve belediye çelengi sunulurken alkış yapmaları

Saygı duruşu

HABER: Alparslan ÇINAR-KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

==========================

Kollarına takılı serumlarıyla saygı duruşunda bulundular

Denizli'de, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81'inci yılında törenle anıldı. Denizli Devlet Hastanesi'nde ise aralarında çocukların da bulunduğu hastalar kollarında takılı serumlarıyla saygı duruşunda bulundu.

Denizli'de 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü etkinlikleri, Valilik önündeki Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasıyla başladı. Sırasıyla Denizli Valisi Hasan Karahan, Denizli Garnizon Komutanı Albay Bilal Öztürk, AK Partili Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan anıta çelenk koydu. Ardından Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu saat olan 09.05'te sirenler çaldı. İki dakika boyunca hayat adeta durdu. Trafiktekiler araçlarından indi, yolda yürüyenler, Ata'ya saygı duruşuna geçti. Daha sonra ise İstiklal Marşı okundu. Törene AK Parti Denizli milletvekilleri Şahin Tin, Nilgün Ök, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar'ın yanı sıra idari ve askeri erkan ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan şehirdeki hastanelerde de saat 09.05'i gösterdiğinde sirenler çaldı. Denizli Devlet Hastanesi'nde tedavi gören, aralarında çocukların da bulunduğu bazı hastalar, sirenler çaldığında saygı duruşuna geçti. Bazı hastaların kollarına serum takılı olmasına rağmen Atatürk için saygı duruşunda beklemesi dikkat çekti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Törenden görüntü

-Çelenk sunulmasından görüntü

-Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'ndan görüntü

-Vatandaşların, araçlarından inip saygı duruşunda bulunanlardan görüntü

-15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı'ndan görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

==========================

Sivas'ta saat 09.05'te hayat durdu

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 81'inci yılında Sivas'ta törenle anıldı. Törende, 56 yıl önce Atatürk'ün muhafız komiserinin kendisine hediye ettiği gazete nüshası ile katılan Hasan Çalışır (93) dikkat çekti.

Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen anma töreninde, Sivas Valisi Salih Ayhan, AK Parti Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz, CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Garnizon ve 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanı Albay Hakan Tutucu, Belediye Başkanı Hilmi Bilgin, İl Jandarma Komutanı Albay İdris Tataroğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, siyasi partilerin temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Anıta çelenk sunulmasının ardından saat 09.05'te sirenlerin çalmasıyla 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Bu sırada İnönü Bulvarı üzerinde trafikte seyir halindeki sürücüler de araçlarından inerek saygı duruşuna geçti. Çevrede bulunan vatandaşlar da saygı duruşuna eşlik etti. Bir seyyar simitçinin ise saygı duruşu sırasında dua ettiği görüldü.

Törene 1963 yılından Atatürk'ün muhafız komiseri tarafından kendisine hediye edilen gazete nüshası ile katılan Hasan Çalışır, "Bunu bana Atatürk'ün Sivaslı olan muhafız komiseri verdi. Güneş gözlüğünü, montunu verdi. Bunlar kimsede yok, ben bunları saklıyorum. Atatürk hastasıyım. Allah rahmet eylesin" dedi.

Görüntü Dökümü:

-Törenden görüntüler

-Çelenk ve saygı duruşu

-Saygı duruşunda bulunan vatandaşlar

-Hasan Çalışır'ın konuşması

Haber-Kamera:  Uğur YİĞİT- Rahmi MEYVECİ/SİVAS,

==========================

Bucak'ta 'Sıfır Atık' etkinliği

Burdur'un Bucak ilçesinde 'Sıfır Atık' projesi kapsamında farkındalık yaratmak için Ali, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yurtlarında kalan öğrenciler tarafından kent ormanında temizlik çalışması yapıldı.

Burdur Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliğe 120 öğrenci ve öğretmenlerinin yanı sıra Burdur Valisi Hasan Şıldak, Bucak Kaymakamı Erol Tanrıkulu, Bucak Belediye Başkanı Emrullah Ünal ve Burdur Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Güven de katıldı. Öğrenciler tarafından toplanan çöpler Bucak Belediyesi çöp kamyonuna atıldı.

