İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Karpuz fiyatına, dilimle satış ayarıAntalya'da pazar tezgahlarına çıkan karpuz, yüksek fiyatı nedeniyle yarım ve çeyrek halde dilimle satılmaya başlandı.

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ
22.05.2020 14:42 | Son Güncelleme: 22.05.2020 14:42

Karpuz fiyatına, dilimle satış ayarı

Antalya'da pazar tezgahlarına çıkan karpuz, yüksek fiyatı nedeniyle yarım ve çeyrek halde dilimle satılmaya başlandı.

Yaz aylarının vazgeçilmez meyvelerinden karpuz, Antalya'daki semt pazarlarında tezgahlardaki yerini aldı. Muratpaşa ilçesi Soğuksu Mahallesi'nde kurulan semt pazarında karpuz, kilogramı 3 ila 5 lira arasında alıcı buldu. Tanesi 7 ile 13 kilogram arasında değişen karpuzun fiyatının yüksekliği nedeniyle esnaf çareyi dilimleyerek satmakta buldu. oğu tezgahta karpuzlar yarım veya çeyrek şekilde bölünerek satıldı. Çeyrek karpuz ortalama 10 liradan, yarım karpuz ise 20 liradan alıcı buldu. Bu şekilde satılan karpuza vatandaşın ilgisinin yüksek olduğu görülürken, pazar esnafı ise tüketilmesinin daha kolay ve çabuk olması nedeniyle sadece karpuzun değil çoğu meyvenin bu şekilde satıldığını belirtti.

Koronavirüs nedeniyle İran'dan karpuz gelmediğini ve bu nedenle sezon başında fiyatların yüksek olduğunu söyleyen esnaf Mehmet Ağırman, "Sadece karpuz değil, çoğu meyveyi yarım ve çeyrek halde satıyoruz. Meyvelerin fiyatlarının bu sene yüksek olması ve daha taze tüketilmesi nedeniyle bu yola başvurduk. Karpuzun yetiştiği Antalya ve Adana bölgesindeki yüksek sıcaklıklar nedeniyle karpuzlar yandı. Mevsim başındaki yağmur ve dolu nedeniyle de hasat zarar gördü. Bu nedenler, bu sene karpuz fiyatında yan etki yarattı" dedi.

Dilimli karpuza yoğun talep olduğunu söyleyen esnaf Vedat Ağır, "Günlük taze tüketimi ve bozulmamasını sağlamak için karpuzu bu şekilde satıyoruz. Vatandaş tüm alınca karpuz genelde kalıyor ve bozuluyor. Bu şekilde hem daha ucuz, hem daha taze kalıyor. Karpuzun fiyatının yüksek olması ve ağırlığı nedeniyle vatandaşlar tam almaktansa çeyrek ve yarım karpuzlara daha talep gösteriyor" diye konuştu.

Tezgahtan yarım karpuz alan Fatma Çetin, "Ekonomik gücüm bu kadarını almaya yetiyor. Daha küçüğü olsa onu alırdım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Pazardan detay görüntü

Karpuzlardan detay görüntüler

Satıcı Mehmet Ağırman ile röp

Satıcı Vedat Ağırman ile röp

Müşteri Fatma Çetin

Muhabir Semih Ersözlerin anonsu

Detaylar

HABER: Semih ERSÖZLER- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,

================

ADANA Namaz kitabı satma bahanesiyle vatandaşlardan zorla para istediği iddia edilen kişilere operasyon

Adana'da polis, bir yandan dua kitabı satan, diğer yandan da iddiaya göre dilenmek suretiyle vatandaşlardan para talep eden kişilere yönelik çalışma gerçekleştirdi. Vatandaşların dini duygularını istismar ettikleri belirtilen kişilerden Emrah K. (33), namaz kitabını satmadığını, namaz kılmak için okuduğunu iddia etti. Emrah K., "Öğle namazı kaç rekat'ö sorusuna ise "Namaz kılmıyorumö diye cevap verdi.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı motorize yunus ekipleri, hastane önlerinde dua kitabı satarak vatandaşların duygularını istismar edenlere yönelik çalışma gerçekleştirdi. Vatandaşlar, dilenmek suretiyle kendilerinden para talep eden ve zaman zaman tehdit ettiği gerekçesiyle, söz konusu kişileri polise ihbar etti. Merkez Seyhan ilçesindeki Marsa Doğum Hastanesi önünde, namaz kitabı sattığı öne sürülen Emrah K., polis ekiplerince kontrol edildi.

