Haber, Son Dakika, Haberler

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLER

İngiltere'de yaşayan 91 yaşındaki gurbetçi koranavirüsü yendiİNGİLTERE'nin Londra şehrinde yaşayan ve koronavirüse yakalanan Kahramanmaraşlı gurbetçi İbrahim Özalp (91), tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.

25.03.2020 15:36 | Son Güncelleme: 25.03.2020 15:36
İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLER

İngiltere'de yaşayan 91 yaşındaki gurbetçi koranavirüsü yendi

İNGİLTERE'nin Londra şehrinde yaşayan ve koronavirüse yakalanan Kahramanmaraşlı gurbetçi İbrahim Özalp (91), tedavisinin ardından sağlığına kavuştu. Kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede yapılan testte koronavirüs olduğu ortaya çıkan Özalp'in oğlu Behzat Özalp, babasının solunum rahatsızlığı olmaması ve bağışıklık sisteminin güçlü olması nedeniyle koronavirüsü yendiğini söyledi.

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya genelinde yayılmaya devam ederek bugüne kadar binlerce kişinin ölümüne neden olan koronavirüs, en çok ileri yaşlardakileri tehdit ediyor. Londra'da yaşayan 91 yaşındaki İbrahim Özalp ise, ilerleyen yaşına rağmen hastalığı yenmeyi başardı. Özalp'ın koronavirüsten kurtulması başta İngiltere olmak üzere tüm dünyada ilgiyle karşıladı. DHA'nın telefonla ulaştığı İbrahim Özalp'ın oğlu Behzat Özalp, babasının yaşadıklarını anlattı.

'KALP KRİZİ GEÇİRMİŞTİ, DOKTOR KONTROL AMAÇLI TEST YAPTI'

Londra'nın kuzey bölgesinde tedavi gördüğü Homerton Hastanesi'nden taburcu edilen İbrahim Özalp, oğlu Behzat'ın evinde yaşamını sürdürüyor. Oğlu, gelini ve torunları Özalp'in odasına maske ve eldivenle giriyor. Behzat Özalp, babası sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu söyledi. Behzat Özalp, babasının hastaneye kaldırılmasını ve tedavi sürecini ise şöyle anlattı:

"13 Mart Cuma günü eve gelince babamın rahatsız olduğunu ve yemek yemediğini söylediler. Aspirin verdik, daha sonra terleyince de üstünü değiştirdik. Cumartesi günü doktora götürdüm. Doktor, 'kalp krizi geçirmiş' dedi. Hastanede beklerken doktor kontrol amaçlı koronavirüs için test yapacaklarını söyledi. Test yapıldı ve 2 gün sonra doktor 'babanız koronavirüse yakalanmış, acilen ayrı bir odaya koymamız lazım' dedi. Babam hastanenin bir odasında kaldı, bir süre tedavi gördükten sonra koronavirüs hastalarının tedavi gördüğü bölüme aldılar. Aradan 2-3 gün geçtikten sonra doktor beni arayarak 'baban virüsü atlattı ama yine de emin olalım pazar günü götürebilirsin' dedi. Hastaneye gittim, doktor babamın virüsü atlattığını ancak ikinci bir defa yakalanabileceğini o nedenle eve otobüsle gitmesinin sakıncalı olduğunu belirtip, ambulansla gönderdi. Babam şu an evde ve koronavirüsü atlattık. Babamın solunum rahatsızlığı olmadığı ve bağışıklık sistemi güçlü olduğu için koronavirüsü yendi. Babamın sağlığına kavuşmasından dolayı çok mutluyum."

'GELENEKLERİMİZE ARA VERELİM'

Behzat Özalp, babasının yanına giren herkesin eldiven ve maske taktığını belirterek, "Ben özellikle Türkiye'ye seslenmek istiyorum; yaşlılarımız evlerinden dışarı çıkmasın, yasaklara ve kurallara uysunlar. Ayrıca bizim geleneklerimiz, alışkanlığımız olan el öpme, sarılma ve tokalaşmalara ara verilsin. Bir süre de kimse birbirine misafirliğe gitmesin" dedi.

İbrahim Özalp'ın torunu da ileri yaşlardakilere sokağa çıkmama çağrısında bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Yataktaki İbrahim Özalp

Özalp'in torunu Ali'nin yaşlıları uyarması

İbrahim Özalp'in ilacını içmesi

Haber-Kamera: Ömer KOÇ/ KAHRAMANMARAŞ

==========================

Fenomen olan 'Bayburtlu dayı' yine sosyal medyanın gündeminde

BAYBURT'ta ocak ayında aşırı soğukların etkisiyle donan, Gökçedere Gölü'nün yüzeyine yatarak çektirdiği fotoğraf kareleriyle sosyal medyada ilgi odağı olan 'Bayburtlu dayı' lakaplı Tuncay Şeker (47), bu kez karların üstünde poz vererek takipçilerinin ilgisini çekti.

Bayburt'ta ocak ayında etkili olan soğuk hava nedeniyle Gökçedere Gölü'nün yüzeyi buz tutunca, vatandaşlar göl üzerinde yürüyüş yaparak bu anları fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirmişti. Kent sakini Tuncay Şeker'in de buz tutan göl yüzeyine uzanmış halde çekilen fotoğrafları, sosyal paylaşım sitelerinde ilgi odağı olmuş, büyük beğeni toplamıştı.

