DHA YURT BÜLTENİ - 7

HDP önündeki eylemde 47'nci günDİYARBAKIR'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 55 ailenin, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eylemi 47'nci güne girdi.

19.10.2019 12:13 | Son Güncelleme: 19.10.2019 12:13DHA YURT BÜLTENİ - 7

HDP önündeki eylemde 47'nci gün

DİYARBAKIR'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 55 ailenin, HDP İl Başkanlığı önündeki oturma eylemi 47'nci güne girdi. Oğlu Fatih Demir (24) için 13 'den bir oturma eylemi yapan Sevdet Demir (55), yaz, kış demeden eyleme devam edeceğini belirterek, "Ölsem de gitmeyeceğim. Sonuna kadar seni bekleyeceğim. Gel birlikte gidelim. Orada hiçbir hayır yoktur" dedi.

'Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, bir gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP Diyarbakır il binası önünde oturma eylemi yapmaya başladı. 47'inci güne giren eylemde, aile sayısı da 55'u ulaştı.

'YAZ, KIŞ DEMEDEN BURADA OTURACAĞIM'

Terör örgütü PKK tarafından kaçırılan oğlu Fatih (24) için 13 Eylül'den beri HDP il binası önünde oturduğunu söyleyen Sevdet Demir (55), oğlunu çok özlediğini, ona kavuşmadan da ayrılmayacağını belirtti. Demir, "Oğlumu almadan gitmeyeceğim. Kararlıyım. Onlar çocuğumu götürdü, onlar getirsin. Oğlum gelene kadar kış, yaz demeden burada oturacağım. Oğlum beni görüyorsa gelsin. Orada hayır yoktur oğlum. Hepimiz sizi özledik. Hasta olduğumu biliyorsun. Bu taşların üstünde oturuyorum, ama senin için gitmiyorum. Ölsem de gitmeyeceğim. Sonuna kadar seni bekleyeceğim. Gel birlikte gidelim. Orada hiçbir hayır yoktur. Evine dön oğlum" dedi.

OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER

1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında PKK'lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.

29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.

30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.

34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.

36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.

37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.

40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.

46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.

47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.

48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.

50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.

51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.

52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.

53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.

54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü

--------

HDP il binası önü

Oturma eylemi yapan aileler

Sevdet Demir'in oğlunun fotoğrafı

Sevdet Demir'in konuşması

Genel ve detay

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 220 MB

Haber-Kamera: Emrah KIZIL, Elif FİLİZ/DİYARBAKIRİ

======================

Üniversiteli 2 kızın hayatını kaybettiği kaza kamerada

Niğde'de, yolun karşısına geçmeye çalışan üniversite öğrencileri Fatma Gül Uzun (23) ve Kader Karaca'nın (22) otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirdiği kazanın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Kaza, dün akşam saatlerinde, Niğde- Bor karayolunda meydana geldi. Ö.G. yönetimindeki 51 AAD 736 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Bölümü öğrencileri Fatma Gül Uzun ve Kader Karaca'ya çarptı. Kazada, Uzun ve Karaca yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine sevk edilen ambulanslarla hastaneye kaldırılan Fatma Gül Uzun ve Kader Karaca, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Polis, Ö.G.'yi gözaltına aldı.

CENAZELER, MEMLEKETLERİNE GÖNDERİLDİ

Yapılan otopsi işlemlerinin ardından Kader Karaca'nın cenazesi memleketi Rize'nin Ardeşen ilçesine, Fatma Gül Uzun'un cenazesi ise Bursa'ya gönderildi.

Bu arada, kaza anı, çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü

------------

-Otomobilin hızla gelip kızlara çarpması

Süre: 14 saniye Boyut: 487 KB

Haber: Ali KADI-Kamera: NİĞDE,

====================

İşkence görüp ölüme terk edilen köpeğe sahip çıktılar

Trabzon'da kimliği belirsiz kişinin boğazına bağlandığı çamaşır ipiyle sürüklenmesi sonucu işkence edilip, fındık bahçesinde ölüme terk edilen köpeğe, Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) sahip çıktı. TRAHAYKO Derneği Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban, ağır işkenceye maruz kalan köpeğin tedaviye alındığını belirterek, "Hayvan günlerce aç kalmış, derisi susuzluktan kurumuş, yarası kurtlanmış. Şikayette bulunduk. Bugün hayvana şiddeti uygulayan kişi, yarın çocuklara şiddet uygularö dedi.

