Meral Danış Beştaş'ın 2015'teki sokağa çıkma yasağıyla ilgili bireysel başvurusu kabul edilmedi

Anayasa Mahkemesi, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerde 2015'te uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ilgili bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.

Meral Danış Beştaş'ın 2015'teki sokağa çıkma yasağıyla ilgili bireysel başvurusu kabul edilmedi
17.04.2020 12:18 | Son Güncelleme: 17.04.2020 12:18

Anayasa Mahkemesi, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerde 2015'te uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ilgili bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.

Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, Türkiye'de 2015'teki yoğun terör olayları sonrasında yaşanan ve kamuoyunda "hendek operasyonları" olarak bilinen olayların ardından 2015 yılının Ağustos ayından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerde sokağa çıkma yasakları uygulandı.

Meral Danış Beştaş da 16 Ağustos 2015 ile 11 Aralık 2015 arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 7 il ve 17 ilçede toplam 52 kez sokağa çıkma yasağı kararı alındığını belirterek, yasakların uygulanması sırasında sivil vatandaşların kolluk görevlilerinin güç kullanımı ya da sağlık hizmetlerine erişememeleri nedeniyle hayatlarını kaybettiklerini öne sürdü. Beştaş, böylece kendisinin ve bölgede yaşayan kişilerin Anayasa'yla güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini savunarak, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Anayasa Mahkemesinin gerekçesi

Anayasa Mahkemesi, Beştaş'ın başvurusundaki sokağa çıkma yasağına ilişkin iddiayı, "kişi bakımından yetkisizlik" nedeniyle, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiayı ise "başvuru yollarının tüketilmemesi" nedeniyle kabul edilemez buldu.

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, bir başvurunun kabul edilebilmesi için başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesinin yeterli olmadığı, ihlalden doğrudan etkilendiğini, mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerektiği vurgulandı.

Mağdur olduğu zannı veya şüphesinin mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli olmadığına işaret edilen gerekçede, "Başvurucu, sokağa çıkma yasaklarının kendisi bakımından nasıl bir somut etki oluşturduğunu ve bu yasaklardan kişisel olarak nasıl etkilendiğini açıklayamamıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir." denildi.

Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddia

Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde, başvurucunun "sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleri ziyaret etmek amacıyla en son Mardin'in Derik ilçesine girmek istediğini ancak kolluk tarafından atılan gazdan aşırı etkilendiğini, gaz bombalarına maruz kaldığını, gazdan etkilenerek bilincini kaybettiğini ve hastaneye kaldırıldığını belirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini" de ileri sürdüğü hatırlatıldı.

Gerekçede, başvurucunun kolluk görevlileri tarafından kötü muameleye uğradığı iddiası karşısında maddi olayın aydınlatılması ve olası cezai sorumluluğun belirlenmesi konusunda etkili yolun ceza soruşturması olduğu kaydedildi.

Ancak dosyadan başvurucunun ceza soruşturması başlatılması amacıyla adli makamlara bir başvuruda bulunmadığının tespit edildiği belirtilen gerekçede, "Somut olayda başvurucunun hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır." tespiti yapıldı.

Kaynak: AA