DHA YURT BÜLTENİ-9

Şehit annesi, yollarının yapılmasını istedi Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesinde 2 çocuğu şehit, 2 çocuğu da gazi olan Canı Çoruh (70), evlerinin yolu kötü olduğu için torunlarının rahat okula gidemediklerini belirterek, yetkililerden yolunun onarılmasını istedi.

26.11.2019 12:14 | Son Güncelleme: 26.11.2019 12:14DHA YURT BÜLTENİ-9

Şehit annesi, yollarının yapılmasını istedi

Hakkari'nin ilçesi bölgesinde 2 çocuğu şehit, 2 çocuğu da gazi olan Canı Çoruh (70), evlerinin yolu kötü olduğu için torunlarının rahat okula gidemediklerini belirterek, yetkililerden yolunun onarılmasını istedi.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesine 50 kilometre uzaklıkta bulunan Yeşiltaş köyünde 2011 yılında yapımı devam eden karakolda görev yapan güvenlik korucuları Seyhan ve Resul Çoruh kardeşler, PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit oldu. Olayın ardından şehit kardeşlerin ailesi Yüksekova ilçe merkezine taşınarak yaşamlarını burada sürdürmeye başladı. Uzun süredir Esenyurt Mahallesi'nde yaşayan şehit annesi Canı Çoruh, evlerinin yolu kötü olduğu için torunlarının rahat okula gidemediğini, yetkililerden yolunun yapılması talebinde bulundu. Kış aylarında yağan karla yolların çamurla kaplandığını anlatan Çoruh, torunlarının bu nedenle okula gidemediğini anlattı.

ŞEHİT GAZİ SEN'DEN AİLEYE ZİYARET

Şehit Gazi Sen Hakkari İl Başkanı ve şehit kızı olan Şirin Adıyaman da, Çoruh ailesini evlerinde ziyaret ederek sıkıntılarını dinledi ve şehit kardeşlerin çerçeveli fotoğraflarını anne Çoruh'a hediye etti. Şehitlerin evlerinin önünde Seyhan ve Resul adına birer fidan da diken Adiyaman, "Şehit ailemizi ziyaret ederek dertlerini dinledik. Ailemizin tek derdi şuan evlerine giden yolun kötü olması. Tek istedikleri evlerinin yolunun yapılması. Ben de bir şehit kızıyım. hepimizin acısı aynı bu acımızın bitmesini istiyoruz. Şehit ailesi olduğumuzdan gurur duyuyoruz. Hep devletimizin ve vatanımızın yanındayız. Annemizin şehit olan 2 çocuğunun fotoğraflarını hediye ettik. 2 şehidimizin adına evlerinin önüne çam ağacı diktik. Şehitlerimizin ömür boyu fidanları olacak ve çocukları hep gurur duyacaklar" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Şehit çocuklarından, şehit ailesine ziyaret

- Şehit Gazi -Sen Hakkari İl Başkanı ve Şehit kızı olan Şirin Adıyaman'ın 2 şehit annesine kardeşlerin çerçeveli fotoğraflarını hediye etmesi

Evin önünde fidan dikimi

2 Şehit annesi Canı Çoruh ile röportaj

Şirin Adıyaman ile röportaj

-Yoldan detaylar

Mehmet ÖZKAN- Yaşar KAPLAN/HAKKARİ,

=======================

Tandır kuyusundan kaçak sigara çıktı

Osmaniye'de, polisin düzenlediği operasyonda, tandır kuyusuna gizlenmiş çok sayıda gümrük kaçağı sigara ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, kaçak sigara imalatı ve bandrolsüz sigara satışı yapan şahıslara yönelik operasyon başlatıldı. Bu kapsamda, sabahın erken saatlerinde harekete geçen ekipler, kent merkezinde belirlenen 10 ayrı adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Yapılan aramalarda, bir ikamet içerisindeki tandır kuyusu içerisine gizlenmiş  3 bin 910 paket gümrük kaçağı bandrolsüz sigara ve 12 bin 800 dal içi tütün ile doldurulmuş makaron ele geçirildi. Gözaltına alınan 11 şüpheli ise ifadeleri alınmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Kentte, son 3 ay içerisinde, sigara kaçakçılığına yönelik yapılan teknik çalışmalarda, gümrüklenmiş değeri yaklaşık 95 bin lira olan 6 bin 408 paket gümrük kaçağı bandrolsüz sigara ele geçirildiği bildirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------

Tandır kuyusu üstündeki bezin kaldırılması

Kuyu içinden kaçak sigara paketlerinin çıkartılması

Emniyet Müdürlüğü KOM Şube tabelası ve ele geçirilen sigara

Sigaralardan pan görüntü

Ele geçirilen içi doldurulmuş sigara,şeffaf poşet içinde

Operasyona giden resmi ve sivil polis otosu

Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/OSMANİYE,

=======================

300 yıllık tarihi mezar taşı geleneğini sürdürüyor

Sivas'ın İmranlı ilçesine bağlı Boğazören köyünde klasik örneklerinden ayrılan, yaklaşık 300 yılık sanduka ve bezeme tipi mezar taşları yer alıyor. Köyde yaşayan Süleyman Beydilli (68), tarihi mezar taşlarının benzerlerini yaparak, bu geleneği sürdürürken sıra dışı görünüme sahip mezar taşları ilgi çekiyor.

