DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR

Depremde yıkılan evden 2 saat önce ayrılan aile faciadan kurtuldu BİNGÖL'de merkez üssü Karlıova ilçesinde meydan gelen 5.7 büyüklüğündeki depremden saatler önce yakınlarını ziyarete geldikleri Elmalı köyünden Erzincan'a dönen 9 kişilik Andağ ailesi, faciadan kurtuldu.

DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR
15.06.2020 13:11 | Son Güncelleme: 15.06.2020 14:33

Depremde yıkılan evden 2 saat önce ayrılan aile faciadan kurtuldu

 

BİNGÖL'de merkez üssü Karlıova ilçesinde meydan gelen 5.7 büyüklüğündeki depremden saatler önce yakınlarını ziyarete geldikleri Elmalı köyünden Erzincan'a dönen 9 kişilik Andağ ailesi, faciadan kurtuldu. Sarsıntıyla birlikte yıkılarak molaz yığını haline dönüşen evde saatler önce oturduklarını söyleyen öğretmen Tayfur Andağ, ailece felaketin eşinden döndüklerini söyledi.

Erzincan'da yaşayan öğretmen Tayfur Andağ, eşi, çocukları ve akrabalarıyla birlikte 5 gün önce Yedisu ilçesine bağlı Elmalı köyündeki yakınlarını ziyarete geldi. Akrabalarının evinde 4 gün misafir olan öğretmen Tayfur Andağ, dün saat 15.00 sıralarında yakınlarıyla vedalaşıp ailesiyle birlikte 126 kilometre mesafedeki Erzincan'a dönmek için yola çıktı. Yoldayken yakınlarının aramasıyla saat 17.24'te meydana gelen 5.7 büyüklüğündeki depremden haberdar olan Andağ, yeniden Yedisu ilçesine bağlı Elmalı köyüne döndü. Depremde en fazla hasar gören köyde, çocuklarıyla saatler önce kaldıkları evin yıkıldığını gören Andağ şoke oldu.

'ÇOCUKLAR ORADA OYUN OYNAYACAKLARDI, ÇOK KÖTÜ OLURDU'

Demirören Haber Ajansı'na konuşan Andağ, molozlarla kaplı evin bahçesinde çocukların saatler önce oyun oynadığını kaydetti. Andağ, deprem haberiyle şoke olup Erzincan'dan yeniden döndüğünü belirterek, "Saat 15.00 gibi buradan çıktık. Erzincan'a giderken yoldayken deprem olduğu haberi geldi. Hemen buraya döndük. Eniştemin evi, yıkıldı. Onlar da zor kaçmış dışarıya. Eşimin halası ekmek pişiriyormuş. Şoka girmiş, kendisini dışarı atamamış. Kız kardeşi dışarı çıkmış, ablasının dışarı çıkamadığını görünce tekrar içeri girip ablasını tutup dışarı çıkarmış. Biz 9 kişilik aileydik. İşin kötü yanı çocukların oyun oynadığı alan yıkılan duvarın dibiydi. Burada 4 gün kaldık. Burada olsaydık, muhtemelen çocuklar yine orada oyun oynayacaklardı, çok kötü olurdu. Buralar boştu, yıkılıp dağılmış" dedi.

Görüntü dökümü

------------

DHA Bölge Temsilcisi Mücahit Yolcu'nun anonsu

Yıkılan ev ve ahır

Yıkılan bahçe duvarı 

Öğretmen Tayfur Andağ ile röportaj

Andağ'ın yıkılan yerleri göstermesi

Genel ve detay

Haber-Kamera: Mücahit YOLCU- Burak EMEK/DİYARBAKIR,

Haber Kodu : 200615060

=========================

Covid-19'un sosyo-ekonomik etkisini araştırıyorlar

 

KUZEYDOĞU Anadolu Ajansı (KUDAKA), koronavirüs (Covid-19) salgınının Erzurum, Erzincan ve Bayburt'ta sosyo-ekonomik etkilerinin tespiti için anket çalışması başlattı. Haziran sonuna kadar tamamlanacak anket sonuçlarını rapor halinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunacaklarını ifade eden Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Demirdöğen, uygulanacak yeni bir destek modeli ile salgının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya çalışacaklarını bildirdi. 

Kurum uzmanlarının işyerlerini ziyaret etmesinin yanında internet üzerinden de devam eden anket sonucuna göre KUDAKA 2020'de yapacağı çalışmanın yol haritasını belirleyecek.

