DHA YURT BÜLTENİ - 7

Rus askerlerini taşıyan uçak, Kamışlı'ya indi Suriye'nin Kamışlı kentindeki havaalanına dün akşam saatlerinde Rus askeri ve askeri danışmanlarından oluşan yaklaşık 50 kişiyi getiren uçak, Mardin'in Nusaybin ilçesinden görüntülendi.

22.10.2019 11:41 | Son Güncelleme: 22.10.2019 11:41DHA YURT BÜLTENİ - 7

Rus askerlerini taşıyan uçak, Kamışlı'ya indi

'nin Kamışlı kentindeki havaalanına dün akşam saatlerinde Rus askeri ve askeri danışmanlarından oluşan yaklaşık 50 kişiyi getiren uçak, 'in Nusaybin ilçesinden görüntülendi.

Suriye rejiminin kontrolünde bulunan Kamışlı Havaalanı'na, dün akşam saatlerinde Rusya'ya ait olduğu belirlenen askeri uçak iniş yaptı. Nusaybin ilçesinde görüntülenen uçakta, 50 kişilik asker ve askeri danışmaların yer aldığı belirtildi. Asker ve askeri danışmaları indiren uçağın, bir süre sonra ayrıldığı gözlendi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Uçaktan görüntü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet AKKUŞ NUSAYBİN (Mardin),

====================

Mobilya atölyesinden hırsızlık yaptığı iddia edilen şüpheli adliyede

Bolu'da, bir mobilya atölyesinden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan E.Ç., adliyeye sevk edildi.

Bolu Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyit Mahallesi'nde bir mobilya atölyesinden hırsızlık yapıldığı yönünde ihbar aldı. İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını inceledi. Ekipler, hırsızlık şüphelisinin E.Ç. olduğunu tespit etti. E.Ç., evinde yakalanarak gözaltına alındı. Ekipler, mobilya yapım ve tamirinde kullanılan makineleri de ele geçirdi. E.Ç., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

------------

-Şüphelinin adliyeye getirilmesi

-Adliyeden detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

======================

Yavru kedinin başını gövdesinden ayırıp sokağa attılar

Bursa'nın İnegöl ilçesinde bir kedinin başı, gövdesinden kesilerek sokağa atıldı. Yavru kedinin başını görenler duruma tepki gösterirken, polis ekipleri şüpheli ya da şüphelileri tespit etmek için çalışma başlattı.

Olay, İnegöl ilçesi Ahmet Akyollu Caddesi üzerinde meydana geldi. Sabah saatlerinde işe gitmek üzere evinden evinden çıkan Sevinç Kaçar, kaldırım üzerinde gövdesinden koparılmış yavru kedi başını görünce şok olarak polise verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, kedinin başını gövdesinden ayırıp sokağa atan şüpheli ya da şüphelileri tespit etmek için soruşturma başlattı. Başı gövdesinden ayrılan kediyi bu hale getirenlere, sosyal medyada kısa sürede tepki yağdı. Öte yandan İnegöl ilçesinde geçtiğimiz günlerde de yavru bir kedi, piknik alanında kimliği belirsiz kişiler tarafından mangala koyulup yakılarak öldürülmüştü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

------------

-Kedinin başından görüntüler

-Belediye ekiplerinden görüntü

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ-İNEGÖL,

======================

Van'ın 'reşik' ayakkabıları, Avrupa'ya da gönderiliyor

Van'da bir asır önce keçi kılından yapılan 'reşik' adlı yöresel ayakkabılar, hala ilgi görüyor. Vanlı ayakkabı ustası Mecit Emen, ayakkabıları ünlü sanatçılar ve futbolcuların yanı sıra Avrupa ülkelerine de gönderdiklerini söyledi.

