"Gap Eylem Planı Bölgesel de Gerçekçi de Değil"

Doğu ve Güneydoğu ile İlgili Önemli Araştırmalara İmza Atan İktisatçı Mustafa Sönmez, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da Açıkladığı Gap Eylem Planı'nın, Bölgenin Sorunlarına Odaklı Olmadığını, Ağırlıkla Türkiye ve Dünyanın Yüz Yüze Kaldığı Enerji ve Gıda Arz Krizinin Olumsuz Etkilerini Azaltmaya Dönük Olduğunu Belirterek, Dünyada Başlayan ve Hızla Yayılan Bir Kriz Konjonktürüne Denk Düştüğü İçin...

27.05.2008 16:29 | Son Güncelleme: 27.05.2008 16:29
Doğu ve Güneydoğu ile ilgili önemli araştırmalara imza atan ve bölgenin yapısını en iyi bilen uzmanlar arasında yer alan İktisatçı Mustafa Sönmez, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da açıkladığı GAP Eylem Planı'nın, bölgenin sorunlarına odaklı olmadığı gibi içeriği itibariyle gerçekçi de olmadığını vurguladı. Sönmez, ağırlıkla Türkiye ve dünyanın yüz yüze kaldığı enerji ve gıda arz krizinin olumsuz etkilerini azaltmaya dönük hazırlanan planın, dünyada başlayan ve hızla yayılan kriz konjonktürüne denk düştüğü için de gerçekçi olmadığını ifade etti.





-BÖLGESEL DEĞİ-





Erdoğan'ın bugün açıkladığı GAP Eylem Planı'nı ANKA'ya değerlendiren Sönmez, planın bölgesel sorunlara odaklı olmadığına dikkat çekti. Türkiye nüfusunun yüzde 16'sının yaşadığı 21 ildeki 11.5 milyon nüfusun yarıdan fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çeken Sönmez, "Plan, açlık sorunu da yaşayan nüfusla ilgili bugünden yarına hiçbir önlem içermediği için samimi değil, inandırıcı değil. Bölge insanı, kendini adil bir toplumun eşit vatandaşı olarak hissedebileceği bir önlemi hemen görmek isterdi. Şimdi ise, önce yatırımı bekle, yatırım iş olsun, iş gelir olsun, gelir de sofraya ekmek olsun sabrı gösterilmek zorunda" dedi.





-YOKSULLARIN SABRI KALMADI-





Bölgenin yoksullarının sabrı kalmadığının bilinmesi gerektiğini ifade eden Sönmez, "Plan, acil olarak bölgenin 1 milyon yoksul ailesine, annelere ödenmek üzere, yarım asgari ücret tutarında, merkezi bütçeden bağlanmış bir kaynak transferini içerebilirdi. Böyle bir kaynak akışı, bölgede talebi artırıp ticareti de canlandırırdı. Hem de sosyal devlete dönüşün önemli bir adımı olurdu" diye konuştu.





-EYLEM PLANINDA AĞIRLIKLI ENERJİ YATIRIMLARINDA-





Sönmez, AKP planının bölgede yer almakla birlikte bölgeye katma değer, vergi, ya da istihdam anlamında pek katkısı olmayan enerji yatırımlarına ağırlık verdiğine işaret ederken, bu yatırımların ise hem yapım aşamasında hem bittikten sonra istihdam yaratmadığını söyledi.


Yatırımları en az istihdam yaratan sektörün enerji olduğunu vurgulayan Sönmez, şunları kaydetti:


"Ham petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara doğru seyretmesi, ithal doğalgaza bağımlı enerji politikası karşısında yerel kaynaklara dönüşü kaçınılmaz hale getirmiş ve bu Plan'la da Doğu'nun hidroelektrik kaynaklarını kullanılarak, zararın neresinden dönsem kardır, diye çabalanılmaktadır. Ama bu enerji projeleri de bölge odaklı değildir. Sulama yatırımları ise yıllardır ihmal edildikten sonra yaşanılan gıda krizi karşısında akla gelmiş ve yatırım düşünülmüştür. Ancak söz konusu yatırımların tamamlanması ve sulu tarıma geçmesi de uzun zaman alacaktır."