Erzurum, Erzincan Bayburt illerini kapsayan Kuzeydoğu Anadolu'nun kalkınması için çalışan KUDAKA, dünyayı etkileyen pandemi süreciyle ilgili yeni bir çalışma başlattı. KUDAKA, Türkiye'de Mart ayıyla birlikte görülmeye başlayan Covid-19 salgınının Erzurum, Erzincan ve Bayburt'ta sosyo-ekonomik etkilerini tespit etmek için anket düzenledi. İnternet, telekonferans şeklinde gerçekleştirilen anket çalışmalarının yanısıra kurum uzmanları, işletmeleri gezerek yüzyüze görüşmeyle sorunları birebir tespite başladı. 

Geçen yıl Kuzeydoğu Anadolu'da firmalara 25 milyon lira tutarında bir destek sağladıklarını belirten KUDAKA Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Demirdöğen, anket çalışması sonuçlarına göre kurum olarak çalışmalarını yeniden organize edeceklerini söyledi. Prof. Dr. Osman Demirdöğen, "Pandemi sürecinden olumsuz etkilerinin anket yoluyla değerlendirerek ortaya çıkan etkileri belirleyeceğiz. Bunun sonucuna göre çalışma biçimimizi yeniden organize edeceğiz. Biz daha önce bölgedeki işletmelere mali destek programlarıyla hibe veriyorduk. Güdümlü projelerle bölgenin tamamına faydalı olabilecek daha büyük yatırımlar yapıyorduk. Bundan sonra firmalardan, bölgedeki aktörlerden gelecek bilgiler doğrultusunda yeni çalışmalar oluşturacağız. Belki faizsiz kredi, doğrudan destek yöntemi ön plana çıkabilir. ya da pandemi sürecinde solunum cihazı, maske, dezenfektan üretimi gibi ön plana çıkan sektörlerin desteklenmesi gündeme gelebilir ya da istihdam kayıplarını azaltmak için ajansın istihdam desteği sağlaması da olabilir" dedi. 

Haziran sonuna kadar tamamlanacak anket sonuçlarını rapor halinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunacaklarını ifade eden Demirdöğen, uygulanacak yeni bir destek modeli ile salgının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya çalışacaklarını bildirdi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Erzurum'un drone ile görüntüsü

-Pandemi sürecinde kent merkezinden genel ve detaylar

-KUDAKA Genel Sekreteri Demirdöğen ile röp

-KUDAKA görevlilerin firma yöneticiyeriyle görüşmesi

Haber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

 Haber Kodu : 200615064

=========================

Görme engelliler için 'sosyal mesafe' uyarısı yapan baston tasarladılar

MUŞ Özel Bilim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri, görme engelliler için sosyal mesafeli baston yaptı. 1 ila 10 metre arasında ayarlanabilen baston, birinin yaklaşmasıyla sinyal sesi ve titreşimle kullanıcıyı uyarıyor. 

Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınıyla mücadelede uzmanların sosyal mesafenin önemine dikkat çekmesi sonrası Muş Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan Bilim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri, görme engelliler için özel baston üretti. Öğretmenler tarafından tasarlanan baston, üzerindeki elektronik aksamla yaklaşan bir kişi olduğunda hemen uyarıda bulunuyor. 1 ila 10 metre arasında ayarlanabilen bastonla görme engelliler, sosyal mesafeye uyarak yürüyebilecek.

Bilim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Özcan Yurttaş, yüzyüze eğitimin iptal edilmesi sonrası okul öğretmenlerinin görme engelliler için baston ürettiklerini söyledi. 'Pandemi Bastonu' olarak isimlendirilen ve görme engellilerin sosyal mesafeye uyumunu sağlayacak bastonun özel olarak tasarlandığını anlatan Yurttaş, "Öğretmen arkadaşlarımız tarafından tasarlanan bastonla görme engellilerin sosyal mesafeye uyumu sağlanacak. Bastona monde edilen elektronik sistem 1 ila 10 metre arasında ayarlanabiliyor. Kullanıcının talebine göre ayarlanan baston yaklaşan biri olduğunda hemen sinyal ve titreşimle uyarı gönderecek. Bastonla görme engelliler toplum içerisinde çok daha rahat yürüyebilecek" dedi. 