'NAMAZ KILMIYORUM' DİYEREK ÇARK ETTİ

Kağıt peçete sattığını, yanındaki dua kitabını da namaz kılmak için okuduğunu iddia eden Emrah K., "Öğle namazı kaç rekat'ö sorusuna, "Ben namaz kılmıyorum. Namaz kitabını kesinlikle satmıyorum. Allah'ın ayeti satılmaz. Evimize ekmek götürmek için dua ediyorum. Vatandaşları da zorlamıyorum. Ben duamı ederim, para vermezlerse de çeker giderimö cevabını verdi.

Bu sırada çocuğuyla hastaneye gelen Gülşen Kirli (42) ise daha önce dilencilerin, çocuğuna bıçak çektiklerini iddia ederek, "Çocuklarımızı korkutuyorlar. Bunlarla sürekli karşılaşıyoruz, rahat rahat hastaneye gidemiyoruz. Allah aşkına, peygamber aşkına diyerek yapışıyorlar. Bırakıp gitmiyorlar. Bir çözüm bulunması gerekiyorö diye konuştu.

Emrah K., polis ekiplerince kontrol edildikten sonra işlem yapılması için Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü'ne teslim edildi. Emrah K.'ya 'kabahatler kanunu' kapsamında idari para cezası uygulandı. Öte yandan bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntülerde, bir kişinin dua sattığı vatandaşı alnından öptüğü görüldü. Sosyal medyada paylaşılan görüntüye yeni tip koronavirüs tedbirlerine dikkat edilmediği nedeniyle tepki gösterildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------

Polislerin Emrah K.'yı kontrol etmesi

Emrah K.'dan genel görüntüler

Emrah K.'nın konuşması

Gülşen Kirli'nin Emrah K.'ya tepki göstermesi

Gülşen Kirli ile röportaj

Emrah K.'nın götürülmesi

Dua kitabı satan bir kişinin vatandaşı alnından öpmesi

Haber: Rüşan Anıl ATAR-Kamera: ADANA,

=======================

Çiçeklerini çalan hırsıza cama astığı yazıyla seslendi

 

ÇANAKKALE'nin Bayramiç ilçesinde, Tepecik Muhtarı Vahit Tekin'in eşi Serap Tekin (47), bahçesinden 4 saksı çiçeğini çalan hırsıza, cama astığı, "Çiçeklerimiz çalınmıştır. Kameralarda hırsız görülmüştür. Hırsız, acele çiçeklerimi getir" yazısıyla seslendi.

Bayramiç ilçesinde, son günlerde evlerin önündeki çiçek dikili saksıların çalınması vatandaşları isyan ettirdi. Son olarak Tepecik Mahallesi Muhtarı Vahit Tekin'in evinin bahçesindeki 4 saksı çiçek çalındı. Muhtar Vahit Tekin'in eşi Serap Tekin, çiçeklerini geri alabilmek için evinin camına, "Çiçeklerimiz çalınmıştır. Kameralarda hırsız görülmüştür. Hırsız acele çiçeklerimi getir" yazısı astı.

Serap Tekin, üzgün olduğunu belirterek, "Gözüm gibi baktığım saksı çiçeklerimden 4 tanesi çalındı. İki gecedir gözüme uyku girmiyor. Bazı komşularım da çiçeklerinin çalındığını söyledi. Hepimiz çok üzgünüz. Benim saksı çiçeklerim çalınırken komşunun kamerasında çiçek hırsızını belirledim. Eğer hırsız çiçeklerimi geri getirmezse, polise gidip hırsızdan şikayetçi olacağım" dedi.

