Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 2019 dış politikasını değerlendirdi: (5)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD ile İran arasında artan gerginliğin düşürülmesi için tarafların doğrudan temasının önemine işaret ederek, "Doğrudan temasın sağlanması için gerekli katkıların verilmesi lazım.

06.01.2020 13:40 | Son Güncelleme: 06.01.2020 13:40Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 2019 dış politikasını değerlendirdi: (5)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD ile arasında artan gerginliğin düşürülmesi için tarafların doğrudan temasının önemine işaret ederek, "Doğrudan temasın sağlanması için gerekli katkıların verilmesi lazım. Özellikle bu son gelişmeden sonra olarak bu konudaki çabalarımızı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yoğunlaştıracağız." dedi.
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 2019 yılına ilişkin dış politika değerlendirme toplantısı düzenledi.
İran'ın Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden sonra Irak meclisinin, ABD ve diğer yabancı güçlerin ülkeden çıkarılmasına yönelik kararını değerlendiren Çavuşoğlu, "Irak meclisinin kararı bağlayıcı değil ama en azından Süleymani'nin öldürülmesinden sonra Şii grubun bir tutumunun göstergesidir." dedi.
Çavuşoğlu, kararın Türkiye'yi ilgilendiren kısmını açıklarken geçen yıl Irak ile güvenlik iş birliği anlaşmasının imzalanması konusunda toplantılar yapıldığını belirterek, "Bunun içinde Başika da var, PKK ile mücadele de var." diye konuştu.
Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Başika konusunda ortak bir eğitim ve harekat merkezi oluşturabilir miyiz konusunu o gün gündeme getirdik. 'Arkadaşlarımız bu konuda çalışmaya devam etsin' dedik. Su ve tahkim dahil Irak ile bazı diğer konularımız var. Onları da görüşüyoruz. Tüm bu görüşmeler devam ederken önce hükümet krizi yaşandı, şimdi bu kriz var. Bizim amacımız ikili bir anlaşmayla tüm bunları bir düzene koymak, hukuki altyapısını oluşturmak ve bu sorunların üstesinden gelmektir. Dünkü karar genel anlamda ABD'yi hedef alsa da genel olduğu için herkesi ilgilendirir ama bağlayıcı değil. İnşallah önümüzdeki dönemde hükümet kurulduktan sonra böyle bir anlaşmayı imzalama imkanımız olur."
Çavuşoğlu, Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin sadece Irak'ta değil, İran'da da dengeleri değiştirdiğine dikkati çekerek, "Amerikalılara özellikle bunu söyledik. İran'da da radikal gruplar güç kazanacak. Ilımlı siyasilere zarar verdiğini söyledik. Bir endişemiz de İran'ın bu anlayıştan dolayı nükleer anlaşmadan çekilme riskiydi. Maalesef buna yönelik de dün açıklamalar geldi." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile görüşmesinde sağduyu çağrısı yaptığını belirten Çavuşoğlu, Iraklıların da Irak'ın çekişme alanı haline gelmesinden rahatsız olduğunu vurguladı.
"Suriyelilere insani yardımların ulaştırılması lazım"
Çavuşoğlu, İdlib'de göç dalgasının devam ettiğini, yaklaşık 100 bin kişinin Türkiye sınırına geldiğini, Türkiye'nin hazırlıklarını yaptığını ifade ederek, "Ama bu göç dalgası devam ederse bu Türkiye'nin tek başına üstesinden geleceği bir sorun olmaz. Özellikle Suriye içinde İdlib bölgesindeki altyapı çalışmalarını yaptık ki onlar da ülkesinde kalabilsinler. Suriye'de muhalefetteki yöneticiler de bunu arz ediyor." dedi.
Suriye içinde yaşayanlara ve yerinden edilmiş kişilere insani yardım ulaştırılmasının önemine işaret eden Çavuşoğlu, rejimin kontrol ettiği yerlerde rejimin hizmet verememesini ve açlık gibi ciddi sorunların olmasını da risk olarak değerlendirdiklerini vurguladı.
Eastmed için Türkiye veya Libya'nın izni gerekli
Çavuşoğlu, Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasına değinerek, bir ülke ile böyle bir anlaşma imzalayabilmek için o ülkelerin karadan karaya birbirini görmesi gerektiğini söyledi. Tunus, İsrail ve Lübnan ile Türkiye'nin böyle bir durumu olmadığını kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye'nin uluslararası hukuka uymaya özen gösterdiğini dile getirdi.