Sosyal medyada fotoğrafların paylaşım rekoru kırmasının ardından 'Bayburtlu dayı' lakabıyla tanınan Şeker, kentte etkili olan kar yağışı sırasında çekilen fotoğraflarında da ilginç pozlarını sürdürdü. Şeker, karların üstüne uzanarak çektirdiği fotoğraflarını sosyal medyada paylaştı. Paylaşımlar, kısa sürede binlerce takipçinin beğenisi kazandı.

'BİRDEN FENOMEN OLDUM'

Sosyal medyada gündem olunca çok güldüğünü anlatan Şeker, tek amacının Bayburt'u tanıtmak olduğunu söyledi. Amatör olarak fotoğraf çektiğini ifade eden Şeker, "Amacım; Bayburt'u dünyaya tanıtmaktı ama bunu bir türlü başaramadım. Ancak Gökçedere Gölü'nün donan yüzeyinde verdiğim pozlarla birden sosyal medyanın diline düştüm. Çok komik yorumlar vardı, hepsi çok hoşuma gitti. Ama kötü yorumlar da vardı, bu yorumlara da üzüldüm. Bayburt'u tanıtmak istemiştim, birden fenomen oldum. Beni, 'Bayburtlu dayı' olarak tanıyorlar, yolda görünce fotoğraf çektirmek istiyorlar. Bayburt'u tanıtmaya devam edeceğim ve Bayburt'un en yüksek tepesinde poz vereceğimö dedi.

'AMACINA ULAŞTI'

Tuncay Şeker ile fotoğraf çeken Murat Akkoyunlu ise, "Verdiği pozlarla sosyal medyada gündem oldu. Yıllardır Bayburt'u tanıtmak için uğraşıyordu ve sonunda bu amacına ulaştıö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

-Poz veren Tuncay Şeker'den detaylar

-Tuncay Şeker ile fotoğraf çeken vatandaşlardan detaylar

-Tuncay Şeker ile röportaj

-Detaylar

Haber-Kamera: Murat SÖYLEMEZ/BAYBURT,

===========================

Zabıtadan 5 dilde virüs uyarısı

ANTALYA'daki Konyaaltı Belediyesi, ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle ilçede yerleşik olarak yaşayan vatandaşların kullandığı pazar yerlerinde 5 dilde virüs uyarısı yaptı.

Konyaaltı Belediyesi, ülkemizi ve dünyayı etkisi altına devam eden koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle vatandaşları uyarmaya devam ediyor. Belediye, ilçe sınırları içinde kalan pazar yerlerinde ve pazar alanlarında 5 dilde virüs uyarısı yaptı. Belediyenin zabıta ekip araçlarıyla vatandaşlara Türkçe, Rusça, Arapça, Almanca ve İngilizce olarak 'Sevgili Konyaaltılılar, Koronavirüs salgını ile mücadele için evlerinizde kalmanız hayati önem taşımaktadır. Sevdiklerinizin ve kendinizin sağlığı için lütfen evde kalın' uyarısında bulundu.

Zabıta ekiplerinin pazar yerinde ses sistemiyle yaptığı uyarılar, ilçe merkezinde ise zabıta ekip araçlarından yapılıyor. Pazar yerlerinde sabah erken saatlerde 65 yaş üstü pazarcıları evlerine gönderen ekipler, pazar esnafına ise eldiven ve maske takmaları konusunda uyarılarda da bulundu. Diğer yandan pazar içerisinde, pazar esnafı arasında 1 metrelik sosyal mesafe de gözetildi.

Pazar alışverişi için sokağa çıktığını ifade eden Rus vatandaşı Katerina Benetska, "Mecbur kaldığım için çıktım. Maske ve eldiveni koronovirüs için takıyorum. Belediyenin 5 dilde anonsu çok yerinde, mutlu olduk. Özellikle Rusça olanı duyduğum esnada" dedi.

Pazara eldiven ve maske takarak gelen Gamze Pelin Demirci ise "Kendimi ve ailemi korumak için mecburen bunları takıyorum. Kimse dikkat etmiyor. Herkes sokakta geziyor. Umarım çok kayıp vermeden herkes evlerine girerler. Belediyenin yaptığı uyarı anonsu çok muhteşem ve yerinde bir olay. Halkı bilinçlendirmek için yaptıkları bir durum kendilerini kutluyorum" diye konuştu.

Pazar yerlerinde olabildiğince korunmaya çalıştıklarını dile getiren pazar esnafı Salih Ekici, korunmak için her türlü tedbiri aldıklarını kaydetti. Ekici, "Belediyenin aldığı karar çok güzel. Buradayız sabahtan beri, belediye ekipleri 5 dilde uyarılarını yapıyor. Bu da çok yerinde bir durum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Zabıta uyarı anonsu detay

Pazarcılar detay

Pazarda alışveriş yapanlar detay

Uyarı sesi detay

Katerina Benetska röp1

Gamze Pelin Demirci röp2

Pazarcı esnafı Salih Ekici röp3

Zabıta aracı mahallede gezme detayı

Pencereden bakanlar detay

Genel detaylar

HABER- KAMERA: Adem AKALAN/ ANTALYA,

==========================

Yolunu kaybeden 90 yaşındaki kadını, polis evine bıraktı

SİVAS'ta alışveriş yapmak için çıktığı sokakta yolunu kaybeden Seher K.'yı (90) polis ekipleri evine bıraktı.

