Doç. Dr. Yürekli: Diyabet hastalığı değil, düzensiz yaşam öldürür

ADNAN Menderes Üniversitesi Endokronoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Şarer Yürekli, diyabet hastalarının sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için diyet programlarına bağlı kalmaları gerektiğine dikkati çekerek, "Diyabet hastalığı değil, düzensiz yaşam öldür" dedi.

15.11.2019 12:27 | Son Güncelleme: 15.11.2019 12:27Doç. Dr. Yürekli: Diyabet hastalığı değil, düzensiz yaşam öldürür

ADNAN Menderes Üniversitesi Endokronoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Şarer Yürekli, diyabet hastalarının sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için diyet programlarına bağlı kalmaları gerektiğine dikkati çekerek, "Diyabet hastalığı değil, düzensiz yaşam öldür" dedi.

Kuşadası Belediyesi, Kuşadası Rotary Kulübü ve Kuşadası Diyabet Derneği'nce 14 Kasım Dünya Diyabet Günü kapsamında panel düzenlendi. Kuşadası Belediyesi İbramaki Sanat Galerisi'ndeki panele Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Endokronoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Şarer Yürekli ve Diyetisyen Efe Torunbalcı konuşmacı olarak katıldı. Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Oğuzhan Turan ile Kuşadası Altın Güvercin Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı (KUSAV) Başkanı Levent Köylü'nün de dinleyici olarak katıldığı panelde konuşan Doç. Dr. Banu Şarer Yürekli, diyabet hastalarının sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için diyet programlarına bağlı kalmaları gerektiğinin altını çizdi.

'DİYABETLE YAŞAMAK MÜMKÜN'

Tedavisi mümkün olmayan diyabet hastalığının organ yetmezlikleri gibi ölümcül vakalara neden olabileceğine dikkati çeken Doç. Dr. Yürekli, "Doğru tedavi ve programla uzun yıllar yaşanabilir. Diyabet hastalığı, doğuştan gelen 'Tip 1' ve çevresel koşullardan kaynaklanan 'Tip 2' olarak ayrılmakta. Diyabet hastalığının yüzde 80'lik bir kısmını Tip 2 grubu oluşturur. Risk grubunda olan kişiler sürekli kontrol altında olmalıdır. Organ ve benzeri dokularda hasar oluşumunu engellemenin tek yolu kan şekeri, tansiyon ve kan yağlarının çok iyi bir şekilde kontrol altında tutulmasından geçer. Diyabetle yaşamak mümkündür. Yeter ki kendinize dikkat edin" dedi.

'HER ZAMAN İNSÜLİN GEREKMEYEBİLİR'

Diyabet hastalarının beslenmesi ile ilgili sunum yapan Diyetisyen Efe Torunbalcı da şunları kaydett:  "Diyabet, insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu ortaya çıkan ve kan şekeri yüksekliği ile seyreden, kronik ve ilerleyen bir hastalıktır. İnsülin, vücudumuzda pankreas tarafından salgılanır. Yemeklerle alınan besinlerdeki şekerin hücre içine girerek enerji olarak kullanılabilmesi için anahtar görevi görür. İnsülinin yokluğu veya etkisizliği sonucu hücre içine giremeyen şeker kanda yükselmeye başlar. Tip 1 diyabette, insülin salgısı hiç yoktur veya yok denecek kadar az olduğundan tedavisinde mutlaka insülin kullanılır. Tip 2 diyabette ise vücutta insülin salgısı yetersizdir, salgı bozukluğunun yanı sıra insülin direnci vardır. Bu nedenle de tedavisinde her zaman insülin gerekmeyebilir. Bazen beslenme tedavisi ve egzersizin yanı sıra ağızdan şeker düşürücü ilaçlarla tedavi edilebilirken, ilerleyen dönemde insülin kullanılması gerekmektedir."

'TEDAVİDE EN ÖNEMLİ ROL DİYABETLİ HASTADA'

Tedavide en önemli rolün diyabetli hastada olduğunu belirten Torunbalcı, "Hekim diyabetli kişiyi yönlendirecektir ama beslenme şeklinden başlayarak yaşam tarzındaki tüm değişiklikleri yapmak hastanın sorumluluğundadır. Tedavide en önemli rolün hastaya verilmesi ve hastanın bunu başarabilmesi eğitimle mümkün olmaktadır. Diyabetle birlikte sağlıklı olarak yaşamak mümkündür. Diyabetli kişiler yıllarca diyabetle birlikte normal insanlar gibi yaşayabilmektedir. Diyabet, yaşamı kısıtlayıcı bir hastalık değildir. Diyabetli çocuk, okuluna rahatlıkla gidebilir günlük aktivitesini yapabilir. Diyabetliler yapabilir. Diyabetliler arasında maratoncular bile bulunmaktadır" dedi.



Adnan Menderes Üniversitesi, Güncel

Kaynak: DHA

11.12.2019 13:45:54