Van'da bir asır önce keçi kılından yapılarak kullanılan ve Urartular başta olmak üzere çeşitli motiflerle süslenen 'reşik' adı verilen yöresel ayakkabılar, ilgi görmeye devam ediyor. El emeğiyle yapılan ayakkabıların hammaddesini oluşturan keçi kılları ip haline getirilerek işleniyor, ardından da koyun yünü kullanılarak ayakkabılara desen veriliyor.

Kentte 32 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Mecit Emen, 'reşik' ayakkabıların üretimine 20 yıl önce başladığını söyledi. Unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirası gün yüzüne çıkardıklarını belirten Emen, "Reşik' 100 yıl önce bölgenin insanının giydiği ayakkabıydı. O tarihlerden sonra da fabrikasyon ürünlerinin üretimlerinden dolayı unutuldu. Bu unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı, biz gün yüzüne çıkardık. İmalatını seri olarak yapmaya başladık. Son katıldığımız Kültür ve Turizm Fuarı'nda da kendimizi tanıtınca yerel ve ulusal sanatçılardan da talepler oldu. Onlardan siparişler aldık. Avrupa'nın bazı ülkelerinden siparişlerimiz vardı, onları yaptık. Rahat bir giyimi var. Koku, kaşıntı, mantar gibi durumları olmadığı için insanlar tarafından talep ediliyor. Ayrıca insanlar birbirine öneriyor. Gelen talepleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Reşiklerin çiftini 100 ile 150 lira arasında satıyoruz" dedi.

ÇOK RAHAT

Satın aldığı reşikin çok rahat olduğunu belirten Lezgin Oruç ise kültürün yaşatılması gerektiğini söyledi. Rahat olduğu için herkese tavsiye etiğini belirten Oruç, "Kültürümüzün bir parçası olan reşik ayakkabının üretilmesi sevindirici bir durum. Burada üretildiğini duyunca da gelip satın aldım. Herkese tavsiye ediyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

-Ayakkabı tamirhanesinin önüne konulan yöresel 'reşik' ayakkabıları

-Ayakkabıları gösteren ayakkabı ustası Muhammed Emen

-Keçi kılından yapılan ayakkabılar

-Kundura dükkanında yaptığı reşik' ayakkabıları dizen Muhammed Emen

-Makinede reşik' ayakkabaları dikilmesi

-Detaylar

-Yöresey ayakabı almaya gelen Lezgin Oruç

-Oruç, satın aldığı ayakkabıyı giyerken

-Dışarı çıkarken

-Oruç ile röportaj

-Başka bir müşteri akabbabı alırken

-Akabbakı ustalarının çalışmalarından detaylar

-İşlmetle sahibi Mecit Emen ile röportaj

-Ayakkabı ustası Muhammed Emen ile röportaj

-Usta Emen'in yöresel ayakkabıları yaparen detaylar

HABER: Behçet DALMAZ/VAN,

==========================

Mucize siyah bal, rengi nedeniyle tüketilmiyor

Çanakkale'de Kaz Dağları eteklerindeki meşe ormanlarında yetişen siyah balın kanserli hücreleri tedavi etme potansiyeli olduğu bilim insanlarınca belirlenirken, bu özelliğinden habersiz olan vatandaşların siyah balı renginden dolayı tercih etmediği ortaya çıktı. Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Cahit İleri, siyah balı, vatandaşın renginden dolayı tercih etmediğini söyleyerek, "Rengi koyu olduğu için baldan çok pekmeze benzetiyorlar. Yani rengi itici geliyor. Bu balı tüketmiyorlar. Ama kanser gibi baş belası bir hastalığa iyi gelmesi bizim açımızdan sevindirici. Hastalara siyah balı bir şifa değeri olarak vermemiz arıcılar olarak bizim açımızdan ayrıca bir gurur olacakö dedi.

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit liderliğindeki 9 kişilik ekibin 1,5 yılda tamamladığı araştırma, siyah balın kanserli hücreleri tedavi etme özelliği olduğunu ortaya koydu. Amerika'daki Integrative Cancer Therapies (ICT) adlı tıp dergisinde yayımlanan Koçyiğit'in yazdığı makalede, siyah balın kanseri tedavi etme potansiyeli olduğuna dikkat çekildi.

