Dha yurt bülteni - 9

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye sınırını temizleme kararlılığımızı kimse test etmesinTürkler'e Anadolu'nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Zaferi'nin 948'nci yıl dönümü kutlamalarına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırında oluşturmaya çalıştıkları güvenli bölgeyle ilgili konuştu.

26.08.2019 14:16 | Son Güncelleme: 26.08.2019 14:16Dha yurt bülteni - 9

Erdoğan: Suriye sınırını temizleme kararlılığımızı kimse test etmesin

Türkler'e Anadolu'nun kapılarını açan 1071 Zaferi'nin 948'nci yıl dönümü kutlamalarına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırında oluşturmaya çalıştıkları güvenli bölgeyle ilgili konuştu. İşbirliği ve diyalogdan yana olduklarını belirten Erdoğan, "Suriye sınırını temizleme kararlılığımızı kimsenin test etmeye çalışmayacağını ümit ediyorum" dedi.
Sultan Alparslan'ın Bizans ordusuna karşı kazandığı Malazgirt Zaferi'nin 948'nci yılı nedeniyle 'Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda ve Bitlis'in Ahlat ilçesindeki 1071 Sultan Alparslan Otağı'nda görkemli kutlamalar yapıldı. Malazgirt'teki Danişment Gazi Mahallesi'nde oluşturulan milli parkta şadırvan, giriş takısı, 250 metre uzunluğunda fetih yolu, namazgah, 100 bin kişilik merasim, hitabet ve ikram kontrol alanları, protokol dinlenme birimi, 8 helikopter sahası, protokol ve 250 otobüslük otopark ile tuvaletler yapıldı.
'SENARYOLARINI BOŞA ÇIKARDIK'
23 Ağustos'ta başlayan zafer kutlamalarının son gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, bakanlar ve beraberindekiler helikopterle törenin yapılacağı Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'na geldi. Miting alanında havanın sıcak olması nedeniyle vatandaşların üzerine fıskiyelerle su sıkıldı. Türk bayraklarıyla alanı dolduran vatandaşları selamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada toplanan kalabalığa seslendi. Bin yıldır bu toprakların vatanımız olması için gözlerini kırpmadan canını veren tüm şehitlere ve gazilere Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, "Malazgirt'te açılan bu coğrafyanın kapılarını sadece 3-4 yıl sonra da en batıdaki İznik'te yeni bir devlet kurarak inşallah ebediyen mühürledik. İznik'in hemen dibindeki Söğüt'te diktiğimiz Osmanlı çınarının dallarını, batıda aidiyetik kıyılarından Viyana önlerine Akdeniz'de Cebelitarık boğazına güneyde Afrika'nın içlerine kadar uzattık. Bundan bir asır önce Osmanlı'yı hasta adam ilan edip milletimizi yeniden Orta Asya'ya sürmeyi planlayanların heveslerini Çanakkale'yle Kut'ül Akmete'yle, İstiklal Harbiyle kursaklarında bıraktık. Uzunca bir süre milletimizi kendi iç meseleleriyle uğraştırarak medeniyetin tarihinden, kültüründen koparmaya çalışanların da senaryolarını boşa çıkardık" dedi.
'KUDÜS'TE, FİLİSTİN'DE ZULÜM VAR'
"Zaferlerimize ne kadar güçlü sahip çıkarsak bu vizyonu hayata geçirme iradesini de o kadar diri tutarız" diyen Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bizi medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. Sadece toprakların, coğrafyanın fethi değildir. Asıl fetih gönüllerin zihinlerin fethidir. Ecdadımızın asırlar boyunca huzurla, güvenle müreffeh bir şekilde yönettiği coğrafyalar bugün maalesef zulüm ve sefalet içinde kıvranıyor. Bölgemizde 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' Şeyh Edebali'nin bu vasiyeti böyle bir medeniyetin yerini önüne çıkan herkesi çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden örgütler haydut devletler almıştır. Diyarbakır'da yavrusu kaçırılıp öldürülen, diğer yavrusu da ellerinde esir olan annenin günlerdir yaptığı eylemi. Biz dik duracağız. Bu insanların yavruları istismarına izin vermeyeceğiz. Suriye'de katliam var, yıkım var. Her gün masum kanı döküyor, masum gözyaşı akıtıyor. Bugün Kudüs'te, Filistin'de zulüm var. Haydut devlet, üç dinin kutsallarına ev sahipliği yapan Kudus'ü gaspa, Kudüs'ü adım adım işgale çalışıyor. Arakan'dan Keşmir'e her yerde Müslümanlara yönelik tehditler devam ediyor. Daha dün yakın bir tarihte Balkanlardan Karabağ'a farklı coğrafyalarda yaşanan katliamları unutmadık."
