İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün, Obama Clinton'a Karşı Irak Kozunu Kullanacak İddiası, Avrupalı Politikacı ve Aydınlardan Türkiye'ye Destek, Che'yi Vuran Askeri Kübalı Doktorların İyileştirmesi Başlıkları Öne Çıktı.

02.10.2007 10:34 | Son Güncelleme: 02.10.2007 10:34İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, Obama Clinton'a karşı Irak kozunu kullanacak iddiası, Avrupalı politikacı ve aydınlardan Türkiye'ye destek, Che'yi vuran askeri Kübalı doktorların iyileştirmesi başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish" adresinde yer alan basın özetlerine göre, İngiltere'nin erken seçime gidip gitmeyeceği tartışmaları son 10 günün iç siyaset gündemine damgasını vururken, muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin kongresinde ortaya atılan yeni vergi politikaları Guardian, Times ve Daily Telegraph'ın manşetlerinde yer alıyor. Guardian ve Times, seçmenin oyları için iki büyük parti tarafından verilen savaşın cephesinin, vergi politikaları olduğu yorumunda birleşiyor.

Daily Telegraph, birinci sayfasında, Başbakan Gordon Brown'un, Irak'taki İngiliz askerlerinin sayısını iyice azaltacağını yazıyor. "Parlamento gelecek hafta yeni yasama yılına başladığında, gazetemize sızan haberlere göre, Başbakan Brown 2008 yılı başında Irak'daki İngiliz askerlerinin sayısını ciddi şekilde azaltacağının işaretini verecek. Başbakan gerçi net bir takvim vermeyecek ama edindiğimiz bilgilere göre, Basra'da şu anda 5 bin 250 olan İngiliz askerlerinin 2 bin kadarının önümüzdeki 6 ay içinde geri

çekilmesi düşünülüyor. Başbakanlık yetkilileri, 5 yıldır hem Afganistan hem Irak'ta harekatlar yürüten ordunun da asker sayısının azaltılması konusunda baskı yaptığını söylüyor." Daily Telegraph başbakanın gelecek hafta parlamentoda, böylesi popüler bir adım atacağını açıklamasının, ister istemez, sonbaharda erken seçim planladığı söylentilerini güçlendireceğini de ekliyor.

Irak politikası, Amerika Birleşik Devletleri'nde gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde de önemli bir faktör olacak gibi görünüyor. Financial Times "Obama Clinton'a karşı Irak kozunu oynayacak" başlığıyla öne çıkardığı haberde, Demokrat Parti'nin başkan adaylarından Barack Obama'nın bugün, Demokratların en güçlü başkan adayı Hillary Clinton'a meydan okuyacağını duyuruyor. "İllinois senatörü Barack Obama, Hillary Clinton'un en güçlü Demokrat Parti başkan adayı olduğuna işaret eden kamuoyu

yoklamalarından etkilenmemiş görünüyor. Obama Irak savaşına muhalefetinin 5. yıldönümü dolayısıyla bugün Amerika Birleşik Devletlerinin dört bir yanında aynı anda düzenlenecek 18 ayrı mitingle Clinton'a meydan okuyacak. Obama, ayrıca Iowa eyaletinde başlatacağı 4 günlük kampanyada da, 2002 yılında, Irak savaşına 'evet' oyu veren senatör Clinton'un, bundan dolayı hiçbir şekilde özür dilememesine odaklanacak. Ayrıca, kendisine Clinton tarafından yöneltilen, devlet tecrübesi bulunmadığı eleştirilerine yanıt

verecek." Financial Times'ın haberinde Demokratların başkan adayının belirlenmesinde en güçlü işareti verecek ilk adımın Ocak ayında İowa eyaletinde yapılacak ön seçim olduğunu da hatırlatıyor.

"Amerika'nın İran'a hava saldırısı planı, İngiltere Başbakanı tarafından destekleniyor" başlıklı haberinde Independent, Amerika'da yayımlanan New Yorker dergisinin son araştırma dosyasına yer vermiş. kısaca şöyle:

"New Yorker dergisinin Seymour Hersh imzalı haberine göre Bush yönetiminin, İran'ın Devrim Muhafızlarına hava akınlarıyla nokta vuruşları yapma planlarına Gordon Brown destek veriyor. Ama Başkan henüz planın hayata geçirilmesi için nihai emri vermiş değil. Hersh'e göre, Beyaz Saray yönetimi, Irak'ta başına gelenlerin çoğundan Tahran yönetiminin sorumlu olduğu inancında. Ama İran'ın nükleer tesislerine yönelik, büyük tepki çekebilecek bir saldırıdan ziyade, Amerikan yönetimi, sınırlı hava saldırıları

yapmayı ve bunu Irak'daki askerlerinin güvenliği için gerekli olduğunu söyleyerek savunmayı planlıyor. Öte yandan New Yorker'ın haberinde yer alan Gordon Brown'un plana çok olumlu baktığı iddiasını, Amerikan ordusuna yakın bazı kaynaklar kesinlikle yalanlıyorlar. Eski bir CIA uzmanı, 'körfezdeki İngiliz mayın tarama gemileri, Amerikan ordusunun İran'a karşı yürüteceği bir harekatta büyük önem taşıyor. Bu nedenle Beyaz Saray'ın İngilizleri kesinlikle yanına alması lazım. Ama şu ana kadar bunu başaramadılar'

diyor ve Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates'in son Londra ziyareti sırasında bu fikri açtığında, olumsuz tepki gördüğünü söylüyor."