Kentte, 15 Ekim'de Beştaş Mahalesi'ndeki akrabalarını ziyarete giden Dilara Kalfa, fındık bahçesi içerisinde hareketsiz halde yaralı bir köpeği gördü. Telef olduğu zannettiği köpeğin nefes aldığını fark eden Kalfa, Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği'ni (TRAHAYKO) arayarak yardım istedi. Bulunduğu yerden alınan yaralı köpek, getirildiği dernekte, Ortahisar Belediyesi veteriner ekiplerince tedavi altına alındı. Kimliği belirsiz kişi tarafından boğazına bağlanan çamaşır ipiyle sürüklenmesi sonucu, işkence edilip bırakıldığı fındık bahçesinde ölüme terk edilen ve boğazında derin kesik izleri oluşan köpeğin durumunun ağır olduğu belirtildi. Dernek bünyesindeki veterinerlerce de tedavisi süren köpeğe, işkence eden şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldığı belirtildi.

'KÖPEĞİ İLK GÖRDÜĞÜM ANI UNUTAMIYORUM'

Köpeği ilk gördüğü anın aklından çıkmadığını anlatan Dilara Kalfa, "Köpeği gördüğümde üzerinde sinekler uçuşuyordu, kurtlanmıştı. Yanına gittiğimde hayvanın nefes aldığını fark ettim. Can çekişiyordu. Su ve yemek verdik. Çok susamıştı. Belli ki günlerce aç kalmıştı. Dernek üyeleri aldı getirdi ve tedavisini yapmaya başladı. Köpeği ilk gördüğüm o anları hiç unutamıyorumö dedi.

'YARASINDAN BİR AVUÇ KURT TEMİZLEDİK'

TRAHAYKO Derneği Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban, ağır işkenceye maruz kalan köpeğin ölüme terk edildiğini belirterek, hayvanlara yönelik şiddetin, kabahat kapsamından çıkarıp, suç haline gelmesini ön gören yeni yasanın bir an önce yürürlüğe geçmesi gerektiğini söyledi. Kurban, "Köpeği alıp derneğe getirdik. Hayvan çok kötü şartlarda bakılmış, ölüme terk edilmiş. Belli ki boğazına çamaşır ipi geçirilmiş. ya hayvan o iple bir yere bağlandı, orada bağlı tutuldu, ya da asılıp öldürülmeye çalışıldı. Bu hayvan günlerce aç kalmış, derisi susuzluktan kurumuş, yarası kurtlanmış. Biz yarasından bir avuç kurt temizledik. Gerekli yerlere şikayetlerde bulunduk. Yeni yasaya göre ceza çok daha fazla ve caydırıcı olacak. İnşallah bu yasa bir an önce çıkar. Bu bize ulaşan bir vaka. Acaba bize ulaşmayan daha neler var. Şiddet ve sevgi hayvanda öğrenilir. Bugün hayvana şiddeti uygulayan kişi yarın çocuklara, komşusuna şiddet uygularö dedi.

Görüntü Dökümü

----------

-Köpeğin ilk bulunduğu zaman cep telefonu kamerasıyla cekilmiş görüntüleri

-Köpeğin bakımının yapıldığı barınaktaki görüntüleri

-Köpeğin boynundaki yaradan detaylar

-Röportajlar

-Genel detaylar

Haber-Kamera: ALEYNA KESKİN/DHA-TRABZON

==================

Boşanmak istediği eşi cezaevinden çıkan kadın: Ölmek istemiyorum

Denizli'nin Serinhisar ilçesinde yaşayan 12 yıllık evli, 3 çocuk annesi Ümran K. (30), boşanma davası açtığı eşi Ali Göksel K.'den (40), 6 yıldır şiddet gördüğünü, bıçaklandığını, 18 kez koruma kararı aldırmasına rağmen eşinin sürekli kapısına tüfekle geldiğini öne sürüp, "Emine Bulut gibi ölmek istemiyorum. Başvurmadığım kapı kalmadı. Eşim kapıya tüfekle ateş edip, kırdığı için cezaevine girdi, sonrasında tahliye oldu. Beni öldürmesi ve çocuklarıma zarar vermesinden korkuyorum" dedi.

Serinhisar'da 12 yıl önce boyacı ustası Ali Göksel K. ile evlenen, birlikteliğinden 3 çocuğu olan ev kadını Ümran K.'nin hayatı, son 6 yıldır kabusa döndü. Eşinin sürekli alkollü gelip, kendisini çeşitli bahanelerle dövdüğünü hatta bacağından bıçakladığını söyleyen Ümran K., çareyi çocuklarını da alıp, 1 yıl önce, il merkezinde yaşayan annesinin yanına kaçmakta buldu. 6 ay öncede eşinden boşanmak için dava açan Ümran K., geçen Haziran ayında, yanında kaldığı annesinin evine elinde pompalı tüfekle gelen eşinin kapıya ateş ettiğini, kapıyı kırdığını, o anları ise apartmanın güvenlik kamerasınca kaydedildiğini belirtti. Olaydan sonra polis tarafından yakalanan eşinin tutuklandığını, bugüne kadar 18 kez koruma kararı aldırdığını ancak yaşadığı kabusun bir türlü bitmediğini belirtti. Ümran K., Ali Göksel K.'nin dün cezaevinden tahliye edildiğini, korkusunun arttığını, tekrar koruma kararı aldırdığını kaydetti.