Olay, saat 13.00 sıralarında Küçükminare Mahallesi Dikilitaş Caddesi'nde meydana geldi. Koronavirüs nedeniyle alınan önlemler kapsamında 65 yaş üzeri kişilerin dışarıya çıkmaması kuralına rağmen Seher K., dışarıya çıktı. Bir süre sonra evine dönmek isterken yolunu kaybetti. Yaşlı kadını çarşıda görenler polise haber verdi. Evini kaybettiğini söyleyen Seher K., çevredeki esnaf tarafından tabureye oturtularak dinlendirildi. Olay yerine gelen polis, Seher K.'yı ekip aracına  bindirerek evine götürdü.

Görüntü Dökümü:

-Kadının görüntüsü

-Ekiplerin gelişi

-Polis otosuyla götürülüşü

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI-Mert Taha VAROL/SİVAS,

===========================

Koronavirüs türküsüne eşek üzerinde klip çeken ozan zorlandı

KARS'ta korona adlı türküsüne klip çekmek isteyen Kültür Bakanlığı'na bağlı halk ozanı Arif Gülcani, üzerinde bulunduğu eşeğin hareket etmesiyle zor anlar yaşadı. Gülcani, klibini eşek sırtında ancak birkaç deneme sonrası tamamlayabildi.

Kültür Bakanlığına bağlı halk ozanı Arif Gülcani, koronavirüse dikkat çekmek için doğup büyüdüğü köyünde eşek sırtında klip çekmek istedi. Çekimleri defalarca yapılan klip çalışmalarında eşeğin üstünde durmak çok da kolay olmadı. Hem saz çalıp, hem de 'korona' türküsünü seslendiren Arif Gülcani, eşeğin hareket etmesiyle düşme tehlikesi de geçirdi. Zaman zaman eşek, Arif Gülcani'yi farklı yöne götürünce ortaya da ilginç görüntüler çıktı. Arif Gülcani, eşekten düşme anında ise 'Durdurun bu eşeği' diyerek sazını çekim görevlilerine güçlükle verebildi.

Koronavirüs salgınına dikkat çekmek ve evde sıkılan vatandaşlara moral vermek için böyle aktivite gerçekleştirdiğini belirten Aşık Arif Gülcani, "Allah Türkiye'mize zarar vermesin. İçinde bulunduğumuz bu koronavirüsten bir an önce kurtulmayı rabbimizden diliyorum. Biz de halk ozanları olarak köyümüzde güzel bir klip çekelim dedik. Klipte eşeğim 'Mıstık'la beraber bu virüse dikkat çekmek istedik. Umarım bir mesaj verebilmişizdir" dedi.

Arif Gülcani, koronavirüs salgını için hazırladığı dörtlüğünde şu dizelere yer verdi:

"Geziyorum diyar diyar/ Olmaz olsun bu korona/ Nasıl olayım bak diyor/ Olmaz olsun bu korona./ Bu korona bu korona/ Gözün kör olsun korona./ İçimizde acımız var/ Ayrı ayrı yolcumuz var/ Geri gelen hacımız var/ Olmaz olsun bu korona./ Ah korona vah korona/ Gözün kör olsun korona./ Saracağım bak döşeği/ Durduramıyorum eşeği/ Kıracağım bak meşeği/ Olmaz olsun bu korona./ Bu korona bu korona/ Gözün kör olsun korona./ Atıyorum burada nara/ Nerem var ki gidem nere/ Doktor bulmadı bak çare/ Olmaz olsun bu korona./ Bu korona bu korona/ Gözün kör olsun korona./ Gülcaniyim ağlıyorum/ Kollarımı bağlıyorum/ Derde derman arıyorum/ Olmaz olsun bu korona./ Bu korona bu korona/ Gözün kör olsun korona./ Eşeğim durmaz gidiyor/ Bilmem nere götürüyor/ Nasıl öylece kaçıyor/ Olmaz olsun bu korona./Bu korona bu korona/Gözün kör olsun korona."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Aşığın eşeğe binmesi ve klip çalışmaları

Saz çalması, eşeğin kaçması

Detaylar

Halk ozanı Arif Gülcani'nin konuşması

Haber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

======================

İranlı çift, korona yasağı yüzünden ayrı kaldıkları çocukları Soruşa'ya kavuştu

GAYRİMENKULLERİNİ satmak için ülkelerine giden, ancak karantina tedbirleri nedeniyle dönemeyen İranlı Pahram ve Melihe Koştinetikhoşa çifti, yerleşik yaşadıkları Antalya'nın Alanya ilçesinde piyano hocasına bıraktıkları kan hastalığı olan 8 yaşındaki kızları Soruşa'ya kavuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun devreye girmesi sonucu Soruşa, dün Alanya'dan alınıp Hakkari'deki Esendere Sınır Kapısı'ndan çıkış yaptırıldıktan sonra sınırda bekleyen ailesine teslim edildi.

İnşaat malzemeleri üreticisi İranlı Pahram ve Melihe Koştinetikhoşa çifti, 1,5 yıl önce Alanya'ya yerleşti. Yerleşik yabancılara verilen oturma izninde, İran vatandaşlarına mülk edinme zorunluluğu getirilince çift, ülkelerindeki mülklerini satıp, Alanya'dan ev almaya karar verdi. Karı-koca, İran'daki gayrimenkullerine alıcı çıkınca da 9 Şubat günü, kan hastalığı olan kızları Soruşa'yı, piyano hocası İranlı müzisyen Siyaveş Shahani ile eşi Esin İpekoğlu Shahani'ye emanet edip, 3 günlüğüne ülkelerine gitti.

