İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Yüksekovalı Ataş ailesinin yılanlarla başı dertteHAKKARİ'nin Yüksekova İlçesine Bağlı Bataklı Köyünde yaşayan Ataş ailesinin başı, yılanlarla dertte.

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ
07.05.2020 14:57 | Son Güncelleme: 07.05.2020 14:57

Yüksekovalı Ataş ailesinin yılanlarla başı dertte

HAKKARİ'nin Yüksekova İlçesine Bağlı Bataklı Köyünde yaşayan Ataş ailesinin başı, yılanlarla dertte. Evin tavanında gezinen yılanların korkusu yüzünden uyuyamadıklarını anlatan aile yetkililerden yardım istiyor. 

İlçe merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunan Bataklı köyünde tek katlı toprak evde yaşayan 6 kişilik Ataş ailesi, havaların ısınmaya başlaması ile birlikte uykusuz ve korkulu günler yaşamaya başladı. Geçen yıl  MS (Emes) hastalığına yakalanan 4 çocuk babası Davut Ateş(39), sıcaklığın artmasıyla birlikte evlerinin içinde boyları 1 metreyi aşan yılanlar görmeye başladıklarını söyledi. Yılanların evin tavanından içeri girdiklerini anlatan Ateş, yaşları henüz küçük olan çocuklarının bu durumdan dolayı büyük korku yaşadıklarını ve uyuyamadıklarını söyledi. 

Eşinin hastalığı yüzünden yürüyemediğini, evden çıkamadığını, bundan dolayı da zor günler yaşadıklarını, yakınlarının ve komşularının verdiği destekle yaşadıklarını belirten Sanya Ataş ise yetkililerden yardım bekliyor. 11 yaşındaki çocukları Hasan Yusuf da  ilk defa karşılaştıkları yılanlar yüzünden korkulu günler yaşadıklarını, bu korku yüzünden de krdeşleriyle birlikte geceleri geç saatlere kadar televizyon izlemek zorunda kaldıklarını söyledi.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ 

-Evden görüntü

-Evin içinden görüntü

-Tavandan görüntü

-Tahtaların arasında çıkan yılan

-Yılanlardan görüntü

-Sanya Ataş ile röp

-Çocuklarla röp

-Genel detaylar

Yaşar KAPLAN/YUKSEKOVA(Hakkari),

=========================

Uzaklaştırma kararı nedeniyle evden almaya çalıştığı valizden cephanelik çıktı

KÜTAHYA'da eşine şiddet uyguladığı iddiasıyla uzaklaştırma kararı çıkarılan H.H.D. (48), 'özel eşyalarım' diyerek evden almaya gittiği valizden kuru sıkı tabanca, çelik bilye atan tabanca, 700 kadar mermi, bıçak ile adet satır çıktı.

Yıldırım Beyazıt Mahallesi Kılıçbadem sokak üzerinde oturan Ç.D. (34), eşi H.H.D.'den şiddet gördüğü iddiasıyla mahkemeye başvurarak uzaklaştırma kararı aldı. Şüpheli H.H.D. uzaklaştırma kararının ardından eşi Ç.D. ile oturduğu eve gelerek 'özel eşyaları'nı alacağını söyledi. Ç.D. ise polis ekiplerine haber verdi. Polis, H.H.D.'yi evin kapısında yakalayıp uzaklaştırma kararına uymadığı gerekçesiyle gözaltına aldı. Ç.D. eşi H.H.D.'nin özel eşyaları olduğunu söylediği valizini polise ekiplerine teslim etti. Valizde yapılan kontrolde 5 adet kuru sıkı tabanca, çelik bilye atan tabanca, kurusıkı tabanca mermileri, çelik bilyeli mermiler, 700 adet tabanca mermisi, bıçak ve adet satır bulundu. Geçirildiği sağlık kontrolünün ardından ifade için emniyete götürülen H.H.D.'nin 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçundan suç kaydı olduğu belirlendi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Valizin açılması ve kontrolü

-Valizin içindeki tabanca ve mermiler

-Polislerin valizi alarak binadan çıkmaları 

-Valizinden çıkan tabancalar

-Polisin mermilerle 'evde kal' yazması

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA,

========================

Kümese dadanan yaban kurdu güvenlik kamerasından tespit edildi

MUĞLA'nın Ortaca ilçesinin dünyaca ünlü turistik mahallesi Dalyan'daki bir kümesteki tavukları yiyen yaban kurdu, yakındaki tekne çekek yerinin güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Görüntülerden, kurdan Dalyan Kanalı'nın karşısındaki kırsal Çandır Mahallesi'ndeki Ölemez Tepesi'den inip, yüzerek karşıya geçtikten sonra kümesteki tavuklarla karnını doyurduğu anlaşıldı.

