Ergenekon" Davası

Daha önce verilen beraat, görevsizlik ve düşme kararları sonrasında tutuksuz 229 sanık yönünden devam eden "Ergenekon" davasında, sanıklar dosyanın bir an önce karara bağlanmasını isterken mahkeme dosyanın mütalaasını hazırlaması için cumhuriyet savcısına gönderilmesine hükmetti.

11.09.2018 13:56 | Son Güncelleme: 11.09.2018 13:56Ergenekon
Daha önce verilen beraat, görevsizlik ve düşme kararları sonrasında tutuksuz 229 sanık yönünden devam eden "Ergenekon" davasında, sanıklar dosyanın bir an önce karara bağlanmasını isterken mahkeme dosyanın mütalaasını hazırlaması için cumhuriyet savcısına gönderilmesine hükmetti.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 6. duruşmaya, eski CHP İstanbul Milletvekili ve emekli Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu tutuksuz yargılanan 14 sanık ile diğer sanıkları da temsil eden çok sayıda avukat katıldı.

Mahkemeye gelen belgeler okunduğu duruşmada, firari sanıklar Turhan Çömez ve Saipir Deplevitze'nin henüz yakalanamadıkları tutanağa geçirildi.

"Devletin yapısına ciddi zarar verebilecek belge"

Daha önce alınan ara kararlar gereği dosyadaki kimi belgelerin devlet sırrına ilişkin belgeler olup olmadığının sorulduğu Genelkurmay Başkanlığı'nın 15 Mayıs tarihli cevabi yazısında, "söz konusu belgelerin resmi, devlet güvenliğine ilişkin belge niteliğinde olmadığı ve devlet sırrı taşımadığı" yönünde bildirim yaptığı belirtildi.

Sanıklardan eki YÖK Başkanı Halil Kemal Gürüz hakkında, "Azınlık Tali Komisyon Kararı" isimli belgeye ilişkin Dışişleri Bakanlığı Kuzeydoğu Akdeniz Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısının da mahkemeye ulaştığı aktarılırken, bu yazıda, "gizli ibareli yazının, yetkisiz kişi ve kuruluşların eline geçtiğinde devletimizin iç ve dış politikasına, idari ve siyasi yapısına ciddi zarar verebilecek bilgiler içermekte olduğu" yönünde ifadeler yer aldığı dile getirildi.

Birleştirme kararı

Duruşmada, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, "Bir süre önce 'kasten öldürme ve yaralama' suçlarından kimi cezalar verilen Danıştay saldırısı sanıkları Alparslan Arslan, Aykut Metin Şükre, Erhan Timuroğlu, Erkan Ayyıldız, İsmail Sağır, Kenan Özay, Mahmut Güzel, Osman Yıldırım, Salih Yıldırım, Selçuk Özkan, Süleyman Esen ve Tekin İşri hakkında, 'Anayasayı ihlal' ve 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçlarından açılan davalara ilişkin bu mahkemece alınan yetkisizlik kararının yanlışlıkla mahkemeye gönderildiğini" bildirdiği, birleştirme önerisinde bulunduğu" belirtilerek, bu mahkemenin de, "Sanık Mahmut Güzel hakkında yetkisizlik kararı verilmediği uyarısıyla birlikte, Danıştay davasının Ergenekon davasıyla ilgilisinin bulunmadığı" yönünde olumsuz cevap verdiği hatırlatıldı.

Mahkeme heyeti, bu cevaba rağmen Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin birleştirme kararı verdiğini ve yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderildiğini hatırlatırken, Yargıtay'ın 25 Nisan'da, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını yerinde görerek, bu mahkemenin yetkisizlik kararını kaldırdığı ve karar dosyasının bu mahkemeye gönderilmesine hükmettiğini vurguladı.

Ankara'daki mahkemenin kalem görevlileriyle yapılan görüşmede dosyanın UYAP aracılığıyla bu mahkemedeki Ergenekon dava dosyasının içine sevk edildiğinin öğrenildiğini kaydeden heyet, mahkemece yeni bir esas verilmediği için mahkemenin inisiyatifi dışında Ergenekon dava dosyası üzerinden birleştirme işleminin gerçekleştiğini de bildirdi.

