Dha Yurt Bülteni-7

1)İZMİR'DE FETÖ OPERASYONU: 5 GÖZALTIİZMİR'de, kanun hükmünde kararname ile her ikisi de kapatılan İzmir Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyelerinden ve Fatih Koleji'nin sahiplerinden olan İsmail Selim Doğanata'nın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel...

20.02.2018 12:12 | Son Güncelleme: 20.02.2018 12:12Dha Yurt Bülteni-7
1)İZMİR'DE FETÖ OPERASYONU: 5 GÖZALTI

İZMİR'de, kanun hükmünde kararname ile her ikisi de kapatılan İzmir Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyelerinden ve Fatih Koleji'nin sahiplerinden olan İsmail Selim Doğanata'nın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, bu sabah FETÖ/PDY'ye yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda, haklarında yakalama kararı çıkartılan 7 şüpheliden, her ikisi 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK ile kapatılan İzmir Üniversitesi'nin mütevelli heyeti üyelerinden ve Fatih Koleji'nin sahiplerinden olan İsmail Selim Doğanata ile R.U., N.U., L.G. ve E.D. gözaltına alındı. Şüphelilerin örgütü legal göstermek için faaliyetlerde bulundukları, örgütün yurt dışı faaliyetleri için irtibat kurdukları, üniversite görevlilerinin, iş adamların ve bürokratların konaklama, sempozyum ve toplantı gibi faaliyetlerini yürüttükleri belirtildi. Ayrıca, gözaltına alınan işadamlarının, kapatılan İzmir Kültürlerarası Diyalog Merkezi'ne (İZDİM) finansal destek sağladıkları da ileri sürüldü. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından emniyete götürülürken, operasyon kapsamında aranan 2 şüphelinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yurt dışına çıktıkları anlaşıldı.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

Şüphelilerin emniyete getirilmesinden görüntü

Haber-Kamera: Mehmet CANDAN/ İZMİR,

=======================================================

2)UMREDEN DÖNDÜ, HERKESİN YARARLANMASI İÇİN SAPANCA GÖLÜ'NE ZEMZEM DÖKTÜ

SAKARYA'da, umreden dönen Ebubekir Tuncer, herkesin yararlanması için Sakarya'nın su ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü'ne zemzem dökerek, kendisince mayalama yaptı. Sakarya'da esnaflık yapan Ebubekir Tuncer, sosyal medya hesabından paylaştığı görüntü ile ilgi çekti. 2 hafta önce umreden döndüğünü belirten Ebubekir Tuncer, elindeki bidondan Sakarya'nın su ihtiyacının karşılandığı Sapanca Gölü'ne zemzem dökerek kendisince mayalama yaptı. Ebubekir Tuncer göl kenarında yapılan çekimde, "2 hafta önce umredeydim. Ziyaretime gelenler oldu, zemzem ikram ettim, hurma ikram ettim. Ama ulaşamadığım arkadaşlarım var. Düşündüm ki burada Sapanca Gölüne zemzemi döküp mayalarsam herkes zemzemden nasibini alır mı, olur mu?" diyerek yanında bulunan özel bir okulda öğretmenlik yapan Ömer Bektaş'a danıştı.Ömer Bektaş, "Zemzemin mayalama özelliği var. Eğer zemzem bir suya dökülürse suyun miktarı ne kadar olursa olsun o suyu mayalamış olur. İlmi olarak da bir hakikat atomlarla ilgili bir konu. Şöyle ki sıvıdaki iletkenlikten dolayı buraya dökülen zemzemin atomları bu Sapanca Gölü'ndeki bütün su damlarıyla bütünüyle iletişime geçiyor" diyerek onay verdi. Ebubekir Tuncer bunun üzerine suyu göle döktü.

Ebubekir Tuncer yaşanan tartışmalar üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise, "Nasrettin Hoca Göle yoğurt mayalarken neyi kast ediyor ve bize ne anlatmak istiyordu acaba. Hafta sonu Sapanca Gölüne bir miktar zemzem suyu katarak gönlümüzdeki zenginliği ifade ederek elimizde olsa tüm Sakarya'ya zemzem ikram ederdim demek istedim. Paylaşımım bazı arkadaşlar tarafından yerel basına da taşınarak binlerce kişiye ulaşmıştır. Hayat iyilik, paylaşım neşeli ve insani dokunuşlarla güzelleşir. Gereksiz tartışmalara ve ayrışmalara çekmek abesle iştigaldir. Ciddi asık suratlı insanlara dönüşmeye başladığımızın farkında mıyız. Elimizdekini paylaşmayı, birbirimizi anlamaya çalışmayı ne zaman başaracağız. İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar güneşli günler göreceğiz" diye açıklamada bulundu.

