Emine Erdoğan: "Felaket senaryolarını tersine çevirmenin bir yolu varsa, o da yeşil ekonomiye...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Bugün, yakın geleceğimizle ilgili çizilen felaket senaryolarını tersine çevirmenin bir yolu varsa o da yeşil ekonomiye geçiştir.

16.10.2019 14:54 | Son Güncelleme: 16.10.2019 14:54Emine Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Bugün, yakın geleceğimizle ilgili çizilen felaket senaryolarını tersine çevirmenin bir yolu varsa o da yeşil ekonomiye geçiştir. Bu noktada en önemli adım, sıfır atık yaklaşımıdır." dedi.
Emine Erdoğan, 'de Tüm Yönleriyle Atık Yönetimi Paneli'nin (TÜRKTAY) Ankara HiltonSA Oteli'nde düzenlediği, "Yeşil Yolunda Sıfır Atık" programına katıldı.
Konuşmasına, Barış Pınarı Harekatı'nda görev alan Mehmetçiklere dualarını göndererek başlayan Emine Erdoğan, "Şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Allah ordumuza zaferler nasip etsin. Bu harekat ile inşallah coğrafyamızda barış, huzur ve istikrar hakim güç olsun." temennisinde bulundu.
Emine Erdoğan, "sıfır atık" temalı bir organizasyonda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirerek, çevre konularının bu kadar sık gündemde yer almasının verdikleri mesajın yerine ulaştığının bir ifadesi olduğunu söyledi.
Yeşil ekonominin ve sıfır atığın konuşulacağı programın sonuçlarının hayırlı olmasını dileyen Emine Erdoğan, emeği geçenlere şükranlarını ifade etti.
İnsanlığın son yüzyılında gerçekleştirdiği ekonomik faaliyetlerin çevre üzerinde son derece olumsuz etkilere neden olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, doğal kaynakların tahrip edildiğini, ekolojik denge ve insan yaşamının kalitesinin bozulmasının dahi göze alınarak, yıkıcı üretim modellerinde ısrar edildiğini anlattı.
Bilim insanlarının tüm uyarılarına rağmen var olan üretim modellerinde ısrar etmenin, çevre krizinin boyutlarından ne denli habersiz olunduğunu gösterdiğine işaret eden Emine Erdoğan, "Bu anlamda 21. yüzyıl medeniyeti, bir plastik medeniyeti haline geldi. Geldiğimiz noktada, bir gelecek yokmuşçasına devam etmemiz mümkün değil. Yeşil ekonomiye, yani kaynakları azaltmadan, yarına aktarmayı garanti eden üretim biçimlerine geçmemiz hiç kimse için bir seçenek değil, zorunluluktur. Zamana karşı yarışımızda, kazanan taraf olmak istiyorsak, yeşil ekonomiye geçişi hızlandırmalıyız." diye konuştu.
Yeşil ekonominin sürdürülebilir sosyal, çevresel ve ekonomik kalkınma ve yoksulluğun azaltılması bakımından çok önemli olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yeşil bir ekonomiyle gelir ve istihdamı artırabiliriz. Temiz suya ve enerjiye erişimi iyileştirebiliriz. Atıkların ve karbon salınımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin koruması mümkün olabilir. Yani bugün yakın geleceğimizle ilgili çizilen felaket senaryolarını tersine çevirmenin bir yolu varsa, o da yeşil ekonomiye geçiştir. Bu noktada en önemli adım, sıfır atık yaklaşımıdır."
"Sıfır Atık Projesi halkımızın vicdanlarında hak ettiği yeri edindi"
Emine Erdoğan, ilk olarak Cumhurbaşkanlığı ofislerinde ve kamu kurumlarında başlattıkları, Sıfır Artık Projesi'yle kısa zamanda epey yol katettiklerini belirterek, "Fakat büyük bir memnuniyetle görüyorum ki yalnızca kamuda ve belediyelerde değil, özel sektörde de karşılığını buldu. Her şeyden önemlisi halkımızın vicdanlarında hak ettiği yeri edindi. 2019 yılı sonu itibarıyla, 25 bin binada sıfır atık uygulamasına geçme hedefini koymuştuk. Bu hedefimize 2 ay önceden ulaştık. Bu hız, sıfır atık hedeflerimizin geleceği hakkında bir teminat niteliğindedir." ifadelerini kullandı.
Sıfır atık yönetim sisteminin, 2023'e kadar tüm ülkede uygulamaya konulması, yıllık 20 milyar lira ekonomik kazanç sağlanması, 100 bin kişiye istihdam getirmesi ve yüzde 35 oranında geri kazanım hedefleri olduğunu bildiren Emine Erdoğan, "İnşallah bu hedeflerimizi eksiksiz olarak tutturacağız." dedi.
