Finans ›› Yazarlar ›› Sermet Doğan
Sermet Doğan
Sermet Doğan
Analist / GCM Menkul Kıymetler
20 Eki 2015 Salı
“FED ne zaman faiz artırır? – 5 (İstihdam Piyasası)”

Önceki yazılarımızda ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım zamanlamasını incelemeye başlamış, küresel piyasalar için son derece kritik bir gelişme olacak bu sürece ilişkin önemli faktörleri ortaya koymuştuk. FED, 17 Eylül’de tamamlanan toplantısında faizleri sabit tutma kararı almıştı. Biz de Banka’nın faizi artırmama nedenlerini inceleyerek, ABD’deki enflasyon oranını, Çin ekonomisini, petrol fiyatlarını ve güçlü Dolar’ı değerlendirmiştik.

Daha önce, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından sonra yapılan açıklamalar ile FED’in para politikasında değişiklik yapmama kararına neden olan öne çıkan faktörleri sıralamıştık. Bunları yeniden hatırlayalım.

FED’in faiz artırmamasının nedenleri;

 ABD’de enflasyon halen düşük

 Çin başta olmak üzere global ekonomiye ilişkin son dönemde artan riskler

 Petrol fiyatlarındaki volatilite

 Güçlü Dolar’ın ABD ekonomisine verebileceği olası zararlar

Önceki yazılarımızda yukarıdaki maddeden söz etmiştik. ABD’deki istihdam piyasasının sağlığına ilişkin değerlendirmeleri ise göz ardı etmiştik. Çünkü FED Eylül ayındaki toplantısının ardından faiz artırmama kararını daha çok yukarıdaki faktörlere bağlamıştı ve biz de bu yazı dizisini söz konusu maddeleri inceleme üzerine kurmuştuk. Daha çok, faiz artırımına engel olan negatif faktörlere odaklanmamız, FOMC beyanatında istihdam piyasasının ılımlı şekilde ilerlemeye devam ettiği belirtildiği için, istihdam “değişkenini” bir kenara bırakmamıza yol açmıştı. Ancak 17 Eylül’de tamamlanan FOMC toplantısından sonra, 2 Ekim’de açıklanan istihdam raporu piyasa beklentilerinden son derece uzak, kötü bir performans ortaya koydu. Bu paralelde FED’in faiz artırım zamanlaması konusunda zaten çok önemli bir faktör olan istihdam konusu, 28 Ekim’de tamamlanacak toplantı için daha da kritik bir unsur haline geldi. Bu paralelde yukarıda “FED’in faiz artırmamasının nedenleri” başlığı altında saydığımız maddelere istihdam piyasasını da eklememiz gerektiğini söyleyebiliriz. Bu yazımızda ilgili konuyu değerlendireceğiz. 

“FED ne zaman faiz artırır?” sorusuna cevap ararken yola, Banka’nın 17 Eylül’de neden faiz artırmadığını sorgulayarak başlamış, yazı dizimizin merkezine de bu nedenlerin (ya da bazılarının) ortadan kalkması halinde FED’in faiz artırımına gideceği varsayımını koymuştuk. Her maddeyi incelerken, öncelikle konunun temelini oluşturan değişkenin son durumunu, genel görünümünü değerlendirmiştik. Yine öyle yapalım…

“ABD’de istihdam piyasası ve işsizlik”

2008 mortgage krizi sonrasında ABD’de birçok insan işini kaybetti ve FED’in ilk amacı, daha önce görülmemiş büyüklükte genişlemeci para politikaları uygulamaya koyarak istihdamın yeniden eski günlerine dönmesini sağlamaya çalışmak olmuştu. 