Yurttaş, öğretmenlerin deneme amaçlı yaptıkları bastondan başarılı sonuçlar aldığını belirterek, talep olması halinde 50 adet üretibeleceklerini bildirdi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

-Bastondan detaylar

-Bastona elektronik malzemelerin montesinden detaylar

-Bastonla yürüme detayları

-Bastonun sosyal mesafeye geldiğinde sinyal sesi, ışık ve titreşimden detaylar

-Röportaj

Haber-Kamera: Mehmet AYDIN/ MUŞ,

=========================

Besna'yı kaybeden Molla ailesi Küçük Eymen yaşasın istiyor

MERSİN'de kızları Besna'yı solunum sistemini etkileyen 'kistik fibrozis' rahatsızlığı nedeniyle kaybeden Lübnanlı Molla ailesi, aynı hastalıkla savaşan 12 yaşındaki oğulları Eymen'i kaybetmek istemiyor. Kızından sonra oğluna da aynı teşhisin konulmasıyla dünyası karardığını anlatan anne Azize Molla, "Kimseden maddi bir talebim yok. Ben sadece oğlumu da kızım gibi kaybetmek istemiyorum. İlaçları yurt dışından temin ediliyor. Tek isteğim Eymen'i yaşatmak. Devletten yardım bekliyoruz" diye konuştu.

Azize ve Samir Molla çifti 12 yıl önce Lübnan'da yaşarken, hastalanan 5 yaşındaki kızları Besna'yı hastaneye götürdü. 'Kistik fibrozis' teşhis konulan Besna'nın tedavisi devam ederken doktorların şüphesi üzerine çiftin yeni dünyaya gelen oğulları Eymen'e genetik test yaptırıldı. Fransa'daki bir hastaneye gönderilen test sonuçları beklenirken kızları Besna'yı kaybeden aile, oğulları Eymen'de de aynı rahatsızlığın teşhisiyle büyük üzüntü yaşadı. Acılı aile, oğulları Eymen'i yaşatmak için sağlık hizmetlerinin daha iyi olması nedeniyle 2010 yılında Türkiye'ye gelerek önce Mardin'e, oradan da geçen yıl Mersin'e yerleşti. Eymen'in tedavisi için büyük uğraş veren Molla ailesi, rahatsızlığı nedeniyle yaşıtlarına göre gelişim geriliği bulunan ve solunum cihazıyla hayata tutunan evlatlarını yaşatmak için ellerinden geleni yapıyor.

'KIZIMI KAYBETTİM OĞLUM YAŞASIN'

Merkez Yenişehir ilçesinde 4 çocuğuyla kiralık evde oturan Molla ailesi, Eymen için ilaç yardımı bekliyor. Anne Azize Molla, oğlunun tedavisi nedeniyle maddi sıkıntı çektiklerini söyledi. Çocuklarının yaşama tutunabilmesi için tüm imkanlarını seferber ettiklerini anlatan Azize Molla, "5 yaşındaki kızımı da aynı hastalıktan kaybettim. Eymen'e de test yaptırdık, 1,5 aylık iken teşhis konuldu. O an dünyam başıma yıkıldı. O günden sonra hayatımız değişti. Çocuklarım perişan oldu. Hastanelerde sürünüyoruz. Çocuğum hastaneye gidip gelmekten bıktı" dedi.

'TEK İSTEĞİM EYMEN'İ YAŞATMAK'

Eymen'in hayata tutunması için sürekli ilaç kullanması gerektiğini kaydeden Azize Molla, "Kimseden maddi bir talebim yok. Ben sadece oğlumu da kızım gibi kaybetmek istemiyorum. Tüm varlığımı Eymen için verdim. İlaç kullanması gerekiyor. İlaçları yurt dışında temin ediliyor. Tek isteğim Eymen'i yaşatmak. Devletten yardım bekliyoruz" diye konuştu.

Yaşıtları gibi okula gidip oyun oynamak isteyen küçük Eymen ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Artık rahat nefes almak istiyorum. Oyun oynamak, dışarı çıkmak istiyorum. İlaçlarımı kullanmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Azize Molla, Eymen'e solunum cihazını vermesi

Azize Molla ve Eymen'in oyun oynaması

Anne Azize Molla ile röp

Eymen Molla ile röp

Haber-Kamera: Soner AYDIN/MERSİN,

 Haber Kodu : 200615053

=====================

Kızkalesi'nde şezlong fiyatı geçen yılla aynı; 20 TL

 

MERSİN'in Erdemli ilçesinde Doğu Akdeniz'in turizm merkezi olarak bilinen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızkalesi'ndeki şezlong fiyatları geçen yıl ile aynı kalarak 20 TL olarak belirlendi.