Ömer Bektaş ise, eleştiriler üzerine yaptığı açıklamada bunun bir espiri olduğunu belirterek, "Eleştiri yapılsın sorun değil. Suyla ilgili fiziki bir açıklaması lazım. Oraya bir kan döksek, gölün öbür tarafındaki bir köpek balığı olsa onun kokusunu almış oluyor. Tamamen ilmi bir konu bu. Eleştirilere cevap veririz gerekirse. Bunu bir espri olarak düşündük. Yüreğimizi, kalbimizi tüm Sakarya'ya açtık. Bizi en ağır şekilde eleştirsinler, biz teşekkür ederiz. Topluma bir güzellik olsun diye yaptık. Yoksa biz de biliyoruz Sapanca Gölü'nün zemzem olmayacağını" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

Sosyal medyada paylaşılan görüntüler

Aziz GÜVENER-İsa ÇİÇEK/SERDİVAN(Sakarya),

========================================================

3)GÖÇ EDEMEYEN LEYLEKLER, KÖYLÜLERE MİSAFİR OLDU

HAKKARİ'nin Yüksekova ilçesinin Köprücük köyüne, ilkbahar mevsiminde gelen ve sonbaharda göç edemediği için bölgeden ayrılamayan 2 leyleğe köylüler bakıyor. Leyleklere günlük yiyecekleri köylüler tarafından veriliyor.   Yüksekova'ya 10 kilometre uzaklıkta bulunan Köprücük köyü sakinleri, ilkbaharda bölgeye gelip, daha sonra göç edemeyen 2 leyleğe ev sahipliği yapıyor. Köy meydanındaki caminin bacasına yuva yapan leylekler, havaların yeteri kadar soğumaması üzerine sonbaharda yuvalarından ayrılmadı. Kar yağışının ardından yuva yaptıkları caminin bacasında kalan leylekler için devreye köylüler girdi. Her gün düzenli olarak leyleklerin yiyecek ihtiyacını karşılayan köylüler, misafirlerini sevdiklerini söyledi.

Köy sakinlerinden Taner Dermir, zaman zaman derede avladıkları balıklardan leyleklere de verdiklerini belirterek, "İlkbahar aylarından beri cami bacasında olan leyleklere çok alıştık. Zarar görmemeleri ve aç kalmaları için sürekli kontrol ediyoruz. Yiyeceklerini de aksatmıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Camii bacasında yuva yapan leylekler

-Leyleklerin yuvadan uçması

-Köy sakinlerinden Taner Demir ile röp

-Çevreden detaylar

Yaşar KAPLAN/YÜKSEKOVA (Hakkari),

======================================================

4)EVLERİ YANAN ÇİFT İMECE USULÜ KONAKLIYOR

ÇANAKKALE'nin Bayramiç ilçesine bağlı Çavuşlu köyünde bir süre önce evleri yanan bedensel engelli Halil (67) ve eşi Fatma Uyanık (60), imece usulü her gün başka bir köylünün evinde konaklayarak yaşamlarını sürdürüyor. Bayramiç ilçesine bağlı Çavuşlu köyünde oturan bedensel engelli Halil ile eşi Fatma Uyanık'ın yaşadığı ev, 3 şubat günü çıkan yangında kullanılmaz hale geldi. 3 ayda bir aldıkları bin 600 TL engelli maaşı ile geçimlerini sağlayan Uyanık çifti, evsiz kaldı. Zor durumdaki çifte, köylüler sahip çıktı. Uyanık çifti, bir süre akrabalarının yanında kaldı. Diğer köylüler de duyarsız kalmadı, Halil ve Fatma Uyanık çiftine evlerinin kapısını açtı. Uyanık çifti, her gün farklı bir köylünün evine misafir olarak, imece usulü konaklayıp, yaşamlarını sürdürüyor. Engelli Halil Uyanık, "Allah razı olsun, bizi misafir ediyorlar. Vardığımız yerlerde de yiyoruz, içiyoruz. Açıkta kalmadık. Kaymakam beyimiz, 'yardım yapacağız' dedi. Bir prefabrik ev kuracaklar, ama ne zaman olacağı belirsiz. Bir tarih verilmediö dedi.

