İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün, İşçi Partisi'nin Göçmen İşçi Rakamlarından Doğan Tartışma, Brown'ın "Sarsılan İmajı", Polisin "Durdur ve Ara" Yetkisinin Etkileri, Komadan Çıkaran Uyku Pili ve Yaşlılar İçin Arkadaş Sitesi Başlıkları Öne Çıktı.

31.10.2007 10:32 | Son Güncelleme: 31.10.2007 10:32İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, İşçi Partisi'nin göçmen işçi rakamlarından doğan tartışma, Brown'ın "sarsılan imajı", polisin "durdur ve ara" yetkisinin etkileri, komadan çıkaran uyku pili ve yaşlılar için arkadaş sitesi başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, İngiltere gazetelerinde bu sabah, hükümetin ülkede son 10 yılda oluşturulan istihdamın göçmen işçilerce üstlenildiği yolundaki açıklaması geniş yer buluyor. Son dönemde "Britanyalı işçiler için Britanya'da iş" sloganıyla öne çıkan iktidardaki İşçi Partisi'nin, istatistiklerdeki hatayı kabullenmesi ve yeni rakamları ilan etmesi dikkatle izlenen bir konu. Zira yetkililer önceden istihdamın büyük

bölümünün, Britanyalı işçilerce üstlenildiğini açıklamıştı. Daily Telegraph gazetesi, "Hükümet, yabancı iş gücüne ilişkin rakamları 24 saat içinde iki kez düzeltti" diyerek şöyle devam ediyor:

"İlk olarak dün gece, İşçi Partisi'nin iktidara gelişinden bu yana istihdam sağlanan göçmen sayısının daha önce söylendiği gibi, 800 bin değil, 1 milyon 100 bin olduğunu açıkladı. İçişleri Bakanı Jacqui Smith, buna rağmen, son on yılda oluşturulan istihdamın büyük bölümünün Britanyalı işçilerde olduğunu vurguladı. Ama daha sonra anlaşıldı ki, bu süreçte oluşturulan 2 milyonu aşkın yeni istihdamın yüzde 52'sini göçmen işçiler üstleniyor. Üstelik tartışma bununla da kalmadı, Muhafazakarlar'ın soru

önergesiyle, mevcut göçmen işçilere 400 bin daha eklenmesi gerektiği iddia edildi. Bu rakam, 10 yıllık süre içinde yabancı ülkelerde doğmuş, ancak daha sonra İngiliz vatandaşlığına geçmiş olanları kapsıyor."

Financial Times gazetesi de "göçmenlik meselesine ilişkin tartışmalarda en az istatistikler kadar yanlış tutum izleniyor" yorumunu yapıyor: "Göçmenlik konusu, Britanya siyasetinde, hızla, kanayan bir yaraya dönüşüyor. Fakat hata göçmenlerde değil, göçle gelen fırsatlar ve zorluklarla yüzleşmekten kaçınan politikacılarda. Ne yazık ki, hükümetin Romanya ve Bulgaristan'dan göçe tuhaf denebilecek sınırlamalar getirme kararı da; muhalefetteki Muhafazakar Parti lideri David Cameron'ın göçün kontrol altına

alınması yolunda yumuşak yollardan dile getirdiği talepler de yapıcı bir politika sunmuyor."

Guardian, "Genel seçimlerin ertelenmesi Brown'ın imajını sarstı" diyerek İşçi Partisi'nin kamuoyu yoklamalarında Muhafazakar Parti'nin gerisine düştüğünü duyuruyor. "Guardian ve ICM'in ortaklaşa düzenlediği son kamuoyu araştırması, Tony Blair'in görevi Gordon Brown'a bırakmasından bu yana yapılan bu tür anketler arasında İşçi Partisi'nin en düşük desteği gördüğü anket oldu. 1 Kasım için seçim kararı alınmış olsa, partilerin oy için kıyasıya yarışıyor olacakları bir dönemde; yani geçen hafta yapılan

ankete göre Muhafazakar Parti, 5 puanla İşçi Partisi'nin önünde. Ankette Muhafazakarlar yüzde 40, İşçi Partisi yüzde 35, Liberal Demokratlarsa yüzde 18 oy oranına sahip görünüyor."