'ÖNCE AÇ DA TARİHİ BİR OKU'
Türkiye'nin tarihinden aldığı güçle her alanda bürük bir mücadele içinde olduğunu aktaran Erdoğan, bu mücadelenin sıradan bir mücadele olmadığını vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye verdiği destek nedeniyle teşekkür eden Erdoğan, "Milletimize yönelik her türlü tehdide tek bir yürek, tek bir beden hep birlikte yol yürümeye devam ediyoruz. Bu kutlu mücadelenin içinde yer almayanlar var. Siyaset kültürde, sanatta, sporda pek çok alanda farklı tercihler elbette saygıyla karşılanır. Konu ülkemizin, milletimizin bekası olduğunda başka saflarda yer almanın saygıya yönelik tarafı yoktur. Türkiye terör örgütleriyle mücadele ederken, söyleminiz, davranışınızla onların değirmenlerine su taşırsanız bunun adı başka bir şey olur. Bizler milletimizin menfaati için Türkiye- Suriye sınırı boyunca terör koridorunu parçalamak için var gücüyle çalışırken, siz bu tuzağı kuranların arkasından giderseniz bunun adı başka bir şey olur. Ana muhalefetin başı ne diyor; 'Türkiye'nin Ortadoğu'da ne işi var?' Bizlere ülkemizin güneyinden taciz atışları yapılacak, saldırılacak, bizim orda ne işimiz var. Sen bu işleri anlamıyorsun, anlamayacaksın. Biz oradayız, orada olmaya devam edeceğiz. Bir taraftan 'Atatürk'ün partisiyiz' diyeceksin, öbür taraftan 'Misak'ı milli nedir?' bunu bilmeyeceksin. Önce aç da tarihi bir oku" diye konuştu.
"BAY KEMAL BİZİM AY VE YILDIZIMIZI DA BİLMİYOR"
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de siyasi, ekonomik ve askeri olarak yakın tarihinin en çetin mücadelesini verdiğini işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Mücadele devam ederken siz karşı tarafın ağzıyla konuşuyorsanız bunun adı başka bir şey olur. Biz adana mutabakatı neyse bunun gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.  CHP ve onun eş kuruluşu haline gelen bölücü örgütün destekçi partinin yaptıkları tam olarak budur. Dağda teröristin, denizde Rum'un, havada rakiplerimin ve diğer tüm platformlarında karşımızdakilerin yanında yer alarak bu ülkenin partisi olunamaz. Trabzon'da CHP yönetimine çağrı yaptım. Bunların yerli ve milli çizgiye gelmesini zor görüyoruz ama oy veren vatandaşlarımızın, mesajlarımızı aldıklarına inanıyorum. Ege'de Amerika, İngiliz, Fransız var, o var, bu var tek ülke yok. Öyle diyor Bay Kemal. Türkiye orada yokmuş. Yav herhalde bu zat bakar kör. Bizim orada sondaj gemilerimiz, sismik araştırma gemilerimiz var. 4 gemi bu çalışma yapıyor. Fırkateynlerlerimiz, silahlı hava araçlarımız her an hazır vaziyette. Denizden, karadan her şeyimizle hazırız. Bunu görmüyor.  Bir şeye daha üzülüyorum. Nedir o? Fatih, Yavuz, devasa ay yıldızlı bayrağımız var. Bay Kemal herhalde bizim ay ve yıldızımızı da bilmiyor. Öğreteceğiz. Lafla biz Atatürk'ün partisiyiz olamaz. Sen bitmişsin. 3-4 tane belediye almakla bir yere varılmaz. Benim milletim bizim Doğu Akdeniz'de neler yaptığımızın hesabını soracak. Yaşadığımız kritik süreçte milletin her bir ferdinin desteğine ihtiyacımız var. Gelecek yarım asrının, bir asrının belirleyicisi olacak gelişmelerin yaşandığı dönemden geçiyoruz. Hangi saikle olursa olsun, kimsenin milletin birliğini bozacak davranışlar sergilemesine hakkı yoktur."