Vali Hasan Şıldak, yaptığı açıklamada çocuklarla birlikte 'Sıfır Atık' projesinin çok güzel bir uygulamasını gerçekleştirdiklerini söyledi. Projenin örnek olduğunu kaydeden Vali Şıldak "Ülkemiz genelinde uygulanıyor. Bucak Belediyemiz Türkiye genelinde ilk beş ilçe arasına girerek ödül aldı. Bundan dolayı belediyemizi ve ilçemizi tebrik ediyoruz. Çevre bizim geleceğimiz demek, temiz bir çevre, temiz bir Türkiye gelecek neslin teminatı demek" dedi.

Çevre temizliğinin ardından çocuklar çeşitli oyunlar oynayarak eğlendi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

Burdur Sosyal Hizmetler Bünyesinde kalan Burdur ve Bucak'tan katılan öğrenciler ve çocuklar Bucak kent ormanında çöp topladılar.

Burdur Alisi Hasan Şıldak'ın konuşması,

Çocuklar ile röportaj

Çocuklar çöp toplarken,

Çocukların topladıkları çöpler çöp kamyonuna atılırken,

Çocuklar oyunlar oynarken,

Vali hasan Şıldak ve öğrenciler arasında satranç oyunu

Halim AKCA/BUCAK,

==========================

Dokuma halılar zamana direniyor

Türk kültürünün vazgeçilmez ürünleri arasında yer alan, ilmek ilmek işlenen el emeği, göz nuru dokuma halılar zamana direniyor.

18 yıl önce memleketi Konya'dan Antalya'ya yerleşen Mustafa Canlı (36), 15 yaşında annesinden öğrendiği halı dokumacılığını meslek edindi. Tarihi Kaleiçi bölgesinde halı, kilim ve hediyelik eşya satan bir dükkanda halı dokuyup, eski halıların onarımını yapan Canlı, son yıllarda unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan zanaatını icra etmeye çalışıyor. Fabrikasyon halıların çıkmasıyla birlikte ilmek ilmek işlenen dokuma halılara ilginin gün geçtikçe azaldığını belirten Mustafa Canlı, el emeği dokuma halıların zamana direnmeye çalıştığını söyledi.

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ MESLEKLER ARASINDA

Küçük yaşlarda annesinin halı dokuduğunu, okuldan çıktıktan sonra ona yardımcı olduğunu anlatan Mustafa Canlı, mezun olduktan sonra halı ustalarının yanına giderek atölyelerde çalıştığını belirtti. Halı dokurken yüne dokunmanın, ilmek atmanın ve o esnada çıkan sesin kendisini etkilediğini vurgulayan Canlı, Türk kültürünü, el sanatıyla birleştirerek yaşattığını anlattı. Halı dokumayı, tamir, tadilat ve bakım işlerini yaparak kendisini her geçen gün geliştirmeye çalıştığını kaydeden Canlı, usta öğretici belgesi alarak Akdeniz Üniversitesi öğrencilerine halıcılığı öğretip, mesleğinin bitmemesi için çabaladığını söyledi. Halı dokumacılığının unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasına girdiğini vurgulayan Mustafa Canlı, çırak yetişmediğini, eleman sıkıntısı çektiklerini belirtti.

DOKUMA HALILAR YERİNİ FABRİKASYON HALILARA BIRAKTI

Halı ve kilime artık rağbet olmadığını vurgulayan Mustafa Canlı, fabrikasyon ürünlerin daha çok talep gördüğünü anlattı. El dokuma halılara ilginin azalmasıyla artık dokuma halı yapan yerlerin de yavaş yavaş kapandığını belirten Canlı, sektördeki kişilerin eskisi gibi para kazanamadığı için başka mesleklere yöneldiğini söyledi. Canlı, "Bakımı ve yıkaması çok zor dokuma halılar yerine fabrikasyon halılar tercih ediliyor. Zamanla modernleşmeye başladık. Halıların koltuğa ve perdeye uyumuna dikkat eder olduk. Bu yüzden dokuma halı satan kişiler sıkıntı yaşamaya başladı. Fakat Avrupalılar Türk kültürünü sevdiği için bizlerden dokuma halı alarak dekorasyon amaçlı evlerinde kullanıyor" diye konuştu.