Dalyan Mahallesi'nin Gürpınar mevkisindeki tekne çekek yerinin yakınındaki bir kümesindeki tavukların bir süredir eksilmesi üzerine sahibi, çekek yerinin bekçi köpeklerinden şüphelendi. Bunun üzerine gidip, çekek yerinin bekçilerine durumu anlattı. Ancak, çekek yeri bekçiler kendi köpeklerinin böyle bir şey yapmış olamayacağını söyledi. Bekçiler, bir yandan kümesin bulunduğu yerdeki güvenlik kamerasını takibe aldı. Güvenlik kamerası görüntülerinden bir yaban kurdunun kümesin bulunduğu tarafa geçtiği belirledi. Görüntülerden çekek yerindeki köpeklerin kurdun peşine düşüp, kovaladıkları tespit edildi.  Görüntülerden başka geçiş yolu olmadığı için kurdun Dalyan Kanalı'nın karşısındaki kırsal Çandır Mahallesi'ndeki Ölemez Tepesi'nden inip, yüzerek kümesin bulunduğu tarafa geçtiği, bunu da gece boyunca birkaç kez tekrarladığı anlaşıldı.

'TEKRAR GELİRSE KOVALAMAKTAN BAŞTKA YABALİCEĞİMİZ BİR ŞEY YOK'

Tekne çekek yerinin gece bekçisi Yusuf Baskan, "Gece nöbetini devralmaya geldiğimde arkadaşım karşı komşumuz tavuklarını bizim köpeğin yediğini sandıkları için dikkatli olmam konusunda beni uyarınca şaşırdım. Çünkü bizim köpekler bir yıldan beri buralar. Öyle bir şey olsa daha önce de şikayet olurdu. Gece, biz farkında olmadan köpekler oraya gidiyor olabilir mi diye görüntüleri incelediğimde gerçek ortaya çıktı.  Köpekler tanımadığı kokusundan olsa gerek yaban kurdunu fark edip, o tarafa doğru atak yapınca, ben de peşlerinden gittim. Yaban kurdunu kovaladık. 50 metre kadar ilerde durdu. Tekrar kovaladı. Gün ağarınca da gözden kayboldu" dedi.

35 senedir buradayım ilk defa böyle bir şeye tanık oldum" diyen Baskan, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz gün karşı köyde birkaç koyun parçalanmış olduğunu duyduk ama hayvanın bu olduğunu beklemiyorduk. Sanırım bu koronavirüs salgını nedeniyle herkes evlerine kapanınca bunu fırsat bilen aç kalan yaban kurdu, Dalyan Kanalı'nı yüzerek buraya geçmiş. Çok güzel bir hayvan İnşallah öldürmezler. Tekrar gelirse kovalamaktan başka çaremiz yok."

'ENDER GÖRÜLEN BİR DURUM'

Tarım ve Orman Bakanlığı 4'üncü Bölge Müdürlüğü Doğa Koruma ve Milli Parklar Muğla Şube Müdürü Yunus Aydın, yaban kurdunun görüntülerini memeli hayvan uzmanları ile incelediklerini belirtip, "Uzmanımız da inceledikten sonra hayvanın Canis Lupus yani kurt olduğunu tespit etti. Yerleşim yerlerinde görülmesi ender bir durum. Ülkemizde Doğu'dan Batı'daki İzmir'e kadar olan alanda tek kurt türü var. Ege ve Akdeniz bireyleri biraz daha sarımsı ve kızılımsı renkte olsa da bireysel ve bölgesel post renklenmelerinde farklılıklar olabiliyor. Popülasyonun devam etmesi bizim için sevindirici bir durum. Büyük bir ihtimalle ülkemizdeki virüs salgını nedeniyle ülkemizde sokağa çıkma yasağı kapsamında insan hareketlerinin azalmasından dolayı bireyler daha rahat gezinme fırsatı doğduğu için yerleşim yerlerine gelmiş. Bu türlerin korunması yaban hayatın devamlılığı açısından önemli. Vatandaşlardan bu konuda hassasiyet göstermesini bekliyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Kümesten görüntü

Telef olan tavukların tüylerinden görüntü

Kurdun kümese giden yoldaki bir köprüyü geçme çabasından güvenlik kamerası görüntüsü

Kurdun köpekler ve bekçi tarafından kovalanmasından güvenlik kamerası görüntüsü

Kurdu kovalayan tekne çekek yerinin gece bekçisi Yusuf Baskan ile röp.