Siyasette makamlar, mevkiler ve ünvanların gelip geçici olduğuna değinen Erdoğan, "Kalıcı olan geride hangi izlerin, hangi eserlerin hangi başarıların fedakarlıkların bırakıldığıdır. Ecdat yeri geldiğinde canını, yeri geldiğinde canından aziz bildiği evladını feda etmiştir. Bugün güvenlik güçlerimiz hayatları pahasına bir mücadele içindedir. Şu anda ne yapıyoruz? Pençe-1,Pençe-2 ve Pençe-3. İçeride ve dışarda şu anda teröristleri inine kadar kovaladık mı? Kovalıyor muyuz? Kovalamaya devam edeceğiz. Bu arada şehitlerimiz de var. Ama bizim şehitlerimiz hiç kimseyle mukayese edilmez. Rabbimiz ne buyuruyur; 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz.' Bizimkiler, şehadet şerbetini içenler onlar sevgili Peygamberimize komşu oldular. Rabbim bizleri de aynı yolda haşretsin" dedi.
'OPERASYONLAR HERKES AÇISINDAN OLUMLU NETİCELER DOĞURACAKTIR"
Cumhurbaşkanı'ndan başlayarak tüm yöneticilerin ülkeye hizmet için çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fırat'ın doğusundan, Irak sınırına kadar olan hat boyunca güvenli bölge oluşturma çabalarında yavaş yavaş mesafe alıyoruz. Sinsi tuzakların çokluğu asla yolumuzdan alıkoymamıştır, alıkoyamayacaktır. Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, jandarma güvenlik güçlerimiz bu yolda devam ediyor. Birilerinin dokunulamaz, çözülemez dediği pek çok sorun gibi Fırat'ın doğusundaki meseleyi de hal yoluna koyuyoruz. Her konuda ve her zaman olduğu gibi önceliğimiz diplomasidir, diyalog uzlaşma, işbirliğidir. Bu zeminde bir netice alabsilirsek ne ala, böylesi herkes için kazançlı bir yol olur. Ama isteğimiz dışında bir yola zorlanır, oyalanmaya çalışılırsak tüm hazırlıklar tamamdır, kendi planlarımızı hayata geçiririz. SİHA, İHA ve helikopterlerimiz bölgeye girdi, sınırlarımıza yakın tahkimatlar imha ediliyor. Çok yakında kara birliklerimizin de bögeye giriş yapmasını bekliyoruz. Hava ve kara unsarlarımız bölgeye girdiğinde süreci belirleme imkanını bulacağız. Suriye sınırını temizleme kararlılığımızı kimsenin test etmeye çalışmayacağını ümit ediyorum. İdlip tarafında rejimin ihlallerinden kaynaklanan sıkıntılar var. Sayın Putin'le meseleyi yakından istişare ettik. Yarın Rusya'ya gidiyorum, bir heyetle birlikte yine görüşmelerimiz olacak. Bu sıkıntıları kısa sürede ortadan kaldırlmış olacağız. Irak tarafında çok önemli adımlar atıyoruz. 35 yıldır saldırıların merkezi olarak kullanılan bölgeleri kalıcı şekilde güvenli hale getirmek için hareket ediyoruz. Pençe harekatlarının sebebi bu. İran'la da işbirliği halinde yürüttüğümüz bu operasyonlar herkes açısından olumlu neticeler doğuracaktır. Doğu Akdeniz'deki çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Kimse bizi oralarda engelleyemez, engelleyemeyecektir. Bütün bu çalışmalar kararlılıkla devam ediyor, edecektir."
SU AKAR, TÜRK YAPAR DİYORUZ
Hafta sonu gerçekleştirdiği Artvin programını da hatırlatan Erdoğan, "Yusufeli Barajını inceledim. Allah'a hamdolsun muhteşem bir eser. 2 milyar 200 milyon kilovat saat enerji üretecek bir barajı yapıyoruz. Önümüzdeki yıl bu zamanlarrda barajın su tutmaya başladığını görecceğiz. Bir yıl sonra da sadece enerji değil, içme suyu, kullanma suyu olarak bunları göreceğiz. Artvin bizim için adeta barajlar şehri. Eskiden bizimle dalga geçiyorlardı. 'Su akar Türk bakar' diyorlardı. Şimdi; 'Su akar Türk yapar' diyoruz. Biz buraya geldik" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle Ahlat ilçesindeki kutlama alanına hareket etti.

