İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün, İngiltere'de Başbakan Gordon Brown Zor Durumda, Amerika'da İkinci Clinton'un Başkanlığına Kim Engel Olabilir ve Dünyanın En Akıllı Kuşu Başlıkları Öne Çıktı.

05.10.2007 10:27 | Son Güncelleme: 05.10.2007 10:27İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, İngiltere'de Başbakan Gordon Brown zor durumda, Amerika'da İkinci Clinton'un başkanlığına kim engel olabilir ve dünyanın en akıllı kuşu başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish" adresinde yer alan basın özetlerine göre, erken seçim ihtimaline odaklı bir haftanın ardından farklı gazetelerin yaptırdığı kamuoyu yoklamaları, muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin puan kazandığına işaret ediyor. Konuyu manşete çıkaran Daily Telegraph, Guardian ve Times, bunda önemli payın, Muhafazakar Parti kongresinde verilen, vergi kesintisi vaatleri olduğunda birleşiyor.

Muhafazakar Daily Telegraph gazetesi, "Muhafazakarların puan kazanması Brown'u açmaza soktu" başlıklı haberinde, haftaya parlamento önüne çıkmadan önce erken seçime gidip gitmeme konusunda karar vermesi gereken Başbakan Gordon Brown'un zor durumda olduğunu yazıyor. Gazetenin YouGov şirketine yaptırdığı kamuoyu araştırmasında, İşçi Partisi dört puan kaybederek yüzde 40'a düşerken, Muhafazakarlar üç puan kazanarak yüzde 36'ya çıkmış.

Guardian gazetesinin ICM şirketine yaptırdığı yoklama İşçi Partisi açısından daha da vahim sonuçlar vermiş. Bu ankette iki parti yüzde 38'lik seçmen desteğiyle başa baş görünüyor. Guardian İşçi Partisi kulislerinden şu bilgileri vermiş.

"Brown'un yakın çevresi dün gece, bu anketlerden sonra bile seçimden kesinkes vazgeçileceği sinyalini vermedi. Başbakanın danışmanları Brown'un şimdi erken seçimden vazgeçerse puan kaybedeceğini düşünüyorlar. Ama yine de bunun kısa vadeli bir darbe olacağı inancı hakim."

Times gazetesinin siyasi yorumcusu Peter Riddel ise, "Brown'un bir an önce bir kaçış stratejisi geliştirmesi lazım" diyor. Riddel da, partilerin bu kadar başa baş göründüğü bir durumda, olası bir erken seçimin sonucunu kimsenin tahmin edemeyeceğini yazmış.

"Başbakan seçim ilan etse bir türlü, etmese bir türlü" diyen Times yorumcusu, Brown için en güvenli seçeneğin, yine de mahcup olmak bahasına da olsa erken seçimden vazgeçmek olduğunu kaydediyor."

İlk üç dört sayfasına bakıldığında, Amerikan ve İngiliz ekonomileri açısından karamsar haber ve yorumlarla dolu olduğu dikkat çeken Financial Times'ın manşeti ise, ekonominin gidişine dair.

Maliye Bakanı Alistair Darling ile bir mülakat yapan gazete, bakanın 2008 için büyüme tahminlerini aşağıya çekeceğini duyuruyor. Ve böylelikle kapıda bekleyen ekonomik durgunluğun ilk kez hükümet tarafından da kabullenildiğini yazıyor.

"Özel araştırma dosyası: Dayak, cinsel taciz ve ırkçı aşağılamalar... İngiltere'nin sınır dışı ettiği göçmenlere uyguladığı iddia edilen utanç verici yöntemlerle ilgili tanıklıklar..."

Independent gazetesi bugün bir insan hakları sorununu manşetine taşıdı. Gazete iki yıl boyunca doktorlar, avukatlar, ve iltica başvurusunda bulunan kişilere yardım sağlayan sivil toplum örgütleri temsilcilerinin, sınır dışı etme işlemlerini yürüten göçmen dairesi görevlileri aleyhine topladığı 200 şikayet dosyasından örnekler sunuyor haberinde. Üstelik birçok kişinin, Darfur gibi açıkça ölüm tehdidiyle karşı karşıya oldukları ülkelere zorla geri gönderildiğini de ekliyor.

"İngiltere'nin adını lekeleyen insanlık dışı ve ikiyüzlü bir politika" diyor Independent başyazısında da bu konuda. Bütün bunlardan göçmen düşmanı sağcı basından alkış almaya çalışmakla suçladığı İngiltere hükümetini sorumlu tutuyor.