400 YILLIK HALILARIN ONARIMI YAPILIYOR

Antalya'ya gelen turist sayısının fazla olduğunu, fakat turist kalitesinde düşüş yaşandığını belirten Mustafa Canlı, önceki yıllara göre dokuma halı satışlarının azaldığını anlattı. Bir halıyı boyutuna göre 1 aydan 1 yıla kadar işlediklerini söyleyen Canlı, "Yaptığımız her şeyi el emeğiyle yapıyoruz. Dokuması 2 yıl süren ipek halılarımız da olabiliyor. Bazı müzelerden ve koleksiyonculardan gelen dokuma halıların parçalarının onarımını da yapıyoruz. 300-400 yıllık halı kilim parçalarını kumaş üzerine monte ediyoruz. Ürüne zarar vermeden titizlikle işimizi yapıyoruz. Yeni neslin de bu sanatı devam ettirmesini istiyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------

El yapımı dokuma halılardan detay

Eski ip dolama aletinden detay

Dokuma halı onarımı yapan Mustafa Canlı'nın görüntüsü

Halı tamiri ve dokumadan detaylar

Mustafa Canlı'nın röportajı

Haber-Kamera: Aslı DURAN/ANTALYA,

==========================

Tahindeki sır; yerli susam

Adana'da 30 yıldır şekerleme imalatı ve satışı yapan Şahin Özdoğru (45), özellikle kış aylarında yoğun ilgi gören tahinin, şekerleme satışlarının önüne geçtiğini söyledi. Özdoğru, gerçek tahinin sırrının yerli susam olduğunu ve iş yerinde özel bir makineyle ürettiğini belirtti.

Merkez Seyhan ilçesi Kazancılar Çarşı'nda esnaf Şahin Özdoğru, yıllardır tahin ürettiğini, son yıllarda müşterilerinin yoğun ilgi gösterdiğini anlattı. Tahin yapımındaki önemli etkenlere dikkat çeken ve gerçek tahinin sırrını açıklayan Özdoğru, "Asıl mesele tahinin yerli susamdan yapılmasıdır. Ben susamı Karataş ilçesinin köylerinden özel olarak getirtiyorum. Piyasada tahinin içine yer fıstığı ve un karıştıran yerler var. O zaman tahin tüm özelliğini kaybeder. Orjinali yerli susamdan olur. Yıl boyunca tahin için talep oluyor. Ancak özellikle havalar soğuduğunda satışlar tavan yapıyor. Kilogramı 25 TL'den gidiyor. Günde yaklaşık 500 kilogram satış gerçekleştiriyorum. Bu rakamın Ramazan ayında 1 tonu buluyordu. Ürettiğim tahinleri yurt dışına da ihraç ediyorum. Özellikle Hollanda, Almanya ve İtalya'dan siparişler alıyorum" dedi.

YÜZYILLIK FOÇA TAŞI

Tahin makinesinin içinde denizden çıkarılan yüzyıllık foça taşı olduğunu söyleyen Şahin Özdoğru, "Bu taş normal taşlara benzemez. Sene de bir defa bakımı yapılır. Foça taşının önemi yerli susamı ezerek tat vermesidir. Normal bir taşla aynı tadı elde edemezsiniz. İyi bir ham madde ve usulüne uygun bir makineyle hem lezzetli hem de insan sağlığına faydalı tahin üretilebilir. Biz de bunu yapıyoruz" diye konuştu.

Gezmek için geldiği Adana'da tahin alıp İstanbul'a götüreceğini söyleyen Sibel Türk (40) ise çok sevdiğini ve her mevsim sıkça tükettiğini kaydetti.

Görüntü Dökümü

------------------------

İşletme sahibi Şahin Özdoğru ile röp

Müşteri ile röp

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,

==========================

Adana'da 4 bin 255 litre sahte içki ele geçirildi

Adana'da polis, kaçak içki üretilen depoya yaptığı baskında piyasaya sürülmek üzere olan 4 bin 255 litre sahte rakı ele geçirdi.

Adana Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesi Akkapı Mahallesi'nde kaçak içki imalatı yapılan depoya baskın düzenledi. Adrese gelen polis, variller içinde 4 bin 225 litre sahte rakıya el koydu. Ayrıca, depoda anason damıtmasında kullanılan 4 düzenek de bulundu. Piyasada sürülmeye hazır olan içkiler imha edilirken, depo mühürlendi. Olayla ilgili gözaltına alınan V.B. çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü

------------------------

Bidonlarda bulunan sahte içiki

Pet şişelere doldurulan sahte içkiler

Haber: Çağlar ÖZTÜRK-Kamera:/ADANA,

==========================

Tarlada yetiştirdiği kabakları sanat eserine dönüştürüyor

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde kooperatif işçisi Ali Osman Karakuş (42), tarlasında yetiştirdiği su kabaklarını çeşitli motifler ve taşlarla süsleyip, sanat eserine dönüştürüyor. Süslediği bu kabakları satan Karakuş, elde ettiği gelirle çocuklarının eğitim masraflarını karşılıyor.