Görüntü Dökümü
----------
-Türk Silahlı Kuvvetleri Mehteran Takımı Konseri
-Helikopterlerin inmesi
-Tören alanındaki vatandaşlara su sıkılması
-Cumhurbaşkanının helikopterini inmesi
-Tören alanından detay

ABONELERİMİZİN DİKKATİNE
AŞAĞIDAKİ FTP ADRESİNDEN GÖRÜNTÜNÜN TAMAMINA, LOGOLU OLARAK ERİŞEBİLİRSİNİZ..

FTP ADRESİ: 178.211.55.226
KULLANICI ADI: dhaabone
ŞİFRE: dha

Haber-Kamera: Zafer KUMRU-Muhammed Sami MARAL/MALAZGİRT (Muş), -

=====================

Büyük Taarruz'un yıl dönümünde 'Zafer Yürüyüşü' (2)

KOCATEPE'DE TÖREN YAPILDI

Afyonkarahisar'da Büyük Taarruz'un 97'nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenler kapsamında merkeze bağlı Kocatepe beldesi sınırları içinde büyük taarruz emrinin verildiği bölgede de yapıldı. Törende Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı'na çelenkler sunuldu, ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törene Vali Mustafa Tutulmaz, TBMM Divan Katibi Üyesi ve CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Veysel Eroğlu ve İbrahim Yurdunuseven, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, İGM Başkanı Burhanettin Çoban, İl Jandarma Komutanı Albay Hamza Çömez, İl Emniyet Müdürü Gürsel Yıldız, askeri erkan ve protokol üyeleri katıldı. Tören öncesi protokol üyeleri tarafından doğaya keklik bırakıldı.
BÜYÜK TAARRUZ ZAFERLE SONUÇLANDI
Afyonkarahisar İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Özdemir Şan, törende yaptığı konuşmada, bugün kahraman Türk milleti ve ordusunun, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, tarihe altın harflerle yazdığı büyük zaferin 97'nci yıl dönümünün haklı gururunun yaşandığını söyledi. Türk milletinin kendisini tarih sahnesinden silmeye kalkışan düşmana karşı, Malazgirt'te, Mercidabık'ta, Mohaç'ta ve Kıbrıs'ta olduğu gibi yine bir ağustos ayında Büyük Taarruz ile tarihe altın harflerle yeni bir zafer yazdığını söyleyen Şan, şöyle dedi:
"Akif'in dediği gibi emperyalizme karşı 'Dursun bu hayasızca akın' diyerek doğu ve güney cephelerini emniyete alıp, makus talihine Sakarya'da 'dur' demiş, şahlanarak düşmanı İzmir'de denize dökmüş ve zaferini pekiştirmiştir. Yüce milletimiz ve kahraman ordumuzun sarsılmaz azmi, yüksek irade gücü, vatanseverliğiyle kazanılan büyük zaferin taarruz emri 26 Ağustos 1922'de buradan verilmiştir. 26 Ağustos 1922 imkansızlıklar içindeki bir milletin ateşle imtihanı ve Türk'ün kurtuluş destanıdır. Yüce ulusumuzun vatan sevgisi, yıkılmaz azim ve iradesinin bir eseri olan büyük zaferle, sadece vatan toprakları düşmandan kurtarılmamış, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti de kurulmuştur."
Törende Piyade Albay Nazmi Akyol da katılımcılara Büyük Taarruz'da yaşananları anlattı. Vali Mustafa Tutulmaz ve beraberindekiler Yüzbaşı Agah Efendi Şehitliği'ni ziyaret ederek şehit kabirlerine karanfil bıraktı. Kuran-ı Kerim tilaveti okunmasının ardından da Büyük Taarruz Şehitliği ziyaret edilerek şehit kabirlerine karanfil bırakıldı.