İlçesine merkezine 13 kilometre uzaklıktaki Boğazören köyünde bulunan ve klasik örneklerinden ayrılan, yaklaşık 300 yıllık olan sanduka ve bezeme tipi mezar taşları ilgi çekiyor. Üzerinde kılıç, kama, tabanca ve tüfek gibi kesici ve ateşli silahlar ile bu silahlara ait barutluk gibi teçhizatlar, çeşitli hayvan figürleri, arma, çeşitli ev eşyaları, müzik aletleri, ay, yıldız gibi geometrik motifler yer alıyor. Tarihi mezar taşları sıra dışı görünümleri ile görenlerin ilgisini çekiyor.

Köyde yaşayan evli, 6 çocuk babası Süleyman Beydilli tarihi mezar taşlarının benzerlerini yaparak, bu geleneği sürdürüyor. Sipariş usulü çalışan Beydilli, araziden topladığı taşları spiral makinesi ile şekillendiriyor. Beydilli, 5 ila 8 bin lira arasında fiyatlarla sattığı mezar taşlarının yapımını yaklaşık 1 ayda tamamlıyor. Mezar taşlarına ölen kişinin fotoğrafı da ekleniyor.

'MERMER ÇATLAR, BU ÇATLAMAZ'

Mezar taşlarıyla ilgili bilgi veren Beydilli, "1994 yılında bu mezar taşlarını yapmaya başladım. Senede 3 veya 4 tane mezar taşı yapıyorum. Bu mezar taşlarının yapımı çok zor. Bütün işlemeleri kendim, beyaz bir taşla yapıyorum. Bu mezar taşlarının özelliği çatlamaması. Mermer çatlıyor ama bu çatlamaz. Bu mezar taşının tek hatası yosunlaşmasıdır. Onu da zaten sildiğin zaman gidiyor. Bu taş asırlar boyunca dayanaklıdır. Bu taş asla kırılmaz. Burada o yüzden taşa çok değer veriliyor" dedi.

'YILLARDIR KULLANILAN BİR MEZAR TİPİ'

Taşları araziden bularak bloklar halinde kesip işlediğini söyleyen Beydilli, "Arazide bulduğumuz taşın etrafını kepçe ile açıyoruz. Açtıktan sonra blok halinde çıkarıp çivilerle çizip balyozla yarıyoruz. Daha sonra kepçe ile traktöre yükleyip köye getirip işlemesini ve yapımını gerçekleştiriyoruz. Metre ve santimetrelerle çalışıyoruz. Eski mezarlıktaki mezar taşları yaklaşık 300 yıllık mezarlar. Eskiden hep bu mezarlardan yapıyorlarmış. Uzun yıllardır kullanılan bir mezar tipi. Ben bu mezar taşları için ustaların yanında 17 gün çalıştım. İlk önce yapım aşamasında hep taşları kırıyordum. Ama daha sonra gün geçtikçe öğrendim ve yaptım. O kadar çok alıştım ki artık taşları yaparken metre bile kullanmıyorum. Bu mezar taşı geleneği yöremizde uzun yıllardır devam ediyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

------------

-Tarihi mezarlıktan görüntüler

-Eski tip mezarların görüntüsü

-Köydeki mezar ustasının çalışmaları

-Yaptığı mezarlardan görüntüler

-Röportaj

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-Yasin KIRAS/İMRANLI (Sivas),

=========================

4 dil bilen 2 üniversite mezunu mantıcı -

Diyarbakır'da yaşayan, 2 üniversite mezunu, 4 dil bilen Bayram Nar (35), iş bulamayınca mantı evi açtı. Üniversite eğitimi için bulunduğu Antalya'da uzun süre iş arayan Nar, açtığı mantı evinde 5 kadına da istihdam sağlarken, "Özellikle kadın emeğinden, kadın elinden çıkan lezzetleri insanlar tatsın istedik" dedi.

Bayram Nar, bir süre arayışta bulunduktan sonra iş bulamayınca memleketine dönüp kendi işini kurdu. Antalya Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ile Erzurum Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümlerinden mezun olan,  Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Almanca bilen Nar, memleketine döndükten sonra iş aramaya başladı. Nar, yaptığı iş başvurularından olumlu dönüş alamayınca kendi işini kurmaya karar verdi. Mantı evi açmaya karar veren Nar, istihdam ettiği 5 kadınla iş hayatına başladı.

