Nick Nurse: Profesör

Saç tarama yönü, gözlük sapındaki eski tarz hava, maçlarda giydiği koyu renk takım elbiseleri, ayakkabı ve kemer uyumu... Oxford profesörü gibi bir aurası olan Nick Nurse, yalnızca görünüş olarak değil saha içi aklı olarak da profesör gibi bir koç. !!window.__es_gtm_helper.

21.06.2019 02:23 | Son Güncelleme: 21.06.2019 02:23Nick Nurse: Profesör
Saç tarama yönü, gözlük sapındaki eski tarz hava, maçlarda giydiği koyu renk takım elbiseleri, ayakkabı ve kemer uyumu… Oxford profesörü gibi bir aurası olan Nick Nurse, yalnızca görünüş olarak değil saha içi aklı olarak da profesör gibi bir koç.

Nick Nurse, Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihi kentlerinden olan Iowa’da, öğretmen olan Marcella ve posta servisinde çalışan Maury’nin dokuz çocuğundan birisi olarak dünyaya geldi. Evet, üç kız ve altı oğlanlık kardeş zincirinin halkalarından birisi Nick Nurse oldu. 2015’te hayata gözlerini yuman babası, amatör olarak koçluk yapıyordu. Ayrıca küçükler yerel basketbol liginin de başkanıydı. Annesi ise ilham kaynağı profili taşıyan başarılı bir öğretmendi. Yani mükemmel bir basketbol koçu ve harika bir öğretmen, Nick’in hayatının geri kalanını şekillendirecekti.

Nurse ailesinin çocukları genel olarak sırıkla atlama sporuyla ilgileniyordu. Hatta Nick sırıkla atlamada çıtayı 3,90 metreye kadar yükseltmişti ancak aklı daha çok takım oyunlarındaydı. Kuemper Katolik Lisesi’nde Amerikan futbolu takımının oyun kurucusuydu. Lisenin beyzbol takımında da forma giydi. Ancak onu ayrı kılan, öne çıkaran başarı basketbolda geldi. 1985 yılında eyalet şampiyonluğunu kazanan Kuemper Knights’ın oyun kurucusu olan Nurse, babasından öğrendiklerinin kendisini başarılı bir oyuncu yaptığını söylerken her demecinde koçluk ile ilgili olan hayalini de yineliyordu. Daha sonralarda ise basketbolda gelen bu başarıya rağmen parkelere olan tutkusu Nurse için yeterli olmadı. Beyzbol, Nurse’ü kendine daha çok çekti.

Iowa Üniversitesi’nin beysbol takımında forma giyen Nurse, okulun kuzey/güney olarak ikiye bölünmesiyle kararlarını yeniden gözden geçirmeye karar verdi. Güney Iowa’nın beysbol takımında forma giyen Nurse, takımın yıldız oyuncusu Ed Conroy’un kaburgalarının kırıldığını gördükten sonra kararlarını gözden geçirme sürecini hızlandırdı. Kuzey Iowa’nın basketbol koçu Jim Berry’den gelen basketbol bursu teklifi ise Nurse’ün son kararını iyiden iyiye şekillendirdi.

Kuzey Iowa basketbol takımında şutör rolü verilen Nurse, takımın başında Eldon Miller’ın gelmesiyle oyuna daha başka bir perspektiften bakmaya başladı. Miller’ın yavaş ve alan yaratmaya dayalı oyun anlayışına hayran kalan Nurse, tecrübeli koçtan öğrendiklerini not etmek için antrenmanlara defterle gidiyordu. Miller, ‘’48 yıldır basketbol koçluğu yapıyorum ve tüm bu süre zarfında oyuna tutku ile yaklaşan birkaç insan tanıdım. Nurse ise bunlar arasında en öne çıkan oldu, oyuna gerçekten de aşık.’’ demeciyle genç oyuncusunun tutkusunu belirtiyordu.