Haber - Kamera: Süleyman İLTER/ ORTACA (Muğla),  

=======================

Vatandaşların meraklı bakışları içinde lüks cipi denize bıraktı

İZMİR'in Urla ilçesinde, henüz kimliği belirlenemeyen bir vatandaş, kiralık olduğu iddia edilen lüks cipi el freninin çekerek denize bıraktı. O anlar saniye saniye görüntülendi.

Olay, dün (Çarşamba) öğle saatlerinde Karantina Adası'nda meydana geldi. Henüz kimliği belirlenemeyen bir vatandaş, iddiaya göre Çeşme'den lüks bir cip kiralayarak Urla'ya geldi. Karantina Adası ile Urla'yı birbirine bağlayan yolun ortasında bir süre arabanın içinde oturan sürücü, ardından el frenini indirerek lüks cipi denize bıraktı. O anları bir vatandaş kamerasıyla saniye saniye görüntüledi. Görüntülerde, sürücünün bir süre park halinde bekledikten sonra kapıları açık vaziyetteki lüks cipi denize bıraktığı ve kendisini de son anda dışarı atarak normal bir şekilde yürümesi görüntülerde yer aldı. Görüntüleri çekenlerin şaşkınlıkları ise konuşmalarına yansıdı. Denizdeki araç çekici yardımıyla çıkarılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Vatandaş kamerasından görüntü

Haber: Tolga TAHÇI- Kamera: İZMİR,  

=========================

Emekli polise meslektaşlarından sürpriz 

Antalya'nın Finike ilçesinde 13 yıl önce emniyet teşkilatından emekli olan 65 yaş üstü Adnan Bozok'a, meslektaşları doğum günü sürprizi yaptı. Finike Emniyet Müdürü Cevdet Arıcı ve polis memurları üzerinde Adnan Bozok'un fotoğrafının olduğu doğum günü pastası yaptırdı.

Finike'ye bağlı Sahilkent Mahallesi'nde eşi Nermin Bozok ile yaşayan Adnan Bozok, iftardan sonra meslektaşlarının yaptığı sürprizle duygulu anlar yaşadı. Finike Emniyet Müdürü Cevdet Arıcı ve polis memurları üzerinde Adnan Bozok'un fotoğrafının olduğu doğum günü pastası yaptırdı. Akşam iftardan sonra 21.00 sıralarında Adnan Bozok'un evine ziyarete giden polisler, maske ve sosyal mesafeye de dikkat ederek meslek büyüklerinin doğum gününü kutladı. 

Emniyet Müdürü Cevdet Arıcı, emekli olan meslektaşı Adnan Bozok'un 65 yaş üstü olduğu için dışarı çıkamadığını anımsatarak, "Meslektaşlarını özlediğini duyduk. Bugün de doğum günüydü. Kendisine bir sürpriz ziyaret yaptık. Çok da mutlu olduk. Kendisinin bu duygulu halini görünce mutluluğumuz daha da arttı. 65 yaş üstü vatandaşlarımızın bu salgından sağlıkla çıkmasını temenni ediyoruz" dedi. 

Emekli polis Adnan Bozok da evde kalmaları gereken bu dönemi kitap okuyarak, bulmaca çözerek geçirdiğini anlattı. Sürpriz doğum günü ziyaretinin kendisini çok duygulandırdığını ve mutlu ettiğini belirten Adnan Bozok, Emniyet Müdürü Cevdet Arıcı'ya, emekli polis Atila Demirparmak ve polis memurlarına teşekkür etti.   

 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Karşılama

Emniyet Müdürü Arıcı ziyaret nedenini açıklarken

Doğum günü pastasından

Polis memuru pastayı getirirken

Kutlama

Emekli polis ve müdür röportaj

HABER- KAMERA: Suat SÖĞÜT/FİNİKE,(Antalya),

=========================

Yüksekova'daki heyelan cep telefonuyla görüntülendi

YÜKSEKOVA'nın Hakkari ile Van'a ulaşımını sağlayan karayolunda, 6 gün önce yaşanan heyalanın geliş anının bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendiği ortaya çıktı. Görüntüde, tonlarca toprak ve kaya parçasının yamaçtan kayarak gelişi sırasında 2 aracın yoldan geçtiği görülüyor.

Öte yandan karayolunda ekiplerin yürüttüğü temizleme çalışmaı zaman alacağı için bölgede, 400 metrelik alternatif yol yapımına başlandı.