'6 YILDIR ŞİDDET GÖRÜYORUM'

Başvurmadığı kurum kalmadığını, çaresiz olduğunu, öldürülmekten korktuğunu söyleyen Ümran K., "6 yıldır şiddet görüyorum. Bunun içinde bıçakla yaralama da mevcut. Bununla ilgili darp raporlarımı aldım. Gerekli delilleri mahkemeye sunduğumda, 7 ay 15 gün gibi komik bir ceza aldı. Sonra ceza temyize gitti. O süreçte tutuklanmamıştı. Temyizden ise, hapis cezası kaldırıldı 3 yıl sonra kamu hizmeti cezası geldi. Sonrasında dayanamayıp annemin evine sığındım. Koruma kararım olmasına rağmen defalarca kez annemin evine de geldi. Bunlarla ilgili ses kayıt ve görüntülerini mahkemeye verdim. 3 ay önce ise pompalı tüfekle ateş ederek kapımızı kırdı gitti. O sırada 3 çocuğum ve ben tesadüf eseri evde yoktuk. Şikayet ettik ve sonrasında tutuklandı. Son olarak mahkemede, iyi hali gerekçe gösterilerek adli denetimli serbest bırakıldı" dedi.

'SONUM EMİNE BULUT GİBİ OLACAK DİYE KORKUYORUM'

Eşinin tutuklu kaldığı sürece ölüm korkusu yaşamadığını ancak tahliye olmasıyla bu korkuya tekrar kapıldığını belirten Karaosmanoğlu, "Sürekli kadın cinayetleri var. Ben de Emine Bulut gibi öldürülmek istemiyorum. Çocuklarımın da can güvenliği yok. Bu yaşadıklarımdan dolayı adalete güvenmesem de maalesef tek sığınacağım yer, adliye kaldı. Can güvenliğim olmadığı için adliyeye sığındım. Başvurmadığım yer ve makam kalmadı. Başka gidecek yerim yok. Benim sonum da Emine Bulut gibi olacak diye korkuyorum. Ben ölmek istemiyorum. Ne zaman gelip beni öldürecek diye beklemek istemiyorum. Bu çok kötü bir şey. Bir an önce tekrar cezaevine girmesini istiyorum. Koruma kararı işimize yaramıyor. 18 kez koruma kararını ihlalden şikayette bulundum. Ancak bir sonuç alamadım" dedi.

Görüntü Dökümü

---------

-Ümran K.'nin adliye önünde görüntü

-Adliye önünde görüntü

-Eşinin pompalı tüfekle kaçarken çekilen güvenlik kamera görüntüsü

-Ümran K.'nin konuşması

-Ali Göksel K.'nin elinde tüfekle resimleri

Haber: Ramazan ÇETİN- Kamera : Deniz TOKAT/ DENİZLİ,

====================

- Bu sandık sadece Kahramanmaraş'ta üretiliyor

Geçmişi Osmanlı'ya dayanan Kahramanmaraş oyma çeyiz sandığı, görenleri etkiliyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescilli olan çeyiz sandığının satışını yapan esnaf Ali Paksu, sandıkların 4 ayda yapıldığını ve el işçiliği olduğunu belirterek, "Ceviz çeyiz sandıklarımız dünyada sadece Kahramanmaraş'a has el oyması sandıklardır. Bu, bizim patentli ürünümüzdür başka bir yerde bulamazsın Kahramanmaraş'a has ve özel bir üründür" dedi.

Şehrin en eski el sanatlarından olan Kahramanmaraş oyma çeyiz sandığı, evlenecek genç kızların da öncelikli isteği. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin başvurusu üzerine 2017 yılında Türk Patent ve marka Kurumu tarafından tescili yapılan sandıkları Tarihi Kapalı Çarşı'da satan Ali Paksu, 4'üncü kuşak olduğunu ve ceviz oyma çeyiz sandığının Kahramanmaraş'ın bir kültürü olduğunu söyledi.