'ÜSTÜMÜZÜN ELBİSESİYLE KALDIK'

Eşi Fatma Uyanık ise, evlerindeki yangının nasıl çıktığını bilmediklerini anlatarak, "Ama hiçbir şey alamadık. Üstümüzün elbisesiyle kaldık. Kardeşlerimizin, komşularımızın ve köylülerimizin evlerinde birer akşam misafir oluyoruz. Muhtarımızdan, köylülerimizden Allah razı olsun. Ev ev geziyoruz, bakalım ne kadar daha gezeceğizö diye konuştu.

Köy muhtarı Arif Şimşek ve eşi Azime Şimşek de, Uyanık çiftine evlerinin kapısını açtı. Muhtar Şimşek, "Arkadaşlarımızın evi maalesef yandı. Köy halkı olarak kendilerini elimizden geldiğince ağırlamaya, ayakta tutmaya çalışıyoruz. Evleri yapılıncaya kadar inşallah bu yardımlaşmayı sürdüreceğizö dedi.

Köylülerden Mustafa Karaman da, Uyanık çiftinin hiçbir şeylerini kurtaramadıklarını belirtip, "Sırayla köylülerin evinde kalıyorlar. Ne yapacak bu insanlar'ö şeklinde konuştu.

Uyanık çifti, bu zor günlerinde kendilerine sahip çıkarak, açıkta bırakmayan köylülere teşekkür etti.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Halil ve Fatma Uyanık çiftinin yanan evlerini gezerken görüntüleri.

-Halil Uyanık ile röp.

-Fatma Uyanık ile röp.

-Köylü Mustafa Karaman ile röp.

-Köy Muhtarı Arif Şimşek ile röp.

-Halil ve Fatma Uyanık çiftinin köy muhtarı Arif Şimşek'in evine misafir olmalarından görüntü.

Haber-Kamera: Fatih DALDAL/BAYRAMİÇ (Çanakkale),

=======================================================

5)YENİ HASTANE YAPILDI, ESKİSİ HARABEYE DÖNDÜ

TEKİRDAĞ'ın ilçesinde yenisi yapılarak boşaltılan eski devlet hastanesi binası 1 yılda bakımsızlık nedeniyle harabeye döndü. Madde bağımlılığının mekanı haline gelen binayla ilgili başka kurumlara tahsis işlemlerinin sürdüğünü kaydeden Malkara Kaymakamı Erkan Karahan, "Binanın içerisinde bu hafta itibariyle içinde malzeme bırakılmayacak" dedi.

Malkara'da 70 yataklı yeni devlet hastanesi inşaatı geçen yıl tamamlandı. Mevcut binadaki tıbbi cihazlar ve bir çok eşya yeni hastane binasına taşınırken, ihtiyaçları karşılamayan eşyalar ise eski binada bırakıldı. Bir yıllık süre içerisinde sahipsiz kalan bina, mahalle sakinlerinin iddiasına göre kısa sürede madde bağımlılarının mekanı haline geldi. Eski devlet hastanesi binasının bulunduğu Gazibey Mahallesi'nde çevre sakinlerinden Ahmet Bostan, binanın alkol alanların ve madde kullananların mekanı haline gelmesine tepki göstererek, sahip çıkılmamasından yakındı. Bostan, "Yaklaşık 1 yıl önce hastane yeni yerine taşındı. Daha sonra eski hastane sahipsiz kaldı. Hastanenin camlarını kırıyorlar. Kapılarını tekmeliyorlar. Hastanenin içerisine kapılarını yarıya kadar kırıp kimliği belirsiz kişiler giriyor. İçeride kalan kullanılacak bir sürü malzeme var. Bu malzemeler çürümeye mi terk edildi? Hastaneye de malzemelere de lütfen sahip çıkılsın. Alkol alan kişiler var içeride" dedi.Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Operatör Dr. Cengiz Becerir, eski binanın iki bloğunun Milli Emlak'a devredildiğini belirterek, "Bu söz konusu hastanenin A ve C bloklarını Milli Emlak'a devrettik. Oradaki kıymetli ve tıbbi cihazları aldık. B blokta kalan çürüğe ayrılma eşyaları kontrol ediyoruz" dedi. Malkara Kaymakamı Erkan Karahan, ise eski binanın başka kurumlara tahsisi için işlemleri sürdüğünü söyledi. İçerde kalan eşyaların ise yeniden değerlendirileceğini kaydeden Kaymakam Karahan, "Eski Malkara devlet hastanesinin bir bölümünü Malkara Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne tahsis edeceğiz. Tahsis çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda yazışmalar tamamlanacak. Hastanenin içerisinde bulunan demirbaşlarda Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla okullara ve ihtiyacı olan kamu kurum ve kuruluşlarına verildi. Hastanenin içerisinde kalan eşyalar ise hastane yönetimi aracılığıyla taşımak suretiyle değerlendirilecek. Binanın içerisinde bu hafta itibariyle içinde malzeme bırakılmayacak" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Hastane binasında bırakılan cihazlar

