DHA YURT BÜLTENİ - 7

Ordu karayolunda heyelan: 2 yaralı (3)EVLER TEDBİR AMAÇLI TAHLİYE EDİLDİOrdu'da Karadeniz Sahil Yolu'nda meydana gelen heyelan nedeniyle, ulaşıma kapanan yolda, ekiplerin yolu açma ve temizleme çalışmaları sürüyor.

DHA YURT BÜLTENİ - 7
01.02.2020 13:22 | Son Güncelleme: 01.02.2020 13:22

Ordu karayolunda heyelan: 2 yaralı (3)

EVLER TEDBİR AMAÇLI TAHLİYE EDİLDİ

Ordu'da Karadeniz Sahil Yolu'nda meydana gelen heyelan nedeniyle, ulaşıma kapanan yolda, ekiplerin yolu açma ve temizleme çalışmaları sürüyor. Heyelan nedeniyle kapanan kara yolunun üst yamacında yer alan bazı binalar da tedbir amaçlı tahliye edildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

ORDU

============

Kılıçdaroğlu: Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesi gerek

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremden etkilenen Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Çünkü buna Elazığ'ın ihtiyacı var. Bu bir siyasi karar değil, insani karardır. Biz hep birlikte mücadele edeceğiz" dedi.

CHP Genel Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Ocak günü saat 20.55'te meydana gelen, 41 kişinin yaşamını yitirdiği 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından dün Elazığ'da başlattığı temaslarını sürdürüyor. Bu sabah bir otelde düzenlenen 'Deprem Sunum Programı'na katılan Kılıçdaroğlu, yaşanan depreme ilgili değerlendirmelerde bulundu.

'UZUN SÜREDİR DEPREMLER YAŞIYORUZ'

Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu vurgulayarak, gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Devlet, liyakatla, adaletle yönetilir. Liyakatla yönetildiği için adaletle yönetilir. Çünkü devletin temeli, dini adalettir. Adaleti sağlamanın yolu, işi ehline teslim etmektir. Türkiye'yi yönetenlerin, siyaset kurumunun eksiği nedir? Liyakata yeterli kadar değer vermemektir, işi ehline teslim etmemektir. Aslında işi ehline teslim etsek belki daha ciddi felaketler yaşarız, ama can kaybımız olmaz. Örnek mi istiyorsunuz? Japonya'ya bakalım. Fay hatları bizden daha derin, daha hareketli. Bizden daha büyük depremler oluyor orada. Ama bir kişinin burnu bile kanamıyor. Niçin? Binalarını ona göre yapıyorlar. O zaman oturup düşünmemiz gerekiyor. Bu iş bir siyaset konusu değil. Bu bir memleket işidir. Fay üstünde evi olan her partiden insanımız var. Ölen bizim insanımız. Şu soruyu hep beraber vicdanımıza sormak zorundayız. Uzun süredir depremler yaşıyoruz ve uzun süredir can kaybımız ve mal kaybımız var. Ben şu soruyu soruyorum; can kaybı ve mal kaybı var, peki hangi önlemi alıyoruz? Önlemi almak ayrı krizi yönetmek ayrıdır. Önlem almak şu, bina yapacaksınız depreme dayanıklı olacak. Kriz yönetimi ise deprem olduktan sonra yaraları hızla sarmaktır. Bugün bizim yaptığımız kriz yönetimidir, önlem değildir" dedi.

'BİR VERGİ NEREYE HARCANIYORSA BUNU BİLMEK BİZİM HAKKIMIZ'

Konuşmasına deprem vergisine de değinen Kılıçdaroğlu, "Verginin nereye harcandığını bilmek herkesin hakkı" dedi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:  

"Rahmetli Bülent Ecevit, deprem vergisi kanunu çıkardı. 1999'da depremde 10 binlerce insan hayatını kaybetmişti, 10 binlerce insan yaralıydı.10 binlerce ev yıkılmıştı. Bunu o günkü bütçeyle yapmak mümkün değildi. Deprem vergisi kanunu çıktı. Dediler, biz bunların hepsini yapacağız. Bir kısmı yapıldı, bir kısmı yapılmadı. Ben doğruları söylediğim zaman bana kızıyorlar. Ben doğruları söylemezsem kendi vatandaşıma saygısızlık yapmış olurum. Size bir örnek vereceğim, Marmara depreminin ardından Sakarya Valisi, bazı okulların depreme dayanaksız olduklarını ve yıkılması için rapor hazırladı. Bu okullar yıkılmadı. Deprem vergisi kanunu çıktı, yine yıkılmadı. Geçen, grup toplantısında bunu gündeme getirdim. Nihayet akşama doğru haber geldi, 17 okulun yıkımına karar verilmiş. 17 yıl boyunca çocuklarımızı tabutluğa gönderdik. Deprem olsaydı, çocuklarımız hayatın kaybetseydi, ne diyecektik? Deprem vergilerine ne yaptınız diye sordum, yine kıyamet koptu. Yine en ağır hakaretlere karşı karşıya kaldım. Bir vergi nereye harcanıyorsa bunu bilmek bizim hakkımız. Van depreminde 644 kişi ölmeden neden 20 milyar yatırım yapmadınız? 20 milyar yatırım yaptınız doğru. Binalar yaptınız doğru. Ama bu binaları depremzedelere sattınız."