Görüntü Dökümü
--------------
Kocatepe'den detay
Askerlerden detay
Mevzilerden detay
Protokol kekli salımı yaparken detay
Tören alanından detay
Çelenklerin sunulmasından detay
Saygı duruşu ve istiklal marşından detay
Tuğgeneral Özdemir Şan'ın konuşması
Kocatepe'deki Atatürk anıtından detay
Piyade Albay Nazmi Akyol taarruzu anlatırken detay
Şehitlik ziyaretlerinden detay
Şehitlikte kuranı kerim tilaveti okunurken detay
Şehit mezarlarına karanfil bırakırken detay

HABER- KAMERA: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

===============

Kazada eşi ölen hemşire: "Ne olur beni de öldürün"

Aksaray'da kontrolden çıkıp, yolun kenarındaki beton elektrik direğine çarpan otomobilin sürücüsü Onurcan Çelebi (30) öldü, yanındaki yeğeni İsmail Özgür Giray (9) yaralandı. Kazayı duyup gelen ve eşinin öldüğünü öğrenen hemşire Necla Çelebi, sağlık görevlisi arkadaşlarına "Eşimi geri getirin. Ne olur beni de öldürün. Onun gözlerini görmek istiyorum" diyerek sinir krizi geçirdi.
Kaza, bugün saat 11.45 sıralarında Tacin Mahallesi Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi yakınında meydana geldi. Bir firmada aşçı olarak çalışan Onurcan Çelebi yönetimindeki 68 KL 849 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu yolun kenarındaki elektrik direğine çarptı. Çarpmanın şiddetiyle hurda yığınına dönen otomobilin sürücüsü Onurcan Çelebi, olay yerinde yaşamını yitirdi. Yanındaki İsmail Özgür Giray da yaralandı. Araç içinde sıkışan Giray ile Çelebi'nin cansız bedeni, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle sıkıştığı yerden kurtarıldı. Giray, ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yeğenin yaralı halde hastaneye geldiğini öğrenen ve aynı hastanede çalışan hemşire Necla Çelebi ile o sırada hastanede bulunan görümcesi, kazayı öğrenip olay yerine geldi.
Görümcesi baygınlık geçirirken Necla Çelebi, önce telefonla babasını arayıp, "Babacığım yetiş" diyerek durumu anlattı. Ardından da ambulansta görevli mesai arkadaşlarına "Eşimi geri getirin. Ne olur beni de öldürün. Onun gözlerini görmek istiyorum" diyerek sinir krizi geçirdi. Necla Çelebi ve görümcesi de ambulansla aynı hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan İsmail Özgür Giray'ın da hayatı tehlikesinin devam ettiği belirtildi.