Emine Erdoğan, yeşil ekonomiye geçişte tüm tarafların iş birliği sağlamasının önemine değinerek, "Bundan sonra yol haritamızın güzergahı, yeşil ekonomiye uygun teknoloji ve projelerin üretilip yaygınlaştırılması olmalıdır. Elbette gerek yeşil ekonomiye geçmenin, gerekse sıfır atık hareketinin bir başarı hikayesi olmasının anahtarı, vatandaşlarımızın gönüllerini kazanmakta yatıyor. Bu çalışmalarımızı her ne kadar proje diye ifade etsek de, Sıfır Atık Projesi dediğimiz şey aslında bir yaşam kültürüdür, yani israfın önlenmesidir." şeklinde konuştu.
" 'Kullan at' değil, 'kullan ve atma' yeni prensibimiz olmalı"
Emine Erdoğan, israfı önleyebilmek için öncelikle israfın doğru tanımlanması gerektiğini, kullanılan eşyaların ne zaman gerçekten çöp olduğunun iyi değerlendirilmesinin de israf tanımının içinde yer aldığını aktardı.
İsraf kültürünün, uzun bir zaman boyunca eşyaların bir kez kullanılıp atılabileceğini öğrettiğini anlatan Emine Erdoğan, "Şimdi en zor olanı yani doğru bildiğimiz yanlışları unutmayı başarmamız gerekiyor. 'Kullan at' değil, 'kullan ve atma' yeni prensibimiz olmalı. Çünkü çöp diye tabir ettiğimiz şeyler, henüz ömrünü tamamlamamış enerji kaynaklarıdır. Sıfır atık hareketiyle bir yaşam kültürü olarak içselleştirmemiz gereken en önemli bakış açısı budur. Kullanıp attığımız materyallerin şimdi nerede olduğunu kendimize sormalıyız." değerlendirmesini yaptı.
"Her 1 dakikada okyanuslara 1 çöp kamyonu plastik atık boşaltıyoruz"
Emine Erdoğan, bir sefer kullanıp atılan tüm materyallerin, 2050'de okyanuslarda "plastik istilası" olarak insanlara geri döneceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bugün her 1 dakikada okyanuslara 1 çöp kamyonu plastik atık boşaltıyoruz biliyor musunuz? Şayet böyle devam edersek, 2050'de her 1 dakikada tam 4 çöp kamyonu plastik atık okyanuslara boşaltılacak. Bilim insanları denizlerin dibinde biriken plastik şişelerin doğada kaybolması için geçmesi gereken süreyi 450 yıl olarak tahmin ediyor. Köpük bardaklar için 50 yıl, içeceklerin teneke kutuları için 200 yıl, sigara izmaritleri için 1 ila 5 yıl, olta misinaları için 600 yıl, çocuk bezleri için 450 yıl kadar süre gerekiyor. Yani biz içtiğimiz bir tek suyun şişesini denize atsak, şu dünyadan göçüp gittikten sonra bile yüzyıllar boyunca çevreye zarar vermeye devam edeceğiz. Doğru yönetmediğimiz her atıkla, yüzyıllar boyu sürecek olan bu kirliliğin ömrüne ömür katıyoruz. İşte bu nedenle sıfır atık farkındalığı sağlamak bu işin başıdır, başarısının teminatıdır."
Emine Erdoğan, projelere ve teknolojiye yapılan yatırım kadar bilinçlendirme ve tanıtıma da eşit miktarda yatırım yapılması gerektiğini çünkü kimsenin bilmediğinden sorumlu tutulamayacağını ifade ederek, "Kullan at ürünlerin, adeta beyin yıkarcasına bir gelişmişlik düzeyi olduğuna inandırıldıysak, bunun aslında ilkel bir yaşam biçimi olduğu gerçeğine işaret etmek, büyük çaba gerektirecektir." şeklinde konuştu.
Doğaya, ülkeye ve çocukların geleceğine borçları olunduğuna da dikkati çeken Emine Erdoğan, "Şimdi bu borcu ödemek için tüm gücümüzü yanlış giden her şeyi tersine çevirmek için kullanmalıyız. Biz yere düşen nimeti öpüp başına koyan bir medeniyetin mirasçılarıyız. İsraf etmenin ve doğaya tahakküm kuran bir efendi gibi davranmanın değerler silsilemizde bir yeri yok." değerlendirmesini yaptı.
"Dünyanın sıfır atık kasabası" olarak tanınan Japonya'daki Kamikatsu kasabasındaki uygulamaları anlatan Emine Erdoğan, buradaki başarının Türkiye'de de sağlanacağına inançlarının tam olduğunu vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye'nin tüm sektörleriyle yeşil ekonomi alanında dünyada bir başarı hikayesi olarak anlatılacak işlere imza atması temennisinde bulundu.
Programda, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, TÜRKTAY Yürütme Kurulu Başkanı Filiz Karaosmanoğlu da birer konuşma yaptı.
TÜRKTAY tarafından Emine Erdoğan'a teşekkür plaketi verildi.
Emine Erdoğan da programa katkı sağlayanlara teşekkür plaketi takdim etti.

Ekonomi, Türkiye, Güncel

Kaynak: AA

13.11.2019 02:41:19