Koronavirüs sürecinde açıklanan normalleşme takvimine göre, özellikle İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden gelen vatandaşlar ile yurt dışındaki gurbetçilerin yoğun olarak tercih ettiği Kızkalesi'nde de çalışmalar sürüyor. Birçok tesis ve plaj işletmecisi, günlük dezenfektan işlemlerine devam ederken, sosyal mesafe kullarına göre de düzenlemeler yapıyor. Salgın nedeniyle bazı turistik bölgelerdeki plajlarda, şezlonglar için fahiş fiyatlar istenirken, Kızkalesi'nde ise bu fiyat günlük 20 TL olarak belirlendi.

Kızkalesi'nde tarih ile iç içe olan Müze Aile Plajı'nın sorumlusu Abdurrahim Eruncak, yasakların kalkmasıyla birlikte plajda sosyal mesafe kurallarına uyarak hizmet vermeye başladıklarını belirtti. Eruncak, "Yasaklarının kalkıp, plajımızın açılması ile birlikte, sosyal mesafeyi koruyarak, plajımızda şezlong ve şemsiyelerimizi yerleştirdik. Her kullanım sonrası plajımız da şezlong şemsiye ve sosyal tesislerimizi dezenfekte ediyoruz. Çalışanlarımızın ateşini günlük ölçüyoruz. Ayrıca müşterilerimizin girişte ateşlerini ölçerek plajımıza alıyoruz. Gün boyunca personel ve müşteri diyalogu ve hizmetlerinde sosyal mesafeyi koruyoruz. Virüs nedeniyle halkımızın ekonomik sıkıntısını da düşünerek, geçen yılki fiyatların altına çekip, otopark, şezlong, şemsiye, duş, kabin hizmetleri dahil, şezlong başı 20 TL ücret almaktayız. Tatilcilerimizi Kızkalesi'ne davet ediyor ve bekliyoruz" diye konuştu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------

Plaj girişi

Plaj içinden görüntü

Kale ile plajın görüntüsü

Plajda ilaçlama yapan görevlinin çalışmasından genel ve detay

Plaja gelenler

Gelenlerin ateşinin ölçülmesi

Denizdeki kaleye giden tur teknesi

Bir vatandaş  ile röp.

Bir çocuk oyun için su taşırken

Plaja gelen bir kadın ile röp.

Çocukların suda oynaması

Plaj işletmecisi Abdurrahim Eruncak ile röp.

Haber-Kamera: Ali Rıza EREN/ERDEMLİ(Mersin),

Haber Kodu : 200615033

=======================

Cebinde 1 lira yoktu, içinde 20 bin lira olan çantayı sahibine teslim etti

KOCAELİ'nin Karamürsel ilçesinde işsiz olan Muharrem Çıtanak, sahilde gezerken içerisinde 20 bin TL ve ziynet eşyaları olan çantayı bularak sahibine teslim etti. Çantayı bulduğunda cebinde 1 TL bile olmayan Çıtanak, çantayı sahibine ulaştırdığı için mutlu olduğunu söyledi. 

Karamürsel ilçesinde yaklaşık 3 aydır işsiz olan Muharrem Çıtanak, sahilde dolaştığı sırada bir kadın çantası buldu. Ağzı açık olan çantanın içine bakan Çıtanak, yüklü miktarda para ve ziynet eşyaları olduğunu görünce polise haber verdi. Bu sırada çantasını unuttuğunu fark ederek geri dönen kadın geldi. Çanta, polis eşliğinde kadına teslim edildi. Çantanın içerisinde 20 bin TL ve ziynet eşyaları olduğu anlaşıldı. Çantasının unutması nedeniyle telaşlanan, fenalaşması nedeniyle banka oturan kadın para dolu çantasına kavuşmasıyla rahatladı.  

Yaşadığı olayı anlatan Muharrem Çıtanak, "Sahilde dolaşırken bankın arkasında bir kadın çantası olduğunu fark ettim. Aklıma bomba olabileceği gelince çantaya biraz tedirgin yaklaştım. Sonra ağzının açık olduğunu fark edince içine baktım. İçinde yüklü miktarda nakit para olduğunu gördüm. Üzerinde altın falan da vardı. Ben de hemen polisi aradım" dedi. 