Yüksekova'da, 1 Mayıs akşamı başlayan yağmur nedeniyle ilçeyi Hakkari kent merkezi ile Van'a bağlayan karayolunun 35'inci kilometresindeki Yeni Köprü mevkisinde heyelan meydana geldi.

Tonlarca ağırlığındaki toprak ve kaya parçaları, yamaçtan kayarak, karayoluna düştü. Yol ulaşıma kapanırken, heyalan anının, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendiği ortaya çıktı Topra ve kayaların gelişinin yer aldığı görüntüde, heyelandan saniyeler önce 2 aracın yoldan geçmesi yürekleri ağıza getiriyor.  

ALTERNATİF YOL YAPILIYOR

Bölgede Karayolları ekiplerinin yolu ulaşıma açmak için başlattığı çalışma ise sürüyor. Ancak tonlarca ağırlığındaki toprak ve kayaların yoldan kaldırılması uzun zaman alacak. Bu nedenle ulaşımın sağlanabilmesi için alternatif yol yapılıyor. 400 metre olacağı belirtilen yolun yapımı, olumsuz hava şartlarına rağmen Karayolları 117'inci Şube Şefliği ekiplerince gerçekleştiriliyor.

ÇALIŞMALARI İNCELEDİ

Ekiplerin, 6 gündür süren çalışmalarını bölgeye giderek inceleyen Yüksekova Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Osman Doğramacı, ciddi bir heyelan sorunu yaşandığını söyledi. Doğramacı, "Yarın öğlene kadar inşallah burayı trafiğe açmayı planlıyoruz. Zorlu bir süreç. Bu süreci kolaylaştırmak için bütün ekiplerimiz canla başla çalışıyor. Burası uluslararası bir yol, hepimiz ciddiyetin farkındayız ama tabi doğa ile mücadele ediyoruz" dedi.

VATANDAŞLAR KÖY YOLUNU KULLANIYOR

Yüksekova'dan Hakkari ya da Van'a gitmek isteyenler ise, köy yolu kullanmak zorunda kalıyor. 11 kilometrelik köy yolunun çamurlu olması, sürücülere zor anlar yaşatıyor. Sürücüler, araçlarına zincir takmak zorunda kalıyor. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Yola inen heyelanın cep telefonuyla kaydetme anı

-Heyelan bölgesinden detaylar

-Karayolları ekiplerinin çalışmalarından detaylar

-Yüksekova Kaymakamı Osman Doğramacı'nın bölgedeki incelmesinden detaylar

-Yüksekova Kaymakamı Osman Doğramacı'nın açıklaması

-Yolda mahsur kalan araçlardan detaylar

Yaşar KAPLAN-Mehmet ÖZKAN/YÜKSEKOVA(Hakkari), -

=======================

Elindeki dövme sayesinde yakalandı 

SAKARYA'nın Adapazarı ve Serdivan ilçelerinde 4 camiye giren hırsızlar, dizüstü bilgisayar, semaver ve bir miktar para çaldı. Polis güvenlik kameraları sayesinde elindeki dövmeden E.O.'nun kimliğini belirleyerek, 2 kişiyi yakaladı.

Adapazarı ve Serdivan'da bulunan 4 caminin kapılarını zorlayarak ya da camlarını kırarak içine giren E.O. ile B.G. (25), camilerden dizüstü bilgisayar, çay kazanı, elektrikli semaver ve bir miktar para çaldı. Sakarya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameraları kayıtlarını inceledi. Hırsızlardan E.O.'nun elindeki dövmeden kimliği tespit edildi. E.O. ile birlikte hırsızlık yaptığı B.G. yakalandı. E.O.'nun daha önceden hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay 20 gün kesinleşmiş cezası olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 2 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Güvenlik kamerası görüntüleri

HABER-KAMERA: Güven HASBAŞ/ADAPAZARI (Sakarya),

=======================

Beytüşşebap'ta 10 kiloluk taşta deniz canlılarına ait fosiller bulundu

ŞIRNAK'ta dere kenarında bulunan 40 milyon yıllık olduğu değerlendirilen taşın üzerinde deniz canlılarına ait fosillere rastlandı.

Beytüşşebap ilçesinde yaşayan Halil Özkan, doğa yürüyüşü yaparken dere kenarında üzerinde şekiller yer alan taş buldu. 10 kilogram ağırlığındaki taşı inceleyen Özkan taşın üzerinde deniz canlılarına ait fosillerin bulunduğunu belirledi. Özkan, incelenmesi için taşı üniversiteye vereceğini söyledi.

