Koronavirüs bulaştıran ceza alır mı? Corona virüs bulaştıran kişinin cezai sorumluluğu var mı?

Avukat Burak Alcan, dünyayı etkisi altına alan ve binlerce ölüme sebebiyet veren koronavirüsünü, bir kişinin başka bir kişiye bulaştırması sonucu, bulaşanın yaşamını yitirmesi durumunda herhangi bir cezai sorumluluk mevcut mu? sorusuna yanıt verdi.

Koronavirüs bulaştıran ceza alır mı? Corona virüs bulaştıran kişinin cezai sorumluluğu var mı?
13.03.2020 18:14 | Son Güncelleme: 16.03.2020 15:23

Burak Alcan'a göre, ölüme neden olan koronavirüse karşı gerekli tedbirleri almayıp, kayıtsız kalanların hukuki sorumlulukları bulunuyor. Ancak hasta kişinin virüsü başka birine bulaştırıp, ölümüne dolaylı da olsa neden olması için öncelikle koronavirüsünün kendi vücudunda olduğunu bilmesi gerekiyor. İşte, Avukat Burak Alcan'ın yazısı...

KORONAVİRÜSÜ BULAŞTIRAN KİŞİ CEZA ALIR MI?

Dünya Sağlık Örgütü, korona virüsünü pandemik hastalık (dünyada eşzamanlı olarak çok yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalık) olarak ilan etmiştir. Virüs, Dünya Sağlık Örgütü'nün 44 bin hastaya dayandırdığı araştırma verilerine göre, virüsün bulaştığı kişilerin, %81'i hafif, %14'ü ciddi, %5'i ağır hastalanmakta; bu kişilerde ölüm oranı ise %1 ila %2 arasındadır.

Korona virüsü, bugün geldiği durum itibariyle tüm dünya ülkeleri için büyük bir tehdit durumundadır. Ülkemiz de konu hakkında teyakkuzda bulunmuş, tedbirler alınmış ancak dün (11.03.2020) itibariyle, ülkemizde de ilk vaka tespiti yapılmıştır. Bu durumda ülkemizde de virüsün yayılma ihtimalinin olduğu söylemek mümkündür. O halde, ülkemizde yaşayan bireylerin hem kendileri hem de çevrelerindeki insanların yaşamı ve sağlığı bakımından alması gerekli tedbirler bulunmaktadır. Kuşkusuz devlet organları da bu konuda yükümlülüklerini ifa etmektedir.

Peki bir insanın bir başka insana bu virüsü bulaştırması ve sonucunda bulaşan kişinin hastalanması veya ölmesi halinde herhangi bir ceza sorumluluğu gündeme gelir mi?

En başta belirtmek gerekir ki; aşağıda ceza sorumluluğunu belirlemeye yönelik yer vereceğimiz tespitlerimiz, hareket ile netice arasında nedenselliğin kurulduğunu varsaydığımız, yani A'dan B'ye virüsün geçtiğini her türlü kuşkudan uzak şekilde tespit ettiğimiz hallere ilişkindir. Bu durumun tespiti oldukça zordur. Ancak yazıyı kaleme almamızdaki motivasyon, bu virüse karşı alınması gerekli tedbirler noktasında kayıtsız kalanların muhatap olduğu hukuki sorumluluğa işaret etmektir.

Elbette bir kimsenin bir başkasının bu hastalığa yakalanmasına bilerek ve isteyerek neden olması halinde kasten yaralama veya öldürme suçu gündeme gelebilir. Yine bir kimsenin kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir başkasının bu hastalığa yakalanmasına ve böylece sağlığının bozulmasına veya ölümüne neden olması halinde taksirle yaralama/öldürme suçları gündeme gelebilir. Ancak teorik olarak bu tespitler yapılabilirse de pratik olarak bir kimsenin sorumluluğu cihetine gitmek kolay değildir. En başta suçun manevi unsurlarıyla bağlantılı olarak, suçun oluşmasına engel teşkil eden birçok durum bulunmaktadır.