-Hastane içinin harabeye dönmüş hali

-Hastane içinden detaylar

-Boş odalar

-Hastane içi ve dışı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Murat YAYIN/MALKARA(Tekirdağ),-

================================================

6)SURİYELİ SAHTE ALTIN DOLANDIRICILARI YAKALANDI

Kayseri'de önce gerçek altın kurbanlarının gönlünü kazanan ve  sonrasında da 36 Bin TL karşılığında 114 sahte altın vererek  2 arkadaşı dolandıran Suriyeli uyruklu dolandırıcılar polis tarafından yakalandı.

Olay, 17 Şubat'ta telefondan görüştükleri ve ucuz altına almak için Tokat'tan Kayseri'ye gelen 28 yaşındaki M.A ve 19 yaşındaki H.A, Kayseri'de Suriye uyruklu M.A ve A.E  ile buluştu. Ucuz olduğunu düşünerek satın aldıkları bir altını kuyumcuya götüren 2 arkadaş kuyumcuya götürdükleri altının gerçek ve ucuz olduğu görünce, Suriye uyruklu dolandırıcılardan yanlarından bulunan diğer altınları istediler. Bunun üzerine 2 dolandırıcının elinde bulunan üzerinde erkek, kadın ve aslan figürleri ile Osmanlı tuğrası bulunan 114 altını 36 Bin TL'ye satın alan iki arkadaş sonradan aldıkları 114 altını kuyumcuya bozdurmak için götürdüklerinde sahte olduğunu duyunca dolandırıldığını iddia ederek polise başvurdu.  Polis, olayla ilgili yaptığı araştırmada Suriye uyruklu  25 yaşındaki M.A ve 26 yaşındaki A.E'nin sahte altın sattığını tespit etti. Dolandırıcıların evine yapılan baskında 763 sahte altın,  1 kilo 800 gram altın tozu görünümlü değersiz toz ele geçirildi. Ayrıca evde yapılan aramada Müze müdürlüğü görevlilerince yapılan incelemede sahte olduğu tespit edilen Davut Yıldız ve yeni kollu şamdan figürü bulunan kitap ile sandık ele geçirildi.  Sorguları tamamlanan Suriye uyruklu dolandırıcılar Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bulunan Adli Tabipliğe getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi.  Dolandırıcılardan birisi kendisini görüntüleyen gazetecilere gülücük dağıttı. Sağlık raporları alınan 2 dolandırıcı adliyeye gönderildi.

Görüntü Dökümü:

-------------------

Suriyeli dolandırıcıların adli tabipliğe getirilişi

-Suriyeli dolandırıcının gülmesi

Dolandırıcıların polis otosuna bindirilmesi

Diğer detaylar

Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ KAYSERİ,DHA)

DV 1 Dosya 1 dakika 19 saniye/ 79 MB

======================================================

7)YASEMİN MERİH ALPARSLAN, UÜ'DE ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

DOĞAN TV İnsan Kaynakları Grup Başkanı Yasemin Merih Alparslan, öğrencilerin kendilerine yatırım yapması gerektiğini belirterek, "En büyük önereceğim şey bu, sakın sadece okulu iyi notlarla geçtim diye düşünmesin, okul dışında da birçok faaliyetle kendisine yatırım yapması lazım" dedi. Uludağ Üniversitesi'nde İnsan Kaynakları Topluluğu'nun düzenlediği HR Summit18'e, Doğan TV İnsan Kaynakları Grup Başkanı Yasemin Merih Alparslan katıldı. Söyleşi öncesi basının sorularını yanıtlayan Alparslan, insan kaynakları ve öğrencilerin bu alanda kendilerini nasıl geliştirebileceği ile ilgili bilgiler verdi.