40 milyon yılık olduğu tahmin edilen 10 kilo gram ağırlığındaki taşın, günümüzden milyonlarca yıl öncesinde var olan Tethis Okyanusu'nun bölgeden geçtiğini kanıtlar nitelikte olduğunu belirten Jeoloji Yüksek Mühendisi Abdullah Sipahi, "Bu fosiller, Tethis Denizi'nin bölgedeki varlığını kanıtlar niteliktedir. Bölgedeki kiraçtaşları içinde günümüzden 48.4 milyon yıl önce başlayıp 40.4 milyon yıl önce sona eren orta eosen (lütesiyen) döneme ait nummulites fosillerine rastlanmaktadır. Bu canlılık, bazı yeraltı kaynaklarının varlığına işaret olabilir" dedi.

Şırnak'ta daha önce Cudi ve Gabar dağlarının bulunduğu bölgelerde nesilleri tükenen bilimsel adları 'Nummulites' ve 'Alveolina' olan kök ayaklı deniz canlılarına ait olduğu belirtilen fosiller bulunmuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------

Bulunan taş

Bulunan taşın üzerindeki figürler

Taşın bulunduğu çevrenin görüntüsü

Taşı bulan vatandaşla röportaj

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emin BAL/ BEYTÜŞŞEBAP (Şırnak), 

=======================

Jandarmayı görünce kiralık ambulansla taşıdığı esrarı yol kenarına attı 

DİYARBAKIR'da, jandarmayı görünce duraklayan ambulanstan yol kenarına atıldığı belirlenen 6 valizde, 112 kilo esrar ele geçirildi. İstanbul'dan hasta olduğunu beyan edip ambulansı kiralayarak geldiği Diyarbakır'ın Lice ilçesinde telefonla irtibat kurduğu kişiden esrarı teslim alan F.B. ile ambulans şoför ve 2 görevli gözaltına alındı.

Bingöl- Diyarbakır karayolunda hareket halindeki ambulans, Sur İlçesi Mermer Jandarma Karakol Komutanlığı önünde yol kontrol noktasına yaklaşık 100 metre mesafede durakladı. Kısa süre sonra hareket eden ambulans, kontrol noktasına geldiğinde jandarma tarafından durduruldu. Ambulans ve kontrol noktasına yaklaşınca durduğu yerde kontrol yapıldı. Jandarma yol kenarına atılmış 6 parça valiz içerisinde, özel olarak hazırlanarak jelatine sarılmış, satışa hazır vaziyette 112 kilo esrar ele geçirdi. Ambulans şoförü ve 2 görevli ile ambulansı İstanbul'dan kiraladığı belirlenen F.B. gözaltına alındı.

HASTA OLDUĞUNU BEYAN EDİP, AMBULANS KİRALAMIŞ

İstanbul'da yaşayan F.B.'nin, hasta olduğunu ve Diyarbakır'a gitmesi gerektiğini beyan ederek özel bir şirketten ambulansı kiraladığı saptandı. Diyarbakır'a yaklaştıklarında F.B.'nin fikir değiştirerek Lice'ye gitmesi gerektiğini söylediği belirlendi. F.B.'nin Lice'de telefon ile irtibat kurduğu kişiden 6 parça valizi teslim alıp, ambulansa koyduğu, ardından da görevlilere İstanbul'a dönmek istediğini söylediği tespit edildi.

ŞOFÖR VE GÖREVLİLER SERBEST BIRAKILDI

Ambulans şoförü ve 2 görevli, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. F.B.'nin sorgusu sürerken, esrarı teslim aldığı kişilerin yakalanması için de çalışma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Ambulansta yapılan arama

Dedektör köpeğinin arama yapması

Ele geçirilen uyuşturucunun sergilenmesi 

Genel ve detay

Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,

==========================

İhracat kapanınca limon halde kaldı

 

ÜLKEDE alınan koronavirüs tedbirleri kapsamında sınır kapılarının kapatılması üzerine, sebze ve meyve üretimi talebin üzerine çıktı. Adana Kabzımallar Odası İkinci Başkanı Mahsun Doğan, limon fiyatlarının 4 liraya kadar düştüğünü ancak hala 700- 800 ton limonun halde kaldığını belirtti. 