"KANSERİ TEDAVİ ETME POTONSİYELİ OLDUĞUNU TESPİT ETTİK'

Türkiye'nin farklı bölgelerinden çam, kestane ve çiçek gibi 14 çeşit baldan numune alarak içerik analizi ve hücre kültür çalışması yaptıklarını belirten Koçyiğit, meşe palamudu balının kanseri tedavi etme potansiyeli olduğunu tespit ettiklerini söyledi. İçerik analizi ardından 14 baldan fenolik içeriği en yüksek ve en düşük 2 balı karşılaşırdıklarını anlatan Koçyiğit, "Farklı kanser hücrelerimiz var bizim. Bu kanser hücrelerine farklı konsantrasyanlarda verip, fenolik içeriği yüksek olan bal ile düşük olan balın nasıl hareket ettiklerine baktık. Hücreleri hangi yollarla, hangi mekanizmalarla öldürüyor bunları tespit ettik. Fenolik içeriği en düşük olan bal Kaz Dağları bölgesinde yetişen bir çiçek balıydı. En yüksek olan da Kaz Dağları bölgesinde yetişen meşe palamudu, yani pelit balıydı. Bitkilere şifa özelliğini veren fenolik içerik açasından en zengin ve kanser hücrelerini öldürme potansiyeli en yüksek olan bal, siyah bal çıktı. Kaz Dağları bölgesinde meşe palamudu ağacındaki sıvıdan arıların elde ettiği bu balda, kanseri tedavi etme potansiyeli olduğunu tespit etmiş olduk" dedi.

'YÜKSEK DOZDA YENİRSE TEHLİKELİ OLABİLİR'

Prof. Dr. Abdurrahim Koçyiğit, siyah balın çok etkili olduğunu ve dikkatli kullanılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

"Sağlam insan bu baldan yüksek dozda yerse tehlikeli olabilir. Kanser hastasıysa yüksek oranda yemesi gerekiyor ama kanserden korunmak istiyorsa oldukça düşük oranda yemesi gerekiyor. Şu anda hayvan ya da insan çalışması yapmadan doz belirleyemeyiz. En azından bir hayvan çalışması yapmak gerekiyor. Bu sene ben hayvan çalışmasını tamamlayacağım, ondan sonra belki dozunu söyleyebiliriz. Sonra etik onay alabilirsek insan üzerinde çalışacağız. Ardından belki Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alma şansımız olacak."

MEŞE PALAMUDU BALININ OLUŞUMU İLGİNÇ

Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Cahit İleri, Çanakkale'de Anadolu'nun birçok yerinde olmayan bitki türlerinin bulunduğunu, bu bitki türlerinden en önemlilerinin ise, davulga, kestane ve meşe palamudu olduğunu söyledi. Meşe palamudu ya da pelit balının nasıl oluştuğunu anlatan İleri, "Meşe ağacının sürgün ve yapraklarını emerek yaşamlarını sürdüren canlılar var. Bu canlılar, sürgünleri ve yaprakları emerek siyah renkli tatlı bir sıvı çıkarıyorlar. Arı da bunları topluyor, kovanına getiriyor. Meşe balının oluşumu bu şekilde oluyor. Yani arı meşe balını ağaçtan direkt almıyor. Bu bal Çanakkale'nin Çan, Yenice ve Bayramiç gibi ilçelerinde meşe ağaçlarının bulunduğu ormanlarda yetişiyorö dedi.

