Londra: İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün, Kuzey Kore'nin Dün Nükleer Silah Denemesi Yaptığına İlişkin Açıklaması ve Fransız Parlamentosu'nda Perşembe Günü Oylanacak Ermeni Soykırımını İnkarı Suç Sayan Yasa Tasarısıyla İlgili Tartışmalar Öne Çıktı.

10.10.2006 10:20 | Son Güncelleme: 10.10.2006 10:20Londra: İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, Kuzey Kore'nin dün nükleer silah denemesi yaptığına ilişkin açıklaması ve Fransız Parlamentosu'nda Perşembe günü oylanacak Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısıyla ilgili tartışmalar öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Financial Times, bazı bilimadamlarının sismik verilere bakarak, yerin 2000 metre altında bir maden ocağında yapılan denemenin gerçekten başarılı olup olmadığı konusunda şüpheleri şu yönde:

"Amerikalılar, denemenin yapıldığını söylenen saatte Richter Ölçeği'ne göre, 4.2 büyüklüğünde bir patlama tespit etti. Kuzey Kore'nin, nükleer silah denediği izlenimi vererek dünyayı kandırmış olması bir olasılık mı? Kuzey Kore'nin bu ölçekte bir sarsıntı yaratacak patlama için yeraltına bu kadar çok miktarda konvansiyonel silah indirebilmesi mümkün değil. Fakat bazı bilimadamları, bu patlamanın gücünün nükleer silah denemesi için az olduğunu söylüyor. Dünya ise en kötü senaryoya göre yani denemenin başarılı olması ihtimaline karşı pozisyon almış durumda."

Guardian, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin deneme haberinden sonra süratle ve oybirliğiyle Kuzey Kore'yi kınayan bir karar aldığını anımsatarak şimdi bu ülkeye karşı yaptırım seçeneklerinin değerlendirilmeye başlandığını yazdı. Fakat gazete, bu önlemlerin hiçbirinin kendi ifadesiyle "çılgın" bir diktatör tarafından yönetilen Kuzey Kore için caydırıcı olmayabileceğini öne sürerek, son 12 yıl içinde iki milyon Kuzey Kore vatandaşının açlıktan öldüğünü aktardı.

Independent da, Kim Jong-il'in tarihi bir başarı olarak sunduğu nükleer silah denemesinin ülkede yaşanan sorunları perdeleyemeyeceğini öne sürdü.

"Kuzey Kore'de ortalama maaş 70 dolar civarında. Ülke dış yardımlarla ayakta duruyor. 200 binden fazla siyasi mahkumun olduğu tahmin ediliyor. İnsan hakları örgütleri işkence ve köleliğin yaygın olduğunu söylüyor. Televizyon ve radyolar devlet denetiminde. Kuzey Kore birçok örgüte göre basın özgürlüğünün en fazla ihlal edildiği ülke."

Financial Times başyazısında Kuzey Kore'nin nükleer silah denemesinin dünya için büyük bir tehdit olduğunu savunarak, "Eğer doğrulanırsa, Kuzey Kore, nükleer silaha sahip olduğu bilinen dokuzuncu ülke olacak. Kuzey Kore'nin zafer olarak lanse ettiği bu gelişme, dünya istikrarı için büyük bir tehdit. Riskler açık; Kuzey Kore'nin, topraklarını vurabilecek nükleer silaha sahip olduğunu bilen Japonya, dünyada nükleer saldırıya uğramış tek ülke olmasına rağmen nükleer silah geliştirmeye çalışabilir. Bu da Doğu Asya'da yeni bir silahlanma yarışı başlatabilir. Kuzey Kore'nin meydan okuyan tavrı başta İran olmak üzere nükleer silaha sahip olmak isteyen ülkeleri daha da cesaretlendirebilir. Nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası mekanizma iyice zayıflar. Halkına karşı sorumsuzca davranan yoksul bir ülke, Çin'in ve Amerika'nın burnunun dibinde nükleer silah geliştirebiliyorsa diğerlerini kim durdurabilir. Kuzey Kore'ye savaş ilan edilmesi zayıf bir ihtimal. ABD bunu göze alamaz. Ekonomik yaptırımlarsa açlıkla pençeleşen Kuzey Kore halkına, liderlerinden daha fazla zarar verir."

"ANAHTAR ÇİN'İN ELİNDE"

Financial Times, krizde anahtarın Kuzey Kore'nin komşusu Çin'in elinde olduğunu yazdı. Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticari ortağı. Kuzey Kore'ye en fazla gıda ve yakıt yardımı yapan ülke de Çin.

"Çin Dışişleri Bakanlığı Kuzey Kore'yi sert bir dille kınadı ancak, veto hakkı bulunan bir ülke olarak sert yaptırımlara engel olabilir.

