NBA karnesi #1

Ligin henüz ilk haftasında iyi ya da kötü sınıflandırmasına girmek için biraz erken olabilir, kabul! Zira hafta boyunca;

NBA karnesi #1
30.10.2019 16:08 | Son Güncelleme: 30.10.2019 16:08
Ligin henüz ilk haftasında iyi ya da kötü sınıflandırmasına girmek için biraz erken olabilir, kabul! Zira hafta boyunca; nasıl adım attıklarını hatırlamaya çalışan oyuncular, takım kurgularını istedikleri gibi kesip biçememiş olan koçlar ve kural kitapçığından kafayı yeni kaldırdıkları için her duruma müdahale eden hakemler sağ olsun, yüzümüzü güldürecek pek çok malzeme çıkardılar. Ancak basketbol ciddi bir iştir ve ne olursa olsun işler beklemez! Biz de kolları sıvayıp ilk haftanın maçları içinden iyiyi de kötüyü de çıkardık.


Hepsi pekiyiler






Los Angeles Clippers





“Ama Phoenix Suns’a yenildiler!” sesleri yükseliyor… Geçen sezonki kadronun üstüne Kawhi Leonard ve Paul George eklenecek, sezon açılışında Lebron James’li ve Anthony Davis’li Lakers’ı yenecek sonra bir de tatlı niyetine Golden State Warriors’u yeni salonlarındaki ilk maçlarında madara edeceksiniz. Açıkçası bu Clippers’dan korkulur, o korkudan dolayı da o yenilgi bu yazıyı etkilemiyor.

Gel gelelim Kawhi Bey’e… Sakat geçirdiği sezonu hariç tutarsak her sene oyununa yeni bir katman daha ekliyor. Bu sezon da kendine yeni bir özellik yükletmiş: Ana top yönlendirici olmak. Açıkça söyleyelim şampiyon olmak ya da olmamak, bunların bütün derdi bu! Paul George da sağlıklı olarak döndüğünde karşılarına çıkacak olanlara Allah kolaylık versin!




Trae Young




Travis Schlenk takımın genel menajerlik görevine getirildiğinde hedefi göstermişti: Golden State Warriors versiyon 3.9.68. Kendisi doğru zamanda böyle bir karara imza atmış olacak; zira draft edilmeden önce Stephen Curry’ye benzetilen Trae Young, ikinci senesinde Curry’nin maskesini takıp ilk hafta maçlarda terör estirdi. Önce Detroit Pistons’a 38 sayı attı ki bunun dokuzu logo civarından attığı üçlüklerden geldi. Sonra da Orlando Magic potasına salına salına 39 sayı bıraktı. Ustası kendi takımı yüzünden zor durumda ama bu cılız çırak bayrağı devralacak gibi duruyor.




Karl Anthony Towns




Lige geldiği günden bu yana yetenekleri tartışılmaz ama Andrew Wiggins gibi bir karakter yanındayken kendini nasıl geliştireceğini kestirmek güç. Towns, bu sene Wiggins’in yerine de oynamak için sahaya çıkmış sanki. İki maçta 36,5 sayı, 14,5 ribaund ve 5,5 asist ortalamaları tutturdu. Rakamların bu düzeyde kalmayacağı aşikar, fakat kendisi an itibariyle oyuna hükmediyor. Harika yeteneklerinin yanına iyi bir saha görüşü ve pasörlük eklemiş gibi gözüküyor. Minnesota Timberwolves’un eksiklerini saymakla bitmez ama genç oyuncu bütün gedikleri kapatmaya çalışıyor. Her gedik kapanabilir ama Wiggins’in kontratından dolayı açılan gedik kapanmaz.






Otur sıfırlar






Sacramento Kings





Yazı iyi hamlelerle geçiren Kings, sezonu açamamış gibi. Ligin ilk maçında Marvin Bagley’in sakatlanmasında bunun payı elbette büyük. Dewayne Dedmon ve Richaun Holmes iyi rol oyuncuları ama pota altı savunması konusunda o kadar da iyi değiller. Sıkıntı sadece bu değil; takıma maçların ortasında bir şeyler oluyor. Yetenekleri mi çalınıyor, fişleri mi çekiliyor bilinmez ama bir şeyler olduğu kesin. Yeni koç Luke Walton, tempolu ve izlemesi keyif veren takımı geri döndürebilir mi? Elbet bir yerde koşma tuşunu bulur.




DeAndre Ayton




NBA, doping konusunda esnek bir lig sayılabilir. Lig yönetimi elbette dopingi desteklemiyor, fakat oyuncular ligin olmadığı süreçte gayet rahat davranabiliyorlar ve lige istedikleri şekilde hazırlanabiliyorlar. Geçmişte Julius Randle’ın üç haftada normal bir insandan kas yığınına dönüşmesi hâlâ akıllarda, bu dönüşümü “kas hafızası” ile açıklamak kişisel antrenörünün işi olabilir. O tarz antrenörlerin son kurbanı Deandre Ayton oldu. İlk maçtan sonra vücudunda “Diüretik” tespit edilen Ayton, belli ki vücudundan bazı maddeleri sökmeye çalışmış. Doping protokolüne bağlı 25 maç ceza alan genç oyuncu için Oyuncular Birliği Sendikası itirazda bulunmuş durumda. Sendikanın başında Chris Paul var, yapılacak şakalar için kendisine başvurulabilir.




Golden State Warriors




Golden State Warriors’ın -kayıplarına bakılacak olursa- düşmesinden daha doğal bir şey olamaz. Ancak iki maçta gösterdikleriyle dibin neresi olduğu merak konusu. D’Angelo Russell takıma nasıl katkı sağlayacağını öğrenmiş değil, sezon öncesinde iddialı açıklamalarda bulunan Draymond Green ise takımın değiştiğinin farkında olmayabilir. En önemli iki yardımcısı bu durumdayken Stephen Curry de öngörülen muhteşem sezonuna başlamaktan çok uzakta. Üç ismin dışındakiler de elbette konuşulabilir ama problemin asıl kaynağı o isimlerin bu takımda olmaları. Willie Cauley-Stein’ın çözümün bir parçası olacağını kendisine söyleseniz inanmayabilir.

Kaynak: EuroSport.com

Haberler››Spor››NBA karnesi #1 - Spor