Pirinç Fiyatlarındaki Artış

Dünya Bakliyat ve Hububat Birliği Başkan Yardımcısı ve Akdeniz Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçılar Birliği Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye'de Pirinç Konusunda Hiç Bir Sıkıntı Olmadığını Belirterek, Fiyatlardaki Yükselişin Dünyadaki Diğer Ülkelerde Yaşanan Sorunlardan Kaynaklandığını Bildirdi.

16.04.2008 18:16 | Son Güncelleme: 16.04.2008 18:16Pirinç Fiyatlarındaki Artış
Dünya Bakliyat ve Hububat Birliği Başkan Yardımcısı ve Akdeniz Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar İhracatçılar Birliği Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye'de pirinç konusunda hiç bir sıkıntı olmadığını belirterek, fiyatlardaki yükselişin dünyadaki diğer ülkelerde yaşanan sorunlardan kaynaklandığını bildirdi. Arslan, pirinçteki fiyat artışının önüne geçebilmek için ise tıpkı buğdayda olduğu gibi vergilerin sıfırlanması gerektiğini söyledi.

Arslan, son günlerde pirinç konusunda yaşanan tartışmalarla ilgili olarak İHA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada 3 milyar insanın uzun taneli pirinç tüketirken, Türk halkının orta taneli pirinç tükettiğini, bu tür pirincin de Mısır'dan ithal edildiğini belirtti. Mısır'ın, son dönemde kendi içinde yaşadığı sorunlar nedeniyle pirinç ithalatını engellemesi üzerine sanki Türkiye'de büyük bir sorun varmış gibi bu konunun ortaya çıktığını kaydeden Arslan, "Aslında Türkiye'de fazla bir sorun yok.

Türkiye'deki ithalatçılar zaten gereken ithalatı yapmış durumdalar. Buradaki tek sorun bana göre, pirincin üzerindeki yüzde 45 artı yüzde 8 KDV'den olaşan yüzde 53'lük orandaki vergi yüküdür. Halka eğer ucuz pirinç yedirilmek isteniyorsa, verginin buğdayda olduğu gibi sıfırlanması gerekir" dedi.

Türkiye'nin diğer ülkeler gibi pirince bağımlı bir ülke olmadığını da vurgulayan Arslan, Türkiye'de pirinç kullanımının yılda kişi başına 7-8 kilogram iken Tayland'da 200 kilogram, Bangladeş'de 180 kilogram, Hindistan'da 250 kilogram olduğunu söyledi. Pirincin Türkiye'nin temel gıda maddesi olmadığının altını çizen Arslan, "Türkiye'de pirincin alternatifi var. Halkımız hiç bir zaman pirinçle beraber makarnayı ya da bulgur pilavını koymaz. Dolayısıyla bu ürün alternatifi olan bir ürün. Pirinç fiyatları yükseldiği vakit insanlarımız makarnaya yada bulgura yönelebilir. Bu nedenle Türkiye'de fazla bir sorun yok ama sanki varmış gibi değerlendiriliyor. Aslında sorun diğer ülkelerin sorunu. Türkiye'nin burada ne açığı var ne de böyle büyük bir pirinç tüketimi var. Türkiye'nin ortalama yıllık pirinç tüketimi 650 bin ton. Bunun 400 bin tonu Osmanlı pirinci ve türevleriyle karşılanıyor, geriye kalan 250 bin ton gibi komik bir rakam var. Bu komik rakamla ilgili de böyle spekülasyon yapılması benim garibime gidiyor" diye konuştu.

Bugün ithalatçıların elinde bekleyen 100 binlerce ton mal bulunduğunu ve piyasaya satamadığını belirten Arslan, bunun nedeninin de Toprak Mahsulleri Ofisi'nin 'ucuz pirinç verecek' beklentisi ile pirinçteki vergilerin düşeceği beklentisinden kaynaklandığını ifade etti.

Dünya Pirinç Konseyi'nin dün yayınladığı bir yazıda dünyada gelecek 2 yıl içinde fiyatların düşmeyeceği yönünde bir değerlendirme bulunduğunu dile getiren Arslan, şöyle devam etti:

"Gerekçeleri de doğru. Dünyada pirinç üretiminden dolayı bir sıkıntı olduğu belirtiliyor. Uzun yıllardır dünyada pirinç fiyatları, buğday fiyatlarının çok az bir üzerinde idi. Pirinç uzun süre sabit durdu. Bunun yanında ana tüketim maddesi pirinç olan ülkelerde halk hareketleri başlayınca bu problemler ortaya çıkmaya başladı. Arkasından yasaklamalar geldi. Yasakların uygulandığı ülkelerden biri de Mısır. Kendi içindeki problemler nedeniyle Mısır, pirinç ihracatına kısıtlama getirdi. Bununla beraber Çin, Hindistan, Vietnam yasakladı. Bazı ülkeler vergileri arttırdı. Bunlar ortaya çıkınca Türkiye'ye etkileri sadece fiyat yönünden yansıdı. Çok şükür pirinci bulabiliyoruz, pirinç sıkıntısı yok. Elimizde yeterince ithal ve yerli malımız var. Bakanımız da bunu çok güzel ifade ettiler; 'Pirinç yerine bir kaç gün bulgur yiyin' dediler. Ben buna katılıyorum. Türkiye'de çok büyük bir pirinç tüketimi yok, onun yerine bulgur tüketmek daha mantıklı. Çünkü bizim geleneksel yiyeceğimiz bulgur. Bulgur bizim ülkemizden çıkıyor. İthalata dayalı değil, para ödemiyoruz. Üstelik bulgur daha sıhhatli, bağırsakları çok rahat çalıştırıyor, aynı zamanda vücuda faydalı, şeker hastalığının ilacı gibi görünüyor." (HK-OK-E)


Kaynak: İHA

14.11.2019 19:29:26