Yukarıdaki grafiklerde üstte işsizlik oranı, altta ise tarım dışı istihdam değişimi yer alıyor. Kriz sonrası dönemin ardından işsi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki grafiklerde üstte işsizlik oranı, altta ise tarım dışı istihdam değişimi yer alıyor. Kriz sonrası dönemin ardından işsizlik oranının önemli bir aşağı yönlü eğilim kaydettiğini, tarım dışı istihdam değişiminin ise aynı süreç içerisinde, ABD ekonomisinin istihdam yaratmaya başladığına işaret ettiğini görüyoruz. Yani, neredeyse kriz öncesi seviyelere gerilemiş olan işsizlik oranı ve tarım dışı istihdam değişim göstergelerinin, istihdam piyasasının iyileşme aşamasını güzel bir şekilde yansıttığını ifade edebiliriz.  

“İstihdam piyasasında sorun çözüldü mü?”

Krizin ardından istihdam piyasasındaki gelişimi, işsizlik oranındaki gerileme ve ABD ekonomisinin artık iş yaratmaya başladığını yansıtan tablo ile birlikte yukarı grafiklerde gördük. FED için bu gelişim, kayda değer bir ilerleme olarak değerlendirilmiş olacak ki, Banka kriz sonrasında uygulamaya koyduğu parasal genişlemesinin üçüncü nesil programını (QE3) Aralık 2013’de azaltma kararı aldı. Ardından ise her toplantısında ölçülü adımlar ile aylık 85 milyar Dolar olan varlık alım programını azaltarak Ekim 2014’de tamamen bitirdi. 

Ancak FED’in istihdam piyasasındaki bu olumlu ilerlemenin “yeterli” olduğunu düşünerek değil, daha fazla ilerlemenin geleceği beklentisi içerisinde olduğu ve gevşek para politikasını normalleştirmeye başlamak için geç kalmama adına tahvil alımlarını azaltmaya başladığını ifade edebiliriz. Bu paralelde, istihdam piyasasındaki iyileşmenin devam edip etmeyeceği, FED’in genişlemeci para politikasından, daha normal bir para politikasına geçiş süreci içerisindeki adımlarının zamanlaması adına oldukça önemli bir faktör olduğunu söyleyebiliriz. Tabi bu gibi bir durumda piyasaların ABD ekonomisinin istihdam performansı için daha detaylı göstergeleri dikkate almaya başladığını ifade etmek yanlış olmayacaktır. 

“İşsizlik düşüyor ama…”

İşsizlik oranındaki düşüşe rağmen piyasa katılımcıları, dünyanın en büyük ekonomisindeki istihdam piyasasının sağlıklı olduğu konusunda tam olarak ikna olabilmiş değiller. FED, tahvil alım miktarını azalttığı sürecin büyük kısmında, işsizlik oranındaki gerileme ile para politikası adımları arasında bir ilişki kurmuş, bunu da bir “sözlü yönlendirme” politikası olarak kullanmıştı. Ancak Ben Bernanke’den sonra FED’in başkanlık koltuğuna Janet Yellen’ın oturmasının ardından Banka bu ilişkiyi bir kenara bıraktı. Yellen, Mart 2014’deki FOMC toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, işsizlik oranının, istihdam piyasasındaki gelişmeleri tam olarak yansıtan bir gösterge olmayabileceğini ifade etti.  

 

 

 

 

 

 

 

 

Başkan Yellen’ın yönlendirmesi ve değişen piyasa koşulları çerçevesinde dikkatler, ABD’nin farklı istihdam göstergelerine kaymaya başladı. İşsizlik oranının düşüyor olmasının altındaki nedenlerden bir tanesinin, ekonomistler tarafından zaten uzun zamandır izlenen “iş gücüne katılım oranı” verisindeki gerilemenin olduğu görüldü. Çeşitli nedenler ile iş aramaktan vazgeçen kişilerin, tanım nedeni ile “işsiz” kategorisi dışında kalmasının, işsizlik oranının düşüşünde rol alan bir faktör olması dikkat çekiciydi. Yani işsizlik oranı olumlu bir mesaj vererek gerilerken, aslında bu ilerlemenin altında iş aramaktan vazgeçerek ya da farklı nedenler ile işsiz tanımından çıkan, yine de işi olmayan Amerikalıların payının da olduğu görülüyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki grafiklerde ise üstte ortalama saatlik ücretler, alt kısımda ücret ve maaşlardaki büyüme yer alıyor. Çalışanların saat başına kaç Dolar kazandıklarını gösteren ortalama saatlik ücretler, kriz sonrası dönemin büyük kısmında önemli bir yükseliş kaydedemiyor. Saatlik ücretlerin ancak 2014’ün sonlarında bir artış eğilimi yakalayabildiğini görüyoruz. Diğer taraftan alt kısımdaki grafikte, ücret ve maaşlardaki büyümenin düzensiz bir eğilim ortaya koyduğunu, 2014’ün başlaması ile kaydedilen yükselişin tam anlamı ile korunamadığını görüyoruz. %6’lara kadar çıkan ücret ve maaşlardaki büyüme, son dönemde %4’e gerilemiş. 