Bir kimsenin kastından bahsedilebilmesi için gerçekleştirdiği hareketin mahiyetini, neye neden olacağını, yani neticesini, kime karşı gerçekleştirdiğini bilmesi ve buna rağmen hareketini gerçekleştirerek neticeyi istediğinin ortaya koyulması gerekir. O halde, bir kimsenin bu hastalıkla bağlantılı olarak kastından bahsedebilmek için, en başta virüsün kendinde olduğunu bilmesi gerekir. Korona virüsünü taşıdığını bilmesi için ise, kendisinde bu virüsle ilgili tetkikler yapılmalı ve taşıdığı bulgusuna ulaşılması icap etmektedir. Zira kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, virüsün semptomları, diğer semptomlarla oldukça benzerdir. Sonucu pozitif çıkan kimsenin karantinaya alınacağı dikkate alındığında, bu kişinin başkalarına kasten bu hastalığı bulaştırmasının pek mümkün olmadığını düşünebiliriz. Ancak böyle bir imkanın bulunmadığı zamanda, kişinin kendisinde bu virüsün bulunduğunu bildiği halde bulaşmasını önleyici tedbirler almaması, kişinin olası kastını gündeme getirebilir. Olası kast halinde, kişi neticenin gerçekleşmesini açıkça istemese de, gerçekleşmesini umursamamaktadır. Kendisinde korona virüsü bulunan kimsenin başkalarına bu virüsü bulaştırması oldukça kolay olduğundan, yani neticenin gerçekleşmesi muhtemel olduğundan, bu kimsenin meydana gelecek neticelerden sorumluluğunun olası kast düzeyinde olduğunu ifade edebiliriz. Ancak kamuoyuna yansıyan ve Belçika'da bir metroda gerçekleştiği iddia edilen bir videoda, maskeli kişinin elini ağzına götürüp sonra, tutamaç olarak kullanılan direklere elini sürdüğü görülmektedir[1]. Şayet bu kişi korona virüsü taşıyor ise kastından (ikinci derece doğrudan kast); belirtilerini taşıyor ise olası kastından bahsedilebilir.

Failin kastının (doğrudan veya olası) varolduğu tespit edilse dahi, bu kastın öldürmeye yönelik olmadığını çoğu kez söylemek mümkündür. Zira açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre hastalık çocuk, genç ve orta yaşlı grupta çoğu kez normal bir grip hastalığının atlatıldığı biçimde atlatılmaktadır. Ancak bu virüse yakalanan yaşlılar bakımından durumun daha farklı olduğu ve dünya genelinde gerçekleşen ölümlerin önemli bir kısmının bu kesimden olduğu bilinmektedir. Şu halde, bir kimsenin bilerek korona virüsünü bulaştırdığı kimsenin ölüm riski yüksek gruptan olmadığı sürece öldürme kastından bahsetmek pek mümkün görünmemektedir. Kendisinde korona virüsü belirtileri olan veya tespit edilen bir kimsenin bilerek ve isteyerek yaşlı insanlara bu virüsü bulaştıracak hareketlerde bulunması (üstüne bilinçli olarak hapşırma, kullandığı kişisel eşyalarına bilinçli şekilde ağız burun akıntılarını sürme gibi) öldürmeye yönelik bir hareket olarak değerlendirilebilir. Bu hareket sonucu ilgili yaşlı insan virüse yakalansa, ancak tedavi olup ölmekten kurtulsa, failin kasten öldürmeye teşebbüs ettiği söylenebilir.

Virüsün kişinin kendisine bulaştığını kuluçka süresinde bilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu süreçte başkalarına virüs bulaştıran kişinin, bu duruma ilişkin bilgisi bulunmadığından kastından da bahsetmek mümkün değildir (TCK m.30/1). Ancak korona virüsü belirtileri ortaya çıkmasından itibaren gerekli önlemleri almayan kişinin ceza sorumluluğu sınırlarına geldiğini ifade etmek isteriz. Bu semptomları gösteren bir kimsenin herhangi bir tedbir almadan, çevresini ikaz etmeden sosyal ilişkilerine devam etmesi, toplu taşımayı tedbirsiz biçimde kullanması, olası kastını değilse de bilinçli taksirini gündeme getirecektir. Zira, bu kimse tehlikenin farkında olmasına rağmen, bir yandan kendisinden beklenen tedbirleri almamakta, diğer yandan da böyle bir neticenin gerçekleşmesini -en azından kategorik olarak- istememektedir.

Tüm bu bilgiler ışığında, korona virüsü taşıyan kimselerin bilerek ve isteyerek bu hastalığı başkasına bulaştıracak hareketlerde bulunması veya halkın yoğun olduğu yerlerde bulunması ve onlara yönelik tedbirsiz davranışlar içinde olması halinde, ceza sorumluluğu bulunacağı kanaatindeyiz.

Yorumlar (2)
TOLGA: isminiz Zeynep , soy isminiz Trump tı değil mi?
ZEYNEP: O zaman çinlilere ulusal sağlık örgütü altında tüm ülkeler dava açsın
Haberler››Gündem››Koronavirüs bulaştıran ceza alır mı? Corona virüs bulaştıran kişinin cezai sorumluluğu var mı? - Haberler