Tüm dünyayı etkileyen yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında sınır kapılarının kapatılması sonucu sebze ve meyvede talep, arzın çok gerisinde kaldı. Bu nedenle Adana Vedat Dalokay Hal Kompleksi'nde limon fiyatlarının 4 liraya kadar düştüğü görüldü. Adana Kabzımallar Odası İkinci Başkanı Mahsun Doğan, halden çıkan limon fiyatlarının market raflarında üç katına çıktığını vurgulayarak, "Daha önce 6 liradan sattığımız limonu, şu anda 4 liradan satıyoruz. Ama nedense marketlerde aynı limon en fazla 5 liradan satılması gerekirken, 10 ile 15 liradan satılıyor. Bu konuyla ilgili yetkililerden önlem alınmasını istedik ancak bir sonuç alamadık" diye konuştu.

'750- 800 TON LİMON HALDE KALDI'

Limonda arzın fazla olduğunu ancak talebin olmadığını kaydeden Doğan, "Şu anda sadece Adana'da 750- 800 ton limon var. Herkes gelip buradan limon alabilir. Önümüzdeki dönemde bu limonu 2 liradan satamayacağız diye korkuyoruz. Bu durum ileride limon üretiminde azalmaya yol açacak ve limon ithal etmek zorunda kalacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Kasalardaki limonlar

Kabzımallar Odası İkinci Başkanı Mahsun Doğan ile röp.

Limondan detaylar

Vedat Dalokay Hal Kompleksi'nden genel görüntü

Haber: Rüşan Anıl ATAR - Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

Haber Kodu : 200507053

============================

Koronavirüsün çocuklar üzerindeki etkisi ve yapılması gerekenlere dikkat

 

MANİSA Şehir Hastanesi'nde görevli Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzm. Dr. Önder Küçük, koronavirüs sürecinde çocukların mutlaka gelişen olaylara dahil edilmesi ve yapılan her türlü eylemde onaylarının alınması gerektiğini açıkladı.

Koronavirüs salgını dünyada etkisini sürdürürken, bu süreçte etkilenenlerin başında çocuklar geliyor. Eğitime ara verilmesinin ardından, 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağıyla da çocuklar 1,5 aydır evde yaşamlarını sürdürüyor. Manisa Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzm. Dr. Önder Küçük, virüsün çocuklara anlayabilecekleri bir şekilde anlatılması gerektiğini kaydetti. Çocukların bu süreci atlatabilmesi için çocuğa uygun yaklaşım, iletişim ve etkinliklerin yapılması gerektiğini anlatan Önder Küçük, yapılabilecek etkinliklerin örneklerini verdi.

'ÇOCUKLARA DOĞRU OLMAYAN ŞEYLERİ SÖYLEMEYİN'

İlk aşamanın doğru bilgilendirme olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Küçük, çocukların anlayabileceği dilden bilgilendirilmeleri gerektiğini kaydedip, "Doğru bilgi kaynağından, doğru bilgiye erişmek önemli. Bakanlığın bu konuda yayınladığı birçok bilgi var. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü'nün yayınladığı bilgiler var. Salgının bu virüse bağlı olduğu, bazı hastalıklar yapabildiği, bazı belirtiler gösterebileceği, solunum yoluyla ilgili öksürük gibi solunum zorluğu gibi sorunlar yaratabileceği, ama aynı zamanda hastalığın çocuktaki etkilerinin yaşlılar kadar yoğun olmadığı, çok hafif geçirebildikleri ama bazı hassas kişilerde yaşı ileride olan kişilerde ve hasta olan kişilerde ciddi sorunlara yol açabileceği söylenmeli. Bundan korunmanın da yolları öğretilmeli. İlk aşama tabi ki hijyen. Ellerin düzenli yıkanması, günlük sosyal mesafe kurallarına uyulması. İkinci temel önemli basamak ise beraberinde de eğer ailede bununla ilgili sorun olduğunda birine koronavirüs bulaştığında buna ilişkin uygun şekilde bilgilendirme yapmak gerekir. Çocuklara doğru olmayan şeyleri söylememek gerekir. Bu virüsün çok abartılı olacak şekilde korkutacak düzeyde bilgilendirme yapılmaması tam tersine bunun hiçbir soruna yol açmayacak bir şey gibi önemsiz şekilde anlatılması da uygun değil. Uygun bir dille anlatılması gerekir" dedi.

