Finans ›› Yazarlar ›› Yusuf DİNÇ
Yusuf DİNÇ
Yusuf DİNÇ
Doç. Dr. / İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi
06 Eki 2016 Perşembe
Suriyeli Ekonomisi

Suriyeliler bizim muhacir kardeşlerimizdir. Göçün yönetimi ile ilgili problemlerden sorumlu tutulmamaları daha evladır. Ancak her göç her halde tepki alır. O yüzden tepkileri de makul karşılamak gerekir. Tepkilerin merkezini ekonomik kaynakların tüketilmesi oluşturur. Acaba gerçekten böyle mi? Suriyelilerin kaynakları tükettikleri ve ekonomiye katkı sağlamadıkları doğru mu?

Bununla ilgili akademik bir çalışmaya ulaşamadım. Bu konunun birçok yönü olabilir ancak ben en önemlisi üzerinden Suriyelilerin ekonomimize katkısını anlatacağım.

Krizler nesillere ayrılır. En şiddetli kriz 3. nesil krizlerdir. Bir ekonomik kriz 3. nesil krize evirildiğinde ekonomik ve finansal riskler banka bilançosuna geçmiş demektir. Yani bankalar kriz halindedir. Bu durum kaynak akışının kesilmesi, yüksek faiz hadleri nedeniyle kaynak dağılımının bozulması, enflasyonun toplumun düşük gelirli kesimlerini ezmesi, yatırımların durması, talebin azalması, işsizlik ve her türlü kötü sonucu ortaya çıkarır.

Bu kriz öyledir yıkıcıdır ki kayıplar çok büyük boyutlara ulaşabilir. Türkiye’deki 2001 krizi ve 2008 küresel finans krizi bunun örneklerindendir.

Bugün Türkiye’de işlerin iyi gittiğini söylemek ekonominin bütünü için mümkün değildir. Mikro bazda veya sektörel krizler yaşıyoruz. İşsizlik ile ilgili problemlerimizin devam ettiği de söylenebilir. Piyasaların da volatil olduğu gerçeği ile yüzleşmeliyiz.

Buna rağmen içinde bulunduğumuz durumun sürdürülebilir olduğunu görüyoruz. Kriz nesil değiştirmiyor. Bu krizin nesil değiştirmesinin önündeki engellerden birisi Suriyelilerdir.

Peki nasıl? Piyasaların içinde bulunduğu volatilitenin bankalara sıçraması önünde tek engel teminatların değerini koruduğu düşüncesi ve gerçeğidir. Bankalar teminat olarak genellikle kefalet, çek ve gayrimenkul ipoteklerini kullanırlar. Kefalette son yıllarda ketumlaşmış olan bankalar artık kendi verdikleri çeklere güvenmeyerek ironik şekilde çekleri teminat niteliğinden çıkarmışlardır. Geriye ise çok güvenilen gayrimenkul ipotekleri kalır. 

Gayrimenkul ipoteğine olan güven ticari kredilerden mortgage kredilerine kadar ekonomik sisteme fon akışını sağlar. Düşük risk ağırlığı bakımından da bankaların sermaye yeterliliği hesaplamasında kilit rol oynarlar.

İçinde bulunduğumuz şartlarda piyasadaki volatilitenin bankalara sıçramasının önündeki tek engel teminat değerlerinin düşmesidir. Yani gayrimenkul fiyatlarının düşmesi Türkiye için tek ve en büyük kriz kaynağıdır.

Bu şart oluşmadıkça Türkiye ekonomisinin makro verileri sürdürülebilir bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır. Son dönemde gerçekleşen %4,8’lik büyüme dikkat çekici bir başarıdır. Ancak büyük oranda tüketimle beslenen ekonomiye fon akışının kesilmesi halinde yani bankaların muslukları kapaması durumunda hem tüketim hem de yatırım sonlanacaktır.

Bu durumda ülkemiz ekonomisi için gelmiş geçmiş en büyük kriz durumunun ortaya çıkabileceği muhakkaktır.

İşte bu büyük riski önleyenin Türkiye’deki konut talebini besleyen Suriyeliler olduğu açıktır. Suriyelilerin konut satın alması etkilidir ancak bu kesimin temel katkısı kiralık gayrimenkul arayışından gelir.

Suriyelilerin kiralık daire talebi mevcut konut stoğu yetersiz olan büyük şehirlerde kira tutarlarını yükselterek konutların satışı için bir teşvik doğurmuştur. Özellikle banliyö denebilecek bölgelerde kiraların artması banliyölerde satışı desteklemiş, ortaya çıkan durum nedeniyle yerli kiracıların üst grup semtlerde daha yüksek kiralarla konut arayışları toptan bir konut talebi ortaya çıkarmış ve fiyatlarda düşme riskini ortadan kaldırmıştır.

Suriyelilerin, üretim, tüketim, tasarruf sağlamalarının yanında sadece kiralık konut talepleri dahi ekonomiyi sürdürülebilir kılmaktadır. 200 sektörün bağlı olduğu inşaat sürdürülebilirken ekonomi konut talebindeki bir düşüş nedeniyle fiyatların aşağı doğru gelmesi ve buna karşılık bankaların muslukları kapaması riskinden de kurtulmuştur.

Bu haliyle Suriyeliler kaynakları tüketmiyor bilakis besliyordur. Sizce de öyle değil mi?

Suriyelilerin ekonomiye katkıları konusunda daha fazla araştırma yapılmalıdır. Böylece toplumun muhacirlerle ilgili tercihleri ve yaklaşımları rasyonel temellere yaslandırılabilir. STK’larımızın bu konuda sorumluluk alması gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları
20 May 2020 Çarşamba
16 May 2020 Cumartesi
28 Nis 2020 Salı
21 Nis 2020 Salı
15 Nis 2020 Çarşamba
04 Nis 2020 Cumartesi
10 Tem 2019 Çarşamba
28 May 2019 Salı
21 May 2019 Salı
14 May 2019 Salı
07 May 2019 Salı
30 Nis 2019 Salı
25 Nis 2019 Perşembe
16 Nis 2019 Salı
10 Nis 2019 Çarşamba
02 Nis 2019 Salı
27 Mar 2019 Çarşamba
28 Kas 2016 Pazartesi
24 Kas 2016 Perşembe
11 Kas 2016 Cuma
24 Eki 2016 Pazartesi
25 Tem 2016 Pazartesi
14 Tem 2016 Perşembe
10 Haz 2016 Cuma
02 Haz 2016 Perşembe
23 May 2016 Pazartesi
18 Nis 2016 Pazartesi
11 Nis 2016 Pazartesi
21 Mar 2016 Pazartesi
10 Mar 2016 Perşembe
17 Şub 2016 Çarşamba
04 Şub 2016 Perşembe
27 Oca 2016 Çarşamba
25 Oca 2016 Pazartesi
21 Oca 2016 Perşembe
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
BIST100 107.266 1,65 18:10
BIST50 100.315 1,64 18:10
BIST30 124.950 1,65 18:10
Dolar 6,8127 0,02 18:55
Euro 7,5779 0,20 18:55
İngiliz Sterlini 8,4915 0,84 18:55
Gram Altın 380,7 0,39 18:55
Çeyrek Altın 609 0,39 18:55
Yarım Altın 1219 0,39 18:55
Cumhuriyet Altını 2528 19,89 16:11
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır.
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu ‘’Koruma Marka Belgesi‘’ altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı; ‘’Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir’’
Yeni Medya Elektronik A.Ş