TÜRKİYE'YE GİREMEDİLER

Ancak 12 Şubat günü geri dönmeyi planlayan çift, İran'da, 'yurt dışından geldikleri' gerekçesiyle 14 gün karantinaya alındı. Karantina sürelerinin dolmasının ardından da Türkiye, 2 ülke arasındaki sınır kapılarını kapattı. Çiftin Türkiye'ye girişlerine izin verilmedi.

ÇAĞRIDA BULUNDULAR

Soruşa Koştinetikhoşa'nın aylık tedavisi ise anne-babanın izin belgesi olmadığı için yapılamadı. Küçük kızın tedavisi için tüm kapıları çalan Shahani çifti, Soruşa'nın ya ailesinin yanına gönderilmesini ya da anne-babanın yurda alınması için yetkililerden yardım istedi. Cep telefonu aracılığıyla kızlarıyla görüntülü konuşabilen ailenin yardım çağrısı Demirören Haber Ajansı'nın haberinde gündeme geldi.

CUMHURBAŞKANI VE DIŞİŞLERİ BAKANI'NA SESLENMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan anne ve babasına kavuşmak için yardım isteyen Soruşa Koştinetikhoşa, "Tayyip amca, Mevlüt amca, lütfen beni aileme kavuşturun. Ailemi çok özledim. Akşamları onlar için ağlıyorum. Ailem çok üzgün. Benim daha önce ağabeyim öldü, benim de rahatsızlığım var. Lütfen ailemi bana getirin ya da beni oraya gönderin" diye yardım istemişti.

ÇAVUŞOĞLU DEVREYE GİRDİ

Küçük Soruşa'nın yardım çağrısı üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu devreye girdi. Yapılan resmi işlemlerin ardından dün Göç İdaresi yetkilileri, Soruşa'yı müzik eğitmeni Sahaha'ni ailesinden teslim alarak Hakkari'deki Esendere Sınır Kapısı'ndan çıkış yaptırdı ve 40 gündür sınırda bekleyen ailesine teslim etti. Uzun bir aranın ardından kızlarına kavuşan aile seslerini duyuran DHA'ya ve çağrılarına kulak veren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür ederek, "Sesimizi duyurdunuz ve bu sayede yardım çağrımız yerine ulaştı. Sizlere ve Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na ve tüm yetkililere teşekkür ederiz. Kızımıza kavuştuk. Artık onun tedavisine devam edebileceğiz. Bu kötü günler geçtiğinde ise Alanya'ya tekrar gelerek yaşantımıza devam etmek istiyoruz" dedi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

Engin ANAK/ALANYA (Antalya),

==========================

'Alo 155, tıraş olmam lazım, eve berber getirebilir misiniz?'

ÇORUM'da koronavirüse karşı sokağa çıkma yasağı uygulanan 65 yaş ve üzerindekiler, 155 polis hattını arayarak, isteklerde bulunuyor. Bu istekler arasında 'Tıraş olmam lazım, eve berber getirebilir misiniz?' diyenler oluyor.

İçişleri Bakanlığı'nca 65 yaş ve üstü ayrıca kronik rahatsızlığı olanların, ikametlerinden dışarı çıkmaları, park, bahçe gibi açık alanlarda dolaşmaları sınırlandırıldı. Çorum'da polis ekipleri açık alanlarda kontrol ve denetimlerini sürdürüyor. Ekipler, evde tek başına yaşayıp, ihtiyaçlarını karşılayacak yakını bulunmayan 65 yaş ve üstü vatandaşların isteklerini de yerine getiriyor. 155 polis hattına gelen çağrılarla harekete geçen ekipler, talep edilen erzak ve gıda ürünlerini marketten alıp, evdeki vatandaşlara teslim ediyor. 155 polis hattını arayan 65 yaş ve üstü kişiler, genellikle gıda ve erzek ihtiyacı için talepte bulunuyor. Gelen taleper arasında ilginç isteklerde yer alıyor. Bu isteklerden bazılar ise şöyle:

-Tıraş olmam lazım benim eve bir berber getirebilir misiniz?

-Balkonumda güvercin ölüsü var onu aldırabilir misiniz?

-Kombim arızalandı usta gönderebilir misiniz?

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Polis memurlarının çalışması

-Ekiplerin adreslere gitmeleri

-Polis ekiplerin vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaları

-Polis memurunun gelen ilginç istekleri anlatması röp.

-Detaylar

Yusuf ÇINAR/ ÇORUM

=====================

Yakınlarının mezarlarını ziyaret edebilmek için suların çekilmesini bekliyorlar

BURSA'nın İnegöl ilçesindeki Hamzabey Mahallesi'nde, baraj suları altında kalan 3 mezarlıkta yakınlarına ait mezarlar bulunanlar, ziyaret için suların çekilmesini bekliyor.

Elektrik üretiminde kullanılan Boğazköy Barajı'nın yaklaşık 10 yıl önce faaliyete geçmesinin ardından, Hamzabey Mahallesi'nde 3 mezarlığın da bulunduğu araziler sular altında kaldı. Su seviyesinin düşmeye başlamasıyla mezarlar yeniden görünmeye başladı.

Osmanlı'nın ilk şehidi Baykoca'nın türbesinin de yer aldığı Hamzabey Mahallesi'nin sakinleri, yakınlarına ait mezarlara gidip, dua edebilmek için suların tamamen çekilmesini bekliyor.