'EVDE HAREKETSİZ KALIRLARSA DALGINLIK SORUNLARI ÇIKABİLİR'

Çocukların bu süre zarfında yapması gerekenlerden de bahseden Küçük, "Yaklaşık 1,5 aydır çocuklar evlerinde. Bir süre daha evlerinde kalacak gibi görünüyorlar. Sabahları kalktıklarında egzersiz yapmaları ve sonra kahvaltı yapmaları, beraberinde bulunduğu yaş ve sınıfa göre onunla ilgili online eğitimlere katılması, bu rutinleri yerine getirmesi, hobileri varsa hobilerini yapması, aile etkinliklerinde bulunması, anne ve babanın bu konuda çocuğa bazı sorumluluklar vermesi çok önemli. Çünkü bu düzeyi bu kadar süre evde kalan, hareketsiz kalan çocuklarda dalgınlık sorunları ortaya çıkabilir. Ev içinde huzursuzluklar ortaya çıkabilir. Bununla baş etmenin yolu da çocuğa uygun şekilde yaklaşım, uygun şekilde iletişim ve uygun şekilde etkinlikler, günlük bir akış, günlük rutin ortaya koymak bu noktada önemli" diye konuştu.

'KÜÇÜK KÜÇÜK MİKROPLARDIR'

Yaşları 5 ila 12 arasında değişen çocuklar da koronavirüs hakkındaki düşüncelerini anlattı. 5 yaşındaki Mina Seval, "Koronavirüs küçük küçük mikroplardır. O mikroplar bize bulaştığında bizi hasta eder. Onlardan korunmak için de maske, tulum ve eldiven lazım. Evde kaldığım zamanlar da makarnadan bilezik yapıyorum. Telefonla oynuyor ve televizyon izliyorum" dedi.

'KORONAVİRÜS YEŞİLDİR'

Ahmet Tütüncü İlköğretim Okulu 1'inci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Atlas Atadil ise, "Koronavirüs böyle yeşil bir şeydir. Bağırsaklarımıza bulaşır ve bizi öldürür. Koronavirüsten korunmak için maske, eldiven takıyorum. Kolumu kıvırıp oraya hapşırıyorum. Evde kalıyoruz. Annem uyurken onun telefonuyla oynuyorum" diye konuştu.

'ÇOK KÖTÜ BİR SALGIN'

Koronavirüsün küçük taneciklere benzediğini anlatan Dr. Ömer Faruk Meriç İlköğretim Okulu 4'üncü sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Zübeyde Hasçelik ise, "Koronavirüs çok kötü bir salgın. Koronavirüsü önlemek için hijyene dikkat etmemiz gerekir. Korkunç bir şey bence. Dikkat etmemiz lazım" dedi.

Dr. Ömer Faruk Meriç İlköğretim Okulu 5'inci sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Zelal Hasçelik ise "Koronavirüs çıktıktan beri daha çok önlem aldık. Bize temizliği öğretti" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

-Uzm. Dr. Önder Küçük ile röp.

-Çocuklardan Mina Seval, Atlas Atadil, Zübeyde Hasçelik, Zelal Hasçelik ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Cemil SEVAL/MANISA  

Haber Kodu : 200507054

========================

Kan stokları azalan Kızılay'a bağışta bulunup, öncülük ettiler

 

ADANA'da, Seyhan Devlet Hastanesi'nde görevli doktor, hemşire ve servis çalışanları, kan stokları azalan Kızılay'a kan bağışında bulunup, bağışa öncülük etti.

Tüm dünyaya yayıldığı gibi Türkiye'de de etkisini gösteren yeni tip koronavirüs nedeniyle Kızılay'ın kan stokları kritik seviyenin altına düştü. Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye'de, 84 hastaneye gönderilmek üzere günde ortalama 10 bin ünite kan toplanırken, bağışların yüzde 70 oranında düşmesi nedeniyle bu rakam günlük 3 bin ünite seviyesine geriledi.

Seyhan Devlet Hastanesi'nde doktor, hemşire ve servis görevlisi 30 sağlık çalışanı, bu kritik eşiğe kayıtsız kalamayarak, bir nebze de olsun katkıda bulunmak için Kızılay'a kan bağışı yapma kararı aldı. Sağlık çalışanları, gerekli formları doldurduktan sonra kan sayımı yaptırdı. Herhangi bir sağlık engeli bulunmayan sağlık çalışanları, Kızılay'a destek vermek ve farkındalık yaratmak için kan bağışında bulundu.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARI OLARAK ÖRNEK OLMAK İÇİN İLK BİZ BAĞIŞ YAPMALIYIZ'

Hastanenin doğumhanesinden sorumlu ebe Tuğba Kuskaya, Türkiye'de kan bağışında ciddi sorun olduğunu belirterek, "Sağlık çalışanları olarak ilk biz bu ihtiyacı karşılamak için adım atmalıyız ki halka da örnek olsun. Sağlık çalışanları olarak ön saflarda olmalıyız. Bu nedenle hem kendi görevimizi hem de vatandaşlık görevimizi yapıyoruz" dedi.