"Çin, Kuzey Kore'den gelebilecek bir göç dalgası ve birleşik bir Kore'nin ABD'nin müttefiki olabileceği endişesiyle yıllarca Kuzey Kore'deki duruma seyirci kaldı. Ancak şimdi Çin liderleri, Kim Jong-il rejiminin, özellikle de nükleer silaha sahip bir rejimin istikrarsızlık kaynağı olduğunu kabul etmeli. Güney Kore ABD'nin etki alanından çıkıp Çin'e yakınlaşmaya başladı. Kuzey Kore'deki rejim barışçıl bir şekilde çökerse, Güney, tıpkı Doğu Almanya'da olduğu gibi Kuzey'i bünyesine alabilir. Kuşkusuz Kuzey Kore için Batı'ya karşı kan dökmüş bir ülke olarak Çin'in az sayıdaki ideolojik müttefikinden biri olan Kuzey Kore'yi kaybetmesi kolay değil. Fakat tüm bunların tek alternatifi statüko. Yani nükleer silahıyla tüm dünyaya meydan okuyan bir Kuzey Kore. Bunu da kimse kabul edemez."

Peki nükleer silah açısından diğer ülkelerde durum ne. Guardian'dan bazı rakamlar şöyle:

"Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına taraf olmalarına karşın nükleer silaha sahip olmalarına izin verilen beş ülke var: ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin. Bu anlaşmaya taraf olmayan üç ülke; İsrail, Pakistan ve Hindistan'ın da nükleer silahları var. Rusya'nın 16 bin, ABD'nin 10 bin 300 nükleer füze başlığı bulunuyor. Çin'in 410, Fransa'nın 350, İngiltere'nin de 200 nükleer başlığı var."

Guardian'a göre, İran, Güney Afrika, Brezilya ve Venezüella da nükleer silah geliştirmeye aday ülkeler arasında yer alıyor.

Independent gazetesi ise 'Nükleer bomba için gerekli malzemeyi üretebilecek nükleer reaktörlere sahip olduğuna inanılan ülkeler' arasında Türkiye'yi de saydı.

Financial Times'ta da hangi ülkenin şimdiye kadar ne kadar nükleer silah denemesi yaptığına ilişkin bir tabloya yer verildi:

"ABD, sonuncusu 1994'te olmak üzere şimdiye kadar bin 50 deneme yaptı. ABD'yi 750 nükleer silah denemesiyle Rusya ve 210 denemeyle Fransa izliyor. Şimdiye kadar Çin ve İngiltere 45'er, Hindistan 4, Pakistan da 2 nükleer deneme yaptı."

Financial Times'ta yer alan başka bir yorumda Kuzey Kore'yi, İran ve Suriye'yle birlikte "Şer ekseni" olarak niteleyen Bush doktrininin Pyongyang'ın son hamlesiyle ağır bir darbe aldığı öne sürülüyor ve Kuzey Kore'nin bu adımında Irak'ın işgalinin de rolü olduğu görüşüne yer verildi.

"Eski ABD Dışişleri Bakanı Madeliene Albright, bir süre önce Financial Times'a mülakatında şöyle demişti: Irak'tan alınan mesaj şu: Eğer nükleer silahınız yoksa işgal edilirsiniz. Varsa kurtulursunuz. Bush yönetimi bu görüşü reddediyor. Ancak bugün her an patlamaya hazır Ortadoğu'da birçok ülke, nükleer silah geliştirme planları yapıyor. İran reddetse de nükleer silah peşinde olduğu tahmin ediliyor. Türkiye ve Mısır da nükleer santraller inşa edeceğini açıkladı. Resmi ağızlar reddetse de bu iki ülke de nükleer seçeneklerini açık tutuyor. Bu, İran'ın nükleer silah geliştirme endişesinden kaynaklanan bir durum."

Daily Telegraph Fransız Parlamentosu'nda Perşembe günü oylanacak Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa tasarısıyla ilgili tartışmaları ele aldığı yorumunda şöyle diyor:

"Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği planları Fransa'yla yaşadığı soykırım tartışması nedeniyle tehdit altında. Türk Parlamentosu yarın Fransa'ya misilleme olarak sömürge döneminde Fransa'nın Cezayir'de soykırım yaptığını inkarı suç sayan yasa teklifini görüşecek. Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen ülkeler Fransa'nın tavrının yapıcı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'yi en fazla destekleyen milletvekillerinden biri olan Liberal Demokrat gruptan Andrew Duff, dün Türk milletvekilleriyle görüştüğünü söylüyor. Duff'a göre, milletvekilleri kendisine şu soruyu sordu: Fransa toptan ortadan kaldırmayı teklif ederken siz neden bize ifade özgürlüğünü savunun diyorsunuz?"


Kaynak: İHA

20.11.2019 19:56:25