'ESKİDEN KIZ ÇOCUKLARI DOĞDUĞUNDA ÇEYİZ SANDIĞI EVİNE GİDERDİ'

Çeyiz sandığının genç kızlar için olmazsa olmaz olduğunu ifade eden Paksu, "Çeyiz sandıklarımız, Osmanlı'dan gelen bir kültürdür. Eskiden kız çocukları doğduğunda çeyiz sandığı evine giderdi. Komple nakışlıdır, el yapımıdır, ceviz oymadır. Dünyada bu oymacılık sadece Kahramanmaraş'ta mevcuttur. El emeği göz nurudur, kadınların dantel işlediği gibi bizim ustalarımız da sandıkları işlerler" dedi.

'200 YIL GARANTİ VERİRİM'

Çeyiz sandığının ceviz dışında kavak ve çam ağacından da yapıldığını ancak en çok rağbet görenin ceviz sandığı olduğunu belirten Paksu, sandıkta kullanılacak ceviz ağaçlarının fırınlandıktan sonra 10 yıl bekletildiğini söyledi. Ali Paksu şöyle devam etti:

"Sandıklarımız günümüzde orta sehpa gibi, TV ünitesi gibi çok amaçlı kullanımlar için tercih ediliyor. Sandığın yapılması aşama aşamadır ve üzerindeki işlemeye göre değişir. 15 günde yapılan sandık da var, 4 ayda bitirilen sandık da var. Ceviz oyma sandıklar zor ve işçilikleri daha ağırdır. Bu nedenle de daha uzun vadeli sürelerde biter. Sandıklarımız çok denetimli ve kontrollü aşamalardan geçer. Örneğin ben 10 yıl garanti veriyorum, sorgusuz sualsiz 10 yıl içerisinde çatlama ya da herhangi bir sıkıntı olursa yenisiyle değiştiriyorum. İyi kullanıldığında ise ceviz ağacının en az 200 yıl ömrü vardır. Kullananlarım inşallah bir kız çocukları olur ve onlar da kızına, sonra da torununa bırakır. 4 kuşak sandıkları rahatlıkla kullanır."

'ALMAK İSTEYEN YA KAHRAMANMARAŞ'A GELECEK YA DA SİPARİŞ VERECEK'

Atölyesinde 60 ustanın çalıştığını ve iyi bir ceviz çeyiz sandığı almak isteyenlerin 600 lirayı gözden çıkarması gerektiğini söyleyen Ali Paksu bu rakamın 3 bin 500 liraya kadar çıktığını belirtti. Paksu, "3 bin 500 liralık sandık, çok farklı aşamalardan geçen sandıktır. Oyma el yapımında makine gibi değildir veya böyle CNC gibi değildir. Her tarafı aynı çıkartamazsın ama güzel bir odaklanma yaparsan, sade işine odaklanırsan makine senin yaptığını yapamıyor, insan gücünü gerektiren bir şeydir. Ceviz sandıklarımız, çeyiz sandıklarımız dünyada sadece Kahramanmaraş'a has el oyması sandıklardır. Bu, bizim patentli ürünümüzdür başka bir yerde bulamazsın Kahramanmaraş'a has ve özel bir üründür ve dünyada da bulabileceğimiz bir ürün değildir. Dünyada sadece biz has, bize özel kendi işimiz, kendi el emeğimizdir. Oymacılık Kahramanmaraş'ta var. Almak isteyen ya Kahramanmaraş'a gelecek ya da Kahramanmaraş'ta sipariş verecek. Dünyanın her yerine kargo ile gönderebiliyoruz. Bu yaz döneminde İngiltere'ye, Almanya'ya, Fransa'ya daha çok gönderdim. Dostundan, komşundan görenler, turlarla geziye gelenlerden bir tanesi beğendiği zaman muhakkak devamı gelen bir üründür. Hatta geçen hafta sırf bu ürünleri görmek için Rusya'dan bir grubumuz geldi."

'EVLENECEKLERİN OLMAZSA OLMAZI'

Evlenecek olan arkadaşına sandık beğenen Arzu Aksakal ise, çeyiz sandığının her genç kızın çeyizinde olduğunu belirterek, "Kültürümüzde olan, genç kızların evlenirken çeyizlerini dizdiği sandıklar bunlar. Annelerimizden, anneannelerimizden gelen sandıklar. Herkesin çeyizinde mutlaka vardır. Kızlarımızın, yeni evleneceklerin olmazsa olmazıdır ve çeyizinin vazgeçilmez bir parçasıdır" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

-Sandıklardan detay

-Sandık işlemelerinden detay

-Ali Paksu'nun sandıkları göstermesi

-Paksu ile röp.

-Sandık ve işlemelerden detay

-Paksu'nun müşterilere sandık göstermesi

-Arzu Aksakal'ın sandıkları incelemesi

-Aksakal ile röp.

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 1.31 GB

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)



Diyarbakır, Eylül, PKK, Güncel

Kaynak: DHA

14.11.2019 19:32:21