Kevser suresi anlamı nedir? Kevser suresi okunuşu ve Kevser suresi tefsiri

Kevser suresi anlamı ve Kevser suresi fazileti ile ibadetlerinize mana kazandırabilir; huşu içinde namaz kılabilirsiniz. Müminlerin en çok sorduğu Kevser suresi ve anlamı, Kevser suresi meali ve Kevser suresi tefsiri gibi konuları mercek altına aldık. Kevser suresi dinle ile Kevser suresi okunuşu kavranabilir Kevser suresi rahatça ezberlenebilir.

12.11.2019 09:37 | Son Güncelleme: 12.11.2019 16:45

Kevser suresi Kuran'ın 3. ayetidir. Mekke döneminde inmiş olan Kevser suresi kısa olması nedeniyle çocuklarınıza kolayca ezberletebileceğiniz bir suredir Peki, Kevser suresi anlamı, Kevser suresi fazileti ve Kevser suresi meali nedir. İşte Kevser suresi ve anlamı ve Kevser suresi tefsiri, Kevser suresi meali ve Kevser suresi okunuşu gibi merak ettiğiniz konuların detayları…

KEVSER SURESİ NEDİR?

döneminde inmiştir. Medine döneminde indiği de rivayet edilmiştir.3 âyettir. Kevser, çok hayır, bereket demektir. Cennette Hz. Peygambere mahsus bir havuzun da adıdır. Kevser suresi anlamı nedir, Kevser suresi okunuşu

KEVSER SURESİ NUZÜLÜ NASIL OLDU?

Mushaftaki sıraya göre yüz sekizinci, iniş sırasına göre on beşinci sûredir. Âdiyât sûresinden sonra Tekâsür sûresinden önce Mekke'de inmiştir. Medine'de indiğine dair rivayetler de vardır (bk. İbn Âşûr, XXX, 571).

KEVSER SURESİ KONUSU NEDİR?

Sûrede Hz. Peygamber'e dünya ve âhirette verilen nimetlerden bahsedilmekte, kendisine Allah'a kulluk etmesi ve kurban kesmesi emredilmektedir. Ayrıca ona düşmanlık edenler kınanmaktadır.

KEVSER SURESİ MEALİ

Rahmân ve Rahîm olan Allah ´ın adıyla

1.Şüphesiz biz sana Kevseri verdik.

2.O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

3.Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.

KEVSER SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU

1.İnna a'taynakelkevser.

2.Fesalli lirabbike venhar.

3.İnne şanieke hüvel'ebter.

KEVSER SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Kevser suresi

KEVSER SURESİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

KEVSER SURESİ TEFSİRİ

Kevser kelimesi "çokluk" mânasına gelen "kesret" kökünden türemiş olup çok değerli ve çok önemli şeyleri ifade eder. Tefsirlerde kevser, "çok hayır, Kur'ân-ı Kerîm, Kur'an'la ilgili ilimler ve mümine dinî hayatında tanınan kolaylıklar, peygamberlik, makam-ı mahmûd (bk. İsrâ 17/79), cennetteki bir nehir veya havuz, Hz. Peygamber'in nesli, ashabının ve ümmetinin çokluğu, duasının kabul olması, şanının yüceliği, başkasını kendine tercih etme, kalbin nuru, şefaat, mûcizeler, kelime-i tevhid, din konusundaki bilgi, beş vakit namaz, İslâm dini" gibi çeşitli anlamlarda yorumlanmıştır (bk. Taberî, XXX, 208-209; Şevkânî, V, 593). Ancak biz, bunlar içinde Şevkânî'nin de uygun bulduğu, "çok hayır" anlamına uygun düşen "bitip tükenmez iyilik" şeklindeki kapsamlı anlamı tercih ettik. Râzî, buradaki kevser kelimesiyle Duhâ sûresinden buraya kadar doğrudan veya dolaylı ifadelerle Cenâb-ı Hakk'ın , resulüne lutfettiği, her biri dünyalara değer nimetlerin, şan ve şeref sebeplerinin kastedildiğini belirterek, dolaylı bir ifadeyle ona, "Sen de bu lutufkâr rabbine ibadet etmek ve kullarını kendileri için en iyi olan yola çağırmakla meşgul ol" buyurulduğunu söyler. Aynı müfessire göre kevser kelimesi, Allah'ın, Resûl-i Ekrem'i düşmanlarına karşı koruyup kendisine zaferler nasip edeceği, dünya ve âhirette bol nimetler bağışlayacağı yönünde müjdeler de içermektedir (daha fazla bilgi ve başka yorumlar için bk. Râzî, XXXII, 119-128).