Görüntü Dökümü
--------------
-Kaza yerinden detay
Hemşirenin, arkadaşlarıyla konuşması ve sinir krizi geçirmesi
Görümcesinin baygınlık geçirmesi
Yaralının ambulansa alınması
Kaza yerinden genel ve detay

Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY-DHA

===================================

Tatlıses: Mağarada doğduğum için iftihar ediyorum

Ünlü türkücü İbrahim Tatlıses, memleketi Şanlıurfa'da, Haliliye Belediyesi'nce doğduğu mağaranın restore edilmesi haberi üzerine duygulanarak, "Mağarada doğdum, iyi ki de mağarada doğmuşum ya orada doğmasam, sarayda doğsam kim bilir ne olurdu. Mağarada doğduğum için iftihar ediyorum" dedi.
Türkücü İbrahim Tatlıses uzun bir aradan sonra memleketi Şanlıurfa'ya geldi. Polis evinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli ve Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş'la bir araya gelen Tatlıses, baba ocağında turizm için otel açacaklarının müjdesini verdi. Şanlıurfa'ya gelişi hakkında gazetecilere konuşan Tatlıses, doğduğu mağaranın restore edilip turizme kazandırılacağını duyunca duygulandı.
'MAĞARADA DOĞDUM, İYİ Kİ DE ORADA DOĞMUŞUM'
Mağarada doğduğu için iftihar ettiğini belirten Tatlıses, şöyle konuştu:
"Benim için mağara çok önemli. Diyorlar ki 'Ben sarayda doğmuşum, vahiy ilk önce saraya gelmiş.' Halbuki vahiy mağaraya gelmiştir. Bunun için orayı restoran yapıp turizmi çekmeliyiz. Yani o doğduğum mağarayı görsün insanlar. Çünkü bilmiyorlar, ben diyorum ki 'Altımızdaki çulu ne yaptın anne?' Diyor ki 'Yağmurda karda kapıya koydum.' Dedim ki 'Niye?' 'Kurda kuşa yem olmamak için' dedi. Ben mağara adamıyım demiyorum. Mağarada doğdum, iyi ki de mağarada doğmuşum ya orada doğmasam? Sarayda doğsam, kim bilir ne olurdu? Mağarada doğduğum için iftihar ediyorum. Anam beni orada doğurdu çünkü evi yoktu, altında çulu yoktu fakir bir ailenin çocuğuydum. Ciğerci Ahmet'in oğluyum, fakir bir aileden geldim. Cenab-ı Hakk yürü ya kulum dedi topallamadan yürüdük Allah'ın emrettiği şekilde. Şimdi diyorum ki 3 tane teknem vardı, 3 tane villam vardı, 1 tane uçağım vardı bunlar güzeldi. Allah'tan geldi buna da şükür yetmez mi?"
'EVET, ŞİKAYETİM VAR'
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarıyla birlikte olmanın mutluluğunu dile getiren Tatlıses, kente her gelişinde çok değiştiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sayın başkanlarımla birlikte olmaktan iftihar ediyorum. Urfa iyiye gidiyor, her geldiğimde farklı bir şey görüyorum. Bugün başkanlarla dolaşacağız. Bir de Göbeklitepe için buradayım, bir yatırımımız olacak. Yani bana göre Urfa, İstanbul'dan Ankara'dan daha iyiye gidiyor. Oteller zinciri var her tarafta burada niye olmasın. Ben turizmi severim, insana hizmet olacak. Uçak seferleri ile ilgili şikayetim var. Ben kendi Urfa'ma, Antep'ten geldim. Çünkü Urfa uçağı bulamadım o saatte yoktu. Ben bunu istemiyorum. Sayın başkanımıza da buradan sesleniyorum. Madem bu yıl Göbeklitepe yılı seçildi o zaman layığı ile davranalım. Evet şikayetim var, çünkü her saat uçak olmalı. Buraya yerli turizmde gelir, yabancı turist Antep'ten mi gelsin? Niye babam Diyarbakır'da, Mardin'de var da Urfa'da yok mu havalimanı. Göbeklitepe turizmi için otel düşünüyorum, turistler gelsin kalsın. En fazla yabancı turist gelir. Biz Urfa'dayız gidip görmeyiz Balıklıgöl'ü ama yabancı turist merak eder gelir. Ben İstanbul'da Ayasofya Müzesi'ne bir kere gitmiş değilim ama içerisi yabancı dolu."
SIRA GECESİYLE GUNNİES REKORLARINA GİRMEK İÇİN ÇALIŞMA YAPILACAK
Polis evinden ayrılan Tatlıses daha sonra, Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat'ı makamında ziyaret etti. Burada Tatlıses'e Göbeklitepe plaketini veren Canpolat, Tatlıses öncülüğünde stadyumda Guinness Dünya Rekorlar Kitabına girmek için sıra gecesi etkinliğini düzenleyeceklerini söyledi.