'400 YILLIK MEZARLIK'

Kırsal Hamzabey Mahallesi Muhtarı Sadullah Arda, mahallenin geçmişinin 1200 yılına kadar uzandığını dile getirerek, "Yaklaşık 10 yıl önce barajımız faaliyete geçti. Suların yükselmesiyle birlikte üç mezarlığımız sular altında kaldı. Su seviyesi yükseldiğinde mezarlarımız sular altında kalıyor. Sular çekildiğinde ise ortaya çıkıyor. Sular çekilip mezarlar ortaya çıkınca mahalle sakinleri merhum akrabalarına dua ediyorlar. Buraya gelebilmek, dua edebilmek için suların çekilmesini bekliyoruz. Bu mezarlık 400 yıllık var. Tabi suyun çekilme zamanları belli olmuyor" diye konuştu.

Görüntü dökümü;

-Muhtarın açıklaması

-Dua etme görüntüleri

-Sulardan detaylar

-Su dışında kalan mezarlıklar

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,(Bursa),,

Haber Kodu : 200325033

=======================

İzmir'de semt pazarlarına koronavirüs etkisi

KORONAVİRÜS nedeniyle ülke genelinde salgının etkilerini azaltmak için önlemler alınırken, semt pazarlarında da müşteriler ve pazarcılar kendilerince önlem almaya çalışıyor. Evde kalınması yönünde çağrılar devam ederken, İzmir'de pazarların kalabalık olması ise dikkat çekiyor.

Çin'de ortaya çıkan ve ölümlere neden olan koronavirüs salgını, Türkiye'yi de tehdit ediyor. Ülke genelinde vatandaşların virüsten etkilenmemesi için birçok önlem alınıyor. Ancak önlemlere rağmen vatandaşlar günlük yaşamlarını da sürdürmeye çalışıyor. İzmir'de kurulan semt pazarlarında alışveriş yapanlardan kimisi hiçbir önlem almazken, kendisini maske, eldiven ve kolonya ile virüsten korumaya çalışanlar da vardı.

Maske ve eldiven takarak alışverişe çıkan Pınar Kolo, "Elimizden geldiğince kendimizi korumak için önlemler alıyoruz. Ne kadar etkili olur bilmiyorum, ama önlem alıyoruz. Dikkat etmeye çalışıyorum. Eve gittiğimde de üzerimdeki kıyafetleri çıkartıp makinaya atacağım. Duş alacağım. Çünkü çocuğum var. Onun sağlığı önemli. Dikkat etmeye gayret ediyorum. Aslında pazara gelmek istemedim. Markete gideyim diye düşündüm. Ama aynı durum orda da var. Bunları almak zorundayız" dedi.

Eşi ve oğlu ile alışverişe çıkan, salgından korunmak için maske takan Mustafa Akın ise şunları söyledi:

"Maskemizi takıyoruz, eve gittiğimizde üstümüzü değiştiriyoruz ve yıkıyoruz. Otobüse her bindiğimizde de cebimizdeki kolonya ile ellerimizi temizlemeye çalışıyoruz. Pazar alışverişi yapıyoruz ama tedirginiz. Pazardan çıktıktan sonra kolonya ile ellerimizi yıkayacağız."

'BU İŞİN ARTIK ŞAKASI YOK'

Pazar alışverişine çıkan Halime Çolakoğlu ise "Günlük hayatımıza devam ederken yapılması gerekenleri yapıyoruz. Hem evimizde hem de dışarıda çeşitli önlemler alıyoruz. Mecburen dışarı çıkıyoruz ama yapabileceğimiz bir şey yok. Eve gittiğimde hemen üstümü değiştiriyorum. Ellerimi, yüzümü yıkıyorum. Önlem almayan insanlar var. Onların da kendi sağlıklarının yanı sıra çevredeki insanların sağlığı için önlem almalarını istiyoruz. Bu işin artık şakası yok" diye konuştu.

C VİTAMİNİ TAŞIYAN MEYVELERE İLGİ ARTTI

Pazarcı esnafı da, virüsten korunmak için eldiven ve maske taktı. Garip Yüksel isimli esnaf, "Önlem almak zorundayız. Parayla çok fazla temas ediyoruz ama ne yapalım işimiz bu. Elimizi mümkün olduğunda dezenfekte etmeye çalışıyoruz. Eldivensiz iş yapmıyoruz. Ellerimizi, yüzümüzü yıkıyoruz" diye konuştu. Salgının ortaya çıkmasının ardından özellikle C vitamini taşıyan meyvelerin satışların artış olduğunu anlatan esnaf Halit Akgün de ise "Salgın artık dünyanın yanı sıra ülkemizi de etkiliyor. Biz de C vitamini deposu olan kivinin tüketilmesini öneriyoruz. Salgından sonra portakal, mandalina, kivi gibi ürünlerin satışları arttı. Bu ürünlere ciddi bir talep var" dedi. Pazardaki bazı tezgahlarda da ilginç görüntüler vardı.