“Bu veriler FED için ne anlama geliyor?”

Tabi ki işsizlik oranının gerilemesi ve ABD ekonomisinin artık istihdam yaratan bir yapıya yeniden kavuşması, FED’in para politikasını normalleştirmeye başlaması için adımlar atmasını gerektiren faktörler arasında yer alıyor. Ancak tahvil alımlarının bitirilmesinin ardından Banka’nın faiz artırımlarına başlaması için yeterli bir ekonomik konjonktür mevcut mu ve istihdam göstergeleri bunu destekliyor mu soruları hala daha cevap bulması gereken başlıklar.Çin ekonomisi, petrol fiyatları, güçlü Dolar ve enflasyon tarafında FED’in istediği gibi bir tablo oluşsa bile, Janet Yellen’ın da üzerinde durduğu ücretlerdeki artış konusu önemli bir değişken olmaya devam edecek gibi görünüyor. FED’in %2’ye doğru yükselmesini umduğu enflasyon oranı, ücret ve maaşlardaki artış kısıtlı kaldığı sürece düşük kalmaya devam edebilir. Bu da FED’in faiz artırım konusunda aceleci davranamamasına yol açabilir. Ancak iş gücüne katılım oranı, ortama saatlik ücretler ile ücret ve maaşlardaki büyümenin nispeten daha olumlu ipuçları vermesi Banka’yı faiz artırımı için ikna edebilecek faktörler arasında yer alabilir. Dolayısı ile önceki yazılarımızda söz ettiğimiz dinamiklerin yanında, işsizlik oranı ve tarım dışı istihdam değişimi gibi göstergeler ile birlikte ücret ve maaşlar konusu, FED’in faiz artırım zamanlamasında etkili olabileceği için önümüzdeki dönemde mercek altında yer alacak diyebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları
28 Tem 2016 Perşembe
11 May 2016 Çarşamba
25 Nis 2016 Pazartesi
18 Nis 2016 Pazartesi
05 Nis 2016 Salı
28 Mar 2016 Pazartesi
18 Oca 2016 Pazartesi
16 Oca 2016 Cumartesi
28 Ağu 2015 Cuma
01 Haz 2015 Pazartesi
27 Nis 2015 Pazartesi
15 Ara 2014 Pazartesi
24 Kas 2014 Pazartesi
05 Kas 2014 Çarşamba
27 Eki 2014 Pazartesi
09 Eki 2014 Perşembe
24 Eyl 2014 Çarşamba
15 Eyl 2014 Pazartesi
03 Eyl 2014 Çarşamba
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
BIST100 110.022 0,44 18:10
BIST50 103.054 0,47 18:10
BIST30 128.664 0,59 18:10
Dolar 6,7648 0,20 23:59
Euro 7,6281 -0,17 23:59
İngiliz Sterlini 8,5762 0,83 23:59
Gram Altın 366,7 -1,49 23:59
Çeyrek Altın 587 -1,49 23:59
Yarım Altın 1174 -1,49 23:59
Cumhuriyet Altını 2452 -1,21 13:03
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır.
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu ‘’Koruma Marka Belgesi‘’ altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı; ‘’Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir’’
Yeni Medya Elektronik A.Ş