14 Ocak 2019, 18:57

Kurtulmuş, Canlı Yayında Soruları Cevapladı

Kurtulmuş, Canlı Yayında Soruları Cevapladı

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhur İttifakı ve CHP, İYİ Parti ve HDP'nin ittifakına ilişkin, "Cumhur İttifakı, 15 Temmuz akşamı tanklara, helikopterlere, tüfeklere, uçaklara karşı bu milletin, 'Ya Allah, bismillah' diyerek sokaklarda yan yana, omuz omuza oluşturduğu gerçek...

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhur İttifakı ve CHP, İYİ Parti ve HDP'nin ittifakına ilişkin, "Cumhur İttifakı, 15 Temmuz akşamı tanklara, helikopterlere, tüfeklere, uçaklara karşı bu milletin, 'Ya Allah, bismillah' diyerek sokaklarda yan yana, omuz omuza oluşturduğu gerçek bir ittifaktır. Bu ittifak geçtiğimiz dönemde de anayasa değişikliği, 24 Haziran seçimleri gibi pratiklerle de siyasal uygulamasını göstermiştir. Dolayısıyla test edilmiş, selaların eşliğinde ve can pazarlığının yaşandığı ortamda saatler süren büyük bir dayanışma ortamında oluşmuş ve gönüllere yerleşmiş bir ittifaktır." dedi.

Kurtulmuş, ÜLKE TV'de yayınlanan Odak Noktası programında gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Cumhur İttifakı ve CHP, İYİ Parti, HDP'den oluşan ittifaka ilişkin açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, "Bir tarafta AK Parti'nin bir şekilde öncüsü olduğu ve domine ettiği bir çizgi, diğer tarafta da CHP'nin domine ettiği bir siyasal çizgi var ve bunların etrafında ittifakların oluşacağı görülüyor. Türkiye siyaseti de bu yapıya doğru evriliyor. Nasıl olacak, kaç sene içerisinde bu geçiş süreci tamamlanacak? Bugünden yarına, net bir şey söylemek çok mümkün değil ancak burada dikkat edilmesi gereken şey şu, masa başında iki partinin veya birden çok partinin yöneticileri bir araya geldi, masa başında sana üç, bana beş pazarlıklar yapıldı bir araya gelindi, oturuldu ve bir ittifak kuruldu. Bu şekilde yapılan ittifakların yürümesi mümkün değil çünkü ittifakın tabanda olması lazım." diye konuştu.

Kurtulmuş, Cumhur İttifakı'nın en büyük özelliğinin, masa başı ittifakı olmadığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Cumhur İttifakı, 15 Temmuz akşamı tanklara, helikopterlere, tüfeklere, uçaklara karşı bu milletin, 'Ya Allah, bismillah' diyerek sokaklarda yan yana, omuz omuza oluşturduğu gerçek bir ittifaktır. Bu ittifak, geçtiğimiz dönemde de anayasa değişikliği, 24 Haziran seçimleri gibi pratiklerle de siyasal uygulamasını göstermiştir dolayısıyla test edilmiş, selaların eşliğinde ve can pazarının yaşandığı ortamda saatler süren büyük bir dayanışma ortamında oluşmuş ve gönüllere yerleşmiş bir ittifaktır. Bu ittifak, pratik olarak yürüyor ama şunu da biliyoruz, AK Parti ve MHP bu ittifakı pratik olarak yürütüyor olmakla birlikte iki faklı siyasi partidir. İki farklı önceliği ve stratejisi olan iki parti, ortak meselelerde, anlaştığı noktalarda anlaşıyor ve milli meselelerde mutabakat sağlayarak yoluna devam ediyor.

Aynı şeyi karşı taraftaki ittifak için söylemek ne kadar mümkündür bilmiyorum. CHP'nin gerçekten lafı geldiği zaman sözün kolayından söylemek için değil, yüreğinde kendisini bu milletin kurucu iradesinin Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin sahibi olarak hisseden CHP'li, bu ülkeyi bölüp parçalamak isteyen siyasal bir örgütün yan kolu ve siyasal örgütü gibi davranan bir partiyle iş birliğini nasıl içine sindirecek? ya da diyelim ki hayatı boyunca CHP fikriyatıyla mücadele etmiş olan bir siyasi gelenekten gelen insanlar, CHP'nin adayı etrafında birleşmeyi nasıl içlerine sindirecekler? Dolayısıyla mühim olan masa başında parti temsilcilerinin verdiği kararlar değil, o partinin tabanının, oy ve gönül veren insanların, gerçekten ortak bir noktada buluşabilme becerisini ortaya koyabilmeleridir."

İttifakların, sanıldığı gibi sadece kağıt üzerinde yapılmadığına işaret eden Kurtulmuş, "İttifaklar öyle sanıldığı gibi kolay bir şekilde masa başında teşkil edildiği şekilde olmaz, yansımaz. Bunu seçim sonuçlarında da göreceğiz. Diğer partilerin isimlerini saymak istemiyorum ama çok sayıda, gerçekten milli hisler taşıyan CHP'li vatandaşın da ayrılıkçı bir siyasi hareketle dirsek temasını nasıl içlerine sindirebileceğini ben de merak ediyorum ve bunun sahada kolay kolay gerçekleşebilecek bir ittifak olmadığını zannediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

-"Köprünün altından çok sular geçti"

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanını bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır. " açıklamasına ilişkin ise "Çok şükür bu zihniyetin kılıcının iki tarafının da kestiği devirler geride kaldı, köprünün altından çok sular geçti. Milletin insanlarını adam yerine koymadıkları, 'Bidon kafalılar, göbeğini kaşıyan adamlar' diye hakaret ettikleri, milletin inançlarını kendi varlıklarının karşısında bir tehdit olarak gördükleri dönemler geride kaldı." dedi.