'YARALARI SARARKEN VATANDAŞI MAĞDUR ETMEDEN SORUNU ÇÖZMEK ZORUNDAYIZ'

Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, kentin buna ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunun bir siyasi karar değil, insanı karar olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Biz hep birlikte mücadele edeceğiz. Parayı yerinde ve zamanında kullanacağız. Vatandaşa yardım edeceğiz. Dün, sizlerin yaşadığı depremi ben de yaşadım. Benzer olayı Van'da da yaşamıştım. Biz yaraları sararken, vatandaşı mağdur etmeden sorunu çözmek zorundayız. Çadırları gördüm. O çadırlarda kış ayında yaşamanın zor olduğunu hepimiz gördük. Aileler henüz şoku atlamış değiller. Yaraları sarmak derken, yaraları sarmak o kadar kolay değil. Yaraların sarılması için zamana ihtiyacımız var. İnsanların sabra, sevgiye, hoşgörüye ihtiyacı var. Biz bunları yapmak zorundayız. Yaşadığınız sorun sadece sizin sorununuz değil, hepimizin ortak sorunudur. Bu sorunları çözmek için birlikte çalışacağız. Ben buradan Sayın Erdoğan'a sadece Elazığlılar için değil, Elazığlıların acısını paylaşan 82 milyon vatandaş adına sesleniyorum; Elazığ'ın afet bölgesi ilan edilmesine ilişkin bir teklif var, bu teklifi biz verdik. Sizler 'hayır bu teklifi siz vermeyin, AK Parti olarak biz vereceğiz' derseniz, buyurun verin, biz sizin teklifinizi destekleriz" diye konuştu.

-ABONELERİMİZİN BİLGİSİNE

HABERİN HAM GÖRÜNTÜLERİNE AŞAĞIDAKİ FTP BİLGİLERİNİ KULLANARAK LOGOLU BİR ŞEKİLDE ERİŞEBİLİRSİNİZ

ftp adresi: ftp://178.211.55.226

Kullanıcı adı: dhaabone

Şifre: dha

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Nurettin FİDANCAN, Erkan BAY/ELAZIĞ,

=================================

Öğrencisine şiddet uygulayan kadın öğretmen açığa alındı

SİİRT'in Pervari ilçesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan Burcu Fehime A., saç tıraşı olmayan 6 yaşındaki öğrencisine uyguladığı şiddet görüntüleri ortaya çıkınca, açığa alındı.

Pervari ilçesine bağlı Karşıyaka köyündeki okulda sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan Burcu Fehime A.'nın, saçını uzun gördüğü ismi öğrenilemeyen öğrencisine uyguladığı şiddet görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Görüntülerde, Burcu Fehime A.'nın öğrencisinin saçını çektiği görüldü. Bunun üzerine İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Burcu Fehime A.'yı açığa alıp, hakkında soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

---------

Öğretmenin uyguladığı şiddet anı

Öğrenciye kızma anı

Genel ve detay görüntüler

Haber: Turan KOYUNCU-Kamera: SİİRT,

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 3 MB

===============

Kahramanmaraşlıları 2 ton zayıflattılar  

KAHRAMANMARAŞ'ta Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nde açılan 'Obezite Merkezi'; zayıflamak isteyenleri ameliyatsız, aç bırakmadan uyguladığı 9 aylık bir programla zayıflatıyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Nuri Öksüz, merkezin büyük bir ilgi gördüğünü ve merkeze 2019'da 446 kişinin başvurduğunu belirterek, "2019'da merkezimize başvuran hastalarımız 2 ton 22 kilo verdiler" dedi.

Kahramanmaraş'ta aşırı kilolarından kurtulup zayıflamak isteyenler, gittikleri Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nde Obezite Merkezi'ne yönlendiriliyor. Merkezin en önemli özelliği ise, sorumlu doktor Kübra Cırık Demirdöğen gözetimindeki psikolog, fizyoterapist, diyetisyen ve diğer sağlık personellerinden oluşan ekibin, kendilerine müracaat eden kişileri ameliyatsız zayıflatmak.