Kadının nefes nefese çantasını aramaya geldiğini söyleyen Çıtanak, "Yaklaşık bir 10-15 dakika sonra bir kadının bana doğru koşarak geldiğini gördüm. Bayağı bir tedirgin ve yarı baygın bir haldeydi. Yanıma geldi ve direk çantanın yanına doğru gitti. Çanta senin mi diye sorduğumda kendisinin olduğunu söyledi. 'Çanta benim' deyince ben de videosunu çekmeye başladım. Belki polis gelmezse, çanta da o bayanın değilse elimde kanıt olsun diye düşündüm. Kadın çantanın kendisinin olduğunu söyledi ama ben yine de polis gelmeden bu çantayı veremeyeceğimi söyledim. Bir 5 dakika sonra polis geldi. Polis geldikten sonra çantasını, kimlik kontrolü ve içindekilerin sayımının yapılmasının ardından teslim ettik" diye konuştu. 

Çantayı bulduğu sırada cebinde 1 TL bile olmadığını belirten Çıtanak, şöyle konuştu:  

"Bir 20 bin TL civarı nakit para ve altın vardı çantasında. Hepsini teslim ettim. Vicdanen çok rahatım. Kendim şu anda işsizim. Aşağı yukarı 3 aydır iş arıyorum. Ben bu çantayı bulduğumda üzerimde hiç para yoktu. Ama yine de aklımdan çantayı almak geçmedi. Alıp götürseydim kimse görmezdi. Burası tenha bir yer. Alıp götürebilirdim ama aklıma bile gelmedi. Allah haram yedirtmesin. Ben vicdanen çok rahatım. Sahibine teslim ettim. Sahibi de teşekkür etti bana. 'Allah razı olsun' dedi. Bu bana yeter"  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  

Muharrem Çıtanak ile röp. 

Detay 

-Kadının fenalaşması, çantanın içerisine bakması 

HABER: Sebahattin AYDIN-KAMERA: Dinçer AKBİR/KARAMÜRSEL(Kocaeli),

Haber Kodu : 200615034

===========================

Uyutulacak kediyi sahiplendi

 

ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde Gizem Güneş (20), arka ayakları felç olan 2 aylık kedinin uyutulacağını öğrenince, hayvanı sahiplenmeye karar verdi. Kedinin bakımını üstlenen Gizem Güneş, "Ne olursa olsun her canlı yaşamayı hak ediyor" dedi. 

Ereğli"de Gizem Güneş, iş arkadaşı Derya Yılmaz Yalçın'dan felçli bir kedinin uyutulacağını öğrenince, büyük üzüntü yaşadı. Genç kız, doğuştan arka iki ayağı felç olan 2 aylık Blue Point cinsi kediyi sahiplenmeye karar verdi. Ankara'dan Zonguldak'a getirilen kediyi teslim alan Gizem Güneş, veteriner kliniğinde sağlık kontrolünü yaptırdıktan sonra kediyi evine götürdü. Yerel bir gazetede reklam servisinde çalışan Güneş, kediye 'Belami' ismini verdi.  

Bakıma muhtaç kedisiyle işe gelen, akşam da evine kedisiyle dönen Gizem Güneş, "Uyutulacağını duyunca izin vermedim. Gönlüm el vermedi. Arka ayakları felçli ve bakımı zor oluyor. Çok iyi ilgilenilmesi gerekiyor. Çok hareketli bir kedi zaten ve oyun oynamayı çok seviyor. Birlikte çizgi film izliyoruz. İple oynamayı çok seviyor. Çok hareketli ve yerinde durmuyor. Koşmayı da çok seviyor. İki ayağıyla gidebildiği yere kadar gidiyor" dedi. 

Her canlının yaşamayı hak ettiğini düşündüğünü söyleyen Güneş, birçok kişiden de destek aldığı için mutlu olduğunu ifade etti. Elinden geldiği kadar kedisine sahip çıkacağını anlatan Güneş, şöyle dedi:  

"Ne olursa olsun her canlı yaşamayı hak ediyor. Ben yaşadığım sürece kedim Belami de yaşayacak. O da bir can sonuçta. Bir canın yaşamasını isteriz. Öyle bir uygulama yapılmasına izin vermedik. Birlikte olduğumuz sürece yaşayacak. Yaşatmaya çalışacağım. Elimden geldiği kadarıyla bakacağım. Tekerlekli protez yapılması içinde girişimlerde bulunacağım." 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

-------------------------------

-Gizem Güneş'in iş yerinde kediyle ilgilenmesi 

-Gizem Güneş ile röportaj 

-Kedinin veterinere getirilmesi 

-Veteriner hekim Çağrı Özçelik tarafından tedavi edilmesi 

-Çağrı Özçelik ile röportaj 

Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak), 

 Haber Kodu : 200615047

=========================

Özel kurslarda kontrol ve tedbirli eğitim

SAMSUN'da ateş ölçümü, sosyal mesafe kuralı ve hijyenin ön planda tutulduğu özel eğitim merkezi, kurslar ve dershanelerde öğrenciler, eğitimlerini sürdürüyor. Eğitimci Sedat Uygun, bakanlıkça açıklanan genelgenin yanı sıra tavsiye kurallarına da uyulması gerektiğini belirterek, "Kurs merkezlerinin özellikle küçük yaş gruplarında çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Çünkü çocuklar mesafe kurallarına uymayabiliyor" dedi.