Görüntü Dökümü
--------------
Polisevinde açıklamada bulunan İbrahim Tatlıses
Belediye başkanları Tatlıses'e eşlik etmesi
Tatlıses plaket verilmesi
Tatlısesin doğduğu mağarada incelemede bulunan Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat
Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali LEYLAK- ŞANLIURFA - DHA

================

'Himalaya tuzundan dekoratif lambalar havayı temizliyor'

Havadaki yabancı maddeleri temizleyerek, rahat nefes almayı ve uyku kalitesini yükseltmeyi sağladığı belirtilen Himalaya kristal tuzuyla dekoratif lambalar oluşturuldu. Işık kaynağı ile birleştiğinde tuzun ısınıp, ortama yayılması nedeniyle bu ürünlerin tercih edildiği belirtildi.
Pakistan'ın Khewra bölgesindeki tuz mağaralarından çıkarılan Himalaya kristal kaya tuzu, havadaki kötü ve ağır enerjiye neden olan pozitif iyonları yok edip, negatif iyon yayarak insanlara rahatlama hissi vermesiyle biliniyor. Havadaki yabancı maddeleri temizleyerek, daha rahat nefes almayı ve uyku kalitesini yükseltmeyi sağladığı bilinen Himalaya kristal tuzunun özellikle herhangi bir ışık kaynağı ile birleştiğinde tuzu ısıtıp ortama yaydığı için çekici özelliği bulunuyor. Bu nedenle son dönemde, tuzun içine ampul ya da mum yerleştirilip, dekoratif tuz lambaları oluşturuluyor. Lambaların kullanımının da rahat olması, alıcısını artırıyor.
Himalaya tuzu lambaları, bulunduğu ortamdaki bakteri, toz, tüy gibi maddeleri yere düşürüp, havayı ferahlatıyor. Bunun yanı sıra kötü kokuları da yok eden tuz lambasının ortamdaki ağır havayı temizlemesi nedeniyle astım, kronik öksürük gibi nefes problemlerine iyi gelebileceği değerlendiriliyor.
Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Trilye bölgesinde, Himalaya tuzu bayisi işletmeciliği yapan cilt ve saç bakım uzmanı estetisyen Dinçer Kara, kullanıcıların lambadan memnun olduğunu kaydetti. Kara, Himalaya tuzu lambalarının asıl işlevinin lambanın yanması ile başladığını belirtti. Himalaya tuzu lambasının ortamdaki pozitif iyonları temizleyip, rutubeti azalttığını ifade eden Kara, "Havaya negatif iyon yaydığı ve pozitif iyonu yok ettiği için hava kalitesini artırıyor ve rahatlamamızı sağlıyor. Özellikle kötü kokuyu ortamdan uzaklaştırıyor. Rutubeti azaltıyor. Kuru havayı nemlendiriyor. Hava kalitesini yükseltip, dengeli bir solunum almamızı sağlıyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
-Tuz lambalarından görüntüler
-Detaylar
-Estetisten Dinçer Kara ile röportaj

