Dha yurt bülteni - 7

3 kişi dövdü, 24 gün sonra hastanede öldüGaziantep'te, 3 kişi tarafından dövülmesi sonucu ağır yaralanan Faruk Özçelik (35), 24 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

28.08.2019 13:35 | Son Güncelleme: 28.08.2019 13:35Dha yurt bülteni - 7

3 kişi dövdü, 24 gün sonra hastanede öldü

Gaziantep'te, 3 kişi tarafından dövülmesi sonucu ağır yaralanan Faruk Özçelik (35), 24 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Olay, 4 Ağustos'ta, Karacaoğlan Mahallesi'nde meydana geldi. Faruk Özçelik, parkta tartıştığı ve isimleri öğrenilmeyen 3 kişi tarafından tekme tokat dövüldü. Ağır yaralanan Özçelik, ihbarla gelen sağlık görevlilerince ambulansla Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Yoğun bakım ünitesinde 24 gündür tedavi gören Özçelik, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Faruk Özçelik'in cansız bedeni, otopsi için Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.
Öte yandan olaydan kısa süre sonra yakalanıp, gözaltına alınan 3 kişi, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Görüntü Dökümü
------------
-Cenaze aracının gelişi
-Cenasenin araca konulması
-Adli Tıp Kurumu
-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 109  MB

