GAÜN’de Sergi Açılışı ve Panel Düzenlendi

Gaziantep Üniversitesi Edebiyat Ve Kitap Topluluğuna Üye Öğrenciler Tarafından, Hazırlanan Ürünlerin Yer Aldığı Sergi Açılışı, Sonrasında Panel Düzenlendi.

27.05.2011 23:58 | Son Güncelleme: 27.05.2011 23:59GAÜN’de Sergi Açılışı ve Panel Düzenlendi
Gaziantep üniversitesi edebiyat ve kitap topluluğuna üye öğrenciler tarafından, üniversitemiz atatürk kültür merkezinde göktürk alfabesi kullanılarak hazırlanan ürünlerin yer aldığı sergi açılışı, sonrasında "gelenekten geleceğe; dil, kültür ve edebiyat" konulu panel düzenlendi. Panele; Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Eroğlu, çok sayıda akademik ve idari personel ile öğrenci katıldı.
Panele; Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Türk ve İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Ceylan konuşmacı olarak katıldı.

"Göktürk Yazıtlarının Yorumlanması" hakkında bilgi veren Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Türk, "Halkın yazılı eserlerinde kendisini nasıl tarif ettiğini ancak Orhun Abidelerinden anlayabiliriz. İslam inancına göre Tanrı mekanda münezzehtir. Yani Tanrı'ya mekan tayin edilmez. Türklerde İslam öncesinde İslam'dakine benzer bir Tanrı anlayışı var. Bütün Müslümanlar dua ederken ellerini göğe kaldırırlar. Mekandan münezzeh olan Tanrı'yı, insanoğlu hep kendinden yüksekte bir yerlerde düşünür" şeklinde konuştu.

"Türk Bilge Kağan tarihine baktığınız zaman Türk devlet anlayışında Kağan'ın yeri görülür" diye konuşan Prof. Dr. Türk, "Kağan, Tanrı'nın özel görevlendirdiği adamdır. Bu aslında Osmanlı Devletinde de vardır. Devlet anlayışı, devlet geleneği burada da karşımıza çıkar. Yukarıda mavi gök, aşağıda kara yer yaratıldığında ikisinin arasında insanoğlu yaratılmıştır. Orhun metinlerinde gök tanrı, yer tanrı diye bir çeşitlendirme yoktur. Metinlerde tek tanrı vardır. Oda her şeye hakim olan tanrıdır" ifadesinde bulundu.

Türkçeyi korumamız gerektiğini söyleyen İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Ceylan, "Türkiye'de Türkçenin tarafında olmak insanların kendi anadillerini savunmaları ve korumaları gibi bir şey ortaya çıkarıyor. Türkçe de sınır kelimesi yok ama Türkiye'nin sınırları var ve bu sınırlar dahilinde Türkçeyi anadilimizi muhafaza etmeye ve korumaya çalışıyoruz. 20'nci yüzyıl, dünyadaki hemen hemen tüm devletlerin dil eğitimine ayırdıkları bütçenin yüzde 95'ini yalnızca bir dil için harcadıkları yüzyıl olmuştur" diye konuştu.İngilizcenin karşısındaki anadillerin ilmek ilmek eridiğini belirten Prof. Dr. Ceylan, "Türkçede İngilizce karşısında eriyen diller içinde payını aldı. Bu erime sonucunda, tüm insanlığa 20'nci yüzyıl öncesine kadar klasik şeyler üreten dünya dilleri artık bunu üretemez oldular. Dillerin klasik üretme cesareti ve mecali kalmadı.

Bunu tüm dünya İngilizceye yaptığı yatırıma borçlu. İngilizceye karşı yaptığımız yatırımların yarısı kadarını tüm dünya milletleri kendi ana dillerine yatırım yapabilselerdi bugün her dünya dili kendi çapında edebiyatını ve klasik metinlerini üretmeye devam edebilirlerdi" şeklinde konuştu. Panelin açılışında konuşan Edebiyat ve Kitap Topluluğu Öğrenci Başkanı Mustafa Güneş, "Etkinliğimizin gerçekleşmesinde bizlere destek veren Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Murat Ceritoğlu'na teşekkür ederiz" ifadesinde bulundu.

Eğitim, Kültür Sanat, Güncel

Kaynak: Bültenler

24.02.2020 16:36:57