'KORONASAVAR' TÜRK ATOMU SATIŞTA'

Esnaftan bazıları kivilerin üzerine, "Korona savar Türk atomu" notu düşerek meyvelerini satışa sunarken, bazıları portakalın fiyat etiketinin yanına, "Korona ilacı" diye yazdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Pazardan görüntü

Pazarcılardan ve tüketicilerden görüntü

Vatandaşların aldığı önlemlerden görüntü

Tezgahlardan görüntü

Vatandaşlar ve pazarcılarla röportaj

Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Ahmet Turhan ALTAY/ İZMİR,

Haber Kodu : 200325017

=======================

Polisten koronavirüs dolandırıcılarına karşı broşürlü uyarı

ADANA İl Emniyet Müdürlüğü, kendilerini Sağlık Bakanlığı görevlisi olarak tanıtıp, 'koronavirüs testi uygulayacağız, virüs aşısı çıktı' diyerek dolandırıcılık ve hırsızlık yapan kişilere karşı vatandaşları uyardı.

İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ve Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, kent genelinde vatandaşlara dolandırıcılık olaylarına karşı hazırladığı broşürleri dağıttı. Polis bu kişilerin girdikleri evlerden hırsızlık yaptığını anlattı. Broşür dağıtımı sırasında ekiplerin, maske ve eldiven takarak sosyal mesafelerini korudukları görüldü. Ayrıca uygulama sırasında sokakta dolaşan 72 yaşındaki bir vatandaş, dışarı çıkmaması konusunda uyarıldıktan sonra evine bırakıldı.

'BU KİŞİLERE İNANMAYIN'

Özellikle dolandırıcılık konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten polisler, şu uyarılarda bulundu:

"Kötü niyetli kişiler evlere gelerek 'koronavirüs aşısı çıktı veya size virüs testi yapıyoruz' diyerek sizden para alıyor. Kendilerini sağlık görevlisi tanıtıp, vatandaşlara 'korona testi yapıyoruz' diyerek dolandıran kişilere inanmayın. Hiçbir kamu görevlisi vatandaştan para almaz. Bu dolandırıcılara karşı dikkatli olun. Sağlığa zararlı ürünleri sizlere satarak para talep ediyor. Bu kişilere kesinlikle inanmayın."

Dağıtılan broşürü alan vatandaşlar teşekkür ederek, polislerin yaptığı çalışmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

Polis ekibinin elinde broşürler ile görüntüsü

Vatandaşlarla konuşarak uyarması

Broşür vermesi

Vatandaşlarla röp.

Bir yaşlının sokakta görüntüsü

Polis müdürünün yaşlı vatandaşı uyarması

Yaşlı vatandaşın konuşması

Bir polisin eşliğinde evine götürülmesi

Polis müdürü ile röp.

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ ADANA,

Haber Kodu : 200325023

===============

Koronavirüs korkusuyla hayvanları sokaklara terk ediyorlar

KORONAVİRÜSÜN hayvanlardan insanlara bulaştığı şeklindeki kulaktan dolma bilgiler nedeniyle evcil hayvanlar, sokaklara terk edilmeye başlandı. Eskişehir Hayvanları Koruma Yaşam Haklarını Savunma Derneği Başkanı Nesrin Çiçek, koronavirüsün hayvanlardan insanlara bulaşmadığını belirterek, "Özellikle aşıları düzenli yapılan hayvanların koronavirüse neden olmadığını biliyoruz. Şu ana kadar evcil hayvanlardan virüs bulaşan da olmadı" dedi.

Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs, hayvanları da etkiledi. Evcil hayvan sahipleri, koronavirüsün bulaşmasından endişelenerek can dostlarını terk edip, sokaklara bırakmaya başladı. Sokak hayvanları ise, alınan tedbirler kapsamında vatandaşlar sokağa çıkmayınca, beslenemiyor. Kafe, pastane ve restoran gibi iş yerlerinin kapatılmasıyla sokak hayvanları yiyecek bulamamanın yanı sıra barınacak ve ısınacak yer de bulamıyor.

'EVCİL HAYVANDAN KORONAVİRÜS BULAŞAN OLMADI'

Eskişehir Hayvanları Koruma Yaşam Haklarını Savunma Derneği Başkanı Nesrin Çiçek, hayvanların salgın korkusuyla sokaklara terk edilmesine ilişkin çok sayıda ihbar aldıklarını söyledi.

Koronavirüs salgını ve özellikle evcil hayvanlarla ilgili bilgilendirmeler yapılması gerektiğini ifade eden Çiçek, "Koronavirüs salgının ardından evcil hayvanlarla ilgili de bilgilendirmeler yapılmalı. Çünkü insanlar şu an biraz panik halinde ve kulaktan dolma bilgilerle hareket ediyorlar. Virüs korkusuna sürekli baktıkları hayvanları sokaklara terk ediyorlar. Aslında uzmanların görüşleri hayvandan insanlara bulaşan direk bir hastalık değil koronavirüs. Sokaklarda hayvanları besleyenlerin de evlerine çekilerek hayvanları sokaklara terk ettikleri, evcil hayvan bakanlarında salgından korkarak sokağa bıraktıkları ihbarlarını alıyoruz. Hayvanların bakımlara ihtiyaçları var, bakımevlerinin zaten bu konuda yoğunluğu fazla. Bir de sokaklara terk edilen hayvanlar ayrıca yük getiriyor. İnsanların evde baktıkları hayvanları da sağlık açısından, özellikle aşıları düzenli yapılan hayvanların koronavirüse neden olmadığını biliyoruz. Şu ana kadar evcil hayvanlardan virüs bulaşanda olmadı" dedi.