'BAŞARILI SONUÇLAR ALIYORUZ'

İl Sağlık Müdürü Dr. Ali Nuri Öksüz, obezitenin sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın sağlık sorunu olduğunu söyledi. Küresel anlamda halk sağlığı sorununa gelen ve dünyada 700 milyon kişinin obeziteden muzdarip olduğunu ifade eden Öksüz, fazla kilolarından kurtulmak isteyenleri sağlıklı bir şekilde zayıflatmak adına Obezite Merkezi'ni açtıklarını belirtti. Öksüz, "Buraya başvuran hastalarımızı 5 tane uzman hekimimi muayene ediyor. 5 uzman muayenesinden sonra gerekli tüm tetkikler yapılıyor, ondan sonra 9 aylık bir programa alıyoruz. Bu tedavinin içerisinde davranış terapisi, farkındalık temelli terapiler, diyet tedavileri ile bir bütüncül yaklaşımla hastaya yaklaşıyoruz. ve  son 2 yıldan beri bayağı başarılı sonuçlar aldık" dedi.

'TEDAVİ BAŞARILI OLMAZSA CERRAHİ YÖNTEME BAŞVURUYORUZ'

İnsanların sadece yemekten değil, yaşadıkları çeşitli hastalıklardan dolayı kullandıkları ilaçlardan kaynaklı olarak da kilo alabildiğini, bu nedenle merkeze gelen hastalara bir bütün olarak bakıp ona göre tedavi uygulandığını kaydeden Dr. Ali Nuri Öksüz, şöyle devam etti:

"Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nde öncelikli tedavimiz cerrahi değil. Önce diyet tedavilerini, farkındalık ve davranış temelli tedavilerimizi burada yapıyoruz. 2018 ve 2019 yılının değerlendirmesini yaptığımız zaman 2018'de 308 hasta, 2019'da 446 hasta bize başvurmuş. verilen kilolar da bayağı var. 2018'de hastalarımız toplam 1 ton 300  kilo, 2019 yılında da 2 ton 22 kilo bir kilo vermiş durumdalar. Bu tedaviler denedikten sonra eğer hastalarımız kilo veremezlerse o zaman cerrahlarımız uygun olan hastalarda deniyor. Normalde bizim prensibimiz önce anatomik yapıyı bozmamak.  Normal anatomi içerisinde bu tedaviler deneniyor. Eğer başarılı olunmazsa cerrahi yöntemlere başvuruluyor. O da kişinin rızası ve uygun vakalarda oluyor."

CIRIK: AMACIMIZ; HASTALARI İDEAL KİLOLARINA DÜŞÜRÜP BU KİLOLARINI KORUMALARINI SAĞLAMAK

Merkezin sorumlu hekimi Kübra Cırık Demirdöğen ise zayıflamak isteyenlerin belirli bir eğitim programıyla zayıflattıklarını söyledi. Demirdöğen, "Hastaları 9 aylık bir programa dahil ediyoruz. Bu programda fizyoterapist, diyetisyen ve psikoloğumuz var. Grup eğitimlerine giriyorlar. Bu eğitimlerde bizim esas amacımız bilinç değişimi, davranış değişimi oluşturmak, hastaları ideal kilolarına düşürmek ve düştükten sonra da bu kilolarını korumalarını sağlamak. Genelde hastalar diyet yaptıklarında kilo veriyorlar ama sonrasında tekrar kilo alıyorlar. Çünkü sağlıklı bir kilo veremiyorlar, genelde kas kaybı oluyor. Burada özellikle 'Kas kaybı olmasın, yağdan kayıp olsun' diye fizyoterapistimiz fiziksel aktiviteyi arttırıyor, yürüyüş öneriyor, diyetisyenimiz aç bırakmadan hastalara doğru beslenmeyi öğretiyor. Psikoloğumuz var ve yeme bozukluğu olan ancak farkında olmayan hastalarımızı ona yönlendiriyoruz. Mesela 'Ben hiç yemek yemiyorum' diyor ama aslında devamlı bir şeyler atıştırıyor. Böyle yemek yeme bozukluğu olan hastalarımızı belirleyip bunlara tedavi uyguluyor, farkındalık oluşturuyor. İdeal kilolarına düştükten sonra da bu kilolarını korumalarını sağlıyoruz. Buradan mezun olduktan sonra da bu sağlıklı kilolarıyla hayatlarına devam etmelerini istiyoruz" diye konuştu.

