Finans ›› Yazarlar ›› Umut Tuncer
Umut Tuncer
Umut Tuncer
Analist / GCM Menkul Kıymetler
29 Tem 2015 Çarşamba
RBA, Faiz İndirim Kervanına Katılacak mı?

Küresel piyasalar yoğun olarak FED politikalarına odaklanırken, Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi ekonomiler, gelirlerinin büyük kısmını oluşturan demir cevheri, petrol ve süt ürünleri fiyatlarının da etkisiyle birlikte yeni faiz indirimlerini tartışıyor. Böyle kritik bir ayrışmanın varlık fiyatlarını daha da yoğun olarak etkilediği süreçte, 4 Ağustos’ta gerçekleşecek Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) faiz beyanatı ön plana çıkan gelişmeler arasında yer alıyor. Yazımızda, faiz beyanatını ön plana çıkaran ana unsurları ve olası etkilerini değerlendirmeye alacağız.

“Faiz indirim baskısı oluşturan unsurlar hala güncel”

RBA, 2015 yılında faiz oranını iki ayrı oturumda toplam 50 baz puan indirdi. Bankanın bu önlemi alma nedenleri arasında artık kemikleşmiş hale gelen unsurları sıralarsak;

- Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve talep kaynağı Çin’de imalat aktivitesi ve büyümeye ilişkin göstergeler, en başta bölge ekonomilerini ve emtia fiyatlarını etkiliyor. Avustralya da, gerek coğrafi konumu gerekse emtia gelirlerine bağlılığı nedeniyle Çin gelişmelerinden yoğun olarak etkiliyor. Çin talebindeki düşüş, Avustralya’da büyüme ve enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor. 

- Emtia fiyatlarındaki gerileme, Avustralya’nın gelirlerini de önemli ölçüde etkiliyor. Çin’de talebin gerilemesi de bunda önemli ölçüde pay sahibi. Ancak sadece zayıf talep değil, yüksek arz miktarlarının da emtia fiyatlarındaki düşüşü desteklediği göz ardı edilmemeli.

- Avustralya ekonomisinin ılımlı bir büyüme sergilemesine karşın, uzun vadeli ortalamaların altındaki oran endişe oluşturuyor.

Diğer taraftan, daha güncel ve önümüzdeki kararları etkileyebilecek faktörlere de göz atmak gerekiyor;

- Avustralya ekonomisine benzer özellikler gösteren (büyüklük, gelir kaynakları gibi) Yeni Zelanda ve Kanada’da düşüşte olan emtia fiyatlarının oluşturduğu baskı nedeniyle yakın zamanda faiz indirimine gidilmesi.

- Ekonomilerin soğuduğu ortamda, ihracat şirketlerinin karlılığını artırarak likiditeyi desteklemek önem kazanıyor. Dolayısıyla ülke para biriminin hala zayıflamaya ihtiyacı var.

Yukarıda saydığımız unsurlara karşın, RBA’nın “bekle-gör” politikasına devam etmesi için nedenler de bulunuyor;

- Bu süreçten sonra yapılacak faiz indiriminin, büyümeye hiçbir yarar sağlamayacağı düşüncesi piyasada sıkça konuşulan başlıklar arasında.

- Hali hazırda FED’in faiz artırım süreci tartışılırken, yani Yeni Zelanda Doları’nın ABD Doları karşısından hiçbir müdahalede bulunmadan zayıflayabileceği avantajlı durumdan yararlanma 

düşüncesi.

- Banka’nın bekle-gör politikasında kullanmayı tercih ettiği kısa vadeli göstergelerin (büyüme, enflasyon, işsizlik gibi) son dönemde yükseliş göstermesi.

Söz konusu tabloya ve fiyatlamalara baktığımızda, RBA’nın faiz indirimi gerçekleştirmesinin sürpriz olmayacağını görebiliriz. Fakat Banka’nın bir süre daha beklemeyi tercih etme mantığı da indirime benzer şekilde sağlam temellere dayanıyor. 2015 yılı içerisinde faiz indiriminin, hatta indirimlerinin yoğun olarak gündeme oturması ve fiyatlamaları etkilemesi nedeniyle, her iki senaryoya da hazırlıklı olmak gerekmektedir.

Son toplantıların etkileri nasıl olmuştu?

Konu faiz beyanatı olduğunda, geçmişe yönelik incelemelerin ve piyasa beklentisinin oldukça önemli olduğunu ifade etmek gerekiyor. Özellikle son iki faiz indirim kararının alındığı 3 Şubat ve 5 Mayıs tarihlerindeki fiyatlamalar oldukça güzel bir örnek oluşturuyor;

- 3 Şubat tarihinde faiz oranı %2,50 iken, beklenti oranın değiştirilmeyeceği yönündeydi. Ancak faizin 25 baz puan düşürülmesinin ardından, piyasanın yeni değerlemeleri neticesinde AUDUSD paritesinde sert düşüş görülmüştü.

- 5 Mayıs tarihinde ise faiz oranı %2,25’ten %2’ye indirildi. Yine 25 baz puanlık harekete karşın, bu kez beklenti önceden fiyatlamalara dahil edilmişti. AUDUSD paritesinin saatler, hatta günler öncesinde fiyatladığı faiz indirim kararı sonrası gerçekleşeni satan yatırımcı, paritenin yükselişine neden olmuştu.

- Her halükarda Banka’nın açıklamaları faiz beyanatıyla birlikte oldukça kritik etkiler oluşturabilse de, özellikle beklentinin değişiklik göstermediği ve faizin değişmediği ortamlarda RBA’nın yol gösterici etkisi de sert hareketlere neden olabiliyor. 2 Haziran’da %2 faiz oranının değişmesi beklenmiyordu ve beklentiler gerçekleşti. Ancak Banka’nın, faiz oranında gerçekleştirilebilecek düşüşün büyümeye yarayıp yaramayacağına ilişkin soru işaretleri oluşturan ifadeleri, Avustralya Doları’nda sert değer kazanımlarına neden olmuştu.

Genel olarak baktığımızda temel faktörlerin faiz indirimini destekliyor oluşuna karşın, Banka’nın en azından birkaç toplantı daha sabredebilme lüksünün olması, 4 Ağustos açıklamalarını daha önemli hale getiriyor. Bu nedenle önceki beyanatlarının ve etkilerinin sağlıklı bir şekilde saptanması, RBA’ya yönelik beklentiler için önemli bir adımdır.

Yazarın Diğer Yazıları
11 Şub 2016 Perşembe
29 Oca 2016 Cuma
07 Ara 2015 Pazartesi
30 Kas 2015 Pazartesi
11 Eyl 2015 Cuma
28 Ağu 2015 Cuma
27 Mar 2015 Cuma
05 Kas 2014 Çarşamba
24 Eyl 2014 Çarşamba
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
BIST100 105.520 0,15 18:10
BIST50 98.698 0,17 18:10
BIST30 122.918 0,37 18:10
Dolar 6,8212 0,11 23:59
Euro 7,5490 0,22 23:57
İngiliz Sterlini 8,3970 0,33 23:59
Gram Altın 379,4 0,78 23:59
Çeyrek Altın 607 0,78 23:59
Yarım Altın 1214 0,78 23:59
Cumhuriyet Altını 2108 0,38 12:42
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır.
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu ‘’Koruma Marka Belgesi‘’ altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı; ‘’Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir’’
Yeni Medya Elektronik A.Ş