MHP Genel Başkanı Bahçeli Partisinin İl Başkanları Toplantısının Ardından Açıklama Yaptı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “AKP, HDP’yle bir koalisyon alternatifini her ne hikmetse düşünmemiş, bu seçeneği kategorik olarak yok saymıştır.

25.08.2015 17:24MHP Genel Başkanı Bahçeli Partisinin İl Başkanları Toplantısının Ardından Açıklama Yaptı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AKP, HDP'yle bir koalisyon alternatifini her ne hikmetse düşünmemiş, bu seçeneği kategorik olarak yok saymıştır. Fakat şu günkü ortamda kader ağlarını örmüş, AKP ile HDP'yi bizce malum olan aynı çizgiye getirmiştir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, saat 14.00'te başlayan, partisinin il başkanları toplantısı sonrası bir basın toplantısı düzenledi. Anayasa'da Cumhurbaşkanı'nın görevleri arasında seçim tarihinin tayin yetkisinin görülmediğini kaydeden Bahçeli, "Erdoğan iktidarı paylaşmamak amacıyla bir kez daha seçim demiştir. Rüşvet ve yolsuzluğa gömülmüş bakanlıkların idaresinin AKP'den çıkmaması için Erdoğan'ın beğenmediği 7 Haziran seçimleri yenilenmeyle karşı karşıya kalmıştır. Erdoğan pisliklerin hesabının sorulmaması için Davutoğlu'yla seçim işbirliği yapmış, 78 milyonu buna zorlamıştır. Seçim ve sandık güvenliği tartışılırken, sıkıyönetim şartları vasat bulmuşken sırf iktidar ve koltuk uğruna seçim yenilenmesini hangi şeref, hangi namus, hangi sorumluluk anlayışıyla izah edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Beş gün içinde seçim hükümeti kurulmasının Anayasa'nın 114'üncü maddesinin gereği olduğuna dikkat çeken Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

"AKP'yle HDP'nin hasreti sonunda bitecek, çözümde ortak olanlar hükümette buluşacaklardır. Türkiye'yi seçime kadar tescilli müzakereciler, Kandil dönmeleri, maskeli PKK'lılar yönetecektir. Artık PKK'nın hükümete girmesine sayılı günler kalmıştır. Bu kepazelik tamamen AKP'nin, Erdoğan'ın eseridir. Bunun hesabını da asla veremeyeceklerdir. Koalisyon kurdurmayan Erdoğan HDP'ye kapı aralamıştır. Davutoğlu ne yaparsan yapsın, ne derse desin Dolmabahçe'deki aile fotoğrafında poz verdiği siyasi bölücülerle Bakanlar Kurulu'nu teşkil edecektir. Biz başından beri AKP ile HDP'nin gerçek niyetlerinin anlaşılabilmesi için hükümet kurması gerektiğini söyledik. Çözüm isimli ihanet sürecini milletimizin bütün yönleriyle görmesini bekledik. Bu olmazsa AKP-CHP koalisyonun kurulması konusunda Türkiye adına ısrarcı olduk. Hatırlanacağı üzere, koalisyon görüşmeleri çerçevesinde, AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyet 14 Temmuz 2015 günü saat 13.00'de TBMM'de partimizi ziyaret etmişlerdi. Milliyetçi Hareket Partisi'nin nasıl bir koalisyon hükümeti kurulması hususundaki yaklaşım ve değerlendirmesi başından beri şeffaf, anlaşılabilir ve açıktı. İlkelerimizden ödün vermeden, kırmızı plaka kaygısına kapılmadan, reddiyeci bir tutum takınmadan tüm alternatiflerin tüketilmesini bekledik. Bu kapsamdaki sorumluluğun az önce değindim gibi, çözüm sürecinde ortaklık kuran AKP ile HDP'ye; bu mümkün olmazsa AKP ile CHP'ye; bu da yeterli olmazsa daha geniş bir tabanlı bir hükümet formülü olan AKP-CHP-HDP ortaklığına düştüğünü seslendirdik. AKP, HDP'yle bir koalisyon alternatifini her ne hikmetse düşünmemiş, bu seçeneği kategorik olarak yok saymıştır. Fakat şu günkü ortamda kader ağlarını örmüş, AKP ile HDP'yi bizce malum olan aynı çizgiye getirmiştir."