Danıştay saldırısı faili 8 sanıkla ilgili, (Alparslan Arslan, Aykut Metin Şükre, Erhan Timuroğlu, İsmail Sağır, Osman Yıldırım, Salih Kurter, Süleyman Esen ve Tekin İrşi) "anayasayı ihlal, silahlı terör örgütü üyeliği, güvenliğin kasten tehlikeye sokulması" gibi suçlar yönünden dosyanın bu dava dosyasına girdiğine dikkati çeken heyet, Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Danıştay saldırısıyla ilgili karar verdiğinin (cinayet ve yaralama suçları) basından öğrenilmesi üzerine UYAP kanalıyla gerekçeli kararın istendiği, henüz yazılmadığının belirtilmesi üzerine aynı gün duruşma tutanak örneğinin istendiği ancak kalem görevlilerince, "gerekçeli karar onaylanmadan duruşma tutanağının gönderilmeyeceğinin" bildirildiği de dile getirildi.

Birleştirme kararıyla birlikte 229 olan sanık sayısı, 237'ye çıktı.

Sanık ve sanık avukatlarının "Bir an önce karar verilsin" talebi

Duruşmada, hazır bulunan sanık ve avukatlarına talepleri soruldu. Söz alan sanıklardan Dursun Çiçek, "sahte kimlik, ruhsatsız silah" gibi münferit suçların bu dosyadan ayrılmasını ve yetkili mahkemelere gönderilmesini isterken, diğer sanıklarla ilgili bir an önce beraat kararı verilmesini talep etti.

Sanıklardan Mehmet Fikri Karadağ da, iddianamenin men edilerek davanın yok sayılması gerektiğini öne sürerek, "İddianameyi hazırlayanların hepsi Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde vatana ihanetten yargılanıyor. Zekeriya Öz, Almanlara, 'Türkiye'nin bütün sırlarını getirdim' diyor. Bu davanın iddianamesini reddetmeyerek acaba siz ne yapmak istiyorsunuz merak ediyorum? Vicdan ve adalete inancınız var da acaba siyasi gücünüz mü yok? Neyi takip ediyorsunuz, niçin karar veremiyorsunuz? İnsanın aklına bir sürü şey geliyor. Savcı niye mütalaa vermiyor da Türkiye Cumhuriyeti'nin en şerefli, en vatansever insanlarını böyle süründürmeye devam ediyor?" dedi.

Beyanda bulunan sanıklardan Hayrettin Ertekin ise, diğer sanık Karadağ gibi düşünmediğini ve Türk adaletinin tekrar yeniden yeşerip eski sistemine döneceğine inandığını anlatarak, "Sanıkların itibarlarının iade edilmesi yüce mahkemenin takdirindedir. Danıştay gibi davaların hala bu davada konuşulmasından nefret ediyorum. Alnımız ak olarak mahkemeden çıkacağımıza inanıyorum. Fakat süreç uzadıkça, 'Ergenekon davası FETÖ davasıyla eş mi tutuluyor' diye bazen duyuyoruz. Buradaki hiç bir kimsenin zerre kadar suçu yok. Zaten suçumuz olsa buralarda olmazdık, onlar gibi kaçardık." şeklinde konuştu.

Mahkemenin ara kararı

Sırasıyla söz alan diğer sanıklar ve avukatları da, davanın kumpas davası olduğunun Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın aldığı kararlarla tescil edildiğini, savcıların iddianamelerinde bu davayla ilgili "FETÖ kumpası" ifadelerini kullandıklarını söyleyerek, hiçbir gerekçeye sığınılmadan, mağduriyetlerin ortadan kaldırılması için bir an önce beraat kararı verilmesini talep ettiler.