Muhtar Vahit Tekin ise, eşinin çiçeklerinin çalınmasıyla çok üzüldüğünü, kendisine aynı çiçeklerden almayı teklif ettiğini ancak ikna edemediğini anlattı. Tekin, evde huzur kalmadığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------------

-Çiçekleri çalınan Tepecik mahallesi Muhtarı Vahit Tekin ve eşi Serap Tekin ile röportaj

-Evinin önündeki diğer çiçeklerden görüntü

-Mahalledeki çiçekleri çalınan kadınlarla röportaj

Haber-Kamera: Fatih DALDAL/BAYRAMİÇ(Çanakkale),

=======================

Hatay'da denize giren 2 kişiye 392'şer lira ceza yazıldı

 

HATAY'ın Samandağ ilçesinde, koronavirüs salgını nedeniyle yasak olmasına rağmen denize giren Suriye uyruklu 2 kişiye, 392'şer lira ceza kesildi.

Samandağ İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Yunus ekipleri, sahilde devriye gezerken, 2 kişinin denizde yüzdüğünü gördü. Sudan çıkmaları istenilen ikili önce uyarıları dikkate almadı. Daha sonra kıyıya çıktı, ancak polisin yanına gelmek istemedi. Polisler tarafından alınarak, yol kenarına getirilen, Suriye uyruklu Muhammed Hüseyin (20) ile Ahmet El Hüseyin (24) olduğu belirlenen gençlere, 392'şer lira ceza yazıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Denize giren kişilerden detay görüntüler

-Ceza yazılması

-Cezaların imzalanması

Haber-Kamera: Halil İbrahim KARAÇAY/HATAY,

=================

Adana'da 68 bin 500 lira değerinde kaçak cinsel içerikli ürün ele geçirildi

Adana'da piyasa değeri 68 bin 500 lira olan cinsel içerikli macun ve içecek ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekipleri, kaçakçılık suçlarının önlenmesine yönelik çalışma gerçekleştirdi. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Yeşiloba Mahallesi'ndeki bir iş yerinde ve deposunda gümrük kaçağı ürün olduğu bilgisine ulaşan polis, adrese baskın düzenledi. Burada yapılan aramada piyasa değeri 68 bin 500 lira olan 4 bin 458 adet değişik markalarda cinsel içerikli macun ve içecek ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan T.S., emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------

Polislerin iş yerine baskın düzenlemesi

Ürünlerin aranması

Polisin depoyu araması

Haber: Rüşan Anıl ATAR-Kamera: ADANA,

================

HATALAR ZİNCİRİ NEDENİYLE 5 İSİMLİ ADAMIN EVLİLİĞİ TEHLİKEDE

 

ANTALYA'da yaşayan Ersin Akbaş (54), doğumunda cinsiyeti kız olarak kayıtlara geçtiğini, ardından hatalar zinciri nedeniyle, resmi kurumlarda isminin Ersin, Ersün, Ergün, Ergun ve Ergin Akbaş olmak üzere 5 farklı ismin yazıldığını belirterek, hukuk mücadelesine hazırlandığını söyledi. Evliliğinin de tehlikeye girdiğini kaydeden Akbaş, "İnsanın bir kocası olur. Hanımın 5 kocası var. Hatta eşim bu yüzden boşanma davası açacak" dedi.

Antalya'da yaşayan Ersin Akbaş'ın ismiyle ilgili hatalar zinciri, doğumuyla başladı. 1966 yılında Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde doğan Akbaş, Çaycuma Nüfus Müdürlüğü'ne adı 'Ersin Akbaş' olarak bildirilmesine rağmen 'Ergün Akbaş' ismiyle, cinsiyeti 'kız' olarak kaydedildi. İlerleyen dönemde annesinin dikkati sayesinde cinsiyet yanlışlığı düzeltildi. Ancak yanlış isimle kaydetme hataları farklı tarihlerde tekrar eden Ersin Akbaş'ın hayatı film senaryosuna döndü.

İKİ KEZ ASKERE GİTTİ

Ersin Akbaş, iddiasına göre iki kez askerlik yaptı. Kendi adıyla 1986-1987 yılları arasında 18 aylık vatani görevi yapan Akbaş, 1990 yılında Körfez kriziyle çıkan seferberlik sonrası ikinci kez askerliğe çağrıldı. Akbaş, ikinci askerliğini de 'Ersün' adıyla yaptı. Akbaş, 2008 yılında dava açarak gerçek ismine kavuştu. Ersin Akbaş, yeni kimliğine kavuşsa da şanssızlıklar peşini bırakmadı. 2011 yılında başkasının yerine hapis yattı. Hata anlaşılınca 15 gün sonra tahliye oldu.