Geçici seçim hükümeti kurma görevini bugün alan Başbakan Davutoğlu'nun ne yapacağını, nasıl bir yol izleyeceğini kısa süre içinde herkesin göreceğini belirten Bahçeli, "13 Temmuz 2015'den 13 Ağustos 2015 tarihine kadar yaklaşık 32 günlük sürede AKP ile CHP 50 saate yakın bir görüşme serisi gerçekleştirmiştir. Ne var ki, partimizin tüm iyi niyetli ve olumlu desteklerine rağmen; AKP ile CHP arasındaki temas ve toplantılar bir koalisyonu doğurmamıştır. AKP ile CHP Türkiye'yi kandırmıştır. 7 Haziran seçimlerinin tekrarlanmasını gizli gündem olarak siyasi yedekte tutan ve esasen asıl gayesi de bu olan AKP, sudan bahanelerle hükümet kurulmasına köstek olmuş ve masayı devirmiştir. CHP'de oyunbozan taraf görüntüsü vermemek amacıyla pişkince fiyasko olan görüşmelere katlanmıştır. Böylelikle AKP ile CHP arasında bir koalisyon ihtimali kalmamıştır. Bu aşamadan sonra Türkiye ya seçime gidecek ya da MHP'nin içinde yer alacağı bir koalisyon tablosuyla karşı karşıya kalacaktı. Bu maksatla Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi 17 Ağustos 2015 Pazartesi günü saat 14.00'de TBMM çatısı altında ikinci defa bir araya gelmişlerdir. MHP'nin seçimlerin tekrarına menfi tutumu belliydi. Azınlık veya seçim hükümeti formüllerine kapalı tavrı da değişmemişti. Milliyetçi Hareket Partisi'nin, AKP'yle olası bir koalisyonda buluşabilmesi için gerek ve yeter şartları, ilaveten tavizi mümkün olmayan ilkeleri olduğu aziz milletimizin malumudur. Partimiz tarafından sürekli ve istikrarlı biçimde, 7 Haziran'ı takip eden günler içinde ilkelerimiz ilan edilmiştir" diye konuştu.

Milliyetçi Hareket Partisi'nin muhtemel bir koalisyon çatısının kurulabilmesi için beklenti ve aradığı uzlaşma zemine de değinen Bahçeli, şunları söyledi:

"Anayasa'nın ilk dört maddesine tereddüde mahal bırakmayacak derecede içten bağlılık ve saygının berrak bir mizaç ve beyanatla ispatı vazgeçilmez ön şartımızdır. Türkiye'nin yıkım ve çözülmesine hizmet eden Çözüm Süreci'nin eksiksiz, bahanesiz ve herhangi bir kafa karışıklığına meydan vermeden tümüyle tasfiyesi müzakere kabul etmeyen talep ve beklentimizdir. Çözüm buzdolabında ise fişinin çekilerek çürümeye terk edilmesinin teminatı samimi ve ikna edici bir üslupla verilmelidir. Türk devlet ve toplum hayatını felç eden, adalet ve ahlak kurallarını hiçe sayan rüşvet ve yolsuzluk vakalarının 17-25 Aralık kapsamında tekrar ele alınarak, ucu kime dayanırsa dayansın üzerine gidilmesi tartışmasız isteğimizdir. Anayasal yetki ve sorumluluklarını inat ve ısrarla çiğneyen, hiçbir kural ve ilke tanımayan Cumhurbaşkanı'nın görevinin gerektirdiği meşru ve hukuki zeminde bulunmasının yanında, kuvvetler ayrımı prensibinin parlamenter demokrasiyle muhafazası istikrarlı ve sağlıklı bir koalisyon için aradığımız temel kriterdir. AKP işte bu dört şartımıza hayır demiştir. PKK'ya evet diyen AKP, MHP'ye yüzünü dönmüştür. BOP'a, Müslüman katillerine, emperyalizmin kuryelerine eyvallah diyen AKP, MHP'nin milli ve ahlaki taleplerine uzak durmuştur. Biz Anayasa'nın ilk dört maddesine sahip çıkalım dedik, AKP itiraz etti. Biz ihanet süreci bitsin dedik, AKP karşı çıktı. Biz hırsızları adalete teslim edelim, rüşvetçilerin yakasından tutalım, 17-25 Aralık'ın hesabını soralım dedik, AKP reddetti. Biz Cumhurbaşkanı Anayasa'yı ihlal etmesin, görevinin gerektirdiği sınırlara çekilsin dedik, AKP oralı bile olmadı. Biz parlamenter demokrasiyi ve kuvvetler ayrımını koruyalım dedik, AKP üç maymunu oynadı. İmralı canisinin 10 maddelik ihanet metnine yeşil ışık yakanlar, MHP'nin ilkelerini konuşmayı bile denemedi. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün; devamlı bize hayır diyen, koalisyon kurmamak için bin dereden su getiren bir partiyle nasıl ortaklık kuralım, nasıl tamam diyelim? Onursuzca bir hükümet olmaktansa şerefli bir muhalefet görevi doğru değil midir? Hırsızlar vakıflara sinmişken, rüşvetçiler meydan okur gibi gezerken, hıyanetten yüzlerin simsiyah olmuş zevat güvenceye alınmışken biz nasıl iktidar olalım, nasıl devlet yönetelim? Siyasi ilke ve ülkülerimizi menfaat uğruna harcamış olsaydık, yarın mahşer gününde şehitlerimize ne diyecektik, ömürleri çileyle geçmiş Milliyetçi Ülkücü Hareket'in asil evlatlarına hangi bahaneleri uyduracaktık? Doğrudur, Türkiye'yi namerde muhtaç etmeyiz dedik. Gerekirse değil elimizi, gövdemizi taşın altına koymaya hazır olduğumuzu söyledik. İlke ve şartlarımız kabul edilsin, koalisyona varız dedik. Ama AKP bunları duymadı, bize kulak asmadı. Çünkü Erdoğan'ın buyruğu böyleydi. Davutoğlu'nun bunun hilafına davranması, bağımsız hareketi mümkün değildi. Gururla söyleyebilirim ki, biz dimdik durduk, eğilmedik. Biz koltuk için 46 yılın mirasını hamd olsun yağmalatmadık, sonuna kadar vakarlı davrandık. Biz iktidar için Türk düşmanlarına payanda olmadık, olmayı aklımızdan geçirmedik. Bize hayırcı diye saldıranlar bir defa müfteridir, gerçekleri saptıranlardır. Bizim hayır dediğimiz ne varsa Türk milletinin hayrınadır."