Üniversitelerde öğrencilerle mümkün oldukça buluşmayı arzu ettiğini belirten Yasemin Merih Alparslan, "Bizler deneyimli kişileriz, dolayısıyla yaşamış olduğumuz tecrübelerden, yeni nesle bir şeyler anlatıyor olmamız lazım ki; onların gelişimine katkıda bulunalım. Aynı zamanda onlardan da beslendiğimi düşünüyorum. Çünkü gelen sorulardan trend neler var, öğrenciler neler konuşuyor, bunları görüyoruz. Artık çalışma hayatımızın içerisinde, bu üniversite öğrencileri okullarını bitirmek üzereler ve iş hayatlarına geldikleri zaman bizimle beraber çalışıyor olacaklar. O yüzden, onları anlamak adına geri beslemede bulunduğu için, bu tür ortamlarda konuşmayı seviyorumö dedi.

'ÖĞRENCİLERİN KENDİSİNE YATIRIM YAPMASI LAZIM'

Üniversite döneminin öğrenciler için çok önemli olduğunu, bu dönemde kendilerine yatırım yapmaları gerektiğinin altını çizen Alparslan, "Öğrenciler çok fazla staj yapıp, kendi farkındalığını yükseltip, neyi isteyip, neyi istemediğini anlamalı. Bir bavulu var diye düşünmeli ve o bavulun içerisine networking sayesinde tanıştığı insanlar varsa onları koymalı, kendini lisan anlamında geliştirmeli, neler yapabileceğini görmeli, bir sürü fabrikalar, işyerlerini ziyaret edip, bir sürü insanla tanışmalı ki; sonrasında kendisi neyi istiyor ya da neyi istemiyor, bunu anlıyor olması lazım. En büyük önereceğim şey bu, sakın sadece okulu iyi notlarla geçtim diye düşünmesin, okul dışında da birçok faaliyetle kendisine yatırım yapması lazım diye düşünüyorumö diye konuştu.

'BİR TANE HAYATIMIZ VAR, MUTLU OLMAK ZORUNDAYIZ'

"Başarılı olduğunuz zaman mutlu oluyorsunuz, çünkü mutluluk kendi koyduğunuz hedefe ulaşma beceriniz, ama önemli olan mutluluğun sürdürülebilir olmasıö ifadelerini kullanan Alparslan, şunları söyledi:

"Sadece başarılı olmak, mutlu olmanıza yetmiyor. Başka şeyler de yapmanız lazım. Hayatta 360 derece düşünmeniz lazım. Sadece iş başarısı değil, özel hayat ve sosyal yaşamda başarı, kendinize zaman ayırabilmeniz, kendi farkındalığınızın yüksek olması, bütün hepsini yapabiliyorsanız o zaman sürdürülebilir mutlu bir birey oluyorsunuz, bir tane hayatımız var, o yüzden mutlu olmak zorundayız.ö

'YENİ KUŞAK İTİRAZ EDİYOR'

Ardından üniversite öğrencilerine deneyimlerini aktaran Yasemin Merih Alparslan, kuşak çatışmalarını ele alarak, "Baby boomer diye bir kuşak var, arkasından X geldi, şu anda Y'ler çalışma hayatının içerisinde. Çok yakın bir tarihte Z kuşağı geliyor. Bundan sonraki kuşağın ismi de alfa. 2030 yılına geldiğimizde 5 kuşak bir arada çalışıyor olacağız. Şu anda Y'ler gelirken, iş hayatında özellikle İK'cılarda büyük çalışmalar oldu. Çünkü X kuşağı için önemli olan işimiz öncelikliydi, biz yaşamak için çalışan nesiliz, ama Y kuşağındaki siz gençler, iş ve yaşam dengesine inanılmaz önem veriyorlar. Bize müdürümüz bir şey söylediği zaman, onu emir kabul edip, hemen yapmamız gerektiğini düşünürdük, ama şimdiki kuşak önce bir süzgeçten geçiriyor, eğer yorumu varsa onu yapıyor, itiraz edecekse ediyor, tabii ki çok daha sağlıklı ama yeni gelen neslin de üst tarafta olan kişilerle nasıl iletişim kuracağını öğrenmesi lazım. Çalışan mutlu olursa, şirket mutlu ve karlı olurö dedi.

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Yasemin Merih Alparslan'ın konuşması esnasında detaylar, seminer ve izleyicilerden detaylar, Alparslan'ın seminer konuşmasından kesitler, Alparslan ile özel röportaj

4 dakika 57 saniye

556 MB

Gürkan DURAL- Enver Fatih TIKIR/BURSA, -

İzmir Üniversitesi, Arif Şimşek, Malkara, Politika, Güncel

Kaynak: DHA

28.02.2020 10:05:49