-ENERJİ, GIDA VE KRİZ-





"Bölgede açıklanmasına karşın Bölge için fazla bir şey ifade etmeyen Plan'ın yapabildiği ölçüde hedefi, Türkiye genelinde sıkıntısı duyulan enerji ve gıda krizine dönük sulama yatırımıdır" görüşünü dile getiren Sönmez, "Ne var ki, faiz dışı fazlanın milli gelirin yüzde 3.5'una düşürülmesi ile sağlandığı iddia edilen kaynağın da, hele ki 5 yıl için bir garantisi yoktur" dedi.


Sönmez, bu kaynakları kullanamaz duruma getirecek gelişmeleri ise şöyle sıraladı:


".Faiz oranları yükselmekte ve bütçe içinde faiz harcamalarının oranı, yatırım bütçesi aleyhine artmaktadır.


.Petrolün ithal faturası katlanarak kabarmaktadır. Bu da cari harcamaları artırmakta, yatırım için düşünülen kaynakları eritecek bir olumsuzluktur.


.Dünyadaki resesyonla beraber, Türkiye'deki ekonomik daralma da vergi gelirlerinin düşmesine, bu da yatırım kaynaklarının kısılmasına yol açacaktır.


.Dünyadan kaynak girişinin azalması, özelleştirmelerin sürüncemeye girmesi de bütçede yatırım kaynaklarını azaltıcı etki yapacak.


.Kağıt üstünde ne kadar gelişme-büyüme vaatleri içerse de Plan, verili şartlar ve dünya krizi konjonktüründe sürüncemeye mahkum görünmektedir."





-İSTİHDAM VAADİ GERÇEKÇİ DEĞİL-





Planın istihdam vaadinin hiç gerçekçi olmadığını belirten sönmez, planın 3.5 milyon istihdam hedefinin neye dayandığını sordu. Sönmez, "Türkiye genelinde 22 milyon olan istihdamda yüzde 18 artışı, hele ki istihdam yaratmayan enerji yatırımları ile sağlamak mümkün değildir. Türkiye'de teşvik gören 2007'deki 25 milyar YTL'lik yatırımın sadece 133 bin istihdam öngörmüş olması, Planın istihdam iddiasının ne kadar inandırıcılıktan uzak olduğunu ortaya koymaktadır" diye konuştu.





-KÜRTÇE YAYIN, KÜRT KİMLİĞİNE BONCUN ATMAK-





"Planın, Kürt kimliğine de bir boncuk atmak için öngördüğü bir TRT kanalında Kürtçe yayın yapılması önerisi de yasak savıcı özellikte" değerlendirmesi yapan Sönmez, Kürtler'in beklentilerinin bir TRT kanalında resmi ideolojinin Kürtçe ifası değil. kendi dillerini kuşaklar boyu yaşatmak, onunla eğitim almak, kültürel ürünler vermek olduğunu kaydetti. Sönmez, eğitim, sağlık, adiliye gibi kurumlarda kendi dillerini anlayacak kamu hizmetlisi beklediklerini vurguladı ve "Bu da haklarıdır. Plan bu beklentilere de cevap verme niyetinde de değil" dedi.





-SEÇİM ODAKLI EYLEM PLANI-





Sönmez, "Seçim odaklı bir eylem planını her alanda sürdüren ve yakın gündemine seçimleri alan AKP (ya da AKP sonrası AKP), mavi boncuk dağıtma operasyonlarına Güneydoğu'da da devam etmiş ve inandırıcılığı pek olmayan bir Planı açıklamıştır. Hem iç tutarlılığı, hem gerçekleşme olanağı hem de inanırlığı, samimiyeti olmayan bir Plandır bu" diye konuştu. (ANKA)


(EYL/NB/ZG)


Kaynak: ANKA

11.12.2019 23:17:11