'VATANDAŞ RENGİNDEN DOLAYI TERCİH ETMİYOR'

Cahit İleri, polifenol, diastaz ve prolin yönüyle diğer ballardan çok daha farklı olan bu balı, vatandaşın renginden dolayı tercih etmediğini söyledi. Dünden bugüne siyah renkli balların polifenol, diastaz ve prolin yönüyle diğer ballardan çok daha farklı olduğunu ifade eden İleri, şöyle konuştu:

"Prolin özellikle balın şifa değerini ölçen madde. Kestane, piren, davula ve meşe balları, açık renkli ballardan çok daha fazla şifa değeri yüksek. Biz bunların kaliteli ballar olduğunu biliyoruz. Meşe balının kanser gibi baş belası olan hastalığa iyi gelmesi bizim açımızdan son derece güzel bir olay. Eğer siyah bal kanseri iyi yapıyorsa meşe balını bir şifa kaynağı olarak üretmekten gurur duyacağız. Ancak vatandaş bu balı renginden dolayı tercih etmiyor. Rengi koyu olduğu için bala benzetemiyor. Pekmeze benzetiyor. Yani rengi itici geliyor. Bu balı tüketmiyorlar. Tadı benim açımdan son derece güzel. Acı ya da itici değil. Ama renginin siyah olması bala karşı bir antipati oluşturuyor. İnsanlar bunun ne işe yaradığını bilmiyorlardı. Eğer böyle bir şifa değeri varsa insanların bundan istifade etmesi lazım. Biz zaten üretiyoruz, elimizde var. Hastalara bunları bir şifa değeri olarak vermemiz arıcılar olarak bizim açımızdan ayrıca bir gurur olacak. Arıcılarımız da bu balın üretimine mümkün olduğu kadar bundan sonra katkı vereceklerdir. Sanıyorum siyah balın satışında ciddi bir artış olacak.ö

Görüntü Dökümü

------------

-Kaz Dağları drone ile havadan arşiv görüntüsü.

-Siyah Bal'dan genel ve detay görüntü.

-Çanakkale Arı Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Cahit İleri ile röp.

Haber-Kamera: Burak GEZEN-Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE,

=======================

Türkiye'nin ilk 'Çoban Müzesi' ilgi görüyor -

Malatya'da, 15 üniversitenin desteğiyle toparlanan malzemelerden oluşan ve Türkiye'de ilk olan 'Çoban Müzesi' ilgi görüyor.

Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği'nin ve 15 üniversitenin işbirliğiyle toplanan çobanların kullandığı malzemeler, Yeşilyurt Belediyesi tarafından Gedik Tepesi mevkiinde bulunan Gedik Sosyal Tesisi'nde, kurulan 'Çoban Müzesi'nde sergilenmeye başladı. Müzede kepenekten kavala, bastondan su testisine, çaydanlıktan dürbüne, 80 yıllık çoban çarığından radyoya kadar çobanların kullandıkları 155 eşya sergileniyor. İlk başta yer bulunamaması nedeniyle birlik bünyesinde açılan müzenin genişletilmesi için Yeşilyurt Belediyesi devreye girdi. Sosyal tesiste kurulan 'Çoban Müzesi' vatandaşların ilgi odağı oldu.

'155 PARÇA VAR'

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, 'Çoban Müzesi'nin Yeşilyurt'a kurdukları müzelerden bir tanesi olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Şu anda üzerine çalıştığımız 5 tane müzemiz var. Bunlar Cezaevi Müzesi, Çoban Müzesi, Tekstil Müzesi, Gastronomi Müzesi ve Kent Belleği Müzesi. Çoban Müzemizi de tamamladık. Şu anda 155 tane parçamız var. Burada cezaevimizin Kültür Merkezi'ne dönüştürülmesiyle birlikte daha önce idari merkez olarak kullandığımız alanımızda şu anda cezaevimizin bu bölümünde Çoban Müzesi olarak hemşerilerimize hizmet etmeye başladık. Çoban Müzemizin içerisinde; geçmişte hayvanlarını otlatan, dağlarda gezen çobanların kullanmış olduğu ürünlerin bulunduğu, özel parçalardan oluşan bir müze. Çobanın çakmağından, çarığından, hayvanlarının ilaçlarını yaptığı eski şırıngalardan, yine köpeklerinin tasmalarından, giymiş olduğu çorabına kadar kışın soğuktan korunmak için kullanmış olduğu keçeye, aynı zamanda ölçeklemeden, yabanlardan, hayvanlarının altlarını temizlediği 'gelberi' dediğimiz silgilere kadar birçok çeşit ürünün yer aldığı orijinal bir yer. Gerçekten farklı bir düşünce ve ülkemizde başka yerde olmayan bir müze. Bununla amacımız aslında geçmişimizde olan ürünleri, geçmişimizde bizimle o dönem yaşayan insanlarımızın kullanmış oldukları malzemeleri gelecek nesillere aktarmak."