'HASTALARIMIZI AÇ BIRAKMIYORUZ'

Merkezin diyetisyeni Şerife Acay Dokuyucu da, merkeze gelenlere beslenmeyi öğrettiklerini, bu kapsamda sağlıklı yemek tarifleri ve pişirme teknikleri verdiklerini söyledi. Dokuyucu, şöyle konuştu:

"Asıl sıkıntımız bizim, sağlıklı beslenmeyi öğrenemememiz. Burada sağlıklı beslenmeyi kişilere gerek eğitimlerle, gerek yemek tarifleriyle sağlıklı beslenmeyi oturtmaya çalışıyoruz. Mesela tarif derslerimizde sebze tüketimini artırmaya çalışıyorum çünkü günlük 45 porsiyon sebze yememiz gerekiyor ama tüketilmiyor. Mesela brokoliden bir pizza yaptık. Mücveri normalde hep kabaktan yaparız, bol yağda kızartırız böyle alışmışız. Pişirme teknikleri dersimizde bunu fırında yapmayı öğretiyoruz ve bunun çok da lezzetli olduğunu görüyorlar. Pırasadan mücver yaptık ve pırasayı bu haliyle sevdiklerini görüyoruz. Hastalarımızı aç bırakmıyoruz, genelde kişiler ondan korkuyorlar. Hatta ilk görüşmelerinde ben yemeleri gereken şeyler anlatırken 'Ben bu kadar şeyi gerçekten yiyecek miyim?' diyerek çok şaşırıyorlar. Gerçekten o kadar şeyi yiyerek doğru da yaparlarsa, pişirme tekniklerine dikkat ederek vücudumuzun neye ihtiyacı varsa onu alarak zayıfladıklarını görünce hem çok seviniyorlar hem de doymuş oluyorlar. Böyle olunca zaten uzun süre devam ettirilebiliyor. Yoksa kişi aç kalsın, 1- 2 hafta devam ettirebilirsin, sonra vücut mutlaka seni yedirir. Yanlış şeyler yedirir, şekerin düşer bu sefer tatlıya düşebilirsin. Bu gibi şeyler istemiyoruz. Uzun sürdürülebilir beslenme modelini danışanlarımıza oturtturmaya çalışıyoruz."

'PSİKOLOJİK SIKINTILAR GİDERİLİNCE DAHA KOLAY KİLO VERİYORLAR'

Obezite Merkezi'nin psikoloğu Sude Sucu ise zayıflama insan psikolojisinin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, "Obezite merkezine gelen hastaların büyük bir çoğunluğunda psikolojik sıkıntılar onları o duruma getiriyor. Öyle olduğu için o psikolojik sıkıntılar giderildikten ve olumsuz alışkanlıklar geçirildikten sonra daha kolay kilo veriyorlar. Burada kişilerin motivasyonları, olumsuz duygu ve düşünceleri, umutsuzlukları, depresyonları üzerinde ilerleyerek kilo vermelerine yardımcı oluyoruz" diye konuştu.

Merkezin birim koordinatörü Funda Erzurum da cinsiyet ve yaş ayrımı olmaksızın hizmet verildiğini ancak kendilerine başvuranların büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu söyledi. Erzurum, "Bayan başvurumuz daha fazla, erkek başvurumuz 27 tane şu an. Yaş sınırımız olmadığı için çocuk da alıyoruz. Şu an 4 tane çocuğumuz var. Yavaş yavaş duyulmaya başladı ve katılımlarımız oluyor" dedi.

'HİÇ AÇLIK TATMADIK'

Zayıflamak için merkeze gelenler ise hem programdan, hem de personelin ilgisinden memnun. Bunlardan biri olan 28 yaşındaki Zeynep Kübra Saçma, merkeze başvurduğunda 95 kiloda olduğunu, 6 ayda 20 kilo vererek 75'e düştüğünü söyledi. 75'i hayal bile edemediğini belirten Saçma, 3 aylık bir eğitim sürecinin daha olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

