Gül:türkiye'nin Enerjisini Kavgaya Değil Dışarıya Yöneltme Zamanı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Günümüzde Fetihlerin, İktisat, Bilim, Sanat, Hukuk ve Demokraside Gösterilen Başarılarla, İnsan Hak ve Hukukuna Gösterilen Değerle Ölçüldüğüne İşaret Ederek, "Türkiye'nin Tüm Enerjisini, İçerde Kavga Ederek Harcama Yerine, Dünya Şekillenirken Dışarıya Yöneltmesi Gerektiği" Uyarısı Yaptı. Gül, "Bugün, Türkiye'nin Bütün Enerjisini, Aziz Atatürk'ün Söylediği Muasır Medeniyetlerin Üstüne Yetişmek İçin Seferber Etme Zamanıdır" Dedi.

Gül:türkiye'nin Enerjisini Kavgaya Değil Dışarıya Yöneltme Zamanı
14.09.2008 14:24 | Son Güncelleme: 14.09.2008 14:24

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, günümüzde fetihlerin, iktisat, bilim, sanat, hukuk ve demokraside gösterilen başarılarla, insan hak ve hukukuna gösterilen değerle ölçüldüğüne işaret ederek, "Türkiye'nin tüm enerjisini, içerde kavga ederek harcama yerine, dünya şekillenirken dışarıya yöneltmesi gerektiği" uyarısı yaptı. Gül, "Bugün, Türkiye'nin bütün enerjisini, Aziz Atatürk'ün söylediği muasır medeniyetlerin üstüne yetişmek için seferber etme zamanıdır" dedi.

727. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri çerçevesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmaya da, Selçuklu sultanlarının Ertuğrul Gazi'ye kışlak olarak bağışladıkları Söğüt'te bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek başlayan Gül, törenlerin, tarihi gözden geçirmek, ders almak, heyecan duymak ve geleceğe bakmak için güzel bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Gül, içte ve dışta izlediği politikalardan söz ettiği Osmanlı Beyliği'nin diğer Anadolu beyliklerinden farklı olduğuna dikkat çekerken, "bugüne de örnek olacak" vurgulamasıyla şunları söyledi:

"Zaruret olmadıkça kendi soydaş ve dindaşına karşı asla silah çekmemiş. Orta Asya'dan Anadolu'ya akan Türkmen enerjisini birbiriyle mücadele etme yerine dış hedeflere yöneltmiş. Bu sayede Anadolu'daki bu büyük enerji Osmanlı Beyliğine akarak bir sinerji doğurmuş. O zamanki birçok beylikler tam tersine kendi içlerinde mücadele ederken, Ertuğrul Bey'in Osmanlı Beyliği'nin en büyük özelliği dışa karşı... Kendi içerisine asla silah kaldırmamış, kendi içerisinde mecbur kalmadıkça asla bir mücadeleye girmemiş.

İşte onun için bu sinerji Osmanlı Beyliği'ni Avrupa'da fetihlerle büyütürken Anadolu beyliklerindeki ahalinin de gönüllerinin fethedilmesine yol açmıştır. Kalpleri ve gönülleri fethederek başlamıştır. Bu örnek bugün de geçerlidir. Türkiye bugün büyük bir dinamizme ve enerjiye sahiptir. Bu enerjiyi birbirimizle kavga ederek harcama yerine, dünya şekillenirken dışarıya yöneltmek önümüzü açacaktır. Enerjimizi ne kadar çok kendi aramızda boşa harcarsak o kadar çok daha sonra telafisi mümkün olmayan çıkarlarımızdan fedakarlık etmiş olacağız. Onun için ne yapıp yapıp bundan 700-800 yıl önce olduğu gibi, atalarımızın yaptığı gibi, enerjimizi dışa doğru yöneltmemiz gerekir.

Aramızda anlaşmazlıkların, tartışmaların olması gayet tabidir. Açık toplum olmanın da gereğidir. Önemli olan bütün bunları karşılıklı saygı ve birbirimizin hukukunu koruyacak seviyede yapmaktır. Mühim olan nokta bunların meşru sınırlar içerisinde yapılmasıdır. Bu bakımdan demokratik sürecin, hukuk devletinin ve anayasal sistemin işlemesi çok önemlidir."

Osman Gazi ile Büyük İskender, Cengiz Han gibi hükümdar ve komutanları örnek veren Gül, birçok büyük hükümdar ve komutanın ölümünden sonra devletlerinin dağılmasına karşın, Osman Gazi'nin kurduğu teşkilatın 600 yıldan fazla yaşamış bir devlete temel oluşturmasının nedenini, "Türklerin yönetim felsefesiyle" açıkladı.

Gül, Türklerin, tarih boyunca başka kültürlerle etkileşime girmekten asla çekinmediğini de ifade ederek, "Bu sayede medeniyetlerini zenginleştiren Türkler, yönetim felsefelerinin temeline hoşgörüyü koymuş ve farklı dinlerden, kültürlerden insanların huzur içinde birlikte yaşamalarını sağlayan bir sistem kurmuş ve bunu bütün dünyaya göstermişlerdir. Böylece Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve daha nice başka milletler Müslümanlarla birlikte asırlarca bu topraklarda huzur içinde yaşamışlardır." diye konuştu.

Devletlerin, millet fikri etrafında şekillenmeye başlamasıyla Osmanlı gibi çok uluslu imparatorlukların ömürlerini tamamladığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Mustafa Kemal'in önderliğinde kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti ile beraber biz temiz sayfa açtık" dedi. Gül, "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışıyla komşularla iyi ilişkiler kurulduğunu anlattı.

Bu yüzyılın "birlik yüzyılı" olduğuna dikkat çeken Gül, küreselleşmenin felsefesine değindi ve "bir kez daha tekrar etmek istiyorum" diyerek şöyle dedi:

"Tek bir dünya, tek bir aile diyerek bütün insanlığı aynı kültür altında birleştirmeye çalışırken kendi içimizde birbirimize düşmek asla ve asla bize yakışmaz. Farklılıklarımız daima bizim zenginliğimiz olacaktır. Birbirimize daima saygı göstermek durumundayız. Birbirimize saygı göstermezsek başkalarının bize saygı göstermelerini asla bekleyemeyiz. Onun için bu milletin mayasında olan sevgi ve saygıyı daima öne çıkartmalıyız."

Gül, Türkiye'nin geleceği için hiçbir zaman karamsarlık duymadığını bildirirken, "Biz problemlerimizi büyütmeden onları konuşarak çözme kabiliyetini gösterecek güçteyiz ve ülkemizi çok daha itibarlı yapmak için, halkımızın başını çok daha dik tutmak için atalarımızın gittiği yoldan hep beraber gideceğimize olan inancım tamdır." diye konuştu.

Konuşmasının ardından, Bilecik Valisi Musa Çolak tarafından Osmanlı Devlet Arması hediye edilen Gül, polis helikopteri "OBA" ile Ankara'ya döndü.

Kaynak: AA

Etiketler: , Haber
Haberler››Güncel››Gül:türkiye'nin Enerjisini Kavgaya Değil Dışarıya Yöneltme Zamanı - Haberler