'YİYECEK BULMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORLAR'

İnsanların koronavirüs salgınından evlerine çekilmesinin sokak hayvanlarını da etkilediğini anlatan Çiçek, sokakta kalan hayvanların yiyecek bulamadığını söyledi. Toplum olarak onlara da sahip çıkılması gerektiğini belirten Çiçek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İnsanlar sokağa çıkmıyor, kafeler ve iş yerlerinin çok az bir kısmı faaliyette olduğu için hayvanlar yiyecek bulmakta güçlük çekiyor. İnternet üzerinden alacakları mamaları kapılarına ya da sokaklara bırakmaları gerekiyor. Evlerde yaptıkları yemeklerin artıklarını hayvanlarla paylaşabilirler. Bu toplumsal bir görev, bunu üstlenmelerini istiyoruz. Koronavirüs nedeniyle evlerimiz kakalım ama sokak hayvanlarını da unutmayalım. Onların bize ihtiyacı var, onların evi yok, bizim kanalımızla besleniyorlar. Halkımızdan bu konuda da dikkat etmelerini istiyoruz."

'HEVESLE ALIP, SOKAĞA BIRAKMAYALIM'

Evinde köpek bakan Mehtap Karaca (22), hayvanların koronavirüsle bir ilgisi olmadığını söyledi. Bir hevesle aldıkları evcil hayvanların salgın korkusuyla sokağa bırakıldığını belirten Karaca, "Şu anda mücadele ettiğimiz koronavirüsle bir ilgisi yok. Özellikle bir hevesle alınarak daha sonra salgın hastalıklar nedeniyle sokakta kalan binlerce hayvan oluyor. Alındıktan sonra korkuyla dışarı bırakılan hayvanlar var. Bu canlılar dışarı bırakmak bir yana bu hastalıklarla baş etme konusunda pozitif yönde sizi etkileyebilir. Canlılara sahip çıkalım, kendi temizliğimize de dikkat edelim" dedi.

Eskişehir'de sokağa terk edilen evcik hayvanlar, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyesi ekiplerince alınarak barınaklara yerleştirildi. Sağlık kontrolünden geçirilen hayvanlarında genel bakımları yapılıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------

-Hayvan barınağı

-Barınaktaki hayvanlar

-Nesrin Çiçek ile röp.

-Çiçek'in köpeklerle ilgilenmesi

-Köpeklerden detaylar

-Barınaktaki kedi detay

-Parkta köpek dolaştıranlar

-Hayvan bakan Mehtap Karaca ile röp.

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Caner AKSU/ESKİŞEHİR,

Haber Kodu : 200325062

========================

Minik Turan'dan virüs uyarısı: Kolonyalarımızı alın, her tarafta virüs var

BİLECİK'te 3 yaşındaki Turan Türksoy, babasına ait temizlik ürünleri satan dükkanın önündeki stantta 'Ellerinizi yıkayın, yüzünüzü yıkayın, her tarafta virüs var' diye bağırarak herkesi uyardı. Babası Hasan Hüseyin Türksoy'un sosyal medyaya yüklediği video beğeni topladı.

Bilecik'te bir temizlik firması sahibi olan Hasan Hüseyin Türksoy'un 3 yaşındaki Turan Türksoy, dükkanın önünde açtıkları kolonya satış standında koronavirüs hastalığına karşı çağrıda bulundu. Turan videoda kolonların başında durarak, "Kolonyalarımızı alın, sizin iyiliğinize, ellerinizi yıkayın, yüzünüzü yıkayın. Büyüklerim dışarıda virüs var, her tarafta virüs varö diye bağırdı. Baba Hasan Hüseyin Türksoy, koronavirüs sebebiyle günlerdir çocuğunun evden çıkamadığını ifade ederek, "Turan'ı dışarıya hava alması için çıkarttım ve dükkana getirdim. Dükkanın önündeki kolonya satış masasını görerek birden başına geçip kolonya almaları yöndün de çağrıda bulundu. Videoyu hem uyarıcı olması içinde hem de hatıra olsun diye sosyal medyaya yükledimö dedi.

Minik Turan'ın yüzleri gülümseten ve koronavirüs salgınına karşı uyardığı videosu sosyal medyada beğeni topladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Turan'ın videosu

Haber-Kamera: Cafer ELMAS/ BİLECİK

==========================

Antalya'da 'Özel' çocuklardan 'Evde kal'çağrısı

ANTALYA Engelsiz Yaşam Gençlik ve Spor Kulübü'ne bağlı 30 zihinsel engelli çocuk, sosyal medya üzerinden "Evde kal" çağrısı yaptı. Enstrüman da çalan çocuklar, "Evde kal sağlıkla kal" derken kulübün başkanı Tutku Yıldız, "Özel çocuklarımız kendi OHAL'lerini oluşturdular" dedi.

İlk olarak Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve yüz binlerce insanı etkileyen, 17 binin üzerinde insanın yaşamını yitirmesine neden olan koronavirüs tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı'nın öncelikli 65 yaş ve üzeri yaşlılara 'Evde kalın' çağrısı ve genelgesi uygulanırken, Antalyalı özel çocuklar da 'Evde kal' videosu çekti. 7 yıl önce kurulan ve 90 üyesi olan Antalya Engelsiz Yaşam Gençlik ve Spor Kulübü üyeleri, evlerinde çektikleri videoda evde kalınmasını istedi. Özel çocukların 2 dakika 57 saniyelik videosu, kulübün müzik ritm hocası Bekir Yıldız'ın, "Bu özel ve güzel çocuklarımıza kulak verelim lütfen evimizde kalalım Türkiye" şeklinde konuşmasıyla başlıyor. 30 çocuk da bu çağrıyı farklı şekillerde seslendiriyor.