Ersin Akbaş'ın adı dolayısıyla yaşadığı sıkıntılar, sosyal güvenlik primi ödemelerinde ve iş bulma süreçlerinde de sürdü. İsim karmaşasından dolayı üniversitede okuyan kızıyla da sorun yaşadığını anlatan Akbaş, "Kızım bana 'Baba televizyonlara çıkma' diyor. O da haklı ama ben kime hesap soracağım, kime ne diyeceğim? 5 tane isim var. Cumhurbaşkanı'na, Adalet Bakanı'na da sesleniyorum. Ben çok mağdur oldum. Çoluk çocuğum mağdur oldu. Baba adları net olmadığı için oğullarım bu yüzden okulu bıraktı. Bu hataların cezasını benim mi çekmem gerekiyor? Sorumlular kim, nerede" dedi.

'HANIMIN 5 KOCASI VAR'

Ersin ve Ersün Akbaş olarak SGK kayıtlarında iki kez sigortalı olarak göründüğünü sözlerine ekleyen Ersin Akbaş, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Doğumdan beri bu mücadeleyi veriyorum. Üzerime kaç kimlik çıktı, onu da bilmiyorum. Benim bildiğim 5 tane isim var. Bu durumdan çoluk çocuğum da çok etkilendi. İnsanın bir kocası olur. Hanımın 5 kocası var. Ayıp. Bu kadar da olmaz. Kendimden utanır hale geldim. Hatta eşim bu yüzden boşanma davası açacak. Hanımla evliyim ama Ersin olarak evliyim. 3 çocuğum var. Onlar da bu mücadeleden bıktı. Bana bu işi çözemeyeceğimi söylüyorlar."

Ersin Akbaş'ın avukatlığını üstlenen Bekir Alim ise müvekkilinin yaşadığı sıkıntıları anlatırken, meslek hayatında ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını söyledi. Konunun incelenmesi için SGK'ya başvuruda bulunduklarını söyleyen Alim, SGK ve nüfus müdürlüğü nezdinde 2 farklı süreç işlediğini belirtti.

Müvekkilinin 1984 yılında 18 yaşındayken annesinin iş yerinde 'Ergün Akbaş' olarak ilk kez sigortalı işe başladığını ifade eden avukat Bekir Alim, "1986 yılında yine nüfus müdürlüğünün hatası nedeniyle müvekkilim Ersin Akbaş olarak askere alınmıştır. 18 ay askerlik yaptıktan sonra müvekkilim aynı iş yerinde bu kez, yine nüfus müdürlüğü hatasıyla 'Ersün Akbaş' ismiyle sigortalı işe başladı. 1990 yılında bu kez 'Ersün Akbaş' ismiyle askere alınmış ve 20 gün sonra yanlışlık fark edilerek terhis edilmiştir" dedi.

Ersin Akbaş'ın, 1991 yılında 'Ersün Akbaş' ismiyle tuhafiye üzerine vergi mükellefi olduğuna dikkat çeken avukat Bekir Alim, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Müvekkilimin vergi mükellefliği 1997 yılına devam etmiştir. Müvekkilimin adı nüfusta 'Ersün' olarak kayıtlı olmasına rağmen SGK'da şirket unvanı ve faaliyet alanı sistemde 'Ersin Akbaş' olarak yanlış kaydedilmiştir. Müvekkilim her ne kadar isim yanlışlığına rağmen birikmiş Bağ-Kur borcunu ödemek için başvursa da bu kez kendisine halihazırdaki isminin Ersün olmasından dolayı başvurusu reddedilmiş ve dava açması gerektiği söylenmiştir. Müvekkilim 1997 yılında vergi kaydını kapatmıştır. İş bulma vaadiyle İstanbul'a gelen müvekkilim, bu kez kendisinin birçok ismi olduğu ve sahtekar olabileceği gerekçesiyle sigortalı olarak bir işte çalışamamıştır. Müvekkilim 2003 yılında Antalya'ya taşınmıştır. 2006 yılında 'isminin nüfus kayıtlarında düzeltilmesi' için Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açılmış ve müvekkilim 'Ersin Akbaş' olarak nüfus kayıtlarına işlenmiştir."