Görüntü Dökümü

------------

Müzeden görüntü

Sergilenenler

Mehmet Çınar röp.

Çoban malzemeleri

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA

==========================

Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'ne, Göbeklitepe benzeri 'uzay çatı'

Antalya'nın Demre ilçesinde bulunan ve 'Noel Baba' adıyla bilinen dünyaca ünlü Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'nin çatısı yenileniyor. Restorasyon projesi onaylanan çatının Şanlıurfa'da Göbeklitepe'de yapılanın 'uzay çatı'nın benzeri olması planlanıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'nin duvar resimlerini, orijinal mozaikleri ve yapının iç bölümünü güneşten ve yağmurdan korumak için 30 yıl önce yapılan çatı değiştiriliyor. Özellikle Rus Ortodokslar için bir inanç ve hac merkezi olan Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'nin, yeni çatıyla gelecek kuşaklara daha korunaklı ve daha güzel biçimde aktarılması amaçlanıyor. 30 yıl önce yapılan eskimiş ve kötü bir görünüm sergileyen çatının sera etkisi yarattığını belirten uzmanlar, yapı içindeki duvar resimleri ve orijinal mozaiklerin bundan etkilendiğini belirtiyor. Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'nin yeni çatısının, Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'nin korunması amacıyla yapılan 'uzay çatı'nın benzeri olması bekleniyor.

'MEVCUT ÇATI TAMAMIYLA KALDIRILACAK'

Aziz Nikolaos Anıt Müzesi Kazıları Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Sema Doğan, "Dünyaca ünlü, Türk turizmi için çok önemli bir kültür mirası olan Aziz Nikolaos Anıt Müzesi'nin restorasyon projesi geçen ay Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Çok önemli bir gelişme bu yapı için. Uygulama ihalesinin gelecek yıl içinde yapılmasını umut ediyorum. Projeyle mevcut çatı tamamıyla kaldırılacak. Daha modern, daha alçak seviyede bir çatı yapılacak. Yapının tamamında onarım ve koruma çalışması gerçekleştirilecek. Ancak kesinlikle tamamlama çalışması yapılmayacak. Yapı olduğu gibi korunacak. Aziz Nikolaos Anıt Müzesi özellikle Rus Ortodokslar için bir inanç, hac merkezi. Antalya'nın en çok ziyaretçi çeken, gelir getiren ören yerlerinden biri. Çatı yenileme, onarım ve koruma çalışmaları tamamlandığında, yapının gelecek kuşaklara daha korunaklı ve daha güzel biçimde aktarılması sağlanmış olacak" dedi.

Aziz Nikolaos Anıt Müzesi, Türkiye ve Antalya turizminin çok önemli ögelerinden biri. Bu yılın 9 ayında müzeyi 301 bin 77 kişi ziyaret etti ve karşılığında yaklaşık 7 milyon 487 bin lira gelir sağlandı.

Görüntü Dökümü

-----------

Noel Baba müzesinden detaylar

Çatıdan görüntü

Haber- Kamera: Ahmet ACAR/DEMRE(Antalya),



Suriye, Mardin, Güncel

Kaynak: DHA

13.11.2019 03:02:09