İsrail'in Lübnan'ın kıta sahanlığına tecavüz ettiğini, Türkiye'nin bu konuda Lübnan'a destek verdiğini ifade eden Çavuşoğlu, "İsrail kıta sahanlığı ve karasuları içinde çıkardıkları petrol ya da doğal gazı bizim kıta sahanlığımızın içinden üçüncü ülkelere göndermek istiyorsa o zaman İsrail'in bizimle onun müzakeresini yapması lazım." diye konuştu.
Çavuşoğlu, Eastmed boru hattının Akdeniz'den Avrupa'ya geçebilmesi için Libya veya Türkiye'nin izninin gerektiğini vurguladı.
Bir başka soru üzerine Libya ile yapılan deniz yetki sınırlandırması mutabakatının BM'de tescil edilmesi için başvurunun yapıldığını belirten Çavuşoğlu, tescil sürecinin 4-6 ay süreceğini söyledi.
Mısır ve İsrail ile ilişkiler
Çavuşoğlu, Türkiye'nin 2020'de Mısır, İsrail veya Suriye ile sürpriz bir şekilde ilişkileri geliştirme yönünde adım atıp atmayacağına yönelik soru üzerine, Suriye ile istihbarat düzeyinde görüşmeler olabileceğini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığını hatırlattı.
Bakan Çavuşoğlu, "Siyasi bir çözüm olmadan beklediğiniz anlamda bir gelişme olamayacağını söyleyebilirim." dedi.
Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri ile daha önce görüştüğünü hatırlatan Çavuşoğlu, Mısır'ın istikrarının önemine vurgu yaptı.
Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
"Şu anda biz Mısır'ın istikametini doğru bulmuyoruz ama bizim düzeyimizde görüşmeler devam eder. Mısır'ın ortaya koyduğu şartlar bizim açımızdan kabul edilebilir değil. Örneğin Mursi'nin ölümüyle ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızın yorum yapmasını istemiyorlar. Sadece Cumhurbaşkanımız değil BM Özel Raportörü de bu konuda konuştu. Mısır ile ilgili bir ihlal olduğu zaman Türkiye bu konuda yorum yapmasın diyorlar. Böyle bir dünya yok."
Çavuşoğlu, İsrail'de bir belirsizlik bulunduğunu ve hükümet kurulamadığını hatırlatarak, "Öyle görünüyor ki (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ile bir yere varmamız mümkün değil. Yeni hükümet kurulur da başta Filistin ve Kudüs konusunda makul bir tutum sergilerlerse neden olmasın." dedi.
"ÖSO Libya'ya gitmedi"
Bakan Çavuşoğlu, Suriyeli muhalif grupların Libya'ya gittiğine dair konusundaki bir soru üzerine de "(Libya) Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Özgür Suriye Ordusunun oraya gitmediğine dair açıklamalar yaptı. Bizdeki bilgiler de böyle." yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tunus ziyareti sırasında Libya'nın doğusundaki darbeci milis lideri Halife Hafter'in de bu ülkeye geldiğine dair sosyal medyada bazı paylaşımlar yapıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, o gün sadece UMH'nin İçişleri Bakanı'nın Tunus'a geldiğini öğrendiklerini söyledi.
Çavuşoğlu, Tunus ve Cezayir ile Katar'ın Libya hakkındaki Berlin Sürecine katılmasının önemine vurgu yaparak, bir an önce ateşkesin sağlanması gerektiğini belirtti.
ABD ile ilişkiler
Bakan Çavuşoğlu, ABD ile ilişkiler hakkındaki soru üzerine ise S-400 konusundaki belirsizliğin sürdüğünü söyledi.
ABD yönetiminin Kongre'nin aldığı kararlarla ilgili çabalarının sürdüğünü ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun aktardığını kaydeden Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:
"Yaptırımlarda esas olan yönetimin alacağı kararlar. Kongre bir kanun çıkarıyor ama bu kanunun içinde başkana bırakılan yetkiler var, bırakılmayan yetkiler var, değişik seçenekler var. Bunu Trump yönetiminin erteleme hakkı var. O da belli şartlara bağlı. Dolayısıyla burada yönetimin alacağı kararlar önemli."