Haber: Kadir GÜNEŞ Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

==================

Taş Çağı'na ait en büyük arkeolojik kazı alanı Kahramanmaraş'ta

Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesindeki Taş Çağı'na ait Domuztepe Höyüğü'nün, kapladığı 22 hektar ile bu çağın dünyadaki en büyük arkeolojik kazı alanı olduğu belirtildi. Kazı Başkanı Doç. Dr. Halil Tekin, Taş Çağı döneminin yerleşim yerlerinin çoğunlukla 3- 5 hektar olduğunu belirterek, "Burası 22 hektarlık yer. Bu haliyle Taş Çağı'nın sonuna doğru tarihlendirdiğimiz bu zaman diliminde sadece Türkiye'de veya yakın doğuda değil dünyada bilinen en geniş yerleşim yeri" dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1993'te tescili yapılan, Türkoğlu ilçesinin Kelibişler Mahallesi'ndeki Domuztepe Höyüğü'nde 1996'da arkeolojik kazılar başladı. California Üniversitesi'nden Prof. Dr. Elizabeth Carter başkanlığında başlatılan kazılar, Carter'ın 2006'da emekli olmasının ardından Manchester Üniversitesi'nden Prof. Dr. Stuart Campbell tarafından yürütüldü. Çok sayıda yaban domuzu yuvası bulunması dolayısıyla yerel halk tarafından 'Domuztepe' ismi verilen höyükteki kazıları, 2013'te Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halil Tekin devraldı.
5 KÖY KALINTISI, 100 BİN PARÇA BULUNDU
Kazılar devam ederken, höyüğün, normal höyüklerden çok daha geniş alanı kapsadığının fark edilmesi üzerine hassas dijital ölçümleri yapıldı. Domuztepe Höyüğü'nün 22 hektar gibi dünyanın en büyük Taş Çağı'na ait yerleşim yeri olduğu saptandı. Bugünden 9 bin ile 7 bin 500 yıl öncesine denk gelen Domuztepe Höyüğü'nde 1996'dan bu yana yürütülen arkeolojik kazılarda üst üste kurulmuş 5 köy kalıntısı tespit edildi. Kazılarda; çoğu insanların kendi inançlarını ve düşüncülerini yansıtan hikayelerin resmedildiği kilden yapılmış, boyalı çanak-çömlekler, obsidyen ve çakmak taşından yapılmış kesici ve delici aletler, bazalt taşından yapılmış öğütme aletleri, killerden yapılmış figürünler ile kil topaklarının üzerine basılan çeşitli mühürlerden oluşan yaklaşık 100 bin parça gün yüzüne çıkarıldı.
'MUAZZAM POTANSİYELE SAHİP BİR YER'
Kazı Başkanı Doç. Dr. Halil Tekin, Domuztepe Höyüğü'nün çok önemli arkeolojik kazı alanı olduğunu belirtti. Göbeklitepe'den 1000 yıl sonra iskan edilen Domzutepe'nin büyüklüğü ile dünyada eşi benzeri bulunmayan yerleşim yeri olduğunu vurgulayan Tekin, şunları söyledi:
"Domuztepe bir höyük yerleşimi. Höyük yerleşimleri de genelde ovaya veya suya yakın bir yerde kurulur, çeşitli boyutlarda olur. kendi dönemleri içerisinde çok farklı boyutlarda olan höyükler vardır. Ama bizim kazı yaptığımız Domuztepe, 'Geç neolitik' dediğimiz yani Taş Çağı'nın onlarına ait, M.Ö. 7 binlerde başlayan bir yer. 22 hektarlık muazzam büyüklükte bir yer. Çünkü bu dönemin yerleşim yerleri çoğunlukta 3 veya 5 hektar iken burası 22 hektarlık bir yer. Bu haliyle, Taş Çağı'nın sonuna doğru tarihlendirdiğimiz bu zaman diliminde sadece Türkiye'de veya yakın doğuda değil, dünyada bilinen en geniş yerleşim yeri. Bu da muazzam bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Gerek höyüğün yüzeyinde dolaşırken ya da kazı esnasında gün ışığına çıkartılan çanak çömlek parçalarına bile baktığımızda höyüğün nasıl bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor."
'KAZILAN ALAN, YÜZDE 1'İ BİLE DEĞİL'
Höyüğün çok büyük olduğuna dikkat çeken ve bu nedenle arkeolojik kazıların birkaç kuşak daha devam edeceğini kaydeden Tekin, "Bizim 2014'ten bu yana bulduğumuz parça sayısı yaklaşık 30 bin civarında. Bizden önceki heyetle beraber bu herhalde 100 bini bulabilir ki kazılan alan henüz yüzde 1 bile değil. Bu haliyle Domuztepe'de henüz metalin bilinmediği, henüz her şeyin taş olduğu, kemik olduğu, yani ham madde olarak doğada mevcut olan şeylerin kullanıldığı bir zaman diliminden bahsediyoruz. Böylesine geniş ve önemli, çanak çömlek üreten, çanak çömleği de sadece günlük kullanım için değil aynı zamanda iç dünyalarını, duygularını, yansıttıkları ürün olarak bize sunan yerleşimden bahsediyoruz. Taş Çağı'nın son evresinde burada henüz gerçek tarıma geçmeyen, çoğunlukta hayvancılıkta geçimini sağlayan, bol hayvansal protein alan ve etrafındaki bataklık alandan da bundan yaralanan bir topluluk var. Bu topluluk, günümüzden yaklaşık 9 bin yıl önce buraya gelmiş yerleşmiş. Yaptığımız çalışmalar bize bunu gösteriyor ve 1400 yıl boyunca yaşam biçimini değiştirmeksizin devam ediyorlar" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------
Kazı alanı
Alandaki çıkan eserler üzerinde çalışanlar
Eserlerden detay
Halil Tekin ile röp.
Tekin'in kazı alanında inceleme yapması
Tekin ile röp.
Domuztepe Höyüğü'nün genel fotoğrafı