Dava ve taleplere ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, yüklenen suçlar nedeniyle tutuklu sanık Alparslan Arslan'ın bu halinin devamına hükmederken, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin bu dava dosyasıyla birleştirilmesine yönelik karar verdiği Danıştay saldırısı dava dosyasının ayrılması taleplerinin reddine hükmetti.

Dava dosyasının mütalaasını hazırlaması için İstanbul Cumhuriyet Savcısı'na gönderilmesini kararlaştıran heyet, duruşmanın 30 Kasım'da yapılmasını da hükme bağladı.

Süreç

Yasayla kapatılan dönemin özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 5 Ağustos 2013'te verilen kararda, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Tuncay Özkan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis, emekli Orgeneral Hurşit Tolon müebbet, Danıştay saldırısının faili Alpaslan Arslan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz ağırlaştırılmış müebbet, Mehmet Haberal 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay 34 yıl 8 ay hapis, Sinan Aygün 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Diğer sanıklar da çeşitli oranlarda hapis cezasına mahkum edilmişti.

Bazı sanıklar, davaya bakan ve kapatılan özel yetkili mahkemenin gerekçeli kararını yazmasının 7 ay sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvuruda bulunmuş ve yüksek mahkeme de "sanıkların haklarının ihlal edildiğine" hükmetmişti. İhlal kararı üzerine, yasayla kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler, tutuklu sanıkları tahliye etmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin karardan 7 ay sonra 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ne gönderilmişti. Temyiz duruşmaları, 6 Ekim 2015'ten itibaren yapılmaya başlanmıştı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016'da verdiği kararla, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını, "eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği yönündeki itirazının haklı olması, Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası arasındaki hukuki ve fiili irtibatın somut delillerle gösterilememesi ve soruşturma, yargılama, delil toplama aşamalarında adil yargılanma ilkelerine aykırılık bulunması" gibi gerekçelerle bozmuştu.

Dosyaya hangi mahkemenin bakacağına ilişkin yaşanan yetki karmaşasının ardından, HSYK tarafından alınan kararla dosya, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.

Eski hakim ve savcılar FETÖ'den tutuklu veya firari

"Ergenekon" soruşturmasını yürüten ve meslekten ihraç edilen savcılar Zekeriya Öz ve Fikret Seçen, FETÖ soruşturmaları kapsamında firari olarak aranıyor. Bir dönem soruşturmaya bakan firari sanık Cihan Kansız hakkında da FETÖ üyeliğinden dava açıldı.

Dönemin özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dosyaya bakan hakimler Hüseyin Özese, Hüsnü Çalmuk ve Sedat Sami Haşıloğlu hakkında FETÖ üyeliği suçundan dava açıldı. Özese ve Çalmuk tutuklu bulunurken, Haşıloğlu hala firari olarak aranıyor.

Davaya duruşma savcısı olarak giren Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın da FETÖ davaları kapsamında tutuklu bulunuyor.

Ayırma ve düşme kararları

Davanın görüldüğü İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Haziran 2017 tarihli duruşmada, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar vererek, Ergenekon dava dosyasıyla daha önce birleştirilen internet andıcı, terörle mücadele eylem planı ve Danıştay saldırısı dosyalarının ana dosyadan ayrılarak başka esasa kaydedilmesine hükmetmişti.

Süreçte hayatını kaybeden 11 sanık ve Yargıtay'ın beraatlerine hükmedilmesini istediği 21 sanığın dosyasını ayıran heyet, 6 Temmuz 2017 tarihli duruşmada ise, Ergenekon ana dava dosyasıyla birleştirilen 12 sanıklı Danıştay saldırısı dosyasıyla ilgili görevsizlik, ilk mahkemece beraat kararı verilen 21 sanıklı dosyayla ilgili beraat ve yargılama sürecinde hayatını kaybeden 11 sanıklı dosyayla ilgili de düşme kararları vermişti.

Düşme, ayırma ve beraat kararlarının ardından mahkeme heyetince dava, 229 sanık üzerinden görülmeye başlanmıştı.

Güncel

Kaynak: AA

25.02.2020 09:42:37