20 Şubat 2018, 11:37

Oyunun İyileştirici Gücü-2

Oyunun İyileştirici Gücü-2

Oyunun çocuklardaki pozitif etkilerinin neler olduğunu bu detayları bilmenin bir ebeveyn için ne kadar önemli olduğu ile ilgili konuya geçen hafta değinmiş, devamı geleceğini bildirmiştim.. Bu haftada bu konuya devam edelim..

Çocuklar ebeveynlerin ve çevrelerinin kalitesi ile uyumlu/uyumsuz oluyorlar. Yani ailenin tutumlarından etkilenme genetikten etkilenme kadar yüksek oranda eş değerde.

İyileştirici bir oyun sürecinde "Ben senin sorunlarını hep ben çözeceğim " dememeli bir yetişkin veya terapist veya öğretmen.

Seni görüyorum…

Seni duyuyorum…

Seni anlıyorum…

Demeli…

Sağlıklı olan bu.

Çocuklar bağımsız olmak ister bağımlı olmak istemezler bedeli ne olursa olsunbağımsız olmak için uğraşırlar. Onun için Çocukları duyarlı bir şekilde kabul etmek lazım oyunlarında.

Çocuğun güvene saygıya sevgiye ihtiyacı var. Oyun ile ihtiyacı olan bu duyguları bulmaya çalışır. Onarır.

Oyun bilinçdışı seviyeden gelir. Kelimeler ise bilinç içerisinden gelir. Çocuk her şeyi bilinçdışı seviyeden yapar, bilinç seviyesinden yapmaz. Oyun bilinçaltının dışa vurumudur. Birçok ipuçları yakalanır oyunlarda süreç içerisinde oyunun gücü çocuğu iyiye götürür. Çünkü çocuğun doğasında iyiye olumluya iyileşmeye doğru meyil vardır.

Oyun ile çocukların değişimi gelişimi sağlanır.

Çocuklar güçlü insanlardır, yapısı değişiklik yapabilecek kuvvettedir.

Saygıyla eğildiğiniz o çocuk dünyanın mucizelerini sunar herkese.

Oyun ile travmalarda da çalışabilirsiniz. Çocuğun içindeki çatışmaları fazla ise daha fazla güvensiz tavır sergiler. Travmanın etkisi beyin üzerinde ömür boyu sürer. Oyun terapisi tedavisi ile hıpotalamus eski haline geliyor. Herkesin terapiye ihtiyacı vardır, çocukların da...

Dört temel duygu vardır; Öfke, Mutluluk, Korku, Üzüntü.

Oyunda duygularını çalışır çocuk. Duygu, duyumsama, düşünce yapısı bu anlamda önemlidir. Duygu ve düşünceler davranışa dönüşür. Oyun içerisindeki bilinçdışı davranışlar bilinçaltındaki duyguları görmenizi sağlar.

Çocuğu oyun içerisinde düzeltmek değil çocuğu orada kabul etmek gerekir. İyileşme burada başlıyor. Oyunlarında kabul edildiğini gördüğünde. Çocuğun potansiyeline odaklanarak.

Kimse tavsiye istemez. Herkesin istediği duyulmak. Oyunu vesile ederek çocuklarda kendilerini duyuruyor.

Tüm çocukları Oyun ile çocuğun duygusal dünyasını anlamak aynı zamanda özgürlük sahası sağlamak gerekir.

Çocuğun dili oyundur diyoruz. 8 yaş hatta 11 yaş altındaki çocuklar sorunun ne olduğunu anlatacak bilişsel kapasitesi daha yoktur. Oyunla ifade ederler. Çocuklar oynarken şu anda hayatlarının ne olduğunu gösterirler bize. Hayatlarında ne dilediklerini gösterirler bize. Seçtikleri oyuncaklar kelimeleri olur. Çocuğun duyguları sizin duygularınız değildir. Tepki yerine yanıt verilmelidir.

Çocuğa istediğiniz rüşveti verin istediğiniz oyunu oynatamazsınız.

Oyun içseldir.

Oyun içsel motive eder.

Oyuna pozitif duygular eşlik eder.

20 Şubat 2018 Salı 11:37