'UMARIM FARKINDALIK YARATABİLİRİZ'

Başhekim Yardımcısı Dr. Nurşah Keskin ise bu teklifi hastanedeki ekibine teklif ettiğinde herkesin sevinçle kabul ettiğine değinerek, "Pandemi döneminde Kızılay'ın kan stoklarının azaldığını duyduk ve ihtiyacı olan insanlara bir nebze olsun yardımcı olmak için kan bağışlamaya geldik. Bütün ekibimiz son derece duyarlı davrandılar. Umarım farkındalık yaratabiliriz" diye konuştu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

Kızılay Kan Merkezi tabelası

Doktorlar ile röportajlar

Kan verenlerden detaylar

Haber: Nuri PİR -Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA, 

Haber Kodu : 200507046

=======================

Tütün yetiştirilen tarlalar, artık çilek açıyor

BATMAN'n Sason ve Kozluk ilçelerinde daha önce tütün ekilen tarlalar, çilek üretim merkezine dönüştü. Yılda 3 kez hasat yapan çilek üreticileri bu yıl 600 ton ürün elde etmeyi hedefliyor. Çiftçiler, koronavirüs tedbirleri nedeniyle şehirlerarası ulaşımda getirilen kısıtlamalarda ürünlerini satabilmek için imkan verilmesini talep etti.

Batman'ın Sason ve Kozluk ilçelerinde 5 yıl önce tütün ekilen tarlalarda çilek yetiştiriciliği sürüyor. Yılda 3 kez hasadı yapılan çileğin ilk hasadına başlanıldı. Koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl sezonun ilk ürününü çevre il ve ilçelere ulaştırabilmek için yetkililerden destek beklediklerini belirten Sason-Yeniköy Çilek Üreticileri Birliği Kooperatif Başkan Yardımcısı Şafi Esen, "Sezonun ilk ürününü toplamaya başladık. Çileğin güvencesi yok. Koronavirüs nedeniyle satışlarda sıkıntı yaşıyoruz. Verim iyi ama satışlarda zorlanıyoruz. Çilek üreticilerine en azından satış imkanı sağlansın. Daha önce Avrupa ağırlıklı ülkelere ihracat yaptığımız ürünümüzü şimdi komşu illere pazarlamakta zorlanıyoruz. Bundan dolayı çilek üreticilerine koronavirüs salgını nedeniyle şehirlerarası ulaşımda getirilen kısıtlamalarda kolaylık sağlanmalı" dedi.

'BU YIL BEKLENİLENİN ÜZERİNDE BİR REKOLTE TAHMİN EDİYORUZ'

Esen, bu yıl üretimde verim beklediklerin ifade ederek, 600 ton çilek elde etmeyi hedeflediklerini söyledi. Esen, "Bu yıl beklenilenin üzerinde bir rekolte tahmin ediyoruz. Daha önce tütün ekimi yaptığımız tarlalar tamamen çilek bahçelerine dönüştürüldü. Yeniköy'de tüm ailelerin geçim kaynağı çilek oldu. Sadece biz değil, çevredeki onlarca köy çilekten geçimini sağlıyor. Yılda üç kez ürünü tarladan topluyoruz. Bu yıl 600 ton çilek bekliyoruz. Tarladan topladığımız çileği satmak zorundayız. Aksi takdirde çürümeye yüz tutar. Depo olmadığı için çileği de günübirlik satmalıyız" diye konuştu.

'KASA YETİŞTİREMİYORUZ'

'Çilekli köy' olarak bilinen Sason ilçesine bağlı Yeniköy'de herkesin çilek üreticiliğiyle uğraştığını belirten İsa Doğan ise şunları söyledi:

"Bizim işimiz tarlada çilek toplayanlara kasa hazırlamak. Farklı illerden bize gelen kasaları kamyonlar halinde çilek bahçelerine ulaştırıyoruz. Bir kasanın adedini 1.5 liradan satıyoruz. Günde 2-3 bin adet çilek kasasını sattığımız oluyor. Çilek mevsimindeyiz ama satış sorunu birçok üreticiyi düşündürüyor. Aynı zamanda 3 dönümlük arsama ben de çilek ektim ama işim daha çok üreticilerin kasa ihtiyacını karşılamak."

Kaynak: DHA

Etiketler: Güncel, Haber