1988-1989 yılında kolej kariyeri sona eren Nurse için NBA yolu kapalıydı. Zira oyunculuk kariyeri pek parlak değildi. Bunun üzerine Miller, Nurse’e asistan koçluk teklif etti. Onu ‘’pozitif kuvvet çarpanı’’ olarak tanımlıyordu. Asistan koçluğun yanı sıra muhasebe alanında derece yapan Nurse, tutkusunu başarılı bir kariyere dönüştürme yolunda ilk adımları atmaya başlamıştı…

Nurse, 1990 yılında Britanya’dan bir telefon aldı. Ahizenin ucundaki ses, ‘’Nick, seni Derby Storm’da (Britanye Basketbol Ligi takımı) koç olarak görmek istiyoruz.’’ diyordu. Nick, ertesi gün bulduğu ilk uçakla İngiltere’ye giderek babasından esintilerini aldığı koçluk kariyerine başlıyordu. Ancak Nurse orada yalnızca koç olarak görev almadı. Aynı zamanda takımın oyuncusu da oldu. Bu görevi en iyi şekilde yerine getirmek isteyen Nurse, lise koçu Wayne Chandlee’den 70 farklı diyagramı içeren oyun planlarını bile istemişti. Chandlee, ‘’Nurse inanılmaz birisi, sürekli çalışıyor. Bu göreve gelmesi şaşırtıcı değildi, benden yardım istediğinde seve seve kabul ettim. Küçük bir oyuncuyken bile basketbol aklının yüksek olduğunu hissedebiliyordunuz’’ diyor.

Gerçekten de öyleydi, Nurse mükemmel bir basketbol aklına sahipti. Britanya’da 11 yıl boyunca çalıştırdığı Derby Storm, Birmingham Bullets, Manchester Giants, London Towers, Brigton Bears takımları tarihlerinin en iyi derecelerini Nurse’ün koçluğunda elde etti. Başarılı basketbol adamı, milenyum çağının başlarında ise İtalya’da Treviso Yaz Ligi’nde kısa bir süre asistan koçluk yaptı, ardından Belçika’da Oostende’yi zirveye taşıdı. Avrupa kariyeri vadesini doldurmuşa benziyordu, rekabetten uzak pick & roll odaklı set hücumları, parkede çeşitlilik isteyen Nurse için artık sıkıcı olmaya başladı. Amerika’ya dönünce Grand View, South Dakota ve Rio Grande Valley takımlarında koçluk yaptı. Ancak kariyerinin dönüm noktası 2007’de yaşandı.

G-League ekibi Iowa Energy’nin baş antrenörü olarak göreve başlayan Nurse, lig tarihinde hem normal sezon hem de play-off döneminin en fazla galibiyet alan koçu oldu. İki kez yılın koçu seçilirken takımın vasat olarak nitelendirilen oyuncusu Curtis Stinson’ı MVP ünvanına taşımayı başardı. G-League’in yarattığı bağlantı ortamında yıldızı iyice parlayan Nurse, sahip olduğu oyun planlarıyla da büyülüyordu. NCAA’de tecrübe edindiği sert açık alan savunması, uzun Avrupa kariyerinde öğrendiği pick & roll temalı hücum setleri ve G-League’de gördüğü minik kıvılcımları alev topuna dönüştürme becerisi; kendisini NBA’in büyülü arenasına doğru götürüyordu, Kanada’ya…

2013 yılında Kanada ekibi Toronto Raptors’ın asistan koçu olarak göreve başlayan Nurse, takımın genel menajeri Masai Ujiri ile yakaladığı kimyadan oldukça memnundu. İyi bir çalışma ortamında yakalanan pozitif kimya, takımlar için olumlu geri dönüşler getirir; geç olsa dahi. Baş antrenör Dwayne Casey’nin dikkatini ikinci yılında çeken Nurse, her sene kültür değişimi yaşayan Kanada ekibinin görünmez kahramanı haline gelmişti. Bunun en somut örneğini ise geçtiğimiz sezon yılın koçu ödülünü kazanan Casey örneğinde görebiliriz. Çoğu NBA izleyicisine göre bu ödülün ardında Nick Nurse’ün oynadığı rol, Casey’nin başarısından çok daha büyüktü. Toronto Raptors yönetimi de böyle düşünerek Casey ile yolları ayırdı.