Guardian'daki bir haber de, dün Washington'da yayımlanan bir Kongre raporuna ilişkin. "Gelişmekte olan ülkelere en çok silahı Amerika satıyor" başlıklı haberde, Amerikan Kongresi tarafından hazırlatılan son rapora göre, gelişmekte olan ülkelere en çok silah satan üç ülkenin sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve İngiltere oldukları kaydedilmiş. Amerika'nın dünya silah pazarındaki payı yüzde 42, Rusya'nın yüzde 22, İngiltere'nin ise yüzde yedi civarında."

Rusya'da yasalar gereği devlet başkanlığına yeniden aday olamayan Putin'in, başbakanlıkta gözü olduğu yolundaki açıklamaları, bütün İngiliz gazetelerinde haber ve yorumlara konu olmuş. Daily Telegraph'ın yorumu şöyle:

"Putin belli ki başbakan olup, bir de kukla devlet başkanı atayıp, şu andaki gücünü korumak istiyor. Sonra 2012 yılında bir dönem daha devlet başkanı olabilir. Putin'in Rusya'daki demokratik süreçleri ayaklar altına alışına şaşmamalı. Zaten parlamentoyu parmağının ucunda oynatıyor. Anayasayı her fırsatta çiğniyor. Putin, çekingen uluslararası toplumun uzun süredir göz yumduğu tehlikeli bir politikacı."

Times ise aynı konudaki başyazısında, Putin'in başbakan olması durumunun Rusya'nın siyasi rejimi açısından sonuçlarına odaklanmış. "Sonuç başbakan ile devlet başkanı arasındaki güç dengelerinin tersine çevrilmesi olacak. Bu da Rus demokrasisi ve anayasasının zaafına işaret ediyor: Yani güçlü bir kişi her şeyi eğip bükebiliyor. Kamuoyu yoklamalarında hala halkın yüzde 80'inin desteğine sahip olduğu gözdundan dolayı hiçbir şekildeönüne alınırsa, Ruslar Putin dönemi ekonomisinden memnun olmalı. Ama henüz

filizlenme döneminde olan demokrasi üzerindeki etkilerinden pişman olabilirler."

Türkiye ilgili bir haber Financial Times gazetesinde, "Avrupalı liderler Türkiye'nin birliğe üyeliğini savunuyor" başlığıyla verilmiş. Brüksel muhabirinin imzasını taşıyan haberde Avrupa'nın önde gelen 50 politikacısı ve aydınının, bugün Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyeliği için kapının açık tutulması konusunda bir çağrı yaptıkları duyuruluyor. "Yeni bir düşünce kuruluşu olan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nin açılışı dolayısıyla bugün yayımlanan açıklamalarında, tanınmış 50 Avrupalı politikacı ve aydın,

'Avrupa Birliği'nin komşularından başlamak üzere, barış ve refahı güvence altına almanın en iyi yolu üyelik başvurusunda bulunmuş ülkelere verilmiş sözlere sadık kalmak, ve siyasi reformları teşvik etmek için ekonomi ve politikada daha cömert işbirliği teklifleriyle ortaya çıkmaktır' ifadesini kullanıyorlar. Açıklamayı imzalayanlar arasında Almanya eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, İtalya eski başbakanlarından Giuliano Amato ve Uluslararası Para Fonu IMF'nin başkanlığına seçilen eski Fransız Maliye

Bakanlarından Dominique Strauss-Khan da bulunuyor. Ama bu önde gelen Avrupalıların Türkiye'nin üyeliği konusundaki görüşleriyle Avrupa kamuoyunun isteksizliği ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy gibi bazı politikacıların kesin itirazları arasında büyük bir uçurum var."

Guardian'da yer alan bir haberde ise "Che'yi öldüren askeri Kübalı doktorlar ameliyat etti" başlığı kullanılıyor. Haberde bundan 40 yıl önce Bolivya dağlarında yakalanan Küba devriminin liderlerinden Che Guevara'yı kurşuna dizmek üzere görevlendirilen Bolivyalı asker Mario Teran'ın katarakt ameliyatının Kübalı doktorlarca yapıldığı duyuruluyor. Aslında ameliyat geçen yıl yapılmış ama bu yıl Küba Komünist Partisi'nin yayın organı Granma gazetesinde duyuruluncaya kadar pek kimse fark etmemiş.

(BBC-SŞ-SŞ-SN-D)


Kaynak: İHA

8.12.2019 20:02:33