Açtığı mantı evinin Diyarbakır'da ilk olduğunu söyleyen Nar, mantıları müşterilerin görebileceği bir alanda hazırladıklarını belirtti ve şunları söyledi:

"Yaz tatilinde Antalya'da özel sektörde çalışıyordum. Mutfak merakım vardı. Bazı sektörlerden çalıştıktan sonra bir süre sonra yurt dışına gittim. Orada mutfak eğitimi aldım ve Diyarbakır'a dönüş yapmaya karar verdim. Diyarbakır'a döndüğümde ne yapacağım üzerine aklımda bir fikir yoktu ama mini bir mutfak açma hayalim vardı. Mantı evi açmaya karar verdim. Bizim yörenin kültüründe olmayan, daha doğrusu pek tercih edilmeyen bir yemek kültürü."

'MUTFAĞIMIZI HERKES GÖREBİLİYOR'

İngilizce, Almanca, Türkçe ve Kürkçe bildiğini anlatan Nar, "3 yıldır mantı üretimi yapıyoruz. İnsanlara gelip, burada mantının nasıl yapıldığını görmelerini sağlıyoruz. Görselliğe özellikle çok önem veriyoruz. İnsanların gelip burada rahatlıkla aklında soru işareti bırakmadan yemek yiyebileceği bir yer. Mutfağımız açık, dışarıdan bakıldığında üretim yerimiz görünüyor. Şu anda üretim devam ediyor. Toplamda altı kişiyiz ama ilerleyen dönemde bu artış sağlanabilir. Onu artık süreç gösterecek. Aslında bu işin yelpazesi geniş. Belli başlı ev hanımları da bu işi yapıyor. Sonuç olarak iş yeri olarak düşündüğümüzde bizim tek olmamız ihtiyacı karşılamıyor kentte. Tabi ilerleyen zamanlarda üretim artarsa karşılayabileceğimize inanıyorum" diye konuştu.

MASA VE SANDALYELERİ İNŞAAT PALETLERİNDEN YAPTI

İşyerindeki masa ve sandalyeleri inşaat paletlerinde yaptıklarını söyleyen Nar, "Burayı tamamıyla el emeğiyle yaptık. Duvardaki motiflerin hepsini biz yaptık. El emeği olsun dedik. Biraz da salaş olsun istedik. İnsanlar buraya gelince rahat hissediyorlar. İnşaatlarda aldıklarımızı burada değerlendirdik. Tekrar kullanıma çevirmiş olduk. Doğada hiçbir şey kaybolmuyor aslında her şey tamamen dönüşüm halinde kullanmayı bilirsek. Hiçbir şey gereksiz değildir. Gayet de güzel oldu. Umarım herkese de örnek olur" dedi.

'HERKES KADIN ELİNİN LEZZETİNİ TATMALI'

İş yerinde kendisiyle beraber 5 kadının çalıştığını anlatan Nar, kadının elinde çıkan lezzeti herkesin tatması gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Özellikle kadın emeğinden, kadın elinden çıkan lezzetleri insanlar tatsın istedik. Kadının iş hayatındaki yeri önemlidir. Ekonomik bağımsızlığı kazanmasına öncelik verdik. Biz isteriz ki, kadınlarımız toplumda daha çok iş sahibi olsun, kendi ayaklarının üzerinde dursun. Bunlar bizim için önemli özellikle kadın çalışanların olmasına önem verdik. Kadın elinin lezzetinden yola çıktık. Bu şekilde de umarım devam edeceğiz. ve ilerleyen süreçlerde de daha iyi bir yere geldiğimizde sürekli kadınların emeğinden daha çok faydalanacağımızı umuyorum."

Görüntü Dökümü

------------

-İş yeri görüntüsü

-Mantı imalatı

-Bayram Nar'ın mantı yapması

-Müşerilere servis

-Bayram Nar'ın röportajı

-Rihan Alp anonsu

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN - Rihan ALP/DİYARBAKIR,

=========================

Kendi yetiştirdiği su kabaklarını süs eşyasına dönüştürüyor

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan emekli Sefer Ateşalioğlu (66), kendi yetiştirdiği su kabaklarını atölyeyi andıran evinde süs eşyasına dönüştürerek satışa sunuyor.

Hürriyet Mahallesi'nde oturan 5 çocuk babası Sefer Ateşalioğlu, 11 yıldır kendi bahçesinde yetiştirdiği su kabaklarını çeşitli işlemelerin ardından objelere dönüştürüyor. Merakla başladığı sanatı yaşam felsefesine dönüştüren Sefer Ateşalioğlu, "Atölyemde özenle işlediğim su kabağını yaylada kendim 6 ayda yetiştiriyorum. Hasat sonrasında kurumaya bırakıyorum. Kuruduktan sonra işleyeceğim motifi belirliyor ve kabağa şekli veriyorum. Eziyetli ve sabır isteyen bu işin en büyük zevki çalışma sonrasında ortaya çıkan eser oluyor" dedi.

Görüntü Dökümü

------------

Hürriyet mahallesi

Sefer Ateşalioğlunun evi

Su kabağını işlerken

Sefer Ateşalioğlu ile  röp

Su kabağında yapılan süs eşyaları

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA



Yüksekova, Dağlıca, Güncel

Kaynak: DHA

23.01.2020 07:47:55