Sandıklı'da oturan evli ve 3 çocuk babası Ali Osman Karakuş, 3 yıl önce internette gördüğü işlenmiş su kabağının aynısını yapmak istedi. Su kabağını işledikçe değişik süs eşyaları ortaya çıktığını gören Karakuş, hobi olarak bu işe başladı. Daha sonra Bekteş köyündeki tarlasında su kabaklarını yetiştiren Karakuş, köydeki evinde kuruttuğu kabaklardan avize, gece lambası, kuş yuvası, mumluk ve çeşitli süs eşyaları yapmaya başladı. Karakuş'un ortaya çıkardığı eserleri görenler satın almak istedi. Bunun üzerine işlediği kabakların internet üzerinden 100 ile 500 lira arası fiyatlara satışına başlayan Karakuş, elde ettiği gelirle çocuklarının eğitim masraflarını karşılayarak, ev ekonomisine de katkı sağladı.

'İNTERNETTE GEZİNİRKEN GÖRDÜM İŞLENMİŞ KABAKLARI'

Ali Osman Karakuş, "İnternette gezinirken, işlenmiş kabakları gördüm. 'Acaba ben de yapabilir miyim?' şeklinde bu işe başladım. Tabii ilk önce kabak bulmak çok zordu. Çünkü bölgede yaygın olan bir hobi değil bu. Daha sonra kabakları kendim yetiştirmeye başladım. Yaklaşık 3 senedir kendi kabağımı yetiştiriyorum. Kendim işlemenin yanı sıra işleyen arkadaşlardan ham olarak tedarik ediyorum" dedi.

'STRESTEN UZAK TUTUYOR'

Kabak işlerken stresten uzak kaldığını söyleyen Ali Osman Karakuş, "Benimle yaşıt birçok arkadaşın şekeri var, tansiyonu var. Bir şeyleri var yani. Bu, stresten insanı uzak tutuyor. Stresten uzak durmak istiyorsanız, kafanızı boşaltmak istiyorsanız içinizi boşaltacak hobiyle uğraşmalısınız. Ben bunu kabakta buldum. Gerçekten de severek yapıyorum" diye konuştu.

'SİPARİŞ ÜZERİNE YAPIYORUM'

Hayal edilen her şeyin şeklini kabağa verdiğini anlatan Karakuş, "Kabaktan geçe lambaları yapıyorum. Mumluklar, avizeler, vazolar, biblolar, bahçe süsleri yapıyorum. Genelde sipariş üzerine yapıyorum" dedi.

'EV EKONOMİSİNE KATKISI OLUYOR'

Kabaklarla yaptığı eşyaların ev ekonomisine büyük katkısı olduğunu aktaran Ali Osman Karakuş, "Elbette ev ekonomisine katkısı oluyor. Bunun kazancıyla yurt dışında okuyan çocuğum var. Onu okutuyorum diyebilirim. Yoksa maaşımız falan yetmez" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Ali Osman Karakuş kabak tarlasında kabak toplarken görüntü

Ali Osman Karakuş ve ailesi tarlada topladıkları kabakları römorka yüklerken görüntü

Ali Osman Karakuş topladığı kabakları kuruması için sergi yaparken görüntü

Ali Osman Karakuş askıda kuruyan kabakları incelerken görüntü

Ali Osman Karakuş kabaklara şekil verirken görüntü

Ali Osman Karakuş kabaklara şekil verirken yakın görüntü

Ali Osman Karakuş işlediği kabakları boyarken görüntü

Ali Osman Karakuş işlediği kabakları boyarken yakın görüntü

Ali Osman Karakuş işlenen kabaklara boncuk takarken görüntü

RÖP: Ali Osman Karakuş

Kabakların süslenmiş hallerinden çeşitli görüntüler

HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar),

==========================

Ulu Önder Atatürk Bursa'da anıldı

Bursa'da 10 Kasım Atatürk'ü anma töreni kapsamında Atatürk Anıtı önünde saat 09.05'i gösterdiğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunulurken ardından İstiklal Marşı okundu.