"Hiçbir zaman baskı, disiplin asla görmedik, açlık hiç tatmadık. Yani normalde yediğimizden bile bazen oldu fazla yediğimiz oldu. Çünkü yememiz gereken şeylerden, sağlıksız yiyeceklerin bizi doyurmadığını, sağlıklı yediğimiz şeyler yerine sağlıklı yediğimi sürece çok doyduğumuzu fark ettik. Mesela 'Nasıl kilo verdin, diyet listen de ne var?' diye soran arkadaşımıza 'Bizim hiç diyet listemiz olmadı' dedim, çok şaşırdılar. Biz neyden ne kadar yememiz gerektiğini öğrendik, neyin ne yerine geçtiğini, aslında biz yemek yediğimizi zannederken sadece en basit örneğiyle ekmek yediğimizi öğrendik. Burası Obezite Merkezi olarak geçse bile biz psikoloji olarak, yeme içme alışkanlığı olarak, günlük yaşantımızda egzersizler ve hareket etme olarak biz sağlıklı yaşamayı öğreniyoruz burada. Ben buraya Obezite Merkezi demeyi çok sevmiyorum, sağlıklı yaşam merkezi demeyi daha çok tercih ediyorum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Ali Nuri Öksüz ve eğitime katılanlar

Öksüz ile röp.

Öksüz, merkez personeliyle birlikte

Öksüz'ün Zeynep Kübra Saçma ile sohbet etmesi

Zeynep Kübra Saçma ile röp.

Saçma'nın diyet yemeğini göstermesi

Eğitimden detay

Kübra Cırık Demirdöğen ile röp.

Diyet yemeklerinden detay

Şerife Acay Dokuycu'nun eğitim vermesi

Dokuyucu ile röp.

Dokuyucu ve diyet yemekleri

Funda Erzurum ile röp.

Suda Sucu ile röp.

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ

=================================

Çerkezköy'den ikinci yardım TIR'ı Malatya'ya gönderildi

ELAZIĞ'da meydana gelen 6.8 büyüklüğünde depremin ardından Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde depremzedeler için toplanan yardımların yüklendiği 2'nci TIR, deprem bölgesine gönderildi. Yardım kampanyasına destek verenler arasında ilçede faaliyet gösteren Güney Koreli bir tekstil firmasının da bulunduğu bildirildi.

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından Çerkezköy Kaymakamlığı tarafından başlatılan yardım kampanyası kapsamında Çerkezköy'de toplanan eşyaların yüklendiği 2'nci TIR, Hükümet Konağı önünden deprem bölgesine uğurlandı. Kampanyaya, Çerkezköy Belediyesi, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası ile ilçede faaliyet gösteren Güney Koreli bir tekstil firması da destek verdi.

'İKİNCİ TIRIMIZI GÖNDERİYORUZ'

Çerkezköy Kaymakamı Atilla Selami Abban, 2'nci yardım TIR'ını deprem bölgesine gönderdiklerini belirterek, "Yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Depremde evleri yıkılan ya da evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşlarımıza tabi ki devletimiz imkanları ölçüsünde yardımcı oluyor. Ancak bizler de Çerkezköy olarak bir nebze olsun ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayni yardımlar konusunda kampanya düzenledik. Nakdi yardımlar zaten 3 devlet bankamıza veya SMS yoluyla yapılabiliyor. Bugün ayni yardımlarla ilgili 2'nci TIR'ımızı gönderiyoruz. İlk TIR'ı geçtiğimiz Salı günü Elazığ'a göndermiştik. 2'nci TIR'ımızı bugün Malatya'ya göndermiş olacağız. Bu yardım kampanyasında görev alan, organize olan tüm arkadaşlarıma da teşekkür ediyorumö dedi.

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler de "Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Biz de onların bu yaralarını sarmak için Kaymakamımızın organize ettiği bu kampanyaya bir nebze katılmaktan mutluluk duyuyoruzö diye konuştu.

Güney Koreli tekstil firmasının genel müdürü Mum Seon Kim de, şunları söyledi:

"Firma olarak ilk önce ailelerini kaybedenlere, ailelerinden ayrılanlara, maddi hasar görenlere ve oradaki insanlara üzüntülerimizi bildirmek istiyoruz. Bu hediyeler 1950 yılında Türkiye hükümetinin ve Türk insanının Güney Kore insanlarının ve hükümetinin bağımsızlığı için bizler adına yaptığı şeylerin yanında gerçekten çok küçük hediyeler. Tüm dualarımız bu depremden etkilenen insanlarımızla birliktedirö

Görüntü Dökümü

----------------------

-TIR'a yüklenen yardım kolileri

-TIR'dan genel gör.

Çerkezköy Kaymakamı Atilla Selami Abban röp.

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Eyüp Sözdinler röp.

Güney Koreli tekstil firmasının genel müdürü Mum Seon Kim röp.

-TIR'ın yolcu edilmesi

-Detaylar

Haber-Kamera: Onur KAYA/ÇERKEZKÖY (Tekirdağ), -

=========================

 


Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT BÜLTENİ - 7 - Haberler