ABD'de gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde, Demokrat Parti içindeki adaylık yarışı, İngiliz gazeteleri tarafından adım adım izleniyor.

Times gazetesinde "Başkan İkinci Clinton'un yükselişini, artık yalnızca bir kişi engelleyebilir" başlığıyla yer alan yorumda, son yoklamalarda en yakın rakibi Barack Obama ile arasını 33 puanla açması ardından, artık Hillary Clinton'un bu yükselişini engelleyebilecek tek kişinin kendisi, yani atabileceği hatalı adımlar olduğu kaydedilmiş.

"Amerikalılar yavaş yavaş kendilerini sekiz yıllık yeni bir başkan Clinton dönemi ihtimaline hazırlamaya başlıyor. Her demokrasinin kendine has tuhaflıkları vardır. Bu da Amerikanınki. Hillary Clinton gelecek yıl başkan seçilirse, 1988 ile 2016 yılları arasında yani neredeyse otuz yıl tüm Amerikan başkanları iki aileden çıkmış olacak: Bush ve Clinton hanedanları."

Times yazarı, Clintonlar ile Bush'ları, Rönesans Floransa'sının Borjia ve Medici aileleriyle karşılaştırdıktan sonra, yine bugüne dönüyor ve "Hillary Clinton'un başkanlığı gerçekten kaçınılmaz mı?" diye soruyor. Ve kendi sorusunu şöyle yanıtlıyor:

"Iowa eyaletinde Ocak ayında yapılacak ön seçimi kazanması koşuluyla. Çünkü burada desteği pek güçlü değil. Ve burada ön seçimi kaybetmesi halinde, her şey hızla altüst olabilir."

Daily Telegraph gazetesinin birinci sayfasında ABD'nin Ortadoğu politikalarıyla ilgili bir haber dikkat çekiyor.

"Amerika, İran ve Suriye'de rejimi değiştirmeli" başlığını taşıyan haberde, yakında görevi bırakan Beyaz Saray danışmanlarından David Wurmser'in gazeteye verdiği mülakat aktarılıyor.

Kısaca neo-kon diye anılan yeni muhafazakar akımın önde gelen isimlerinden biri olan Wurmser dört yıl da Başkan Yardımcısı Dick Cheney'e danışmanlık yapmış. Wurmser, Telegraph'a verdiği mülakatta, şöyle diyor:

"Suriye rejimini sarsmak için elimizden gelen her şeyi yapmalı ve attıkları her hatalı adımdan sonuna kadar yararlanmalıyız. Bu politika, çatışmayı ve gerekirse rejimi devirmek üzere müdahale etmeyi de içermeli. Suriye'de bir rejim değişikliği olur ve İran buna engel olamazsa, o da çok zayıflamış olacaktır."

Daily Telegraph, şu anda Amerikanın Ortadoğu'da izlediği politikaya uluslararası diplomasiye ağırlık veren Condoleezza Rice'ın yön verdiğini hatırlatıyor ve Irak'ın işgalinin de ateşli savunucularından olan Wurmser'ın görüşlerinin, şu an için Bush yönetiminin çizgisini yansıtmadığını yazıyor. Buna karşılık, İran'la nükleer faaliyetleri konusundaki pazarlıklarda bir yere varılamazsa, şahinlerin yeniden ağır basabileceklerine dikkat çekiyor.

Independent gazetesinden yer alan bilimsel araştırma haberine göre, dünyanın en zeki kuşlarından birinin Pasifik okyanusunun güneyindeki adalarda yaşayan bir karga türü olduğu anlaşıldı.

"Kanatlarına takılan bir kamera yardımıyla her hareketi uzmanlarca kaydedilip izlenen Yeni Kaledonya kargası, zekanın en açık göstergesi olan alet kullanma yetisine sahip. 18 karganın izlenmesiyle toplanan görüntülerde, kuşların, dallar ve bitki köklerini, çeşitli böcek ve kurtçukları yakalamak için, toprağı kazmakta ya da ağaç kovuklarını yoklamakta kullandıkları açıkça görülüyor.

Hatta faydalı aletleri sürekli olarak yanlarında da taşıyabiliyorlar. Görüntüler, ayrıca kargaların, bazı yaprakların damarlarından yararlanarak, balık avlamaya benzer bir yöntemle böcek yakaladıklarını da kanıtlıyor."

(BBC-CY-CY-ÖZ-D)


Kaynak: İHA

13.12.2019 09:04:21