MHP'nin her şeye kapalı durduğu söyleyenlerin ise yalancı ve nankör olduğunu sözlerine ekleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben diyen Milliyetçi Hareket Partisi ne koalisyondan kaçtı, ne de iktidardan korktu. Ancak koalisyon kurulması için lazım olan asgari zemin AKP'nin gayretleriyle oluşmadı, oluşturulmadı. Bırakın sarayın kölesi olan havuz medyası dedikodu yapsın. Bırakın ücretli saray trolleri, CHP'nin başındaki şahsiyet tezviratlarla avunsun. Biz doğru bildiğimiz yoldan yürümeye sağlam adımlarla devam edeceğiz. Bu gerçekleri aziz milletimin her ferdine anlatacağız. Türkiye'yi yine dolaşacağız, yine demokrasi meydanlarında milletimize tercümanlık yapacağız. Siyasette olağan şartların hakim olmadığını unutmayınız. Erdoğan ve AKP'nin devlet gücünden mahrum olmamak için her provokasyona tevessül edeceğini iyi biliniz. AKP yıllar içinde devletin her kademesine, her hücresine sindi, nüfuz etti. Bunu paylaşmamak için de her şeyi deneyecektir. Dikkatli olun. Erdoğan'ın akıbeti tamamıyla iktidarın devamlılığına bağlıdır. Bu makul ve izah edilebilir bir durum değildir ve demokrasi tarihimizde görülmemiş bir sapmadır. Esasen AKP tüm yolları tıkamış, tüm seçenekleri anlamsızlığa, boşluğa mahkum etmiştir. Terör, gerilim, kutuplaşma AKP'nin istediği ve arzu ettiği bahaneler zinciri olarak Türkiye'nin üzerine çöreklenmiştir. Bugünkü siyasi krizin iç dinamiklerden beslendiği gibi dış uzantıları da vardır. Bir krizle takviye edilmiş çözümsüzlük halini sözde kurtarıcı rolüyle Recep Tayyip Erdoğan'ın aşması temellendirilmiş, bu yolla sistem inkarı ve potansiyel başkanlık propagandası tekrar yeşermiştir. Allah'ın izniyle bu hesap sandıkta un ufak olacaktır. Türk milleti AKP'yi, inanıyorum ki, kenara çekecek, 7 Haziran sonrasının cepheleşme ve anlaşmazlığını bu siyaset pratiğine fatura edecektir. AKP olmazsa, Erdoğan olmaz. AKP olmazsa, Türkiye huzura kavuşur. Bizim AKP'siz ve Erdoğan'sız bir Türkiye özlememiz meyvesini verecektir. Bu nedenle her imkanımızı meşruiyet dairesinde devreye alarak çalışacağız. Yorulmayacağız, yılmayacağız; milletimizin tertemiz sinesinde yaşananları bir bir anlatacağız. Bu yolda il başkanlarımıza çok güveniyor, kendilerinden çok şeyler bekliyorum. Allah yardımcımız olsun. Allah Türkiye'yi korusun, milletimizden rahmetini esirgemesin." - ANKARA

Milliyetçi Hareket Partisi, Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Türkiye, Politika, Güncel

Kaynak: İHA

17.10.2019 11:01:07