Kışanak'tan Hizbullah Eleştirisi

BDP'li Kışanak, Hizbullah Sanıklarının Tahliyesinden Hükümeti Sorumlu Tuttu.

14.01.2011 17:42 | Son Güncelleme: 14.01.2011 17:42Kışanak'tan Hizbullah Eleştirisi
BARIŞ ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Hizbullah sanıklarının tahliyesi ve ardından alınamamasından hükümeti sorumlu tuttu. Hizbullah sanıklarının serbest kalıp, kaçacaklarının bilindiği iddiasında bulunan Kışanak, "Böyle bir ortam yaratıldı ve bu ortamı yaratanların sorumluluğu var. Biz yurttaşlar olarak bunun hesabını soracağız. Toprağa gömülen insanların sorgusuz sualsiz infaz edilmiş olması, yaşam haklarının ellerinden alınması gerekmiyordu. Bu insanlar yaşamalıydı. Bu nedenle adalet duygusu zedelendi ve sanıkların serbest bırakılması vicdanları yaraladı" dedi.

Gültan Kışanak beraberinde BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ile birlikte öğle saatlerinde Şanlıurfa'ya geldi. Kışanak ve Binici, ilk olarak 1 Ekim'de KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonda 8 kişi ile birlikte tutuklanan BDP Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Ayhan'ın tutuklu olarak bulunduğu Şanlıurfa Cezaevi'ne gitti. Polisin zırhlı araçlar ile geniş güvenlik önlemi aldığı cezaevine giren Kışanak ve Binici yaklaşık 3 saat burada Binici ve aynı operasyonda tutuklanan partililer ile görüştü.

Görüşmenin ardından cezaevinden çıkan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kışanak, Şanlıurfa'da düzenlenen operasyonun komplo olduğunu ileri sürdü ve tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını istedi. Şanlıurfa Cezaevi'nin eski ve altyapısının yetersiz olduğunu ve kapasitesinin üzerinde tutuklu ve hükümlünün konulduğunu vurgulayan Kışanak, "Bir yatakta 4 mahkum yatmaktadır. Cezaevi idaresi ile hükümlü ve tutuklular arasında sıkıntı yaşamaktadır. Eğer bu ülkede insanın bir kıymeti varsa, insan onurunun, bu ülkenin yasalarında bir yeri varsa insanların hukukun güvencesi altında olduğu yerlerde insanca yaşama olanakları tanımak zorundadır. Buradaki insanlara insanca yaşama koşulları sağlanmak zorundadır. Şu an bu cezaevinde kimse işkence ve kötü muamele yoktur diyemez. Bunun derhal düzeltilmesi lazım" diye konuştu.

KÜRTÇE BU KADAR HIRPALANMAMALI

Diyarbakır'da süren KCK davasına ilişkin soruları da yanıtlayan Kışanak, Kürtçe savunmanın insan hakkı olduğunu ifade edip, Kürtçe'nin hırpalandığını ileri sürüp şöyle konuştu:

"Eğer Türkiye bir çözüm arıyorsa ve Kürtçe konusunda adım atmak istiyorsa, en kolay adım atacak yer mahkemelerdir. Yasalar buna olanak veriyor ve ana dilde savunma hakkı siyasi değil insani bir haktır. Lozan sözleşmesinde ana dillide konuşmaya ilişkin bir hüküm vardır. Bunu ısrarla yapmamak çözümsüzlükte ısrar etmektir. Birçok yerel mahkeme Kürtçe savunma konusunda hiçbir sıkıntı yaratmıyor. Bunu engelleyecek hiçbir şey yok. Eğer yasalara saygıları varsa eğer hukukun üstünlüğüne inanıyorlarsa arkadaşlarımızın Kürtçe savunmalarına imkan tanınmasını istiyorum. Biz mahkemeleri tıkamak istemiyoruz, sadece kendi hakkımızı istiyoruz. Kendi dilimizi kullanmak istiyoruz. Bu bile bize çok görülecekse; demek ki bize hiçbir hak ve özgürlük tanınmayacaktır. AKP samimiyetini en çok sorgulayacağımız alan budur. Eğer çözümsüzlük siyasetinden vazgeçerlerse bu tıkanmayı aşmak an meselesidir. Biz hükümetin ve mahkemenin pozitif bir tutum sergilemelerini istiyoruz. Yoksa bu mesele toplumu germeye devam edecek. Dün Diyarbakır'daki, mahkemede karşılaştığı muamele sonucunda avukatlar, dahi duygusal olarak zorlandıklarını dile getirdiler. Bir dil bu kadar hırpalanmamladır. Bir dile bu kadar fazla hakaret edilmemelidir. Bir halka bu kadar hakaret edilmemelidir. Biz artık bunu taşıyamıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yaşanmamıştır. Tahammül etmeyeceğiz ve bunu kabul etmeyeceğiz. Biz sonuna kadar anadilimizde konuşmayı istiyoruz."

HİZBULLAHÇILARIN KAÇACAKLARI BİLİNİYORDU

Hizbullah davasında yargılananların serbest kalmaları ve devamında haber alınamamalarının daha önceden bilindiğini de ileri süren Kışanak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu dava dosyaları öyle tozlu raflarda unutulabilecek bir dava dosyası değildir. Türkiye'nin en önemli davasıydı. Balyoz, Ergenekon davası önemli, peki bu ülkede binlerce faili meçhulle ilgili olan bir dava bu kadar mı önemsizdir? Sizin iktidarınız çok kıymetli de, sizin yurttaşlarınız canı bu kadar mı kıymetsiz? Bu dava bu kadar nasıl önemsiz dava olarak sürüncemede bırakılıp tozlu raflarda unutulmuş muamelesi görüyor. Biz çok iyi biliyoruz ki; yargı, iktidar, bu ülkenin başka devlet kurumları da bu durumu biliyordu. Bu kişilerin serbest bırakılacaklarını ve kaçacaklarını biliyorlardı. Böyle bir ortam yaratıldı. Bu ortamı yaratanların sorumluluğu var. Biz yurttaşlar olarak bunun hesabını her zaman soracağız. Bu ülkede işlenen her faili meçhul cinayet aydınlatılıncaya kadar biz bunun mücadelesini vereceğiz. Bizim şu örgütle, bu örgütle işimiz yok. Toprağa gömülen binlerce insanın sorgusuz sualsiz infaz edilmiş olması, yaşam haklarının ellerinden alınması gerekmiyordu. Bu insanlar yaşamalıydı. Bu nedenle adalet duygusu zedelendi. Bunların serbest bırakılması vicdanları yaraladı. Bu işi elbirliğiyle yaptılar."

Kışanak ve Binici, cezaevi ziyaretinin ardından partililer ile basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıya katıldı.

Güncel

Kaynak: DHA

20.02.2020 22:05:12