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 797 MB

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

=====================

Osmanlı'nın ilk fethettiği Karacahisar Kalesi'nde kazılara başlandı

Eskişehir'de, 1288 yılında Osman Gazi tarafından fethedilen ve 1299 yılında Osman Gazi adına sikke basılarak ilk hutbenin okutulduğu Karacahisar Kalesi'nde 5 yıl sonra kazı çalışmalarına yeniden başlandı.
Karacaşehir Mahallesi yakınlarında, 1010 metre yükseklikte bulunan ve Osmanlı'nın Bizanslılardan fethettiği ilk kale olarak bilinen Karacahisar Kalesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle yapılan kazı çalışmaları Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Dr.Hasan Yılmazyaşar'ın koordinatörlüğünde 5 yıl sonra yeniden başladı. 1288 yılında Osman Gazi tarafından fethedilen ve 1299 yılında Osman Gazi adına sikke basılarak ilk hutbenin okutulduğu Karacahisar Kalesi'ndeki çalışmaları inceleyen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Şafak Ertan Çomaklı, kazı çalışmalarını sürdüren ekip üyelerinden bilgi aldı. Rektör Çomaklı, Karacahisar Kalesi'nin devlet olmanın gereklerinden olan para basma ve hutbe okutmanın izlerini taşığını belirterek, şöyle konuştu:
"Osmanlı, Türk tarihinde önemli yere sahip teşkilatlanmalardan bir tanesi. Onun da yaşam alanının başladığı yer bizim için önem arz ediyor. Bunların başında da Karacahisar Kalesi geliyor. Uzun yıllar burada çalışma yapılmış. En son arkadaşlarımız bu görevi devraldılar. Kazının başlamasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ve Eskişehir Valimiz Özdemir Çakacak'ın iradaleri söz konusu. Biz de ekibimizle destek veriyoruz. Burada bizim için önemli bir husus var o da bu kazıda bulunacak malzelemeler, dökümanlar  geçmişimize ışık tutacak. Karacahisar Kalesi, Osmanlı'nın devlet olmanın gerekliliği olan para basma ve hutbe hutbe okutma izlerini taşıyan bir kale. Tarihçilerin söylediğine göre devlet olmak için teşkilatlanmaya buradan başlıyorlar. Aslında bizim bir hedefimiz var. Geçmişe dönük ahde vefayı da göstermemiz gerekiyor. Eğer bu kazı çalışmaları ilerlerse Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman bey ve kaleyi fetheden savaşçılar ruhuna da Kuran okutmayı planlıyoruz"

Görüntü Dökümü
-----------
-Kaleden detay
-Rektör Çomaklı'nın öğrencilerle fotoğraf çektirmesi
-Rektör Çomaklı'nın kazı alanını gezmesi ve bilgi alması
-Çomaklı'nın konuşması

Haber-Kamera: Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR-DHA

=================

Elektrik kesilince düğün kamyonetin ışık ve müzik sistemiyle yapıldı

Aydın'ın Nazilli ilçesinde hayatlarını birleştiren veteriner Melih Öz ve Tuğba Horzum'un bir mekandaki kır düğünleri sırasında elektrik kesildi. Jeneratörün olmadığı mekanda aydınlatma bir kamyonetin far ve tavan üstü led aydınlatma ışığı sağlanırken, aracın teybinden de müzik çalındı. Mağdur olduklarını dile getiren çiftin yakınları, işletmeciye dava açacaklarını belirtti.
Veteriner Melih Öz ile Tuğba Horzum, 10 yıllık birliktelikleri sonrası evlilik kararı alıp, düğünleri için Nazilli'nin Arslanlı Mahallesi'nde bir kır düğün salonunu kiraladı. Tüm hazırlıkların tamamlandığı düğün eğlencesine 1500'e yakın davetli katıldı. Gelin ve damat henüz gelmeden Arslanlı Mahallesi'nde bulunan trafonun patlaması sonucu düğün mekanı karanlığa gömüldü. Jeneratör de olmadığı için aydınlatma yapılamadı. İşletmeci ile düğün sahipleri arasında gerginlik yaşandı. Büyüyen gerginliği, durumdan haberdar olup gelen polis ekipleri yatıştırdı.
OTOMOBİL FARI IŞIĞINDA EĞLENDİLER
Elektriğin gelmesini bekleyen, ancak beklentileri gerçekleşmeyen çiftin imdadına arkadaşları yetişti. Çiftin arkadaşları, kır düğün salonundaki sahneye kamyonet çıkararak, farlarını ve tavan üstü led aydınlatmalarını açtı. Aracın teybinden de müzik yayını yaparak düğünün gerçekleşmesini sağladı. Farları açılan ve müzik sisteminden çalınan müzik eşliğinde gelen davetlilerin de alkışlarıyla gelin ve damat mekana girdi. Cep telefonları ve kamyonetin ışıkları ve teypten çalan müzik eşliğinde açılış dansını yapan gelin ve damada davetliler de katıldı. Saat 23.00'e yaklaştığı sırada elektrik geldi. Bu sırada gelen nikah memuru Emine Erol, şahitler huzurunda çiftin nikahını kıydı. Elektriklerin tam da düğün sırasında kesilmesinin kötü bir anı olduğunu söyleyen nikah memuru, "Bence aşkınız trafoları patlattı" deyince, davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.
TAZMİNAT DAVASI AÇACAKLAR
Tekrarı mümkün olmayan en mutlu günlerinin zehir olduğunu söyleyen gelinin babası Ali Horzum, bu tür işletmelerde jeneratör bulunması gerektiğini dile getirdi. Şikayet için gittikleri işletme sahibinin kendilerine, "Bana ne sizin düğününüzden, siz de düğünü yapmayın" cevabı verdiğini iddia eden Horzum, 300 bin TL'lik tazminat davası açacaklarını söyledi.