Koronavirüs salgını sürecinde, 1 Haziran tarihi itibariyle normalleşme süreci başladı. Tüm Türkiye'de Covid-19 önlemleri nedeniyle 16 Mart'ta kapanan özel eğitim kursları, etüt merkezleri, dershane, kreş ve gündüz bakım evleri de bu kapsamda tekrar faaliyete geçti. Çocuklar yaklaşık 3 ay ayrı kaldıkları eğitim yuvalarına geri dönerken, kurumlar ise onların sağlığını korumak için gerekli olan önlemleri aldı. Tüm yurtta olduğu gibi Samsun'da, yabancı dil, bilgisayar, resim ve müzik kurslarının da aralarında bulunduğu çeşitli kurslar, özel ulaştırma hizmetleri mesleki eğitim ve geliştirme kursları, motorlu taşıt sürücüleri kursları gibi birçok eğitim kurslarındaki öğrenciler ve kursiyerler de, ders başı yaptı.

ATEŞ ÖLÇÜMÜ VE HİJYENE ÖNEM

Milli Eğitim Bakanlığı'nca açıklanan genelgeye göre kurumlarını dizayn eden kurs binalarında, ateş ölçümü, sosyal mesafe kuralı ve hijyen ön planda tutuluyor. Ateş ölçümü yapılan öğrenciler, 10'arlı gruplar halinde aralarında 1.5 metrelik mesafe bulunan sıraların yer aldığı sınıflarda eğitim görüyor. Kurumlardaki görevliler; özellikle küçük yaş grubundaki öğrencilerin, sağlıklarının korunması noktasında ise hassasiyet gösteriyor. Kurs binaların pek çok noktasındaki duvarlarda, koronavirüse karşı uyulması gereken '14 kural'ının yer aldığı uyarı afişleri de bulunuyor.

SIRALAR SOSYAL MESAFELİ

Yönetmelik hakkında bilgi veren ve tavsiye kararlar dahil tüm kuralları uyguladıklarını anlatan eğitimci Sedat Uygun, "Normalleşme sürecinde 10 kişiye kadar kontenjana izin veriliyor. Bu öğrencileri de sosyal mesafe kuralları gereği en az 1 buçuk metre aralıklarla oturacakları şekilde sınıflara alınıyor. Misafirleri kabul ettiğimiz ön ofislerde ise masalar arasında mesafe konularak insanların sosyal mesafeye uymalarını sağlıyoruz" dedi.

'HİJYEN ÇOK ÖNEMLİ'

Binalara giriş yapan herkesin ateşinin ölçüldüğünü ve aksi bir duruma karşı gerekli mercilere bilgi verildiğini söyleyen Uygun, "Bütün duvarlarda tedbirler gereği alınacak önlemlere ilişkin görseller ve 14 kurala ilişkin afişler bulunuyor. En önemli konu ise hijyen kuralları ve bu kurallara uymak özellikle lavabolarda çok önemli hale geliyor. Eskiden lavabolarda sabunluklar bulunuyordu. Şimdi ise dezenfektanlar konulmuş durumda" diye konuştu.

'TAVSİYELERE DE UYULMALI'

Zorunlu olmayıp, tavsiye olarak açıklanan bazı kurallara da uyulması gerektiğini vurgulayan Uygun, "Tavsiye kurallardan biri de, herkesin temas ettiği kapılar hakkında. Kapıların otomatik açılır kapanır olmasında fayda var. Ayrıca galoş giymek de bu süreçte çok önemli tavsiyeler arasında yer alıyor. Kurs merkezlerinin özellikle küçük yaş gruplarında çok daha dikkatli olması gerekmektedir. Çünkü çocuklar mesafe kurallarına uymayabiliyor. Bunun içinde güvenlik kameraları ve nöbetçi öğretmenlerin olması önem arz ediyor" ifadelerinde bulundu.

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR - Haberler