Londra'da Savaş Karşıtı Gösteri

İngiltere'de Savaş Karşıtlarının Haftalar Öncesinden Yapacaklarını Duyurduğu "Savaşa Hayır" Gösterisi, 1830'lu Yıllardan Kalan Viktorya Dönemi Yasaları Kapsamında, Engellenmeye Çalışıldı. Eylemciler Yürümekte Diretince, Yetkililer Eylem Yasağını Kaldırmak Zorunda Kaldı.

09.10.2007 11:31 | Son Güncelleme: 09.10.2007 11:31Londra'da Savaş Karşıtı Gösteri
İngiltere'de savaş karşıtlarının haftalar öncesinden yapacaklarını duyurduğu "Savaşa Hayır" gösterisi, 1830'lu yıllardan kalan Viktorya Dönemi yasaları kapsamında, engellenmeye çalışıldı. Eylemciler yürümekte diretince, yetkililer eylem yasağını kaldırmak zorunda kaldı.

Eyleme 1 hafta kala yasaklandığı açıklanan Trafalgar Meydanı ve Parlamento Bulvarı arasındaki alanda gerçekleştirilmek istenen gösteri, yetkililerin engelleme çabalarına rağmen gerçekleştirildi. Savaş karşıtı gruplar, bu eylemin demokratik bir ülkede, demokratik bir hak olduğunu belirterek, eylemi polis engeline rağmen yapacaklarını açıklamışlardı.

Trafalgar Meydanı'nda yazar, politikacı, müzisyen, sanatçı ve milletvekillerinden oluşan 50 kişilik konuşmacı grubu, ikişer dakikalık konuşmalar yaparak, meydanda toplanan savaş karşıtlarına hitap etti. Eylemden yaklaşık yarım saat önce yasağın kaldırılması, savaş karşıtları arasında hükümete karşı bir zafer kazanıldığı yorumlarına yol açtı.

Konuşmacılardan Brian Haw, farklı dillerde selam vererek başladığı konuşmasında, "Hepimiz insanız ve neler olduğunun farkındayız. Bir çocuk daha ya da bir gün daha bitmeden, savaşlar hemen bitmeli" dedi.

2001 yılından beri Parlamento önündeki caddede yaşayan Brian Haw, savaş karşıtı gruplar arasında bireysel olarak en belirgin simge olma özelliğini koruyor.

İngiltere Parlamentosu'nun savaş karşıtlığı ile bilinen Respect Partisi Milletvekili George Galloway ise, Gordon Brown'ı ve dış politika çizgisini eleştirerek, bir an önce tüm İngiliz askerlerinin Irak ve Afganistan'dan çekilmesi gerektiğini söyledi. Galloway, İngiliz ve Amerikan parlamentolarındaki suçlu milletvekilleri yüzünden, Basra'nın, bir milyon Iraklı'ya mezarlık olduğunu hatırlattı.

Galloway olası bir İran saldırısıyla ilgili olarak da, "Birçok kişi henüz bilmiyor ama eğer İran'a saldırılırsa, İran bize karşılık verecektir. Eğer bu kutuyu açarlarsa, içinden korkutucu şeyler çıkacaktır" dedi.

Konuşmaların sona ermesinin ardından başlayan yürüyüşte, gösterici kadar polisin de görev alması eylemcileri şaşırttı. Organizatörlere göre yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı eylem boyunca, polis helikopterleri meydanın üzerinden ayrılmadı. Bunun yanı sıra yürüyüşe katılanların attıkları her adıma polislerin yön vermesi, zaman zaman eylemciler ve polis arasında gerginliğe yol açtı. Göstericiler, trafiğe kapatılan White Hall Caddesi'nde bekletilirken, polis, eylemcileri küçük gruplara bölerek parlamentonun

önündeki caddeye aldı ve böldüğü grupların birbiri ile birleşmemesi için kordon oluşturarak engel olmaya çalıştı. Yürüyüşün en arkasında yer alan ve İngiltere'nin farklı şehirlerinden gelen üniversite ve kolej öğrencilerine sıra geldiğinde, gençler, gruplara bölünmeleri nedeniyle polise tepki göstererek, "Bu caddeler bizim", "İşte demokrasi böyle bir şey" şeklinde sloganlar attı. Gençlerin direnişi ve caddede oturma eylemi yapmaları nedeniyle polis, öğrenci grupları arasındaki yerlerinden ayrılmak

zorunda kaldı.

Parlamentonun hemen önündeki parkın güvenlik gerekçesiyle kapatılmasına tepki gösteren ve parka izinsiz giren Simon Moore (24) kısa bir süre polis tarafından alıkonuldu. "Cadde ve parklar bizim" diyen genç, uygulamaya tepki gösterdi.

(HU-CY-CY-SN-D)


Kaynak: İHA

14.12.2019 03:17:29