O yaz arasında kulübün GM’i Ujiri, sabah saatlerinde Nurse’ü aradı ve ‘’Nurse yarın öğlen antrenmanı için kadronu hazırla, takım artık senin’’ dedi. Nick Nurse için uzun süren bir plan, son aşamasına gelmişti. Iowa’nın mısır tarlalarında antrenman yapan; sırıkla atlamada, beysbolda, futbolda şansını deneyen ama gönlünü fena halde basketbola kaptıran Nurse babasından aldığı o ilham sayesinde artık basketbolun en büyük arenasında bir baş antrenör olmuştu.

Geçtiğimiz sezonun başlangıcı, Nurse’ü bir anda vitrinin en parlak noktasına taşıdı. Toronto’da yarattığı derin ve güçlü kadro, yıldızlaştırdığı isimler, yarattığı başarılı oyun sistemi, parkede somut başarıları beraberinde getirdi. Peki onun oyununu özel kılan neydi?
Nick Nurse, Toronto Raptors baş antrenörüEurosport
İlk olarak bireysel gelişimlerden başlamak gerekiyor. Serge Ibaka’nın oyununu birkaç basamak yukarı taşıyan Nurse, bunu yaparken tecrübeli uzununun savunmadan gelen enerjisini hücum setlerindeki topsuz oyuna taşıdı. Başarılı koç, Pascal Siakam’ın potansiyelini ortaya çıkarırken, genç oyuncunun oyun anlayışına derinlik katacak dip hücumlarına yöneldi. Norman Powell’dan mükemmel bir yedek oyun kurucu yaratan Nurse, Fred VanVleet’i çok yönlü bir oyuncu profiline ulaştırmasıyla da dikkatleri üzerine çekti. Ve takımı Kawhi Leonard yokken oynamaya adapte etmesi, play-off sürecinde ise Leonard’ı elindeki sisteme en iyi şekilde entegre etmesi, profesörün denklemi için kritik hamleler oldu.

Nurse’ün saha içi planları… Serbest atış çizgisinin sol yanında kurduğu setler, yerleşik savunmalara karşı en büyük silah haline geldi. Sahada uzunları kullanarak alan yaratırken, rakip savunmanın zayıf kanadından oynattığı pick &roll ile yeni bir setin öncüsü oldu. Her gün Raptors Eğitim Merkezi’nde teknolojinin oyuna daha iyi entegre edilmesi için saatlerini harcayan başarılı koç, ustalık eserini ise final serisinde sergiledi. Nurse, Golden State’e karşı ikili baskı sonrası adam değiştirme savunmasını uygulayarak rakibinin ölümcül açık alan silahlarını etkisiz hale getirdi. Normal sezonda takım oyununa büyük katkı veren alan yaratıcı hücum setini şutörlerle donatarak oyunun hücum tarafında verimi arttırdı. Ve üst üste beşinci kez NBA Finali’ne kalan rakibini mağlup ederek tarihinde ilk kez mutlu sona ulaşan Raptors’ın başarısındaki en büyük faktörlerden biri oldu.

Farklı sporlar arasında gidip gelme, ilham kaynağı bir baba, öğretmen bir anne, İngiltere macerası, İtalya ve Belçika yolculukları… Nick Nurse, takımının başında geçirdiği ilk sezonda Raptors’ı tarihinde ilk kez finale çıkardı ve tarihinde ilk kez şampiyon yaptı. Bir akademi profesörü için tüm dünyada kabul gören mükemmel bir tez neyse, Nick Nurse için 2018-2019 model Toronto Raptors tam olarak o. Nurse artık parmağında yüzüğü olan, Iowa’lı bir profesör.

basketbol, Iowa, Spor

Kaynak: EuroSport.com

HABER YORUMLARI
15.11.2019 13:14:00