Kulübün başkanı Tutku Yıldız, otizm, mental ve down sendromlu olmak üzere 30 özel çocuğun da 'Evde kal' çağrısına uyduğunu söyledi. Yıldız, "Koronavirüs özel çocuklardan oluşan çocuklarımızın tüm spor tüm faaliyetlerini etkilese de alıştıkları rutin okulları, sosyalleşmeleri için spor sanat ve kültür gezilerini kısıtlasa da evde kal çağrısında bulunup kendi OHAL'lerini oluşturdular" dedi.

Video sosyal medyada büyük beğeni topladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------

Kulübün afişinden görüntü

Ritm hocası Bekir Yıldız'ın çağrısı

Çocukların çağrılarından görüntü

Tutku Yıldız'ın konuşması

HABER- KAMERA: Ahmet İSTEK/ ANTALYA,

========================

Pazar esnafı tüketicinin seçerek alma ısrarından dertli

ANTALYA'daki semt pazarlarında seç-al yasağı büyük ölçüde uygulanıyor. Pazarlarda yoğunluğun yüzde 80 oranında azaldığı dikkati çekerken esnaf tüketicinin seç-al ısrarından dert yandı.

Çin'in Wuhan kentinde ilk olarak ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alarak yaklaşık 17 bin insanın ölümüne neden olan koronavirüsün geç de olsa geldiği Türkiye'de salgının yayılımını durdurmak için bazı tedbirler alındı. Virüsün kolayca etkileyebileceği 65 yaş üstü vatandaşlar ve kronik rahatsızlığı bulunanlara sokağa çıkma yasağı getirildi. Bazı özel işletmeler kapatıldı, bazı kurum ve kuruluşlarının çalışma saatleri ise kısıtlandı.

Son olarak Ticaret Bakanlığı, nakit para akışının ve sebze meyveye elle temasın en çok olduğu semt pazarlarıyla ilgili bir düzenlemeyi hayata geçirdi. Buna göre semt pazarlarında tüketicinin ürüne dokunması yasaklanırken seç al olayı tamamen kaldırıldı. Pazarcı esnafına ise eldiven kullanma zorunluluğu getirildi.

Yasak Antalya'daki semt pazarlarında kısa sürede hayata geçirildi. Pazarcı esnafının eldiven taktığı bazılarının ise zorunlu olmamasına rağmen maske takmaya başladığı dikkati çekti. Semt pazarlarındaki yoğunluğun yüzde 80 oranında azaldığı da gözlendi. Yasağa rağmen bazı tüketicilerin ısrarla kendisinin seçmek istediği görüldü.

Pazar esnaflarından Erbil Karaman, satışların geçen hafta bir anda arttığını ancak müşteri sayısının azalmasıyla bugünlerde satışların da düşmeye başladığını söyledi. Karaman, sadece eldiven taktığını bunun da kimseyi korumadığını düşündüğünü ifade etti. Yasakla ilgili tüketicinin bilinçli olduğunu da ifade eden Karaman, "Yüzde 25'lik bir kesim var. Onlar hala ısrarla seçmek istiyorlar. Onları da ikna etmeye çalışıyoruz. Ancak büyük kısım bilinçlendi" dedi.

10 yıldır pazar esnaflığı yapan Muhammet Akyol da portakal tezgahındaki tüm portakalları poşetledi. 1, 2 ve 4 kilo olarak poşetlenen portakalların hem işini kolaylaştırdığını hem de seçme olayını ortadan kaldırdığını belirten Akyol, "4 kilo yapıyorum 10 lira. 2 kilolukları da var. Müşterinin isteğine göre en iyisi budur. Seçmek için ısrar edenler çok, esnafın kötü ürün vereceğinden korkuyorlar" diye konuştu.

Bir diğer pazar esnafı Bahattin Oğuz, seçme yasağı geldiğinden bu yana müşterilere ürün seçtirmediğini söyledi. Israr edenlerin olduğunu da kaydeden Oğuz, "Israrla seçmek istiyorlar. Biz ikna edici konuşmaya çalışıyoruz" dedi.

Pazar esnafı Mücahit Özmen de insanlarla sosyal mesafeyi korumaya çalıştığını söyledi. Tüketiciler arasında ısrarla seçmek isteyenlerin de olduğunu belirten Özmen, "İki sınıf yaptım ürünleri, vatandaşın istediği yerden poşetleyip veriyorum. Ancak ısrarla seçmek isteyenler oluyor. Onlara da izin vermiyorum" şeklinde konuştu.

Tüketici Çiçek Sandık ise ürünleri eldiveniyle seçti. Eve gidince aldığı her şeyi yıkayacağını kaydeden Sandık, pazarcının kendisini uyarmadığını, o nedenle seçtiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Pazardaki meyve ve sebzelerden detay görüntüler

Pazarın genel görüntüsü

Esnaf  Erbil karaman ile röp

Vatandaş Çiçek sadık ile röp

Esnaf  Mücahit özman ile röp

Esnaf Bahattin Özmen ile röp

Esnaf Muhammet akyol ile röp

Detaylar

HABER: Alparslan ÇINAR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,


Kaynak: DHA

Etiketler: Güncel
Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş!
Twitter'da Paylaş!
Whatsapp'da Paylaş!
Haberler ›› Güncel ››İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLER - Haberler