DURDUR VE ARA YETKİSİ

İngiltere gazetelerinde bu sabah polis memurlarına tanınan "şüpheli şahısları durdurup arama" yetkisinin nasıl kullanıldığına ilişkin de dikkat çekiyor. Times gazetesi, Londra'da 2005 yılında meydana gelen bombalı saldırılardan bu yana polisin bu yetkiye başvurduğu vaka sayısının 3'te 1 oranında arttığını duyuruyor. "Adalet Bakanlığı'nın dün açıkladığı verilere göre, polisin 7 Temmuz saldırıları sonrasında terörle mücadele yetkileri kapsamında 'durdur ve ara' yetkisini kullandığı insan sayısı 50

bini buluyor. Gözaltına alınanların 4'te 1'i ise 18 yaşın altında." Guardian gazetesi ise bu son verilerin, ülkede hayli tartışmaya neden olan "durdur ve ara" yetkisi konusunda hükümet ve polis üzerinde baskıya sebep olduğunu yazmış: "Polisin aradığı her 400 kişiden sadece birinin gözaltına alındığı ortaya çıktı. Verilere göre, bu uygulamadan asıl zarar görenlerse Asya kökenliler oluyor. Uzmanlar bu yolla gözaltına alınan bir kişinin bile, terör faaliyetlerine karıştığının belirlenmediği görüşünde. Polis

ise bu yetkinin en azından terör faaliyetlerinin kesilmesine yardımcı olduğunu savunuyor."

Financial Times, Japonya'da hükümet verilerine göre işsiz sayısındaki artışın kaygıya neden olduğunu duyuruyor. "Japonya'da işsizlik oranları Ağustos'ta olduğu gibi Eylül ayında da artmayı sürdürdü. Bu durum, uzmanlarının, 5 yıldır devam eden ekonomik büyümenin yıpranmaya başladığını gösteren bir işaret olabileceği yolunda uyarılarına neden oluyor. Ancak uzmanlar, yine de işsizlik konusunda yeni bir eğilim gözlendiğini söylemek için erken olduğu görüşünde."

Financial Times ayrıca Almanya'nın da 2 yıldır içinde bulunduğu ekonomik iyileşme sürecinin sonuçlarını görmeye başladığını yazmış: "Almanya'da 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek istihdam oranlarına ulaşıldı. Resmi verilere göre Almanya, Avrupa Birliği'ne söz verdiği istihdam rakamlarına 2 yıl önceden ulaşmayı başardı. Bu durum, Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'da iş piyasasının güçlenmeye başladığının bir göstergesi."

Daily Telegraph, iç haber sayfalarında Robert de Niro ve Robin Williams'ın başrollerinde yer aldığı "Awakenings-Uyanışlar" filmini anımsatan bir tıp gelişmesine yer vermiş. Habere göre, bir uyku hapını kullanan 20'li yaşlarındaki bir genç kızı, altı yıllık komadan çıkmayı başarmış: "2001 yılında erkek arkadaşının ikna etmesiyle eroin enjekte ettikten kısa süre sonra komaya giren 23 yaşındaki Amy Pickard, Zolpidem adlı uyku hapının yan etkileri üzerine bir araştırma sayesinde, yeniden hayata dönmeye

başladı. Amy'nin, ilk hapı aldıktan 4 hafta sonra, kendi başına nefes almaya başladığı, odasındaki objelerin ve güçlü tadı olan yiyeceklerin farkına varıp kelimeler kurmaya başladığı belirtiliyor. Deney kapsamında 360 hastaya Zolpidem tedavisi uygulanmaya başlandı. Hastaların yüzde 60'ının yaşam belirtisi göstermeye başladıkları açıklandı." Daily Telegraph, bu gelişmenin, BBC'de bu akşam yayınlanacak bir belgeselde de işleneceğini eklemiş.

Times'ın "Yaşı geçkin internet sörfçülerine müjde! Artık sizin de bir internet siteniz var!" sözleriyle duyurduğu haber, Financial Times'da ilk sayfadan yer buluyor: Tatil sigortası satan Saga şirketi, 50 yaş üzerindekiler için Saga zone adlı bir arkadaş sitesi kurdu. Facebook'a benzeyen bu sitede, "Begonyaları kış boyu yaşatmak" gibi tartışma forumlarının yanı sıra yetişkinler için randevu grupları var.

"Hatta flashmob diye anılan ve yeri internetten iletilerle yayılan spontane bir toplantı dahi yapıldı. Üstelik Malta'da rahat bir otelde! 64 yaşındaki bir Saga üyesi, sosyal yaşamının bu sayede ilerlediğini, artık her sabah bilgisayarını açtığını söyleyip ekliyor: Şimdi 40'larında olan çocuklarım beni kıskanıyorlar ama katılamazlar çünkü burası için fazla gençler!"

(BBC-SŞ-SŞ-SN-D)


Kaynak: İHA

17.02.2020 18:46:45