Avukat Bekir Alim, müvekkilinin emekli olabilmesi için SGK'ya gerekli yazışmaları yaptıklarını da sözlerine ekleyerek, "Müvekkilim hakkında Ersin Akbaş, Ersün Akbaş, Ergün Akbaş, Ergun Akbaş ve Ergin Akbaş isimleriyle detaylı arşiv araştırması yapılarak, araştırma sonucunda müvekkilimin geçmiş dönem sigortalılık ve Bağ-Kur kayıtlarının tespit edilmesi ve Ersin Akbaş üzerine işlenmesini talep ettik. Bu talebimiz kabul edilmezse yargı yoluna başvuracağız" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------

Ersin Akbaş DHA muhabirine bilgi verirken görüntüsü

Evraklardan görüntü

Avukatın görüntüsü

RÖP 1: Ersin Akbaş

RÖP 2: Av. Bekir Alim

Detaylar

HABER: Süleyman EKİN -KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, - 

Haber Kodu : 200522038

=================

'NİŞANLIMA ALYANS ALACAĞIM' DEDİ, KUYUMCUDAN 30 BİN LİRALIK YÜZÜK ÇALDI

ADANA'da alyans alma bahanesiyle kuyumcuya giren kişi, iş yeri sahibi Özlem Çoktay'ın (38) bir anlık dalgınlığından yararlanarak 30 bin TL değerindeki alyansları çaldı. Olay sonrası psikolojisinin bozulduğunu belirten Çoktay, "Bir kadın kuyumcu olarak korkmadan işimi yapmak istiyorum" dedi.

Olay, 15 Mayıs günü saat 16.00 sıralarında merkez Seyhan ilçesine bağlı Yeni Baraj Mahallesi'ndeki Özlem Çoktay'a ait kuyumcuda meydana geldi. 20 yıldır kuyumcu dükkanı işleten 2 çocuk annesi Çoktay'ın iş yerine gelen yüzünde cerrahi maske bulunan kimliği belirsiz genç, nişanlısı ve kendisine alyans almak istediğini belirtip, çıkarılan yüzükleri incelemeye başladı. Bir süre yüzükleri inceleyen şüpheli, vitrinde duran başka bir alyansa da bakmak istediğini söyledi. Çoktay'ın vitrine yöneldiği sırada tezgahta bulunan ve içinde 30 bin TL değerinde alyans yüzük bulunan tablayı alan şüpheli, koşarak iş yerinden uzaklaştı. Şüpheli, kaçarak gözden kaybolurken, talihsiz kadın ise durumu polise bildirdi. İş yerindeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, hırsızlık şüphelisini yakalamak için çalışma başlattı.

'KADINDIR DEYİP HEDEF GÖRMESİNLER'

Mesleğini çok sevdiğini ve yıllardır bu işi yaptığını kaydeden Özlem Çoktay, ilk defa başına böyle bir olayın geldiğini ve derinden yaralandığını söyledi. Koronavirüs salgınından sonra işlerinin düştüğünü ve bu zor süreçte böyle bir olayın yaşanmasının hem maddi hem manevi olarak kendisini çok sarstığını ifade eden Çoktay, "Sezon yeniden başlayacakken başıma bu talihsiz olay geldi. Aslında buradaki mesele kadın bir kuyumcu olarak bu işi korkmadan yapmam. Ne yazık ki bu tür insanlar 'kadındır, zayıftır' deyip hedef görüyor ve böyle bir hamle yapıyor. Bunu yapıp insanların emeğini çalmasınlar" dedi.

Olay sonrası iş yerini 3 gün boyunca açamadığını ve korkudan uyuyamadığını belirten Çoktay, şüphelinin bir an önce yakalanması konusunda emniyet güçlerine güvendiğini belirtti.

Kaynak: DHA

Etiketler: Adana, Emrah, Güncel, Haber