Çavuşoğlu, ortak bir çıkış yolu bulmak gerektiğine dikkati çekerek, Türkiye'nin daha önce önerdiği ortak çalışma grubu oluşturulması konusunu tekrar Pompeo'ya hatırlattığını aktardı.
Kanal İstanbul ve Montrö Anlaşması
Kanal İstanbul ve Montrö Anlaşması hakkındaki soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, "Biz hayata geçirdiğimiz zaman Kanal İstanbul'dan iç sularımızı bağlayan bir kanal olduğu için elbette geçen gemilerden ücret alabiliriz. Şu anda boğazdan geçen gemilerden Montrö Anlaşması'na göre ücret alamıyoruz, servis bedeli alıyoruz." dedi.
Çavuşoğlu, güvenlik nedeniyle bazı kısıtlamalar bulunduğunu, kısıtlamaya tabi gemilerin Kanal İstanbul'dan geçebileceğini, Türkiye'nin bu gemilerden ücret alabileceğini söyledi.
Bakan Çavuşoğlu, "Savaş gemilerinin de nereden geçtiği önemli değil. Montrö'de önemli olan Karadeniz'deki dengenin bozulmaması. Yani burada gemilerin kaç gün kalabileceği ve tonaj sınırlaması bellidir Montrö'ye göre. Bu ortadayken Kanal İstanbul'dan geçse de boğazdan geçse de bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla gerektiğinde Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi Kanal İstanbul'dan da geçebilir." diye konuştu.
ABD-İran gerginliğinde ara buluculuk
ABD ile İran arasında Türkiye'nin ara buluculuk yapıp yapmadığı sorusu yöneltilen Çavuşoğlu, bu konuda çabaların sürdüğünü, tansiyonun düşürülmesi için yapıcı tavsiyelerde bulunduklarını aktardı.
Çavuşoğlu, taraflar arasında doğrudan temasın önemine işaret ederek, "Doğrudan temasın sağlanması için gerekli katkıların verilmesi lazım. Özellikle bu son gelişmeden sonra Türkiye olarak bu konudaki çabalarımızı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yoğunlaştıracağız." ifadesini kullandı.
Dahlan'ın yakalanıp Türkiye'ye getirilmesi için çabalar sürecek
Çavuşoğlu, terörden arananlar listesinde yer alan Muhammed Dahlan'ın Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) Türkiye'ye teslim edilmesi için bir adım olup olmayacağı sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Muhammed Dahlan Filistin vatandaşı ve Filistin yönetiminde görev almış bir kişiydi. Ama İsrail ajanı olduğu belgelendiği için görevden atıldı, daha sonra BAE'ye kaçtı. Ne kadar pis işler varsa orada onları yürütüyor, yönetiyor. Bize yönelik özellikle bu bölgenin tüm uyguladığı politikalarda aktif rol oynayan bir kişi. O nedenle zaten kendisi hakkında ödül konuldu. Bu kişinin yakalanıp ülkemize getirilmesi dahil biz çabalarımızı sürdüreceğiz. Sadece başına ödül koyup oturmak değil çünkü bize yönelik hasmane politikaları var. Düşmanca tutumlara alet oluyorlar maalesef. BAE'nin Türkiye'ye yönelik olumsuz tutumu devam ediyor."
Suriye Anayasa Komisyonu çalışmaları
Çavuşoğlu, Suriye Anayasa Komitesinin Cenevre'de çalışmalarındaki tıkanıklığın aşılması için çabaların sürdüğünü bildirdi.
Dışişleri Bakanı, rejimin ikinci toplantıda rejim güçleri dışındaki güçlerin terörist ilan edilmesi gibi kabul edilemez şartları masaya getirdiğini söyledi.
Çavuşoğlu, "Üçüncü toplantının gerçekleşmesi, tıkanıklığın aşılması için çalışıyoruz. Rusya'nın da bu süreçte olumlu katkı yaptığını söylemek isterim. BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüşmemizde Rusya'nın yardımcı olduğunu söylediler. Bugünlerde Pedersen'in Şam'a bir ziyareti öngörülüyor. O ziyaretle beraber bu tıkanıklığı aşacağımızı düşünüyoruz."
(Bitti)

Amerika Birleşik Devletleri, Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye, İran, Güncel

Kaynak: AA

28.02.2020 10:07:01