Nene Hatun Ölüm Yıl Dönümünde Anıldı

Erzurum'daki Aziziye Tabyası'nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadını Nene Hatun, ölüm yıl dönümünde 7'den 70'e Erzurumlunun katılımıyla kabri başında anıldı.

22.05.2013 16:44 | Son Güncelleme: 22.05.2013 16:44Nene Hatun Ölüm Yıl Dönümünde Anıldı
'daki Tabyası'nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadını Nene Hatun, ölüm yıl dönümünde 7'den 70'e Erzurumlunun katılımıyla kabri başında anıldı.

Gençlik ve Bakanlığı tarafından düzenlenen programla Nene Hatun ölüm yıl dönümünde anıldı. Aziziye Tabyalarında düzenlenen programa protokolün yanı sıra bine yakın öğrenci, genç, yaşlı Erzurumlu katıldı. Araç yoğunluğu nedeniyle tabyalara çıkan yolda trafik kilitlenirken vatandaşlar yaklaşık 1 kilometrelik yolu yürüyerek yukarı çıktı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Daha sonra protokol konuşmaları yapılarak Türk kadınının kahramanlığını destanlaştıran şiirler okundu.

Programda Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu ve Erzurum Büyükşehir Daire Başkanı Talat Uzunyaylalı tarafından 93 harbi sırasında yaşananlar ve Nene Hatun'un kahramanlık öyküsü katılımcılara aktarıldı.

Daha sonra Nene Hatun kabri başında anıldı. 7'den 70'e Erzurumlu dualar ederek Nene Hatun'u yad etti.

NENE HATUN KİMDİR ?

Nene Hatun 1857 yılında Erzurum'da doğdu. 1877 yılında 8 Kasım'ı 9 Kasım'a bağlayan gece, Osmanlı vatandaşı olan Ermeni çeteleri Erzurum'un Aziziye Tabyası'na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini uykuda yakalayıp kılıçtan geçirdiler. Bu sırada arkadan gelen Rus askerleri ise hiçbir zorlukla karşılaşmadan tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulan bir er haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra "Moskof askeri Aziziye Tabyası'nı ele geçirdi" şeklinde minarelerden Erzurum halkına haber verildi. Bu haberin ardından Erzurum halkından silahı olan silahını, olmayanlar ise balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya'ya doğru koşmaya başladılar. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan Nene Hatun da vardı. Ağabeyi Hasan bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti . Nene Hatun üç aylık bebeğini emzirdikten sonra, "Seni bana Allah verdi. Ben de Ona emanet ediyorum" diyerek vedalaştıktan sonra bir kaç saat önce ölen ağabeyinin tüfeğini alarak sokağa fırlamıştı.

Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası'na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Göğüs göğüse bir savaş başladı. Mükemmel silahlarla donanmış Rus ordusu, baltalı-tırpanlı, taşlı-sopalı halk karşısında yarım saat tutunabildi. 2 bin 300'e yakın Rus askeri öldürülüp, Tabya geri alınmıştır. Türk tarafında ise bin kadar şehit verilmiştir.

NENE HATUN O GÜNLERİ ÖZETLE ŞÖYLE ANLATMIŞTIR:

Ağabeyim Hasan cepheden ağır yaralı olarak bir gece önce eve gelmişti. Bir yandan ona bakarken, bir yandan da 3 aylık çocuğumu emziriyordum. Kardeşim o gece kollarımın arasında öldü. Sabaha karşı minarelerden 'Moskof Aziziye'ye girdi' diye haykırışlar başlayınca, kardeşimin alnını öpüp, 'Seni öldüreni öldüreceğim' diye and içtim. Yavrumu Allah'a emanet ettikten sonra, ağabeyimin tüfeğini ve satırımı alıp dışarı fırladım. Sel gibi Aziziye'ye akıyorduk. Tabyanın mazgallarından düşman ölüm yağdırıyordu. Düşmanda iyi silah vardı, bizde de iman. İleri atıldım. Dadaşlar arasına karıştım. Satırım durmadan kalkıp iniyordu.

Başka bir hikayesinde cepheye babası kardeşi ve kayınbiraderi gider. Onlar gittikten hemen sonra Türkleri kılıçtan geçirmişler haberini alır ve küçük oğlunu bırakarak evden cepheye doğru yol alır. Cephede ilk önce babasının sonra kayınbiraderinin ve kardeşinin cesedini gördükten sonra eve geri döner ve bıraktığı 3 aylık oğlunun karnının ermeni askerleri tarafından deşilmiş olduğunu görür. Eline bir keskin bir budama makası alıp evden dışarı çıkar ve 17 ermeni askerini öldürür.

Tabya'nın geri alınmasının ardından, aralarında Nene Hatun'un da bulunduğu yaralıların tedavisine başlandı. Fakat bu sırada Nene Hatun yaralı olmasına rağmen diğer yaralıların tedavisini yapmak için çalışmıştır. Nene Hatun bu özverisiyle tanınıp, saygı ile sevilmiştir.

Nene Hatun'un vatan için gece başlayan mücadelesi, tüm düşman Erzurum'dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum'un her karış toprağında cephane taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmed Muhtar Paşa'nın zaferinde Nene Hatun'un ve onun vatan aşkını paylaşan bütün insanların da payı vardı.

Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden NATO'da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: "Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım" cevabını vermişti.

1955 YILINDA YILIN ANNESİ SEÇİLMİŞTİR

98 sene yaşadığı Erzurum'da 22 Mayıs 1955'de zatürre hastalığından dolayı vefat etmiştir. Nene Hatun, kurtuluş mücadelesini verdiği Aziziye Tabyası'na defnedilmiştir. Türk Kadınlar Birliği tarafından ölümünden bir kaç ay önce yılın annesi seçilmiştir. - ERZURUM

Erol Kürkçüoğlu, Nene Hatun, Aziziye, Erzurum, Politika, Güncel

Kaynak: İHA

12.12.2019 08:33:43