Erkek çocuğu yaşamadığı için kendisine "sonu yok, nesli kesik" diyen müşriklerin sözlerinden dolayı üzülmüş olan Hz. Peygamber'e kevser, yani bitip tükenmez nimetler verildiği müjdelenerek üzüntüsü giderilmiş, müşriklerin bu konudaki dedikoduları reddedilmiş ve Hz. Peygamber'in şanının yüceliği gösterilmiştir.

2. âyette, kendisine pek çok hayır lutfedilmiş olan Hz. Peygamber'in bu nimetlerin şükrünü eda etmek üzere sadece Allah'a yönelerek namaz kılması ve O'nun rızâsı için değerli mallarından kurban kesmesi emredilmiş; bu suretle putlar için kurban kesen müşriklerin çok tanrılı inancını silip tevhid inancını yerleştirmesi ve kesilen kurbanlar sayesinde sosyal yardımın sağlanması amaçlanmıştır.

Dua

Bilindiği gibi namaz, azdan çoğa göre arttırılarak Mekke döneminde, yaygın kanaate göre hicretten üç yıl kadar önce gerçekleşen mi'rac olayı sırasında farz kılınmış; kurban ibadeti ise Hz. Peygamber tarafından hicretten iki yıl sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu âyette geçen namazın beş vakit namaz mı, bayram namazı mı olduğu konusunda farklı tesbit ve değerlendirmeler vardır. Âyetteki kurbanın da vâcip veya sünnet kurban mı yoksa nâfile de dahil mutlak kurban mı olduğu tartışmalıdır. Bize göre âyette vurgulanan husus, belli bir namaz ve kurban olmayıp bütün namaz, kurban ibadetlerinin, yalnızca Allah'a, bütün nimetlerin sahibine özgü kılınması, yalnızca rabbe ibadet edilmesidir.

"Kurban kes" diye çevirdiğimiz cümleye, "Namaz kılarken göğsün kıbleye dönük olsun, tekbirlerde ellerini göğüs hizasına kadar kaldır" mânaları da verilmiştir (Şevkânî, V, 594).

Araplar erkek çocuğu olmayan kimseyi "sonu yok, soyu kesik" gibi sıfatlarla niteler ve bu tür lakaplarla anarlardı. Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber'in erkek çocukları ölünce müşrikler onu da ebter lakabıyla anmaya başlamışlar ve "Bırakın onu; o, sonu gelmeyecek, soyu kesik bir adamdır!" diyerek hakaret etmek istemişlerdir (bk. Taberî, XXX, 212). İşte 3. âyet, onların bu davranışlarını kınamakta, her ne kadar erkek çocukları bulunsa da asıl soyu kesileceklerin kendileri olduğunu vermektedir. Çünkü onlar kıyamete kadar lânetle anılırken Hz. Peygamber rahmetle anılmakta, ismi dünyanın her tarafında günde beş vakit ezanda Allah'ın adıyla birlikte okunmaktadır. Mekke putperestleri, olayların sadece dış yüzüne baktıkları için Hz. Peygamber'i arkasız ve güçsüz, kendilerini kalabalık ve güçlü görür ve buna dayanarak Resûl -i Ekrem'in davasının sonuçsuz kalacağından emin olduklarını söylerlerdi. Ama –Râzî'nin ifadesiyle– "Allah durumu onların aleyhine çevirdi; asıl güçlü olanın, Allah'ın destekledikleri ve güçsüz olanların da Allah'ın zillete uğrattıkları olduğunu bildirdi. Böylece kesret ve kevser (geniş topluluk ve bol nimet) Hz. Muhammed'in olurken ona düşman olanların payına da ebterlik, alçalış ve zillet düştü" (XXXII, 134). Bu ifadeler, dolaylı olarak Hz. Peygamber'in yolunu izleyen, inanç ve kararlılığını devam ettiren müminler için de bir müjdedir.

Kevser suresi anlamı nedir? Kevser suresi okunuşu ve Kevser suresi tefsiri

Kuran-ı Kerim, Mekke, Dini, Gündem, Güncel


HABER YORUMLARI
23.01.2020 01:17:45