Bursa'da Atatürk Caddesi'ndeki Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen 10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde, Bursa Valisi Yakup Canbolat ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş anıta çelenk bıraktı. Törene, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan Saraç, bazı milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------------

-Canpolat ve Aktaş'ın Atatürk heykeli önüne çelenk bırakması

-Anma töreninden detay

Haber: Muammer İRTEM/BURSA, - Kamera: İsmail Hakkı SEYMEN/BURSA,

==========================

Valizinde uyuşturucuyla yakalanan İranlı gözaltına alındı

Van'da, Ferit Melen Havalimanı'nda valizinde 1 kilo 210 gram metamfetamin ele geçirilen İran uyruklu F.A. gözaltına alındı.

Van Emniyet Müdürlüğü Ferit Melen Havalimanı ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Adana'ya gitmek üzere Ferit Melen Havalimanı'na gelen İran uyruklu F.A.'nın giriş kontrol noktasında, X- Ray cihazına bıraktığı valizinde şüphe üzerine arama yaptı. Aramada, valizin taban kısmına gizlenmiş, 1 kilo 210 gram metamfetamin ele geçirildi.

Gözaltına alınan F.A., sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------

-Valizin açılması

-Arama

-Ele geçirilen uyuşturucu

Orhan AŞAN/VAN,

==========================

Uzay terapi cihazı, hastalara şifa oluyor

Niğde İl Sağlık Müdürlüğü Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde uzay terapi (egzersiz ve denge) cihazı hastalara şifa olmaya devam ediyor.

145 yatak kapasiteli Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde, robotik yürümeden hidroterapiye, el robotundan çocuklar için özel oyun alanlarının bulunduğu birime kadar hastaların tedavisine yönelik her ayrıntı yer alıyor.

Son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında sıkça kullanılan 'uzay terapi', Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde hastalarda başarılı sonuçlar veriyor. Kişinin tek başına, bağımsız bir şekilde ayakta durmasını ve adım atma cesaretinin oluşmasını sağlayan bu yöntem yer çekimine adeta meydan okuyor.

Uzay terapi cihazının, serebral palsi, felç, inme, parkinson, MS, kas hastalıkları başta olmak üzere birçok nörolojik hastalıkta kullanıldığını belirten Hastane Müdürü Dr. Yılmaz Yücel, "Bu cihaz tüm rehabilitasyon sürecinde aktif ve efektif kullanılıyor. Uzay terapisi, serebral palsi, felç, spinal kord yaralanmaları, travmatik beyin yaralanmaları ve nöromusküler hastalıklar gibi bir çok durumda kullanılır. Uzay terapi metodu yoğun ve spesifik bir egzersiz programına dayanıyor" dedi.

Cihazın patolojik hareket kalıplarını azalttığını, kuvveti ise arttırırdığını kaydeden Dr. Yücel, "Patolojik reflekslerin eliminasyonu ve yeni, doğru, fonksiyonel hareket paternlerinin yerleştirilmesinin büyük bir önemi vardır. Bu cihaz aynı zamanda kas kontrol ve koordinasyonunu, dayanıklılığı arttırır, oturma, emekleme ve yürüme gibi fonksiyonel aktiviteleri geliştirir. Hastaların fonksiyonel olarak daha iyi hareket etmesini sağlıyor. Hastalarımız bize başvurduğunda bu cihazla büyük ölçüde şifa buluyor" diye konuştu.

YÜRÜYÜŞ ROBOTU

Felçli veya yürüyüş bozukluğu sorunu yaşayan hastalar için 'yürüyüş robotu' ile hizmet verdiklerini kaydeden Dr. Yücel, şunları söyledi:

"Türkiye'de çok az sayıda bulunan bu robotla beyin damarlarındaki tıkanıklık ya da trafik kazası gibi nedenlerle vücudu felce uğramış, yürüme sorunu yaşayan hastalarımızı tedavi ediyoruz. Bu tedavide çok önemli ihtiyaca yanıt veren bir yürüyüş robotu. Uyguladığımız uzman fizik tedavi yöntemleri ve yürüyüş robotundaki egzersizlerle hastalarımızın yeniden yürüyebilmelerini sağlıyoruz."

Görüntü Dökümü

-----------------------

Uzay terapide hasta tedavi edilirken görüntü

Uzay terapiden detay görüntüler

Yürüme robotundan detay görüntüler

Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanesi müdürü Dr. Yılmaz Yücel ile röportaj

Fizik tedavi hastanesindeki hastalardan görüntü

Haber-Kamera:  Adnan ÇELEBİ/NİĞDE,

==========================

Balıkçı kadınların zorlu yaşamı

Konya'nın Beyşehir ilçesinde kadınlar, her gün eşleriyle birlikte, gölde balık tutup, aile ekonomisine katkı sağlıyor. Sabah erken saatlerde güne başlayan kadınlar, evlerinde besledikleri hayvanların bakımını yapıp, çocuklarına kahvaltı hazırlıyor. Kadınlar daha sonra tarladaki işlerini yapıp, göle açılarak, balık tutuyor.