Türkiye'de gerçekleşen her seçimde demokrasinin kazandığını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Demokrasi kazandıkça milletin önü açıldı, milletin önü açıldıkça millet, değerleriyle, kültürüyle, medeniyetiyle barıştı ve Allah'a çok şükür bugün memlekette milletin sözünün üstüne hiçbir sözün kıymeti harbiyesi kalmadı. Bu tür insanlar kalmış mıdır? Sağda-solda bir kaç tane fosil kalmıştır, bu bir kaç tane fosilin Türkiye'de hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. İnsanların fikirlerine saygı duyarız, en aykırı fikri hatta en inançsız görüşleri dahi birisinin savunmasını, her halükarda dinleriz ama hiç kimsenin bir inanç mensubuna, inancından dolayı hakaret etmesini de asla kabul etmeyiz, bunlar geride kaldı. Bu millet Müslüman ve Müslümanlığı da özümsemiş olan bir millettir yani çok nezih ve nezaketli bir şekilde yaşayan bir millettir. Öyle ki kendi gayrimüslim komşularına bile asırlar boyunca hürmet etmiş, onların dini inançlarına, dini yaşayışlarına, geleneklerine saygı duymuş, onların bayramlarında onlarla birlikte sevinmiş bir millettir. Öyle ki bizim Balkan ülkelerinde Müslümanlar, Hristiyanlar bütün farklı mezhepler bir arada yaşarken, Balkan dillerinde Makedonya'da kullanıldığı gibi 'Komşu kapıcıklarla' birbirlerinin evlerine girip-çıkmışlar, böylesine bir müsamahayı taşımış olan bir milletiz. Bu millete ait olduğunu iddia eden tırnak içerisinde 'entelektüel' olduğunu iddia eden insanların da kalkıp, bu kadar hazımsız, milletin değerleriyle çelişen, çatışan, ifadeleri kullanmasını kabul etmek mümkün değildir, bunlar geride kaldı. Bunlar tek-tük, sağda-solda belki görülebilir ve bu devirler geride kaldı. Bunlar hiçbir şekilde bu milletin karşısına çıkamayacaktır. Milletin inançlarını, gelenek-göreneklerini, birbirine saygılı yaşam tarzlarını bozacak bir kuvvet ve kudret sahibi olmayacaklardır."

-"Milletin iradesine saygı duyacaksınız"

15 Temmuz sürecinde bazı sanatçıların darbe över-sever açıklamaları karşısındaki tavırlarını değerlendiren Kurtulmuş, "Rahmetli İdris Küçükömer'i hatırlıyorum, Türkiye'de maalesef tırnak içerisinde sol zanneden bazı çevreleri, aslında son derece arkaik bir şekilde Türkiye'de zaman zaman çok partili siyasi hayatımızda, hep böyle darbelerin arkasına, 'Zaten millet bize oy vermez, milletin oyuyla iktidara gelemeyiz bari askerin gücünü kullanarak, hatta onun-bunun, başkasının gücünü kullanarak, iktidar olmaz mıyız?' diye iç geçirmişlerdir. Bütün bunlar da onun tezahürüdür." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bugün bir parti, yarın bir başka parti olur ama milletin dediğinden başka hiçbir şeyin egemen olmayacağı bir Türkiye'yi kurmak lazım, onun için de sözünüzü gelin, söyleyin ama milletle dalga geçerseniz, milletin önünü kesmeye çalışan dahili ve harici düşmanlara alkış tutarsanız, onların yapmış olduğu Türkiye'yi anti demokratik, kabus dolu günlere götürmeleri için siz de destek olacak sözler söylerseniz bu başka bir şey... Bu açık bir şekilde millet düşmanlığıdır. Bunun lamı-cimi yoktur, lafı eğip-bükmenin de anlamı yoktur. Milletin iradesine saygı duyacaksınız, siyaseten gelip fikrinizi söyleyeceksiniz, milleti yönetmek için milletimizden destek alacak ve yetki alacaksınız. Verirse ne ala vermezse, 'Bunlar geri, gerici millet, bidon kafalılar' diyeceksiniz, yetmedi birisi darbe yapıp bu milletin iradesini hak ile yeksan ederse 1960 darbesinde yaptığınız gibi alkış tutacaktınız. Bazılarının zihninde 15 Temmuz'da 1960 zihniyeti tekrar hortlamıştır, siz '15 Temmuz'da keşke bu darbe olsaydı' diye iç geçiren sözde nice ilerici insanlar çıktı. Dolayısıyla bu bir çifte standarttır, millete düşmanlıktır ve milleti tanımamaktır. Bunlardan vazgeçsinler, bunları ortaya koydukça aslında milletle olan bağları da tamamıyla kopuyor ve müzelik bir hale geliyorlar. Kendilerine çeki-düzen vermeleri, akıllarını başlarına almaları lazım. Türkiye demokrasisi giderek daha da güçleniyor. Bu renklilik içerisinde yer almak isteyenlere demokrasi meydanı açıktır. Demokrasi meydanı yerine, 15 Temmuz'da insanların üstüne tanklarla, tüfeklerle, ateşli silahlarla saldıran o darbecilerin kan gölü haline getirdikleri meydanları tercih ediyorlarsa orada dursunlar. Bu millet buna müsaade etmez."

(Bitti) Numan Kurtulmuş,Cumhuriyet Halk Partisi
Kaynak: AA