14 Temmuz 2018, 13:26

O Gün Hiç Kimsenin Kalbinde Korku Yoktu"

O Gün Hiç Kimsenin Kalbinde Korku Yoktu"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında TRT Genel Müdürlüğü önünde darbecilerin açtığı ateşle ayağından yaralanan ve tedavisinin ardından tekrar göreve başlayan 38 yaşındaki Seyda Topal "O gün hiç kimsenin kalbinde korku olmadığını" dile getirirken, ailesi de...

ARİF YAVUZ - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında TRT Genel Müdürlüğü önünde darbecilerin açtığı ateşle ayağından yaralanan ve tedavisinin ardından tekrar göreve başlayan 38 yaşındaki Seyda Topal "O gün hiç kimsenin kalbinde korku olmadığını" dile getirirken, ailesi de vurulduğunda evlatlarının üzerinde bulunan kıyafetleri saklıyor.

Darbe girişimi sırasında polis memuru olarak görev yapan, halen Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde Gençlik Hizmetleri Müdürü olan Topal, o gece TRT Genel Müdürlüğü önünde yaşananları AA muhabirine anlattı.

Darbe girişimini öğrendiğinde evinde olduğunu aktaran Topal, televizyondan gelişmeleri takip etmesinin ardından iki rekat namaz kılıp eşiyle helalleştikten sonra otomobiliyle görev yerine doğru yola çıktığını söyledi.

-"Kurşunların üzerine gidiyorduk"

Yolda beraber çalıştığı iki polis arkadaşını da yanına alarak Çankaya'daki görev yerine gittiklerini belirten Topal, şöyle devam etti:

"Kapıdan girer girmez, o dönem 2. Sınıf Emniyet Müdürü olan Yılmaz Delen, 'TRT Genel Müdürlüğü işgal edildi, orayı kurtarmak için gönüllü gider misin?' diye sordu. Ben de 'hemen giderim' dedim. 'Yanına hemen 10 güvendiğin arkadaşı al ve TRT'ye geç' dedi. Saat 20.30 gibi TRT'nin önüne geldik. Çok kalabalık değildi. Binada askeri üniformalı kişiler vardı. İçeriden sürekli bizi gözetliyorlardı. Müdürlerimizle görüştük, 'vatandaşları buraya toplayalım' dedik. Zaten eline bayrağı alan geliyordu. Trafiği kapatarak daha çabuk toplanmalarını sağladık. Ellerimizde bayraklarla TRT Genel Müdürlüğünün kapısına yürüdük. O esnada üzerimize ateş açıldı. İçeriye girmek isteyen kardeşlerimizden vurulanlar oldu. Fakat önünde vurulanları gören arkadaki insanlar hala yürümeye devam ediyordu. Böyle cesur ve kahraman bir milletin ferdi olmak gerçekten insana kıvanç veriyor. O gün hiç kimsenin kalbinde korku yoktu. Allah, korkuyu kalplerimizden almıştı. Yani kurşunların üzerine gidiyorduk."

- "Sol bacağımdan mermi girip çıktı"

Topal, askerler üzerlerine ateş ettiği esnada hemen yere oturduklarını ve ancak geriye kaçmadıklarını vurguladı.

O sırada TRT Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunan daha sonra Genel Müdür olan İbrahim Eren'in askerleri sürekli ikaz ettiğini dile getiren Topal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Oradaki atmosfer çok hareketli ve heyecanlıydı. İbrahim Eren, sürekli ikazlarda bulunuyordu. Onlar da taciz ateşi ederek ve dipçikleyerek insanlara karşılık veriyorlardı. O esnada bir FETÖ'cü haini yakalayıp minibüse götürdük. Uzun namlulu silahını ve tabancasını arbede sırasında aldım. Biz orada onu sorgularken ikinci bir hain getiriyorlardı. Ben de getiren arkadaşa, 'içeride bunları zapt etmek zor olur, ellerini bağlayın ondan sonra minibüsün içerisine alın' dedim. Akabinde üçüncü FETÖ'cü hain içeriye 3-4 el ateş etti. Sol bacağımdan mermi girip çıktı. Hastaneye götürdüler. İlk müdahalenin ardından tekrar görev yerime geldim. Ayağım sarılı olduğu için beni orda tutmak istemediler. Ancak ben, 'sabaha kadar burayı bekleyeceğim' diyerek, gitmeyi kabul etmedim."

-"Annemin omzuna başımı koyup ağladım"

Kayseri'de yaşayan ailesinin, o gün vurulduğunda üzerinde bulunan kıyafetleri hala sakladığını ifade eden Topal, şunları kaydetti:

"Bunları niye sakladıklarını sorduğumda annem, 'Torunlarımıza göstereceğiz. İnsanımız unutmasın, bizim evlatlarımıza ve çocuklarımıza, bizim silahlarımızla ateş ettiler. Bunu torunuma anlatacağım, onlar da torunlarına anlatsınlar. Hain FETÖ terör örgütünün ülkemize nasıl zarar verdiğini görsünler. Devletin silahlarıyla ve uçaklarıyla milleti bombaladılar.' dedi. Bunları annemden duymak beni o kadar duygulandırdı ki omzuna başımı koyup ağladım. Annemin bu şekilde sahiplenmesi beni çok duygulandırdı. Yani o sadece bir kıyafet değil. O gün insanlar sokağa ölmek, demokrasi ve özgürlüğümüz yaşasın diye çıktılar. Yine gelirlerse biz burada olacağız. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde biz, yeni Türkiye'nin inşası için hep var olacağız." CEO
14 Temmuz 2018 Cumartesi 13:26