Türkiye'nin en büyük tatlı su göllerinden Beyşehir Gölü'nde; levrek, Çin sazanı, Beyşehir sazanı gibi balık türleri bulunuyor. 650 bin metrekare yüz ölçümüne sahip gölde kayıtlı 461 kayıkla balıkçılık yapılıyor. 2018 verilerine göre, göldeki balıkçılıkla Beyşehir'e yaklaşık 2 milyon liralık katma değer sağlandı. Beyşehir Gölü'nde erkeklerin yanı sıra kadınlar da balıkçılık yapıyor. Çoğu eşleriyle birlikte 'Vira bismillah' deyip, göle açılan yaklaşık 20 kadın, başarıyla bu işi sürdürüyor. Günde yaklaşık 40'ar kilo balık tutan kadınların, eşleriyle birlikte toplam kazancı da 2- 3 bin lirayı buluyor.

Yaklaşık 15 yıldır eşiyle birlikte balıkçılık yapan Necla Erdoğan (44), hem çiftçilik, hem balıkçılık hem de annelik yaptıklarını belirtti. Erdoğan, şunları söyledi:

"Sabah kalkıyoruz kahvaltımızı yaptıktan sonra ahıra iniyoruz, oradaki hayvanlara bakıyoruz. Onları sağıp, otlatmaya gönderiyoruz. Daha sonra göle çıkıyoruz, ağımızı atıyoruz. Balık çıkarsa topluyoruz, çıkmazsa ağı tekrar göle serip geliyoruz. Bu arada ekin ekiyoruz, çiftçilikte var. Gölden geldiğimizde ekin ekiyoruz, yardım ediyoruz. Yapılacak her işi yapıyoruz eşlerimize yardımcı oluyoruz."

5 yıldır balıkçılık yapan  20 yaşındaki Ümmü Gülsüm Erdoğan, annesi Necla Erdoğan gibi sabahın ilk ışıklarında   göle açıldıklarını belirterek, " Burada ağımızı serdikten sonra geri geliyoruz ve günlük işler başlıyor ev işleri ahırdaki hayvanlara bakıyoruz. Daha sonra bağ bahçe işleri var, ekim biçim onlarla uğraşıyoruz. Yaptığımız balıkçılık kolay bir meslek değil. Kış aylarında havaların soğumasıyla katlanmak daha zor oluyor. Genelde zor olduğu zamanlar fırtınalı havalar, karlı soğuk havalar oluyor; ama balıkçılığı severseniz tüm bu zorluklar kalkıyor." diye konuştu.

Balıkçılık yapan İbrahim Erdoğan (41), kadınların erkeklere yardımcı olmasından dolayı mutluluk duyduğunu söyledi. Erdoğan, "Burası bir balıkçı köyü.  Balıkçı köyü olunca, köy işleri ve bir sürü işlerimiz var. Eşlerimiz ve ailedeki kadınlar, bizlere de yardımcı oluyor. Sabahın ilk ışıklarında balığa beraber çıkıyoruz. Daha sonra köy işleri var. Rutin olarak tarla bağ bahçe işleri yapılıyor. Hep birlikte yardımlaşıyoruz. Kadınlarımızın yükü ağır, balıktan geldikleri zaman çocukların bakımları, evlerin temizlikleri falan var. Onlar için ayrı bir çaba harcıyorlar. Aile bütçesine katkıda bulunmak için balıkçılık yapıyorlar. Çünkü balıkçılık zor bir iştir. Göle çıktığımızda bize çok büyük katkıları oluyor. Yanımızda bir yardım edenin olması ve bunun aileden biri olması daha güzel." şeklinde konuştu.

(Görüntü Dökümü

------------

Kadınların ev işleri yapması

Hayvanlarını otlatması

-Göle açılıp balık tutmaları

Röportajlar

Sunum

Haber- Kamera: Muhammed SIDAL BEYŞEHİR KONYA DHA))



Mustafa Kemal Atatürk, Ali Osman, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

11.12.2019 21:45:41