Görüntü Dökümü
-------
Düğünden elektrik kesilince karanlık anından görüntü
Kamyonetle yapılan düğünden görüntü
Gelinin babası Ali Horzum röp.
Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN/ AYDIN,

==================

Cami inşaatındaki klimalar çalındı

Adıyaman'da cami inşaatı şantiyesinde işçilerin kullandığı konteynerdeki 2 klima kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalındı.
Olay öğle saatlerinde Altınşehir Mahallesinde yapımı devam eden Hazreti Hamza Cami inşaatında meydana geldi.  Şantiyedeki işçilerin kullandığı konteyner içerisinde bulunan klimalar kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından çalındı. Cami yetkileri konteynerdeki klimaların olmadığı fark ederek durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yeri inceleme ekipler olayı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü
---------
-Olay yeri
-Konteynırdan görüntü
-Olay yeri inceleme ekipleri
-Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışması
-Çalınan klimaların yerlerinden görüntü
-Genel ve detay görüntü

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 240MB

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

==================

Gaziantep'te biber hasadına başladı

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde, kırmızı biber hasadı başladı. Bu yılki rekoltenin 20 bin ton olmasının beklendiği öğrenildi.
İlçede Yesemek, Akınyolu, Ortaklı, Örtülü, Yelliburun, Yeşilova, Karakaya, Elbistanhöyüğü  ve Şahmeran mahallelerinde ağırlıkta olmak üzere yaklaşık 12 bin dönüm araziye ekili kırmızıbiber hasadına başlandı. Bu yıl 20 bin ton rekoltenin beklendiği kırmızıbiber taban fiyatlarının henüz açıklanmamış olması ise çiftçide üzüntüye neden oldu.
İslahiye Ziraat odası Başkanı Mehmet Köse, "Bölgemizin önemli ürünlerinden olan ve kırmızı altın olarak nitelendirdiğimiz, İslahiye biberinin hasadına başlandı. Yaklaşık 12 bin dönüm alanda ekimi yapılan biberde iyi bir verim bekliyoruz. Fiyat ile ilgili bir belirsizlik var. Netleşen bir fiyat yok. Çiftçimizin mağdur edilmemesi için sanayicilerden bir an önce fiyat açıklamalarını ve alımlara başlamalarını istiyoruz. Girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı fiyat beklentimizde yüksek. Kuşkularımız var serbest piyasa ekonomisi olmasından dolayı umudumuz yetiştiricilerimiz mağdur edilmeden, girdi maliyetlerini göz önüne alarak iyi bir fiyat verilmesidir. Yetkililerden de biberimize destek bekliyoruz. Hasad ile birlikte ciddi oranda tarım işçisi istihdam edilmekte. Bu rakam hasatta yaklaşık 2 bin kişi, çöp çekme, temizleme işçisi ile birlikte bu rakam 4 bin ile 5 bin arası  istihdamı oluşturmaktadır. Geçtiğimiz yıllara oranla ekim alanında ciddi anlamda küçülme oldu. Bunun nedeni ise geçtiğimiz yıl çiftçinin zarar ettiği için bu yıl başka çeşit ürünlere yönelmesine neden oldu. Çiftçinin mağdur edilmeden yüksek fiyat ve alımların başlaması en büyük beklentimizdirö dedi.

Görüntü Dökümü
------
Kırmızıbiber tarlası
Kırmızıbiber hasadı
Kırmızı biber çuvallarının taşınması
Üretici İbrahim Köse ile röp
Ziraat Odası Başkanı Mehmet Köse ile röp
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU : 577 MB

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)



Faruk Özçelik, DHA, Güncel

Kaynak: DHA

24.01.2020 08:21:50