Haber: Merve KIZILKAYA - Kamera: Muammer İRTEM/MUDANYA (Bursa),

===========

TransAnatolia'nın ilk gününe Türk ve İtalyan yarışçılar damga vurdu

Türkiye'nin ilk ve tek, dünyanın ise en büyük ve zorlu Rally Raid yarışlarından biri olan TransAnatolia'nın ilk gününde Türk ve İtalyan yarışçılar dikkat çekti.
84 yarışçının mücadele ettiği TransAnatolia 2019 Rally Raid  ilk gününe Bolu'dan Haymana'ya uzanan ve 3 özel etaptan oluşan 365,67 km'lik parkurla başladı. Yüksek sıcaklıktaki zorlu hava şartları altında gerçekleşen yarışta motosiklet kategorisinde İtalyan Maurizio Gerini üç etapta da önde gelerek 3 saat 36 dakika 50 saniye ile yarışta en iyi zamanı yaptı. Gerini'nin arkasından 35 dakika 13 saniye farkla ikinci sırayı Nicola Quinto aldı. İtalyan Marco Borsi 4 dakika 52 saniye geriden gelerek üçüncü sırada yer aldı. Said Yusuf Çakır ise; yedinci olarak Türk yarışçılar arasında en iyi dereceyi yaptı.
Yarışın SSV kategorisinde ise; Tsanko Tsankov ve Zornitsa Todorava'dan oluşan Bulgar ekibi 2 saat 59 dakika 56 saniyelik dereceyle yarışı birinci tamamladı. İkinci sırada ise; 3 saat 12 dakika 13 saniye ile Yves Tartarin ve Cedric Duple'den oluşan Fransız ekibi yer aldı. Türk ekibinden Necati Şahin ve Armağan Şahin Altun ise 4 saat 31 dakika 48 saniyelik dereceyle yarışı üçüncü tamamladı. UTV kategorisinde yarışan Çağdaş Çağlar ve Ertuğrul Danişment ikilisinden oluşan Türk takımının aracı 10'uncu kilometrede yaşadığı fren arızası nedeniyle yarışın ilk gününü tamamlayamadı.
TÜRK TAKIMLARI KAMYONET KATEGORİSİNDE EN İYİ DERECELERİ ALDI
Türk takımları kamyonet kategorisinde başarı sağladı. Kategoride ilk sırada Batuhan Korkut ve İlayda Hancı Korkut 3 saat 13 dakika 46 saniye ile finish çizgisini gördü. Benan Engin ve Uğur Tepe ise; 3 saat 17 dakika 10 saniye ile ikinci sırayı aldı. Suzuki Grand Vitara ile yarışan Tolga Yılmaz ve Ebru Demirbay Erişti ise 3 saat 21 dakika 4 saniye ile yarışı üçüncü sırada tamamladı.
Kamyon kategorisinde ise İtalyan Marino Mutti ve Andrea Mazzoleni yarışı birinci tamamladı. Yarış esnasında İtalyan Antonio Cabini parkurdan çıkarak çamura saplandı, diğer yarışçılardan İtalyan Giulio Verzaletti ise gecikme cezasını göze alarak rakibinin yardımına gitti ve bu iki yarışçı da yarışı ceza alarak tamamladı.

Görüntü Dökümü
-----------
-Yarışmalardan görüntüler
-Detaylar

Süre: 02.56-Boyut: 222. 8MB

Haber: Murat KÜÇÜK/BOLU,

================



Cumhurbaşkanı, Malazgirt, Güncel

Kaynak: DHA

15.12.2019 16:48:30